28 Kasım 2014 Cuma

Arap Emperyalizminin Sonu Geldi - Islamiyet Arapciliktan Kurtulacak





Araplar, binlerce yildir islamiyete verdikleri zararin bedelini odeyecektir. Maalesef onlarin altin cagi bitti. Artik kotu gunler geliyor. Depremler, bulasici hastaliklar ve savaslar....Binlerce yildir hem Kuran-i Kerim'i hem islamiyeti cikarlarina alet edip, muslumanlari yozlastirdilar. Bilim ve teknolojiye sirt cevirtirdiler. Simdi her ikisini de gelismis ulkelerden parayla satin aliyorlar. Kendi halklarina din emrediyor diye yasakladiklarini parayla baska insanlardan satin aliyorlar.

Bunlar, bilincli olarak islamiyeti, Arap milliyetciligini asilamak icin kullandilar. Arapca dilini  ve kendi gelenek -goreneklerini kutsallastirarak Allah yolundan gitmek isteyenlere; bu kutsalliga inanmayi zorunluluk haline getirdiler. Oyleki musluman olmanin sartlarindan biri neredeyse onlar gibi giyinip, onlar gibi yasamak oldu. Kadinin asagilanmasi, erkek cocuklarinin kiz cocuklarindan ustun tutulmasi, yahudi gelenegi olan carsaf-sac bas ortme, bunlardan hicbirisi islamiyetin geregi degildir ve Hz. Muhammed'in ne esleri ne de kizlari ortunmemistir. Kizlarini da ogullari gibi cani kadar sevmistir. Allah'in esit yarattigi ve sevdigi kullarini disi oldugu icin asagilamamistir. Birini digerine ustun saymamistir. Hatta kendisi o kadar mutevazi bir insandi ki, hicbir zaman peygamber oldugu icin kibirlenmemistir. Hak yememistir. En buyuk korkusu nefis ve hak yemek olmustur. Cevresine de bu konuda hep uyarilarda bulunmustur. Onun soyu Hz.Ali ve Hz.Fatma'nin evliligiyle devam etmistir. Bu soy zamanla degisik bolgelere yayilmistir. Bunlardan bir bolumu Suriye, Iran ve Irak'a dagilmis oradan da Turkiye'nin dogusundan Siirt ve Urfa uzerinden once tum doguya sonra da diger bolgelerimize kadar yayilmistir. Iste bu soyun Malatya - Kerkuk baglantili bolumunden Ataturk'un ailesine ulasiliyor. Ataturk ile ilgili aldigim mesajlardan onun Peygamber soyundan geldigi belirtildi.

Ataturk Turkler'e gonderilen buyuk bir liderdi. Secilmis bir insandi. Ozel hayati, yasam sekli kendisinin tekamuludur. Bizim onu bununla yargilama hakkimiz yoktur. Cunku yargilama sadece yaraticiya mahsustur. Herkesin iyi veya kotu davranislari zaman zaman olmustur. Hepimizin sinavi inis cikislarla doludur. Amac bu arti-eksilerden kazanimlar cikarmaktir. O onemli bir insana donusunce yasam sekli didik didik incelendi. En ufak bir yanlisi onu kotulemek icin kullanildi. Ya biz? Kimsenin bilmedigi bizim kendi hayatlarimiz ve hatalarimiz yok mu?? Ya onlar her ciplakligiyla ortaya sacilsa, yanlislarimiz, hatalarimiz herkesce bilinse, belkide insan icine cikamayacak kadar utaniriz..Kim bilir!

Gecenlerde adamin biri cikmis televizyona Ataturk'u yasam sekliyle yargiliyor, hakaret ediyor. Oysa kendisinin  biri nikahli, biri nikahsiz iki esi; o eslerden cocuklari var. Hepside ayni evde yasiyor. Bu da onun yasam bicimi..bize ters geliyor ama yargilamak bize dusmez. Fakat kendisi ne hikmetse, bu yasami kendisine hak bulurken, bir baskasini ise kendisine ters gelen bir yasam sekliyle yargiliyor. Benim dusunceme gore icinde az bir Allah sevgisi olan insan baskalarini yargilayamaz. Bunun sirk kosmak oldugunu bilir. Kibir, yargilama, asagilama, hak alma ve nefis en buyuk sinavlarimizdir. Siz kendinize ilahi anlamda cok buyuk bir kalip bicerken bir bakarsiniz ki nefsiniz, kibriniz sizi oyle bir asagi itmis ki, cehennem diye bildiginiz yer bile guzel gelir size.

Ataturk, Turkiye'deki islamiyeti Arapcilik'tan kurtarmaya calisti fakat kendine alim diyen zalimler tarafindan yanlis anlasildi. Turklerin giyim- kusamini, gelenek-goreneklerini, yaziyi ve Allah inancini Araplar'ın etkisinden kurtarmak istiyordu. Boylece bilime sirt cevirtirilen islam hem Arapciliktan kurtulacakti, hemde Kuranin akla bilime hitap eden bir kitap oldugu ispatlanacakti. Muslumanlar bilim ve teknolojide buyuk ilerlemeler saglayarak zenginlesecek, guclenecek ve birlik olacaklardi. Bu Ataturk'un en buyuk hayaliydi. Bu hayalini ozel gunluklerinde yazmisti. Gizlenen bu gunlukler bir gun mutlaka ortaya cikacak. Cunku cikisini gordum. O tum muslumanlari; emperyalizmin kolesi haline donusen Arap emperyalizminden ve kukla olmus liderlerinden kurtarmak istiyordu. Bu amaç doğrultusunda  Kurani tercüme ettirdi cunku insanlarin, okudugunu anlamasini istiyordu. Islamiyete milli bir karakter kazandırmaya calisti. Okullarda okutulmasi icin hazirladigi”Cumhuriyet Çocuğuna Din Dersleri” adlı kitabında ”Türklerin milli dini islamdır” ifadesi bu amacını gostermistir.

O donemin kosullarini unutup bugun onun sayesinde geldikleri rahat koltuklarinda ahkam kesenler, onu yargilayanlar, o gun yasiyor olsalardi ilk isleri Ataturk'un yaninda yer almak olurdu. O sartlarda ve bugunku sartlarda ona karsi olanlar her daim hak bilmez nankorlerdir. Hepimizin ustunde onun emegi ve hakki vardir. Ahde vefa icin hakkini 'saygi duyarak' teslim etmemiz gerekir. Bize faydasi dokunan bir cicek, bir damla su, bir  gram toprak icin bile sukrederken, memleketi kurtarmak icin o sartlarda buyuk isler basarmis bir lidere sukretmemek buyuk bir kin, hak bilmezlik, nefs ve kibirdir. Allah affetmez! Buyuk zorluklarla kazanilan bu ulkedeki  insanlar, rahatliga o kadar alistiki gecmisine ihanet ediyorlar. Bu kiymet bilmezlik yuzunden Turkiye'nin basina oyle seyler gelecek ki Ataturk'u mumla arayip gercek degerini ilk defa anlayacak ve hakli bulacaklar. O gunler yaklasiyor. Turkiye'den cikacak yeni bir lider, Ataturk'un hayalini gerceklestirecek ve Islamiyeti Arap emperyalizminden kurtaracak. Peygamberimizin ogrettigi islamiyeti yeniden ogretecek. Tum Turk ulkeleri birlestirecek.

Sevgili iman edenler:
1- Muslumanlik, Arapcilik  demek degildir. Kuran onlara degil tum insanliga gonderildi.
2-Muslumanlik Allah'a iman etmektir. Kula degil.
3-Allah'a ulasmak icin araci kullara ihtiyaciniz yok. Direk kalbinizle iletisime gecin yeter.
4- Iman sadece kalptedir. Kalbimiz Allah'a kodludur, 24 saat O'na zikir  eder. Kalbine ulasmayi, onu duymayi ogren. Sana asla yalan soylemez.
5-Sevmeyi ogren. Yaratilmis her varligi kosulsuz sevmeyi ogren.
6-Muslumanlik Sekilcilik degildir. Uste- basa, kilik kiyafete takilma.
7- Kuran-i Kerim bir ilim ve bilgilendirme kitabidir. Suslu kilif icinde duvara asma. Oku! Okuyarak kalbine as.
8-Beyninde gelisen insan uretimi inanca takilma. Iman ve inanc farklidir. Bunu ayirt etmeyi ogren.
9-Kalp-iman-sevgi, seni Allah'a ulastiracak tek yoldur. Gerisi hep yalan!
10-Dunyaya nicin geldigini hatirla. Sor kendine "ben buraya niye geldim?"

Bugunku Kuran'i Kerim'in ne kadari orijinal?
Kuran'ın ilk orijinali: Küçük taşlar, deri, ağaç parçası, kemik gibi çeşitli nesnelere yazılıydı. Yakıldı.
Kuran'ın ikinci orijinali: Ebubekir döneminde yapılan derleme. Yakıldı.
Kuran'ın üçüncü orijinali: Osman döneminde oluşturulan "yazmalar" kayip.
Kizi Ayse'nin yazmalari ozel diye yakildi.
Yapılan inceleme ve aktarmalarla görülen o ki: Muhammed'in "vahiy katiplerine yazdırdığı" bildirilen "Kuran"ın ne "aynı" ne de "tümü" bugünkü Kuran'da yoktur. Halife Mervan kendi gerekçesini şöyle açıklar; "Onda yazılı olanlar, Osman tarafından yazdırılan Mushaflara geçmiştir. Artık ona gerek kalmamıştır. Yakılıp yok edilmeseydi, zamanla kuşkulara yol açılabilir, ondan alınarak yazılan Mushaflar çevresindeki kuşkuları önlenemeyebilirdi. Bundan korktum, o nedenle yaktırdım."(Kaynak: İb Ebi Davud, Leiden 1937, yay.,s.243-Suphi e's-Salih Mebahis Fi ulûm-il ) ( Alinti)


Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com




24 Kasım 2014 Pazartesi

Zamanda Yolculuk Yapildiginin Kanitlari

1- 1928'de Cep Telefonuyla Konusan Kadin: 6 Ocak 1928'de gosterime sunulan Charlie Chaplin'in filminin bir karesinde arkada cep telefonuyla konusak bir kadin geciyor. Bu goruntudeki kadinin zaman yolculugu yaparak gecmise geldigi ve farkinda olmadan bu film cekimi karesine girdigi dusunuluyor.


2- Compact Disk Kutusu: 1800 lerde yapilmis bir  resimde, oturan adamin elinde plastic kapakli modern cd kutusu bulunuyor. O donemlerde plastic bulunmamisti. Bu turk compact fisklerde ilk 1908 de kullanilmaya baslandi. Bu resimdeki kutuyu elinde tutan kisinin zamanda yolculuk yaparak o goruntuye girdigi dusunuluyor.


3- Trafik Kazasi: New York Times Meydaninda, Haziran 1950'de bir adam arabasiyla bir yayaya carpar ve yaya olur. Olen adamin adi Rudoloh Fentz'dir ve uzerinde  19.yuzildan kalma giysiler vardir. Cevreden insanlar bu kazaya tanik olurlar ve polisi beklerken beden birdenbire ortadan kaybolur. Geriye, kaza sirasinda cebinden dusurdugu 70 Dolar para,atlarinin bakimi ve at arabasinin yikandigina dair kesilmis bir fatura, 1876'da yazilmis bir mektup bulunur. Polis kayitlara cesedin kayip oldugunu gecirir. Bu kisi gecmisten gelecege gelmisti. Muhtemelen kaza gecirir gecirmez uyanmistir. Cogumuz boyle seyler yasariz  ve uyaninca da, ruyamizda vuruldugumuzu,kaza gecirdigimizi, suda boguldugumuzu gorduk deriz. O yasadigimiz olay gecmiste veya gelecekte olmussa,ordan birileri tarafindan goruntu veya fotograf cekilmisse, bu sekilde ortaya cikiyor.


4-Gozluklu, Baski Tisortlu Adam: 1941'de bir kopru acilisi toreninde cekilmis bu fotografta halkin arasinda elinde modern kamera,gozluk ve logo baskili t-shirt olan ilginc bir adam var. Kimse bu resmi aciklayamamis. Bu da yine gelecekten o zamana gitmis olan bir kisinin, tesadufen cekilmis goruntusudur.


5-Cin'de Bulunan  Saat: Aralik 2008'de Cin'de arkeolojik bir kazida,400 yillik bir tabut bulunuyor.Tabutun etrafindaki toprak ve taslar temizlenirken,topraga karismis bir saat bulunuyor. Isvec yapimi saatte zaman 10:06 olarak durmustu. Bu satin cok eskiden bir zaman yolcusu tarafindan dusuruldugune inaniliyor.

6-Ingiliz Subayin Zamanda Yolculugu: 1935 yilinda bir ingiliz subay pilot,  ucagiyla  Edinburgh'da terkedilmis bos bir havaalaninin uzerinden ucuyor. Sonra ayni gun ayni yoldan geri donen pilot bu sefer havaalaninin tamamen yenilenmis, mekaniklerin  mavi tulumlu oldugunu ve hava kuvvetleri ucaklarinin sariya boyanmis halde park edildigini goruyor. Olayi ustlerine rapor ediyor.

Daha sonra 1938 yilinda Kraliyet Hava Kuvvetleri gercektende ucaklarina sariya boyamis, O havaalani yeniden kullanima acilmis ve mekanikler mavi uniforma giymeye baslamislar.
Pilot gokyuzunde yer alan bir yildiz gecidinden gecip zaman sicramasi yasamistir.


7-Vanishing Hotel: 1979 yilinda bir cift Ispanya'ya tatile giderken Fransa'da yolunun uzerinde olan tarihi bir otelde bir gece kalirlar. Otel ve calisanlari sanki yuzyil onceden kalma gibiydi. Cift oteli cok begenirler, resimler cekerler. Donuste yine ayni otelde kalmak isterler ve geldiklerinde ayni yerde oteli bulamadiklari gibi orda cektikleri fotograflarida fotograf makinesinde bulamazlar.


 8- Cafede bulunan mektuplar: Bir kisi cafede otururken masanin altinda gizli bir cekmecede  birkac not bulur. Bu notlarda zaman yolculugu yapmis Dave adinda bir kisinin  zaman makinesindeki ariza nedeniyle 2013 yilinda takili kaldigi ve geri donmek icin yardim istedigi yaziyor.  Notta 2013 yili icin 'ilkel kultur' diye bahsediliyor. Ayni cekmecede ona yazilan cevaplarda "uzay-zaman-manyetik ışık kondansatörü"nden bahsediliyor. 



9-Cern Deneyini Gelecekten Gelenler Durdurdu:
 Cern deneyinde calisan, Kopenhag’daki Niels Bohr Enstitüsü uzmanı Holger Bech Nielsen ve Kyoto’daki Yukawa Fizik Teorisi Enstitüsü’nden Masao Ninomiya tarafından kaleme alınan iki makalede, Hadron deneyinin gelecekten gelen bazı insanlar tarafından bilerek sabote edildiği öne sürüldü. Bu haber  fizik sitesi arXiv.org sonra da New York Times gazetesinde de yayinlandi.



Sevgiler!
Aasma

Kaynak: thespiritscience.net






21 Kasım 2014 Cuma

Hepimiz Bilmeden Zamanda Yolculuk Yapiyoruz




Insan  mucizevi bir varliktir. Inanilmaz gucleri var ama uyuyan insanlar bunun farkinda degiller. 2012 yilindan itibaren Dunya'miza gelen guclu enerjilerin etkisiyle dogada, hayvanlarda ve insanlarda hizli bir uyanis var. Uyanmis insanlar bu guclerini kesfetmektedirler. Bazilari ruyalarla ogreniyor, bazilari astral yolculuklar yaparak, bazilari da ucuncu gozunu acarak kesfediyor. Bu uyanmalar  hizla devam edecektir. Ozellikle 2012'den itibaren dogan cocuklarda medyumluk ve ustun zeka ozellikleri gorulecektir. Ogrenme bireysellige inecektir. Herkes uyurken ve uyanikken bireysel olarak bilgi akisina maruz kalacaktir. Ister istemez bilgiye ve ogrenmeye karsi  merak artacaktir. Artik yaraticiyi bireysel olarak kesfetme donemi gelmistir. Dunyamiz ve ustundeki varliklar bir ust frekansa sicrama yapiyor.

Aslinda bizler bircok parallel evreni ayni anda yasiyoruz. Elbise gibi kullandigimiz fiziksel bedenimizle, fiziksel olan bu dunyada yasiyoruz. Gozlerimiz sadece fiziksel  olan varliklari gormeye endeksli. Yani kisacasi bu dunyadaki islevlerimize endeksli. Birbiriyle icice olan diger paralel boyutu ve varliklari goremiyoruz. Cunku gozlerimiz perdelidir. Diger boyutta hem insan hem hayvan gorunumlu varliklar, konusan hayvan varliklar veya urkutucu gorunumlu varliklar var. Zayif olan insan bunu gordugunde korkmasin diye gozlerimiz perdelenmistir. Cok eski zamanlarda insanlar cok gelismis bir zekaya ve spiritual hayata sahipken ucuncu gozleri acikti ve diger boyutlardaki varliklari gorebiliyorlardi. Onlarla konusabiliyorlardi. Fakat guc ve hirs duskunu olan insanlar o varliklardan buyu, sihir ogrenip baska insanlara zarar vermeye baslayinca; ucuncu gozlerimizin etkinligi perdelenmis. Bugun antik kazilarda ortaya cikan yari insan yari hayvan bedenli heykellerin anlatmaya calistigi da budur. Bu bilgiler zamanla efsanelere, masallara donusmus.

Biz uyuduktan sonra bedenimiz sarj halindeyken kendinden gecer ve fiziksel dunyayla iliskisi kesilir. Diger boyutlara yada baska paralel evrendeki diger hayatlarina gecis yapar. Oraya ucungu gozuyle uyanir. Oradaki tanidiklariyla gorusur, isini gucunu yapar sevdiklerini gorur ve tekrar kati bedene donup uyudugu yatakta bu dunyaya iki gozuyle uyanir. Biz bu gecislerden ve  yasadiklarimizdan aklimizda kalan kirintilari uyaninca ruya diye tanimliyoruz. Bizim ruya diye tanimladigimiz olaylar aslinda diger evrenlerdeki yasamlarimizdir. Cogumuz uyaninca ruyalarimizda bazen baska kisilerle evli oldugumuzu, cocuklarimiz oldugunu, yemek yapip, islerde calistigimizi..alis veris yaptigimizi , bu dunyada hic araba kullanmamisken ruyada araba kullandigimizi hatirlayabiliriz. Iste butun bu hatirlanan yasamlar parallel boyuttaki diger hayatimiza aittir. Bizler aslinda bu dunyada sadece uyanikken yasiyoruz. Burda uyanikken diger boyutta uyuyoruz, burda uyurken diger boyutta yasiyoruz. Her hayatimizda ayni veya farkli kisilerle evli olabiliriz.

Ruhumuz zaman yolculuklarini nasil yapar?

Bedenimiz uyku esigini gectikten sonra; uyuyan bedenlerin bas ucunda bir yuvarlak yildiz gecidi tuneli acilir. Ruhumuz beyaz bir isik, bir enerji topu seklinde  vucudumuzdan cikar ve bu yildiz gecidinden gecerek  zamanda yolculuklar yapar ve zamanda ileri geri gider. Olmus yada olacak olaylara tanik olur. Ucarak yukaridan yada bazende yere yakin ayaklar yere deymeden, yan taraftan gizlice izler. Bu gecisler cok hizli oluyor. Saniyeden bile daha hizli. Bizler bu yolculuklari yaparken yataktaki fizik bedenimizde, kalp chakrasi hizli bir pervane seklinde doner. Isimiz bitince tekrar ayni tunelden bedenimize geri doneriz. Bedene geri donerken elle burusturulan bir musamba sesi gibi bir ses cikar. Iste bu gelis gidislerde bazen gorduklerimizi unuturuz fakat o olayi zamani gelince yasadigimizda hatirlariz ve buna da dejavu deriz. Eger bizim zamanda bulundugumuz bir ortama gelecekten bir kisi yolculuk yapmissa vede biz bunu bilmeden resim cekiyorsak, o kisi holografik olarak o fotografta cikabiliyor. Bunun tarihte bir cok ornegi var ve aciklanamamistir.




Uyanikken nasil  zamanda yolculuk yapariz?

Ucuncu gozumuz (halk arasinda kalp gozu) vasitasi ile yapariz. Eger ucuncu gozunuzu acmayi basarabilmissek, iki gozumuzu kapatinca gelecekte olacak veya gecmiste olmus olan bir olaya bakabiliriz. Neler olacagini goruntu seklinde goruruz. Buda bilincimiz yerindeyken yaptigimiz zaman yolculugudur. Bu becerisini cok ilerletip, televizyon ekrani gibi saydam ekran acip birbiriyle konusan insanlar var.

Sevgiler!
Aasma

19 Kasım 2014 Çarşamba

Mescidi-Aksa'nin Yerine Hz.Suleyman Tapinagi Yapma Plani





Dunya uzerinde binlerce yildir suregelen bir grup insanin guc ve kontrol hirsi gunumuzde de ayni hizla devam ediyor. Kimileri bunlari Siyonistler, kimileri Evanjelistler, kimileri uliminati vb isimlerle taniyor. Bence isimlerinin ne olduguna degil, yaptiklarina bakalim. Bu bir grup insan, kendilerinin ozel bir irk olduguna inanip binlerce yil baska insanlari kendi cikarlari icin gormezden gelmis, ezip gecmistir. Onlarin dusuncesine gore 'guclu yasamini devam ettirir, zayif ise yok olmaya mecburdur'. Bu fikir; doganin kanunu olarak kitaplarla, filmlerle bilinc altimiza yerlestirilmistir. Fakat bu insanlara gore 'guclu insanin tanimi 'zengin olmaktir.' Bedenen guclu olmak degil!

Onlar, Dunya ulkelerinin politikalarini binlerce yildir sekillendirmisler, kendilerine karsi gelen ulkeleri, toplumlari ve liderleri bir sekilde yok etmisler. Bircok eski  Imparatorlugu bolerek sonlandirmislar. Yeni  devletler kurmuslar. Dunya'yi siyasi ve dini bakimdan sekillendirmisler. Cogunlugu yahudi asilli olan bu insanlar; silah, ilac, gida, altin ve teknoloji sektorunu ellerinde bulunduruyorlar. Haliyle silah satmak icin savas ve teroru yaratiyorlar. Ilac satmak icin hastaliklari yayiyorlar. Teknoloji satmak icin baska milletleri dinle oyalayip kendileri bilimde ilerliyorlar. Gecmiste yaptiklarini bir tarafa birakip daha yakin zamanlara geldigimizde; Sovyetler Birligi ve Yugoslavya'nin parcalanmasi, Misir, Iran, Irak, Libya, Suriye, Lubnan, Tunus,Turkiye ve Filistin'de olanlar, Afrika, Asya, Orta Dogu ve Avrupa'daki olan karisikliklar  hep ayni kisilerin olusturdugu bu ittifakin urunudur. Dunya haritasi uzerinde yap-boz oynar gibi oynuyorlar ve kimsede onlari durudurabilecek guc yok. Cunku o guc insanlardan binlerce yil once 'din' yoluyla alinmis. Peygamberler oldukten yuzlerce yil sonra, guc ve para hirsi olan  acgozlu insanlar; ayni grup tarafindan satin alinmis, hurafe ve yalan hadislerle kutsal kitaplar hazirlatilmis 'Din' diye adlandirdiklari bir sistemle insanlara sunulmustur. Boylece baris, sevgi ve aydinlanma amaciyla gonderilen peygamberlere ve ogretilerine ihanet edilmistir, ettirilmistir. Ozellikle islamiyette, dinle-bilimin arasina engeller konmustur. Boylece barisin, sevginin  ve birligin getirecegi guzelliklerin yerini, gunumuzde yalan-dolan-hurafe ve ahlaksizlik almis. Herkes birbirinden nefret ediyor.. Insanlik hem kendisine, hem dogaya hem de hayvana dusman olmus. Islamiyet ahlaken cokmus. Hiristiyanlik bitmistir. Ama ne ilginctir ki yahudilik ve kabala gucune guc katmistir.

Simdi ayni gucler, eskiden yarattiklari bu din olgusunu bugun teror ve vahsetin kaynagi olarak gosteriyor ve artik insanoglunun dinlere ihtiyaci olmadigini savunuyorlar. Cunku dinlerle yaptirdiklari beyin yikama ve uyusturma eylemi; simdilerde televizyonlarla, filmlerle, dizilerle ve sarkilarla yapiliyor, kodlarimizla oynaniyor. Farkli bir inanc sisteminin beyinlere yuklenme zamani gelmisti.

Burda da yeni bir plan devreye giriyor..Dinler iyice gozden dusurulecek, ahlaksizlik diz boyu olacak, toplumlarin din adamlarina guveni sarsilacak, yozlasmalar olacak ve en sonunda dinler yok olacak. Bu yeni plani uygularken cok savaslar olacak, cok insanlar olecek. Geriye kalan; guya hayatta kalan guclulerle (onlara gore tum zenginlerle) yeni bir tek din, tek dil, tek dunya yonetimi kurulacak. Bunun planlamasini 30-40 yil once yapmislar ve hatta filmlerle, dizilerle gozumuzun icine soka soka bilincimize kodlamislar. Lutfen 1960 lardan beri yapilmis tum Hollywood yapimli filmleri vakit buldukca izleyin. Bugun Orta Dogu'da olanlar o zamandan planlanmis ve filmlere islenmistir.
Su anda oynamakta olan 'Homeland' dizisinde verilen o kadar cok mesaj varki..dikkatli izlemek yeterli. Sadece ikinci sezonun baslarinda Israil'in Iran'i havadan vuracagi ve tum nukleer tesislerini yok edecegi islenmis. Bence bu aynen gerceklesecektir. 1-2 yil icinde. Cunku siyonistler, Hz.Suleyman Tapinagini yeniden insa etmek istiyorlarsa, Mescid-i Aksa'yi her yolu deneyerek yikmak zorundalar. Muhtemelen altini delip, gucsuzlestirip sonrada teknoloji ile sarsinti yapip yikarlar. Adi da dogal felaket olur. Ayni zamanda Filistini tamamen kusatip ordaki Filistinlileri goc ettirmek zorundalar. Buna su anda karsi cikabilecek tek ulke iran ve Suriye'dir. Suriye zaten bitirildi. Geriye Iran kaliyor. Dizide oldugu gibi Iran'in nukleer gucunu yok edip, ondan sonra Mescid-i Aksa'yi yikabilirler. Yerine Suleyman Tapinagi'ni yapacaklar. Yahudiler'in inanisina gore Isa peygember tapinak hazir olunca, beraberindeki gok halki ordusuyla geri donecek.

Incil ve Tevrat'taki hesaplamalara gore  2017-2018 arasinda Isa geri donecek. O gelmeden en gec 2018'e kadar tapinagin yapilmasi lazim. Ama yine kutsal kitaplardaki baska bir bilgiye gore; tapinak bitecek fakat adaklar kesilmeden Rusya'nin isgaliyle  yeniden yikilacak.

Onlarin hesabina gore:
2018 Gelmeden, Olmasi Beklenenler..

1-Rusya'nin yeniden guc kazanmasi -7 ulkeyle birlik olusturmasi. Onlaraa karsi baska 10 ulkenin kendi aralarinda birlik olusturmasi.
2- Buyuk Deprem-Ekonomik Cokus
3- Gunes'nin kararmasi ve Kanli Ay
4-Gokyuzunden dusecek taslar, meteorlar
5-Filistin isgali ve Mescid'- Aksa'nin yikimi-Suleyman Tapinaginin yapimi
6-Ucuncu Dunya Savasi-Rusya'nin tapinagi yikmasi.
7-Isa'nin geri  donusu

Matthew 24:30
Onlar gorecek ki Isa, cennetin bulutlarinin icinde yaninda gucle donecek, zafer getirecek. (bence burda Isa'nin ufo'lorla donusu anlatiliyor)

Filistin'in isgali ve Mescid-i Aksa'nin yikiminin muslumanlar uzerindeki etkisini bildikleri icin 14 yildir Ortadoguyu BOP projesi adiyla sekillendiriyorlar. Karsi cikabilecek her yonetimi dusurduler ve liderleri yokettiler. Musluman ulkeleri hem icerde hem disarda birbirlerine dusman ettiler.Cunku yikim yapacaklari zaman bu ulkeler birlik olup israile karsi savasabilirdi. Bu yuzden basa, kuru gurultu yaparak dort parmak gostererek muslumanlarin gazini alacak uysal, sadik yoneticiler getirdiler. 14 yildir Filistin ve tum Ortadogu'da muslumanlara yapilanlari ancak cok dindar gorunen ve diger insanlari dinle uyutup uysallastiran, siyonistlere sadik yoneticiler durdurabilirdi. Turkiye'de akp'nin kurulmasi ve basa getirilmesi bu projenin Turkiye ayagidir. Dikkat edilirse eskiden Erbakan zamaninda bir filistinli cocugun oldurulmesine karsi cig gibi protestolar olurdu. Bu tepkiler Akp'yle bitti. Simdi FIlistin'de kiyamet kopsa kimse ses cikaramiyor. Uc bes kisi bir iki gun is olsun diye bagiriyor sonra dort parmakla evlerine cekiliyorlar. Bundan sonra olacaklarda ayni sekilde hazmettirilecek. Filistin tamamen isgal edilebilir, Mescid-i Aksa yikilabilir. Urdun isgal edilebilir. Arabistandaki kukla yoneticilere Mekke yavas yavas yiktirilabilir.

Butun bunlara komplo teorisi olarak bakanlara tavsiyem, 20-30 yil once yazilmis kitaplara ve yapilmis filmlere baksinlar. Su ana kadar meydana gelmis hersey o zamandan planlanmis. Kimbilir su an planlanan 20-30 yil sonrasi ne kadar vahimdir.

Gelinen noktada hicbir sekilde kurtulus yoktur. Cunku cok gec kalinmistir. Turkiye ve Orta Dogu iclerine mukkemmel bir planlamayla yerlesilmistir. Buralarda yasayan halklar umursamazligin bedelini cok agir odeyecektir. Bugunlere gelinmesine olanak saglayan hukumetleri ve kisileri destekleyen her birey bu aciyi iliklerine kadar yasayacaktir. Tum bu planlar bitene kadar akp secim kazanmaya devam edecektir. Hos digerleri basa gelsede ipler yine ayni guc odaklarinin elinde olacaktir. Turkiye'ye Ataturk, Ecevit ve Erbakan ruhu tasiyan  liderler lazimdir.

Sevgiler!
Aasma

16 Kasım 2014 Pazar

İnanca Göre Degil, İmana Göre Yaşa!



Geçmişte ve günümüzde öyle tertip ve düzenler var ki dini inanç ve iman üzerinde olumsuz rol oynamaktalar. Kendi görüş ve fikirlerini dini argümanlarla süsleyerek çıkar,menfaat ve siyasi rant ile birlikte devleti içten yok etmek dini ortadan kaldırıp zayıflatmak kendi inancına çekmek için inançlar üzerinde oynanmaktadır.Bütün bu işler güya dinmiş ve dine hizmetmiş gibi sunularak insanların zayıf taraflarından istifade edilmekte. İnanç ve iman sömürüsü yapılmaktadır.

İnanc disaridan;yani insandan gelen ilme dayanir. İman ise kalptedir. İlmi sadece Allah'tan gelir. Biz dogarken kalbimizde imanla dogariz. Ama 7-8  yaslarindan sonra kalbimiz muhurlenir. Sonra tekamulumuze gore muhur kalkarsa imani yeniden buluruz yada muhur kalkmaz, imandan habersiz inancimizla yasariz. İmanınız yoksa, kıldıgınız namaz veya tuttugunuz orucun onemi yoktur. Su anda insan olarak imandan cok inanc etkisindeyiz. Kalbimizle degil, beynimizle yasiyoruz. Duyduklarimizla, ogrendiklerimizle, gorduklerimizle kendimize bir inanc sistemi olusturuyoruz ve beynimizde yasiyoruz. İmani ve kalbi unuttuk.


İman ve inanç, kendisini bilgin alim zanneden kişilerin peşinden sürüklenmek değil; inanarak kalbimizle iman ettiğimiz konularda aklımızı kullanarak gerçeğin kabüllenilmesidir. Din Allah'a imani emreder. Bu iman O yüce varlığın koyduğu sisteme uymak, sevgi,hoşgörü içinde insan olmayı ve insan gibi yaşamayı hedefler. İmani olan bir insan; hayvanlara, dogaya, agaclara, nehirlere, gollere, topraga, havaya, insana zarar veremez. Insanlar arasinda din, dil, mezhep, irk, renk, ateist, dindar, kindar, mumin, Kemalist, muhafazakar, alevi, sunni, sii, safi, kizilbas, selefi, Kurt,Turk,Ingiliz, Fransiz, Yahudi, hiristiyan, musluman, basi acik, basi kapali ayrimi yapmaz, yapamaz. Bunlarin hepsinin bizi bolmeye calisan dis guclerin tuzagi oldugunu bilir. İmani bu siniflandirmaları yapmasına izin vermez. Çunku hepsinin de Allah'in yarattigi degerli varliklar oldugunu bilir. Hepsini de esit derecede sever, baristan yana olur.



Bugun devletler planli bir sekilde; egitim sistemini, televizyon, medya ve dini merkezleri kullanarak insanlarin inanc sistemini degistiriyorlar. Neyin dogru veya yanlis olduguna, dini kullanarak kendileri karar veriyorlar ve belleklerimize yerlestirip bizim buna inanmamizi sagliyorlar. Her gelen hukumet farkli bir inanc sistemini beyinlerimize yerlestiriyor. Bu sekilde toplumlari kendi istedigi dogrultuda hizaya getiriyorlar. Insanlari, kendilerine aclikla, dinle, sadaka sistemiyle baglayip istedigi sekilde yonlendiriyorlar.12 yil once İslamda haram yemek gunahti. Calmak gunahti. Bugun oyle bir noktaya gelindiki "Caliyor ama bize de bakiyor" veya "Islam yolunda calisiyorsa, calmak haram degildir" deniliyor. Iste inanc budur. Degiskendir. Dun inandiginiz birsey yarin degisebilir. Oysa iman sabittir, asla degismez. Sartlar ne olursa olsun iman degismez.

İnsanların kendilerinin yarattığı haram ve yasaklar, şu helal bu serbest gibi sapkın kişilerin koyduğu kaidelerle onlara hizmet için uydurulan konulara inanmak iman değildir. İnanıyor olmaktan öteye gitmez. İçinde  şüphe taşır. Bu gibi şeyler dine ilavedir, şirktir. Asla burada iyi niyet yoktur. Insanlar uzerinde guc sahibi olmakla ilgilidir. Su anda Turkiye'nin icinde bulundugu durumu degerlendirirsek, insanlarin inanciyla bilinerek oynanmis ve adeta kişilere, nesnelere  tapınan bir toplum olusturulmustur. Birileri ilahlaştırılmistir hatta Mehdi olarak gorulmeye baslanmistir.

Allah ayetlerin de insanlara aklını kullanmalarını öğütlüyor. Duygu ve düşüncelerini aklı ile harmanlayıp inandığı doğruları dumura uğratanlarda iman zayıflığı meydana gelir. Başkalarının doğrularınin peşine takılır, inancının esiri olur. İman, kalbimizin bir eylemidir. İman inandığımızın onayıdır. Gerçekleri örtenlerden, doğruları çıkarları için gizleyenlerden sapkın oluşumlardan uzak durmak imanın esasıdır. İnsanları zorla inandırarak imanını etkilemek olmaz. İnansa bile iman ettirmek zordur. İmana donup kalbimizle yasamayi ogrenmezsek, baskalarinin bize dayattigi yalan bir din ve inancla yok olup gideriz. Iman sadece kalptedir. Kalbin muhurunu kirin ve sevgiyi, barisi, yaraticiyi kesfedin.




Derleme
Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

14 Kasım 2014 Cuma

Reptilian Beynimizi Taniyalim ve Kontrol Altinda Tutalim



Insanin kafatasisinin icinde uc ayri beyin vardir. Uc beynimiz de birlikte calisir. Tek basina calisamazlar. Ancak onlarin bizi yonetmesine izin vermeden, bizim onlari yonetmeyi ogrenmemiz gerekiyor. Beyinlerimizi cok iyi tanirsak, onlari dengeli kullanmayi ogreniriz.


1.Yeni Beyin- Gorsel Beynimiz (Neocortex)
    2-Orta Beyin-Duygusal Beynimiz (Mid Brain)
 3-Eski Beyin-Reptilian Beynimiz (Reptilian)


1- Yeni Beyin-Gorsel Beynimiz (Neocortex)
Uretme, hayal kurma, dusunme, merak, mantik, ogrenme, problem cozme ve hareket etme gibi becerilerimizi yonetir. Bizi diger memeli canlilardan ayiran beynimizdir. Beynin en buyuk bolumudur. Enerjisi mor rengindedir. Ressam ve zaanatkarlarda, muzisyenlerde daha cok gelismistir.

 2-Orta Beyin-Duygusal Beynimiz (Mid Brain)
Memeli canlilarin yuzde 98'inde bulunan beyindir. Insanlarin, kopeklerin, kedilerin ve yunuslarin ortak ozelligidir. Duygularimizi yonetir. Duygusal her hareketimizin kayitli oldugu yerdir. Mantikli karar veremez.Tamamen duygulariyla karar verir. Diger varliklarla iletisimimizi saglar. Hayvanseverlerde ve dogaseverlerde cok gelismistir.


3-Eski Beyin-Reptilian Beynimiz (Reptilian)
En eski beynimiz olup; beynin arka tarafindadir ve oradan ensemize dogru iner. Yapisi incelendiginde bu beynin kertenkele, dinazor ve tilkilerin beyin yapisiyla ayni oldugu gorulmustur. Yeme, icme, barinma, ureme, gibi kararlarda etkilidir. Dusunemez ve ogrenemez. Mantigi cok basittir. Hersey onun icin ya kotudur, ya iyidir. Savas yada kac takitigi uygular. Duygulari bilmez, sadece hayatta kalmakla ilgilenir. Bu beyin diger beyinlerimizle surekli catisma halindedir. Bu nedenle mutlu olmadigimiz bir iliskimizi hala surdurmemizi, istemedigimiz bir iste calismamizi saglar. Surungen beynimizin kontrolunde kalirsak; icki icen, uyusturucu kullanan, kavgaci, bencil, kimseyi onemsemyen, cikarlari icin yakip yok eden, kibirli, saldirgan, para, guc, hirs ve nefsinin etkisinde bir insana donusebiliriz.

Bu beyin en cok politikacilarda, unlu insanlarda, zenginlerde, asker ve guvenlik gorevlilerinde, ergenlik-lise donemindeki genclerde, teroristlerde, katil ve tecavuzculerde cok gelismistir. Uremeyle ilgili oldugu icin, kadin erkek birlesmesi sonrasinda beynin arka kismindan enseye dogru inen sicaklik hissinin sebebidir. O sirada surungen beyin o aktiviteden enerji alarak beslenmektedir. Cok etkili oldugu insanlarda seks bagimliligi yapar. Bir cok tecavuzun sebebidir. Bugun butun tv programlarinda ve sinemalarda reptilian beynimizi besleyecek ve bizim uzerimizde etkili hale getirecek subliminal veya aciktan mesajlar verilmektedir. Insanlari hastalikli bireyler haline donusturerek kontrol etmek istiyorlar. Reptilian beynimiz, diger beyinlerimizin uzerinde kontrol sahibi olursa kendisini daha da guclendirir ve nefsine hakim olamayan, cikarlari icin herkesi ezip gecen birer birey haline donusturur. Sehvet duskunu yapar ve surekli cinsellik yada cok eslilik, para, guc, pesinde kosturur.

Butun bunlari bilip, beyinlerimizi dengeli kullanmayi ogrenirsek, kontrolu ele aliriz. Aksi halde diger beyinlerimizle catisma halinde olan surungen beynimiz kontrolu ele gecirir. Insanliktan cikariz. Kirmizi et yemek en cok reptilian beyne yariyor. Cunku kirmizi etin frekansi dusuktur ve tuketildiginde bizim enerjimizi de dusurur. Boylece negatif enerjili varliklarin hedef alanine girmis oluruz. Cunku onlar sadece dusuk frekansta yasayabilirler. Onlardan kurtulmanin tek yolu frekansimizi yukseltmektir. O da sevgide yasamakla, kosulsuz sevmekle olur.




Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

12 Kasım 2014 Çarşamba

7 Muhur, 7 Zurna, 7 Kase Kehanetleri ve Isa'nin Donusu





Üc aydir onlarca kaynaktan bu arastirmayi yaptim ve bu sekilde sonuclandirdim. Burdaki bilgilerin tamami Incil ve Tevrat'i kaynak alan farkli kitaplardan,dvd ve web sayfalarindan tarafimca tercume edilerek hazirlanmistir.


Evangelistlere gore 2010'da baslayan (Ben bunun 2012'de basladigina inaniyorum ama onlarin hesabina gore gitmek istiyorum) 10 yillik türbulans 3,5 yilllik uc ayri bolume ayriliyor. Her bolumde de 7'ser tane isaret var. Toplam 21 isaret gerceklestiginde Hz.Isa gelecek.
Bu durumda 2010'da baslayan bu türbulansin 2020-2021 yillarinda son bulmasi ve hemen ardindan Isa'nin gelmesi gerekiyor.

Simdi bahsedilen bu türbulansin bolumlerini ve isaretlerini tek tek inceleyelim.

7 Seals (7 Muhur) Donemi- (3,5 Yil):

2010 'da baslayan bu sure; 3,5 yildan hesaplaninca 2014'in ilk yarisinda bitiyor.Bu donemde beklenen olaylar sunlardir.

1-Beyaz At-Sahte Baris (Rev.6:1-2)
2-Kirmizi At- Savas Zamani (Rev.6:3-4)
3-Inananlar sunak altinda kurban edilir.(Rev.6:9-10-11)
4-Buyuk deprem,Gokyuzunde gorulecek kozmik bozukluklar.Kanli Ay Donemi (Rev.6:12-17)
5-Cennette (gokyuzunde) 30 dakikalik sessizlik. (Rev.8:1-6)
6-Siyah At-Kitlik ve aclik  donemi (Rev.6:5-6)
7-Soluk At- Yeryuzunde kol gezen olum.Insanoglunun dortte biri olecek.(Rev.6:7-8)



( Bu bolum icin kendi fikrimi aciklayayim. Eger burdaki bilgileri dogru olarak dusunursek su anda 4.maddeye gelmis olmamiz gerekir. Su ana kadar 4 ve 5 gerceklesmedigine gore; 2015'e sarkacak gibi.Cunku 2015'e 1,5 ay kaldi.Bu kadar kisa sure icinde olmasi olanaksiz gibi. 7.madde Ebola veya Veba hastaligi olabilir. 3.maddeyi isidin muslumanlarin kafalarini keserek kurban etmesi olarak goruyorum. 4.maddede bahsedilen Kozmik bozukluklar basladi ama buyuk depremler henuz olmadi)


7 Trumbets (7 Zurna) Donemi - (3,5 Yil)

2014'te baslayan bu donemin 2017'de son bulmasi bekleniyor.

1-Dolu seklinde yagan taslar,Ates ve Kan-Yeryuzundeki ucte bir agac ve cimen yanacak.(Rev.8:7)
2-Buyuk Yanardag Patlamalari- Denizlerdeki  canlilarin ve gemilerin  ucte biri yanar.(Rev.8:8-9)
3-Yanan Asteroitler-Yanan buyuk asteroitler yeryuzundeki suyun ucte birini aci yapar.(Rev.8:10-11)
4-Karanlik-Gunes,ay ve yildizlarin ucte biri gece karanligina donusur.(Rev.8:12-13)-Kilisenin Sonu-
5-Cekirge Saldirisi- Acilan derin cukurlardan 5 ay boyunca cekirgeler cikar ve insanoglunu ari gibi sokar.(Rev.9:1-12)
6-Firattan Gelen Melekler-  milyonlarca atli adam Firat'tan gelir ve insanoglunun ucte birini oldurur.(Rev.9:13-21)
7-Iki sahitin Tanikligi- Iki sahit 1260 gun boyunca yeryuzunu saracak veba hastaligina taniklik ederler.(Rev.11:3)

7 Bowls (7 Kase) Donemi - (3,5 Yil)

2017'de baslayacak bu donem 2021'in ilk yarisinda bitiyor.

1-Insanlara CiP yada barkod takilacak.
2-Deprem sehirleri yikacak.
3-Denizler ve nehirler kan kirmizisi olacak.
4-Gunes insanlarin ciltlerini yakacak.
5-Zalimlerin tahti karanliga gomulecek.
6-Dunya liderleri baris icin toplanacak.

"5-Zalimlerin tahti karanliga gomulecek. 6-Dunya liderleri baris icin toplanacak."Bu iki madde disinda yazilanlarin hicbirisi benim dusuncem yada ongorum degil. Onlar buna inaniyorlar ve boyle olmasi icin de calisiyorlar. Sadece planlarini bilelim diye paylastim. Bilirsek, tersini dusunerek onlarin gerceklesmesini engelleyebiliriz.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail


6 Kasım 2014 Perşembe

Kutup Kaymasi Gerceklesiyor. Hayatta Kalmak icin Neler Yapmaliyiz?





Bir suredir Dunya'mizin kutuplarinda yon kaymasi gerceklesiyor. 2010'da basladi ve 2012'den beri hizlanarak devam ediyor. Bu nedenle dogada, insanlarda, bitki ve hayvanlarda inanilmaz degisiklikler oluyor. Yerkure kendini yenileyerek bir ust boyuta geciyor. Yani yeniden doguyor. Bu yuzden de Dunyamiza yuksek frekansli bir enerji geliyor. Bu enerji insan bedenine zarar vermiyor ama insan zihni uzerinde cok etkili oluyor. Insanlar foton enerjisi denilen bu enerjiyle daha zeki daha sevgi dolu ve daha duygusal olmaya basliyorlar. Yada bu degisime uyum saglayamayarak daha kizgin, daha saldirgan olup depresyon geciriyorlar. Foton enerjisine bagli bu degisime uyum saglamak icin, sevmeyi ve kalbimizle yasamayi ogrenmemiz lazim. Aksi halde bunalim gecirip kendimize veya baskalarina zarar verebiliriz. Zihnimizi susturmayi ogrenmemiz lazim. Zihinde yasama donemi kapaniyor. Kalbe, sevgiye gecis yapiyoruz artik.

Son yillarda gittikce artan cinayetlerin, intiharlarin, tecavuzlerin, depresyonlarin, savaslarin ve tahamullsuzluklerin sebebi de budur. Ayni degisim bitki ve hayvanlarda yani tum dogada olmaktadir. Enerji dozu arttikca insanlarin iliskilerinde degisimler olabilir. Uyum saglayamayan insanlar; evlerini, islerini, evliliklerini kaybedebilirler. Insanlar bu donemde tum duygularini en ust duzeyde yasarlar. Sevgi en ust duzeyde, nefret en ust duzeyde olur. En siddetli kin ve nefret, en siddetli bunalimlar en siddetli sevgi ve duygu hassasligi yasarlar. Bunun farkina varanlar, dengede olmayi ogrenmeli, uyanmali ve kalpe inip sevgi enerjisiyle yasamalidirlar. 2012'den itibaren dogan yeni nesil cocuklar bu enerjinin etkisiyle hem cok zeki hem de sevgi dolu olacaklar. Kutup kaymasi gerceklesirken; yeni doganlarin DNA'lari da yine bu yeni enerjiye bagli olarak degisecek. Olaganustu yetenekleri olan insanlar olacak. Insan omru uzayacak ve farkli boyutlardan varliklarla birlikte yasama imkani dogacak.





Artik eskiden oldugu gibi yasayamayiz. Eski Dunya'nin, eski enerjinin, sonu geldi. Dunya ile birlikte uzerindeki tum canlilar kendini yenilemek zorundalar. Aksi halde yerkure bir ust enerji boyutunda yeniden dogarken, uzerinde yasayan tum canlilar kendisiyle birlikte kendini yenilemezlerse; zarar gorebilirler. Cunku degisimle beraber tetiklenecek depremler, seller, volkanik patlamalar ve hava degisimleri, gokyuzunden gelebilecek felaketler tum dusuk titresimli varliklari cok etkileyecek. Dunya'miz kutup kaymasindan sonra yeni pozisyonuna gectiginde sadece pozitif enerjiyle, sevgiyle yasayanlar devam edebilecek ve kendi alaninda yeni dunyasini, realitesini olusturacaklar. Cunku Dunya'ya gelen yeni enerji sadece pozitif enerjidir. Pozitif enerji, negatif enerjiyi donusturur. Ancak siz hala negatif olmaya devam edip eski enerjide kalmaya calisirsaniz, o zaman aci sonuclar yasayabilirsiniz. Buna; ayriliklar, cokusler, kayiplar, hastaliklar, savaslar ve dogal felaketler vesile olur.



Kotu iliskiler, kin, nefret, kizginlik, hastalik ve savaslar sizi daha da kotu duruma sokarak negatiflestirir. Bu da olumsuz sonuclar getirir. Bazi ulkelerin bilerek tum Ortadogu ve Afrika'yi kaosa suruklemesi de bundandir. Buralarda negatif enerjiyi cogaltarak, Dunya'daki bu degisimi engellemeye calisiyorlar. Nufusu azaltmaya calisiyorlar.

Georgia Rehber taslarinda tum dunyaya yazilmis bir mesaj var. Dunyadaki buyuk bir degisimden sonra hayatta kalacaklar icin yazilmis bu mesajda; yeryuzu uzerindeki nufusun 500 milyondan daha fazla olmamasina dikkat cekilmis. Bu da gosteriyor ki planladiklari olaylarla, dunyada az sayida insanin kurtulmasini hedefliyorlar.

Bu nedenle sizin enerjinizi asagi cekmelerine izin vermeyin. Kendinizi nefretten, kinden, saldirganliktan, asiri hirstan ve din- mezhep catismasindan uzak tutun. Dogaya acilin, hayvanlari ve insanlari sevin. Bitkilere, topraga ve hayvanlara dokunarak arinin. Karsiniza cikan zorluk ve olumsuzluklarla savasmayin ve geri cekilin, birakin gitsinler. Siz savastikca guclenirler..

Sizi mutsuz eden kisilerin listesini yapin ve onlardan uzak durun. Sizi mutlu eden kisilerle ve seylerle zamanizi gecirin ki kalbinizde sevgiye yer acilsin.Yeni enerjiyle birlikte pozitiflenip arinin ve yukselme sansi edinin. Kendinizi ve baskalarini affedin, yapabildiginiz kadar ozur dileyin. Kalbinizi acin ve sesini dinleyin. Ona yaptiginiz yanlislari sorun; kalbiniz sizi tek tek cevaplayacaktir.

Yanlislarinizi gorun ve iyi bir insan olun. Insanlara ve hayvanlara yardim edin. Sokaktan veya barinaktan hayvan sahiplenin..Size daha cabuk sevgiyi ogretirler. Sevgi evrendeki en guclu enerjidir. Bu sevgi enerjisi yaraticinin var etme ve donusturme enerjisidir. Titresimi en guclu olan enerjidir ve kurtulusun tek yoludur. Ayrica tavsiyem; babadan kalma eski tohumlari stoklayin, kirli sulari temizleme yontemlerini ogrenin. Olasi bir zorluktan kurtulmak icin kendinize simdiden uygun bir toplanma yada yasam alani belirleyin. Bir sure Gunes isinlari bize ulasamiyabilir ve kisa bir buz devri yasanabilir. Bu konuyu arastirin ve gercekleriyle ogrenin.


                                      Kalbimden hepinize kocaman sevgiler gonderiyorum.

                                                                        Aasmaestefan@gmail.com

4 Kasım 2014 Salı

Bizi Bastan Cikaran Negatif Enerjili Varliklari Taniyalim

Hepimiz bazen trans halindeyken, ruyadayken, meditasyon yaparken, namaz kilarken veya zikr ederken sesler duyabiliriz. Bunlar bizim ogretmenlerimiz, rehberlerimiz, meleklerimizdir.Ya da negatif enerjili varliklardir. Gelen mesajlara cok dikkat etmek lazim. Pozitif varliklar bize sevgiyle yaklastiklarindan bizde korku hissi uyanmaz. Onlarin mesajlari ve bilgileri dogru olur. Dini acidan bakilinca bircok insan buna 'rahmani varliklar' derler.

Negatif enerjili varliklar ise bize yaklastiginda, titreme ve usume hissederiz. Ses tonumuzda ve konusmamizda degismeler olabilir. Bazen korku bile hissederiz. Gelen varligin enerjisi ne kadar kuvvetliyse bizdeki etkisi o kadar fazla olur. Maalesef, kanallarimiz acikken bize sadece iyi (pozitif) varliklar degil, kotu (negatif) varliklarda yaklasabilir. Cunku sorun frekansin dusuk yada yuksek olmasina baglidir. Bu nedenle dikkatli olmaliyiz. Bize gelen mesajin iyimi yoksa kotumu oludugunu ic sesimize danisarak ogrenebiliriz. Cunku kalbimiz asla yalan soylemez. Tabi eger kalbimiz muhurlu degilse!

Negatif varliklarin (surungenler, cinler, seytanlar, cuceler ve repitilianlar) etkisinde olan bir insan onlardan hep kotu telkinler alir. Birilerini oldurme, kirma, bogma, yakma, yok etme, calma, dovme, kesme, yalan soyleme, icki icme, uyusturucu kullanma, tecavuz etme vb.. gibi kotu telkinler. Bu telkinler uyku esnasinda gelebilir veya gunduz farkinda olmadan da beyninize gelebilir. Hatta namaz kilarken kanallariniz aciksa, ordan sesli olarak da duyabilirsiniz. Cogu insanlar bu varliklari seytan yada cin diye tanimlar. Eger kalbiniz; bu tur kotu telkinleri uygulamaniza sessiz kaliyorsa, o kalp muhurlu demektir. Siz kotu varliklarin kontrolu altindasiniz demektir. Eger sizi kontrol altinda tutan varliklardan kendinizi kurtaramazsaniz; bugun Irak ve Suriye'de Allah ve Peygamber adini kullanarak kafa kesenlerden biri olabilirsiniz. O canilerden birisine sempati bile duymaniz sizin bahsettigim bu negatif enerjili varliklarin kontrolunde bir insan oldugunuzu gosterir. Cunku insan katleden bir baska insani normal gormek, iyi bir insanin yapacagi birsey degildir. Negatif enerjili bu varliklar, kandan, siddetten, nefretten, egolarimizdan ve fitneden beslenirler.

                               Baslica  negatif enerjili varliklari taniyalim

Negatif enerjili varliklari reptilanlar temsil ediyor. Milyonlarca yil once dinazorlarin evrimlesmesiyle dragonlar yani reptilianlar olusuyor. Maya ve cinlilerin atalari bu reptilianlardir. Dunya uzerinde uzun zaman once insan- reptilian karisimi bir irk yarattilar. Binlerce yildir DNA'lar uzerinde calisarak, insan irkini degistiriyorlar. Insan beynindeki en eski beynimiz olan reptilian beynimiz bize onlardan kalmadir. Bu beynimiz diger iki beyne gore daha aktif oldugunda, surungenimsi ozelliklerimiz ortaya cikiyor ve birer surungen zihniyle yasamaya basliyoruz. Yemek icin saldirma, parcalama, oldurme, sex isteyince tecavuz etme normal geliyor. Acima duygumuz yok oluyor ve cok kolay yok ediyoruz.  Reptilianlar, dunya uzerindeki insanlari kendilerine hizmet edecek kole bir irk haline getirmek istiyorlar. Bunu basarmak icin, kendi duzenlerine engel olacak her insani yok etmek istiyorlar. Asagidaki ornekler, onlarin bilinen sekillerinden bazilardir.


Reptilian 1


                                                                         Satan


Reptilian 2



                                                              Cuceler (insan uzerinde deneyler yapiyorlar)

                                                             Yilanimsi Reptilian

Bunlar ayni zamanda sekil degistirebilen varliklardir. Bize gizli telkinlerle; kin, nefret, kiskanclik, nefs, dedikodu, yalan soyleme, hirsizlik yapma, iftira atma, icki icme, uyusturucu kullanma, adam oldurme, hayvan oldurme, dogayi katletme, parayi ve cikarlarini dusunmenin normal oldugunu ogretirler. Bu tur seyleri yaptigimizda hic vicdan azabi duymayiz. Oyle bir hale geliriz ki, ne ailemizi, ne cevremizi ne hayvanlari ve ne de dogayi dusunuruz. Onlarin kontrolu altindayken ibadet etmek yada dua okumak bile kurtarmaz bizi. Cunku frekansimiz dusuk oldugu icin ne yaparsak yapalim kurtulamayiz. Bizim zaaflarimiza gore; istediklerinde bize bir evliya, olmus bir akraba veya tanidik seklinde gorundukleri icin biz onlari ilahi kuvvetler oldugunu bile dusunuruz ve dogru yolda oldugumuzu zannederiz. Ayirt etmenin tek yolu bizdeki iyi yada kotu degisikliklerdir.

Halk arasinda; seytanlarin, en cok iman eden kisilere yaklastigi ve amacinin insani dinden, ibadetten uzaklastirmak oldugu soylenir. Ben sebebini aciklayayim. Seytan ve reptilan denilen negatif enerjili varliklarin en cok bulundugu yerler camilerdir, ibadet yerleridir. Cunku ibadet eden ve  meditasyon yapan insanlar trans halindeyken kanallari acik olur. Eger frekanslari da dusukse, diger boyutlardan gelen bu varliklar onlari daha cabuk  etkileyebilir. Gelen varliklar kotu ise; onlari savunmasiz haldeyken cabucak etki altina alir ve kendilerini camiden cikmis; Allahu Ekber diyerek insan oldurmeye ve yakmaya giderken bulabilirler. Bugun Iside bakarsak, adamlar bes vakit namaz kiliyorlar, zikr ediyorlar ve Allah'in peygamberin emriyle, insan katlettiklerine inaniyorlar.Yapilan roportajlara bakildiginda cogu; kendisine ilahi seslerin eslik ettigini ve oldurme emirlerini onlarin verdigini soylerler. Ayrica zikir yaparken pis bir koku yayiyorlarmis. Aslinda onlar reptilian denilen, en guclu negatif enerjili varliklarin etkisindedirler. Bu insanlar farkinda olmadan onlara insan kurban verme rituali uyguluyorlar. Bu yuzden kafa kesip, ciger yiyorlar. Eski Maya kulturune bakildiginda onlar, tanrilarini memnun etmek icin hergun onlarca insanin kafasini kesip, kalbini cikarirlardi. Cunku reptilian tanrilarini; kandaki enerji, savas, negatiflik ve nefret besliyordu.






Mayalarda ve Paganlardaki insan kurban etme ritueli daha sonralari baska kulturlere gecmis ve zamanla insan kurban etme torenleri, hayvan kurban etme sekline donusmustur. Bugun muslumanlarin bayramlarda hayvan kurban etmeside bu kulturun devami seklindedir. Su an Irak ve Suriye'de meydana gelen insan katletme draminin sebebi ayni seye hizmettir. Yoneticileri emperyalist usagi, uyeleri ise negatif enerjili varliklarin usagidir.

Bu varliklari negatif olan her sey besler. Kotulukler onlari cagirir. Sevgi onlari uzaklastirir. Siz de kendinizi bu kotu varliklarin etkisinden kurtarmak  istiyorsaniz; sevgiye, dogruya ve guzele yonelin. Frekansinizi yukseltin. Insanlari ve hayvanlari hor gormeyin, sevin ve koruyun. Din, mezhep, irk, renk ve sinif ayriliklarindan uzak durun. Her canliyi ve cansizi sevin. Kirmizi et yemeyin. Evrende yer kaplayan her seyi sevin. Kalbinizi sevgiye acinca size bu varliklar yaklasamaz. Onlara gorunmez olursunuz cunku onlar sadece dusuk enerjide yasayabilirler.



Sevgiler!
Aasmaestefan