27 Ekim 2014 Pazartesi

Nemrut Dagi Tufan Sonrasi Medeniyetin Yeniden Basladigi Noktadir



                                

Saygin bir gazeteye ait bir blog sayfasinda, Nemrut Dagi'ndaki heykeller icin; yazin serinlemek amaciyla oraya cikan Sumerliler'in heykelleridir diye yazildigini gorunce, hayretler icinde guldum ve bu konuyla ilgili gordugum vizyonlari paylasmak istedim.

Evet Nemrut Dagi cok ozel bir dagdir. Bir vizyonda Tufan sonrasi 3 tane uzay gemisinin sularin cekilmesiyle yeniden gorunen Nemrut Dagi'nin tepesine indiklerini gormustum. Piramit seklindeki gemilerden iki tanesi Sumer krallarini ve aile bireylerini tasiyordu. Digeri ise Nuh peygamber ve ailesini, hayvan ve bitki DNA'larini tasiyordu.

Bence Nemrut Dagi Tufan sonrasi ilk inilen kara parcasiydi ve medeniyetin yeniden basladigi ilk noktaydi. Oradaki heykeller Medeniyeti yeniden baslatan Sumer Tanrilari ve secilmis insan Nuh peygamberi temsil ediyor. Bunu bilen bazi ulkeler, bu bilgileri ozellikle gizlemekte ve ileride kendilerinin olacagi dusuncesiyle sabirla beklemektedirler. Turkiye'ye dusen gorev; bir an once gizlilik icinde, Nemrut Dagi'nda  kazi yapmak ve tum dunyayi sok edecek bilgi ve belgeleri ortaya cikarmaktir. Bu bilgiler tarihi degistirebilir. Tam heykellerin arkasinda yuksekce bir tepe var. Piramit goruntusu var. Orda cok onemli seyler var. Ne olduklarini yazmayayim ama bazi ulkeler icin cok onemli seyler. Oyleki bunun icin savas bile cikartabilirler. Heykellerin buyuk olmasinin sebebi, Nuh'da dahil, Sumer krallarinin simdiye gore cok buyuk olmalaridir. Boylari 3-4 metre uzunlugundaydi. Binlerce yil yasayabiliyorlardi.




                                        
Bu resimde tasfir edilen olay: Sumer krali Tanri Enki ve Hz.Nuh'un Tufandan sonra Nemrut'un tepesinde ilk karsilastigi andir. Tanri Enki, Hz.Nuh'a icinde hayvan ve bitki dna'larinin oldugu uzay gemisini vererek, sular cekilene kadar guvenli bir yerde beklemesini soylemistir. Bu gizli gorusmenin tasviri Sumer tkayitlarinda vardir. Sular cekilmeye basladiginda Hz.Nuh ve ailesi bu uzay gemisiyle Nemrut Dagi'na inmis ve bir sure sonra ise Enki ve digerleri gelmistir. Bu resimde de o ilk karsilastiklari an tasvir edilmistir.

Denilenin aksine, Nuh'un gemisi tahtadan yapilan bir gemi degildir, gercektende milyonlarca cift hayvani bu gemiye yuklememistir. Lutfen biraz hayal gucunuzu kullanin, milyonlarca hayvan cesidi var. Onlarin bakimi ve yemlenmesi var..Uydurduklari hikayedeki tutarsizliklari anlamak icin cok az dusunmek bile yeterli. Olay DNA kopyalanmasidir.

Diger bir vizyonumda, Nemrut Dagi'nin talan edildigini, toprak altindan belgeler cikarilarak kacirildigini gordum. Bu vizyonu gorene kadar Nemrut Dagi konusunda pek bilgim yoktu. Nicin bu vizyonlari aldim bilmiyorum. Belki bir uyaridir. Birileri yazdigimi dikkate alip orayi koruma altina almalidir. Tarihi bilgi ve belgeleri elde etmek icin Irak'a savas acanlar, ayni amac icin Turkiye'ye saldirmasi sasirtmamali.


Dilerim, Nemrut kendini dogru insana acar!


Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

24 Ekim 2014 Cuma

Hayatimizin Amaci-Nefs Terbiyesi




Nefs-Ego Kontrolu

Hepimizin iyi kotu deneyimleri var. Bu dunya bizim icin bir okul gibidir, buraya  ogrenmek ve ruhumuzu gelistirmek icin geldik. Dusuk enerjili bu dunya uzerinde kendimizi daha yuksek enerjili diger boyutlara hazirlamak icin geldik. Bu yuzden yasadiginiz  kotu olaylar icin; yaraticiyi, kendinizi veya baskalarini suclamayin. Cunku o anda cok kotu gibi olan o deneyim size ilerde cok sey ogretecektir. Hata yaptiginizda kotu hissetmeyin, o hatanin size kazandiracaklarina odaklanin. Kotuyu gormeden iyinin kiymetini anlayamazsiniz. Asla isyan etmeyin. Zorluklar karsisinda bir adim geri atip, bekleyin. Bir sure sonra size korkunc gorunen o zorlugun, size siradan bir olay gibi geldigini farkedeceksiniz. Sizler engelleri gozunuzde buyutup onlarla savastikca, enerji kaybedersiniz ve yenemezsiniz. Ne zamanki vazgecip, onemsemezseniz; ortada engel diye birsey kalmaz. Siz cok istediginiz icin zorluk haline geliyor. Istemediginiz sey engel haline donusmez zaten. 'Nefs' haline donusen her seyi kaybedersiniz. Ondan aci cekersiniz. Cunku onu cok istiyorsunuz. Istemekten vazgectiginiz an o sey 'nefs' olmaktan cikar ve hayatiniz icin artik bir zorluk yada engel teskil etmez.

Cok sevip bir turlu kavusamamak, evladina cok duskun anne ve babalarinin cocuklarini kaybetmesi, cok sevdiginiz arabanin veya elbisenin basina mutlaka birseyler gelmesi...bunlar hep 'nefs' dedigimiz egolasan bagimliliklarimiz yuzunden oluyor. Insanin en buyuk dusmani nefs'tir. Butun asiri isteklerinizin hepsi nefse girer. Eger gercekten hayatinizda iyi birseylerin olmasini istiyorsaniz nefsinizle savasin ve asiri isteklerinizin pesine takilmayin cunku kaybedersiniz. Yaraticidan bir kere isteyin ve unutun gitsin. Olursa oldu, olmazsa olmasin. Dileginiz onu gercekten unuttugunuz bir anda gerceklesir.

Bu sekilde hayatinizi yonlendirirseniz, kalbinizle bulusursunuz. Onun guzelligini ve sevgiyi kesfedersiniz. Sesini duymaya baslarsiniz. Cunku sizinle konusmaya baslar. Bir daha da kurtulamazsiniz etkisinden.


Evrendeki her madde zittiyla mevcuttur. Sadece iyiyle veya sadece kotuyle yasayamazsiniz. Ikisinin uyumuyla hayat vardir. Ikisinide sevmemiz gerekir. Kimseyi secimlerinden veya yasadigindan dolayi yargilamayin. Size kotu gelen bir olay, o kisinin bir yasam sinavi olabilir. Belkide bu, ona cok sey kazandiracaktir. Onu yargilamak yine nefsin kontrolune girdiginizin bir gostergesidir. Kimsenin sizin hakkinda ne dusundugune de aldirmayin. Sizin yaptiginiz bir secim size cok sey kazandiracakken bir baskasini rahatsiz edebilir. Onun onyargisina aldirmadan bildiginiz yoldan gidin. Kendinizi ve baskalarini ozgur birakin. Herkes kendi deneyimini kendisine gelen kismetiyle yasasin. Ona da kendinize de saygi duymayi ogrenin.

Butun bunlari yaparken; bu dunyaya ogrenmek icin gelenlerin sadece siz olmadigini da unutmayin. Hayvanlar, bitkiler, taslar, toprak, su vb.. ne varsa her biri kendi deneyimini yasar. Onlari korumak da size iyi seyler katar.

Para, asiri alisveris, moda, televizyon dunyasi gibi sizi egonuzun etkisine sokacak herseyden uzak durun. Bos zamanlarinizi dogayla, hayvanlarla birlikte gecirin..varolusunuzun amacini kesfedin, kendinizi ve baskalarini sevmeyi ogrenin.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

23 Ekim 2014 Perşembe

Incil ve Tevrat'ta Gore Ortaya Cikan Onemli Tarihler (2014-2021)

Internette dort farkli kisi Incil ve Tevrat uzerinde sifreleme yontemiyle bu tarihleri ve olaylari cikarmislar. Bende ortak olan tarih ve olaylari tespit edip yazdim. Bakalim bu tarihlerde birsey olacak mi diye. Cunku Evanjelist hiristiyanlar bu kutsal kitaplara gore Dunya'yi dizayn ediyorlar. Sadece iki tarih benim gordugum vizyonlardan.

30 Ekim 2014 Kilise ve papayla ilgili kotu gelismeler olabilir. Gozden dusme, suclamalar,yargilama,yeniden yapilanma.

3 Kasim 2014 Bir liderle ilgili birseyler olabilir.Sicak bir gun.

5 Kasim 2014 tarihinde gokyuzunden gelecek misafirlere dikkat. Ortbas edilecek.Yine bu tarihte  Guney Kore'ye  dikkat..

 Bu sene icinde Ebola hastaligiyla ilgili bir gelisme olabilir.

Ekim ve Kasim 2014 cok sorunlu..

Eylul 2015 le baslayan 4. Kanli ay devresinden sonra 2023'e kadar milyonlarca insanin olumlerine sebep olabilecek gelismeler olabilir. Once depremler, seller, yeryuzunde acilacak delikler, batacak sehirler ve adalar, ortaya cikacak adalar ve din, mezhep savaslari gorunuyor. (Benim ongorum)

13-14-23-28 Eylul 2015  onemli gunler. Ekonomik cokusler, borsalarin cokusleri ve baska gelismeler..

2015'te israil ve bazi musluman ulkelerin savasi olabilir. Oncelikle Iran yada Suriye'ye hava saldirilari duzenleyebilir. Sonrasinda Filistin'in tamamini, Lubnan,Urdun ve Suudi Arabistan'in bir kismini isgal edebilir.

20 Mart 2015

4 Nisan 2015

9 Mart 2016

26 Mart 2016 Planet X, mardukun, Niburunun gorunusu..gelisi..

20 Kasim 2016 Jupiterden 41 hafta surecek degisiklikler...yeniden doguma hazirlik..

Gokten yanan meteorlar dusebilir. Buyuk orman yanginlara sebep olabilir.

21 Agustos 2017 Hz. Suleyman tapinaginin yeniden insasi.

23 Eylul 2017

Kilisenin sonu, dinlerin etkisini kaybetmesi..

21 Ocak 2018

31 Ocak 2018

19 Nisan 2018

14 Mayis 2018

27 Temmuz 2018

2018'de Gokten gelecek yardim, iki ulkeyi yerle bir edebilir.(Benim gordugum bir vizyondu)

5 Kasim 2019 Gokten ziyaretciler

2 Temmuz 2019

14 Aralik 2020

2021 den itibaren Hala hayatta kalanlar icin yeni bir baslangic..


Kaynaklar:
Rabbi Glazerson
Richard Ruff
Steve Cioccolanti
Rick Joyner




Sevgiler!
Aasma






20 Ekim 2014 Pazartesi

"Yüzük Kimdeyse Süleyman Odur”

                                         Hz.Süleyman'in Yuzugu Aktif Hale Geldi

Bir hafta once buna benzeyen bir yuzuk ile ilgili bir vizyon aldim. Hatta gorunce, bu Hz Suleyman'in yuzugu diye kendi kendimle konustum. Oysa bu konuda hicbir fikrim yoktu. Yuzuk bu resimdekinden daha buyuktu. Uzerinde birden kucuk kirmizi isiklar yanip sondu. O anda yuzuk aktif hale geldi dedim.Ya birilerince bulundu, ya da bulunmadiysa da aktif hale geldiginden her an bulunabilir. Internetten yuzugu arastirdim ve asagidaki bilgileri buldum.  Bu vizyonun sebebini bilmiyorum.


Hz Suleyman'in Yuzugu:

Bundan binlerce sene önce yeryüzünün büyülü devirlerinde insan henüz üçüncü gözünü kaybetmemişken efsanevi bir Kral Peygamber yeryüzünün ve gökyüzünün efendisi olmuştu. Cinlere insanlara ve hayvanlara hükmeden bu kral peygamber Hz. Süleyman’dı ve yetkesinin kaynağı olduğu sanılan güçlü bir mühür yüzük taşıdığı söyleniyordu. Fakat bir gün bu muhteşem yüzük çalındı. Süleyman sahip olduğu herşeyi kaybetti. Ve mührün yokluğunda geçen o acı günlerde kendisindeki asıl mührü; Mühr-ü Süleyman’ı buldu. “Hazineleri dillere destan olan 3 semavi dinde de ismi haşmetle birlikte anılan biridir Süleyman / Hz. Süleyman / King Soloman / Peygamber Süleyman. Ona bu özelliği veren dünyasal ve ilahi güçlere hakim bir yönetici olduğu düşüncesidir. Asıl olarak Peygamber / Kral Davud’un oğludur. Hem Tevratta hem Kuran-ı Kerim de hikayeleri ve hayatıyla saltanatı anlatılır.

Efsaneler şöyle der Hz. Süleyman / Kral Süleyman Tanrı’nın seçip güçlendirdiği bir ailenin adaletle hükmeden oğludur. İsrail soyunun güçlü bir Kralıdır. Temelde Tanrısal bir görevi vardır. Bu görev nedeniyle daha önce ve daha sonra kimseye verilmemiş/verilmeyecek bir saltanat diler Tanrı’dan. Böylece kendisine rüzgar, cinler, akarsu gibi akan metaller, kuşlar ve insanlardan oluşan ordular tahsis edilir. Rüzgara binip günler sürecek yollara hızla varır. Kuşları görevlendirerek düşman sahasına keşfe gönderir. Cinlerin esrarengiz görünmez ve anlaşılmaz yetileriyle devasa saraylar, kaldırılması imkansız dev sanat eserleri, binalar ve dalgıçların çıkardığı malzemelerden takılar akla gelecek binbir güzel şey yaptırır. Dünyayı imar ederken güzelliğ ve adaleti kurar. Süleyman efsanesini doruğa çıkaran yüzüktür. Her ne kadar dini kaynaklar bunu bu şekilde aktarmasa da gizem perdesi altında Tanrı’nın kendisine bir yüzük hediye ettiği söylenir.

Bu öyle bir yüzüktür ki sayılı kişi ve meleklerin bildiği Tanrı’nın gizli ismini (İsmi Azam duası) saklar. Tanrının bilinmeyen adı yaratma ve hükmetme özellikleri içerir. Elbette bu tür bir efsane güç düşkünü insanların başını döndürmeye yeter de artar bile. Kimi bilgilere göre Adem’in taşıdığı bir yüzüktür ve cennetten çıkarılırken onu Arşta bırakmıştır. Cebrail daha sonra bu yüzüğü Tanrı’nın isteğiyle Hz. Süleyman’a getirmiştir. Terim aslen Mühr-i Süleyman’dır. Ancak Türkçe’deki ses uyumuna göre dile geçerken değişmiştir. Diğer bir deyişi de Hatem-i Süleyman’dır. İngilizce ‘Seal of David’, ‘Star of David’, ‘Davis’s Sheald’ ‘Magen David’ isimleriyle anılır. Çünkü Batı dünyasında bildiğimiz çift üçgenin kesişimi olan Mühr-ü Süleyman aslında 5 kollu bir yıldızdır. 6 kollu yıldız babası olan Davud peygamberin kullandığı semboldür.”




Süleyman’ın Tapınağı’nın, Haçlı Seferleri sırasında Kudüs’te arandığı, Templer Şövalyelerinin yuzugu bulduğu ve kutsal bazı emanetlerle birlikte Avrupa’ya goturdukleri iddia edilmiştir. Kimileri kutsal kadeh Graal’ı, kimileri Felsefe Taşı’nı, kimileri ise Mühr-ü Süleyman’ı bulduklarını düşünmüşlerdir. Tapınak Kral Süleyman’dan sonra yağmalanacaktır ancak o zamana kadar Musa peygamberden beri nesilden nesile saklanan Hz. Musa’nın emaneti olan Ahid Sandığı’nı (orijinal Tevratın levhalar halinde içinde bulunduğu Tabut-i Sekine) muhafaza edecektir.

Günümüzde kabul gören sembol göğün ve yerin birleşimini gösterir. İki üçgenin biri göğe biri yere dönüktür. Sembol bir yönüyle insan varlığının maddi bedenini ve ruhunu, bundan oluşan bütünü, bir yandansa dişil ve eril prensipleri, maddi ve manevi değerlerin bütünlüğünü gösterir. Doğunun Yin ve Yang’ına benzer bir semboldür. Dünyaya giriş ve çıkış noktalarını temsil eder. Kimi farklı bakışlar ise şekilde iki piramit görür. Özellikle Selçuklu dönemi paralarında ve eserlerinde sıkça kullanılan sembol artık günümüzün gerilimli zaman ve dünyasında İslam ve Hıristiyan toplumlarınca terkedilmiş hatta anlamı bilinmediğinden bir çok tarihi eserde de tahrip edilmiştir.

Gercek tarihi kimler biliyor? Neden halktan sakliyorlar? Bize dayatilan sahte tarihi red ediyorum. Gercekler er yada gec ortaya cikacaktir. Buyuk bir depremden sonra ortaya cikacak bir ada, gizli sakli her seyi ortaya cikaracaktir. Sabir ve sevgi en sonunda kazancaktir.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

17 Ekim 2014 Cuma

Uygarligin Basladigi Topraklara Donus Hazirligi



Herkes Ortadogu'ya odaklanmis ama Afrika'da olanlar daha vahim. Orda da cok buyuk oyunlar oynaniyor. Ortadogu'yu karistiran ulkeler Afrika'da da yine teror gruplari kurarak kaos olusturuyor. Sonra da guya o terore karsi halki egitmek ve insani yardimlarda bulunmak amaciyla Afrika ulkelerine yerlesiyorlar ve usler kuruyorlar. Isgalin ilk adimlarini atiyorlar.

Ortda Dogu ve Afrika insanligin ilk basladigi yerlerdir. Yuzbinlerce yil once buralar cok verimli topraklardi. Hatta eskiden teknoloji bugunden bile daha cok gelismisti. Simdi col ve kurak olan bu topraklar, o zamanlar sulak ve yesildi. Dunya uzerinde onbinlerce yil once gerceklesen cok buyuk bir nukleer savasta Ortadogu ve Afrika'da bir cok yer col haline geldi. O zamanin daglari ve taslari eriyerek simdiki colleri olusturdu. Insanlar ve hayvanlar yanarak toz haline geldiler. Bulutlarin gogu uzun bir sure kapatmasi nedeniyle uzun sure buz devri yasandi. Bu felaketten kurtulanlar, baska yerlerde yasamlarini devam ettirdiler. Aradan binlerce yil gectikten sonra Ikinci bir felaket oldu ve insanlik su ile yok oldu.Yani Tufan gerceklesti. Tufan'dan kurtulanlar tekrar Mezopotomya denilen Orta Doguda'ki bu alanlara yeniden gelip, hayati tekrar baslattilar. Oradan da tekrar Dunya'nin degisik bolgelerine dagildilar. Aslinda Orta Dogu collerinin altinda su ve altin var. Petrol zaten cikariliyor ama esas kaynak altin..Gelecek yillarda altin, gumus, gida ve su en degerli uc sey olacak. Bunlardan ucunun kaderi su anda Orta Dogu ve Afrika'da collerin altinda gizlidir. Ilahi kuvvet bu topraklari kotu gunler icin, iyi kullarina sakliyor sanirim. Bugun bu bilgiye sahip olanlar; Orta Dogu'da ve Afrika'daki kaosun tek sorumlularidir. Buralara 'Kutsal Topraklar' denmesinin sebebi de budur. Cunku orda simdi sakli olan buyuk bir nimet var. Antartika, Orta Dogu (Turkiye dahil) ve Afrika gelecekte yasanilabilecek tek yerler olacaktir. Bu uc bolgenin onemini anlamak icin kimlerin simdi buralarda cirit attigina bakmamiz yeterli.

Aldigim vizyonlardan cikardigim sonuc:

Dunya uzerinde hemen hemen her ulkede cok buyuk sorunlar ve kaoslar yasandigini gordum. Bu kaoslardan buyuk degisimler cikacak. Dunyadaki fiziki degisimden dolayi, yeralti hareketlenmesinin oldugunu ve uykudaki bazi volkanlarin uyandigini gordum. Bu volkanlardan cikan kuller gokyuzunu sardigi icin bir sure o yerlerde gunes isinlari gorulemiyordu. Gokten dusen bazi astreoitler gordum. Yanan ates toplari seklinde yere, insanlarin, yerlesim alanlarinin uzerine dusuyordu. Su yukselmelerinden dolayi nehir ve deniz tasmalarini gordum. Bir cok yerlesim ve ekin alanina zarar veriyordu. Temiz icme suyu ve gida sikintisi yasanacagini gordum. Cok insan oldugunu gordum. Ciltleri lekeliydi, sanki bir gazdan zehirlenmislerdi. Ekilecek verimli toprak az olacak, ekilecek tohum bulunamiyacak. (Simdilerde yer altinda tohum bankalarinda organik tohum saklayip, halka hybrid tohum satanlarin bir bildigi olmali)Yine bu zamanda meydana gelecek buyuk depremler; collerin altindaki sulari, madenleri ve verimli topraklari ilahi bir sekilde ortaya cikaracak. O gun ekebilecek tohumlari olanlar hayata yeniden baslayacak. Kurtulan insanlik basladigi yere geri donecek. Benim gorduklerimden bazilari bunlardi.

O gunlere gitmek kacinilmazsa; birileri kurtulusun o topraklar oldugunu anlamissa..kendine yer acmak icin herseyi yapar.

Birlik olmak ve birbirimizi sevmek tek kurtulusumuzdur.

Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com


15 Ekim 2014 Çarşamba

İyilerle Kötülerin Savaşi Geliyor



Dunya uzerinde insanoglunun yasami basladigindan beri iyiler ve kotuler arasinda bir savas var. Oyle bir savas ki daha once bir kac defa tekrarlanmis, nukleer bombalar kullanilmis ve insanlik yok edilerek tekrar baslatilmistir. Tufanlarin olmasinin sebebi yeni ve temiz bir baslangic yapmaktir. Ama iyi olanlarla. Fakat her seferinde iyilerle baslayan hayat yine kotulerin kontrolune gecmis. Tipki simdi oldugu gibi. Binlerce yildan beri dunyamizda negatif gucler, yani kotuler daha etkili olmaktadir. Buna seytani guclermi dersiniz, repitilanlar mi dersiniz, negatif enerjili guclermi dersiniz, size kalmis. Sonucta kisaca iyiler ve kotuler bir savas halindedir ve ne yazik ki sans kotulerden yanaydi...Simdiye kadar...

 Hz.Muhammed zamaninda  Mekkelileri peygambere karsi kiskirtarak savasa zorlayan israil ogullari, tarihin her doneminde muslumanlari katletmek icin satin aldigi baska arap milletleri kullanmis ve elini kirletmemistir.(Simdi bile) Once birlik halindeki muslumanlari fitnelerle boldurerek sii, muaviye ve hariciler olarak birbirlerine dusman ettirip savastirdilar. Daha sonrada kendi iclerinde halifelik savaslariyla mesgul ettirip bir birlerini bogazlattirdilar. Tarih hep tekerrur etmis. Uyuyan muslumanlar binlerce yildir hep israil ogullarinin, Roma kilisesinin, Ingiliz kraliyet ailesinin kuklasi olarak tokatlanmislar. Birlik olamamislar ve bolunerek, dagilmislar. Zaten uclu ittifakin amacida buydu. Birlesmeyi engellemek..Bunun icinde dinleri ve mezhepleri kullandilar.

Iste bu ittifak simdilerde koalisyonunu cogaltarak yine gorev basinda. Zaten hep gorevi basindaydi. Binlerce yildir musluman ulkelerle, Ortadogu'yla oynadilar. Biri somurup gitti, yillar sonra bir baskasi gelip somurdu. Kusatan ulkeler degisti ama arka plandaki merkez hic degismedi. Sonunda tum Ortadoguyu kaos, kin ve nefret sardi. Birlik yok oldu. Sira kucuk parcalara ayirmaya gelmisti. Cezaevlerinden toplanan, egitilen ozel gorevli kafa kesen canilerin, islam adina tam da ortaya cikma zamani gelmisti. Cunku  daha bolunecek cok ulke vardi...Nede olsa din diye onlarin pesine takilacak cok akilsiz olacaktir. Once bunlarin yaptigi katliamlar telelevizyonlardan gosterilecek, tum dunyada islamiyetin siddet ve teror dini oldugu  algisi olusturulacak ve insanlar korkutulacak. Halk cozum beklentisi icine atilacakti. Boylece onlarla savas bahanesiyle Turkiye ve cevresindeki ulkeler isgal edilebilecekti. Yillardir hep ayni taktik..Irak'ta, Afganistan'da, Pakistan'da ayni yontem denendi. Desifre olmasina ragmen hala bu eskimis yontem kullaniliyor. Once teror sorunu yarat, ardindan halktan tepki bekle ve cozum uretmek icin harekete gec.

Buraya kadar artik zulm edenlerin yani kotulerin kimler oldugunu anlattik. Artik ezilen, somurulen, hastalik bulastirilan, haklari, topraklari ve madenleri gasp edilen, iyilerin yuzlerinin gulmesinin zamani geldi. Katledilen masum varliklarin, hayvanlarin ve yok edilen doganin intikaminin zamani geldi. Tum dunya uzerindeki iyilerin kazanma vaktidir artik. Iyiler deyince sadece insanligi kastedmiyorum. Evrenin isleyisine ve tekamulunu gerceklestirmeye calisan tum pozitif varliklari kastediyorum. On yillik bir zaman icinde butun taslar yerinden oynayacak. Ama ondan sonra guzel seyler olacak insallah! Gokten gelecek yardima 4 yil kaldi. Daha once Bedir Savasi'nda peygamberimize gelen yardim, Canakkale Savasi'nda Ataturk'e gelen yardim bir kere daha gokten gelir. Bas zalimin ulkesi yerle bir olur. Ansizin..sabaha dogru birden olur ki..ibreti alem olsun diger zalimlere..

Su an dunya uzerinde oyle iyi insanlar varki; simdilik sabirla orgutleniyorlar ve egitiliyorlar. Bunlarin bazilari kim olduklarini biliyorlar ki ben onlara bas secilmisler diyorum. Diger secilenler de ruyalarinda; zamani geldiginde uyandirilacaklari mesajini almis olanlardir. Bu secilmis kisilerin her birinin bir misyonu vardir. Cogu hala uyku esnasinda egitim aliyor. Zamani geldiginde uyandirilacaklar ve misyonlarini yerine getireceklerdir. Bu kisiler kendilerini bilirler. Mesajin Hak'tan oldugunu anlarlar. O duygu anlatilamaz ancak yasanir.

Secilmislerin 'Uyanma' zamani geldiginde hepsi sozlesmis gibi  gonderilen kurtaricinin yaninda yerini alacaklardir. Ulkemizin bir dogu ilinde su anda bir genc yasiyor. Esmer, siyah sacli. O cok guzel ve ozel bir insan, bekleyin onu. Hazirlanin o gune! Onumuzde zor yillar var ama onu beklemeye deyecek.

Ya Babil'de evinin bahcesinde odun kirarken sag gozune odun parcasi kacan ve o gozuyle goremeyen genc?...O da yasiyor su an. Kotuler icin. Tarih ikisinide yazacak..Gormesini bilene simdi..bilmeyene.. sonra..

Birlik olun ve birbirinizi sevmeyi ogrenin.


Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

Subliminal Mesajlarla Insan Beynini Kontrol Etme (25.Kare)

Somurucu ve emperyalist duzen, asla bilincli ve zeki toplum istemez. Cunku bilincli toplumlar cabuk uyanir ve  ayaklanir. Onlari kontrol altinda tutmak zorlasir. Somurmek ve haklarindan calmak zorlasir. Kolelik duzenine engel teskil ederler. Bu yuzden de neler olup bittigini anlayamayan, anlasa da tepki gostermeyen, haklari icin savasmayan ve "Bana deymeyen yilan bin yasasin" modunda bir insan turune ihtiyac duyarlar. Bunu da planli ve programli olarak ince ince isleyerek basariya ulasirlar. Subliminal  mesajlar ozellikle teknoloji ve medya sektörünün yaygınlaşması ile birlikte ortaya çıkmış bir 'Piskolojik Savaş Silahıdır'.

Medya organlari, bilgisayar, internet ve sinema en buyuk beyin yikama araclaridir. Asil hedef cocuklardir. Cunku 'Agac yas iken egilir.' Bilinçaltımız, zihin telkin yoluyla ikna olunmaya müsaittir. Bilinç, zihnin aksine, sorgulamadan tekrarla gelen teklifleri kabul eder, pekiştirir. Bütün otomatik davranışlarımız, alışkanlıklarımız ve heveslerimiz hafızada kayıtlı bilgiler arasındadır. En önemli vazifesi ise depoladığı verilere dayanarak mutluluğu veya depresyonu sağlamaktır. Bilinç aynı anda üç veya yedi işi yapabilir. Bu yüzden dikkatimizi yönlendirmediğimiz, bizi o anda ilgilendirmeyen birçok veri bu filtreden süzülür. Beş duyumuzun karşılaştığı çok sayıda duyum, algılanmadan bilinçaltı hafıza deposuna aktarılır.

25.Kare

İzlediğimiz filmin sinema bandında saat, dakika, saniye olarak diziliş sıralaması vardır. Saniyeden sonra gelen Kare’de 24 adet karecik bulunmaktadır. Yani her 24 karecik bir ekran büyüklüğünde kareyi oluşturmaktadır. Bu dizilişte yer alan “control-track” denilen aralık (327.5 satırda bir bulunur) kesilerek anlık görüntü şeklindeki 25. Kare oluşturulur. Dolayısıyla görüntü 1/24 yerine 1/25 olur ve her 25. Görüntü ekranda en dikkatli izleyicilerin bile farkına varamayacağı bir patlama şeklinde görünüp kaybolarak bilinçaltına işlenir. Asagida goruldugu gibi:


Filmin 26 farklı yerinde 25inci kareler kullanılmış. 25inci Kare tekniği ile elinde sigara olan Brad Pitt resmi filmin çeşitli yerlerine yerleştirilmiştir. Yönetmen filmin 2 farklı yerinde 25 inci kare tekniği ile erkek cinsel organını yerleştirmiş.Yine filmin 2 yerinde Çocuk Pornosu bilinç-altına yerleştirilmiş.
25. karelerin yer aldığı her film gibi bu filmde de normal seyrinde görülmesi gerekenlerin dışında hiçbir şey görülmüyor. Aslında çok şey görülüyor ancak hiç kimse ne gördüğünü bilmiyor.

TRT Cocuk kanalinda gosterilmis bir kot reklaminda yine 25. karede namaz kilan insanlarin resmi kullanilmis. Malum kisilerin, cocuklarin beynini dinle ele gecirme plani. Bu reklam bir ara tum kanallarda gosteriliyordu.Yine TRT cocuk kanalinda cizgi film karelerine yerlestirilmis yasli adamlarla sex yapan kucuk cocuklarin kareleri bulunmustur. Cocuklarinizi bu kanaldaki tum cizgi filmlerden uzak tutun.


Subliminal Mesajlarla Zihin Kontrolunun Amaci:
1-Cinsellik faktörlerinin fark edilmeden bilinçaltına işlenerek kolay yönlendirilebilen sapkın bir gençlik yetişmesini sağlamak.
    2-İdeolojik fikirlerin ve dini inançların aşılanmasını sağlamak.
    3- Urün reklamlari yapilarak kisileri o urunleri almaya zorlamak.
    4- Uyusturucu ve alkol tuketimini cogaltarak tepkisiz bir toplum olusturmak.

Kişinin karakter yapısına ve çevre şartlarına göre değişerek algılanan bu tür gizli mesajlar zaman zaman ağır sonuçlara yol açabilmektedir. Örneğin içe dönük ve anti-sosyal bir kişiye uygulanan bu sinsi yöntem o kişinin depresyona girmesine hatta intiharına yol açabilir. En korkunç olanı da Freud’un bahsettiği 2-4 yaş arası çocukların (cinsiyetlerini keşfettikleri dönem) çizgi filmler içerisindeki cinsellik faktörleri ile gizli travmalara maruz bırakılmalarıdır. Burada asıl hedeflenen bu çocuklara hayatları boyunca baş etmek zorunda kalacakları fikirleri aşılamaktır. Dolayısıyla yönlendirilmesi kolay sapkın gençlik ideallerine ulaşmış oluyorlar. Bu yuzden son yillarda; cocuk tecavuzleri, hayvan tecavuzleri, ensest iliskiler, bunalim gecirip intihar eden gencler, cinnet gecirip karisini ve cocuklarini katleden erkeklerin sayisinda artis olmustur. Siddet ve cinayetlerdeki bu artis ile bonzai kullanimi, icki ve sigara kullaniminin sebebi yillardir insanlara uygulanan subliminal mesajlarla zihin kontrolu metodudur.Toplumlardaki bu bozulmayi engellemek icin oncelikle aileler acilen onlem almalidirlar.

Cocuklarimizi zihin kontrolunden kurtarmanin tek yolu;
Cizgi film, dizi, sinema, video, televizyon izletmemek.
Bilgisayar oyunlarini oynatmamak.
Muzik olarak sadece eskiden yapilmis albumleri, canli muzik veya klasik muzikleri dinletmektir.
Teknoloji kullanilarak yapilmis muziklerde, film veya videoda subliminal mesajlar vardir. Cocuklarinizi seviyorsaniz izlettirmeyin ve de sizde izlemeyin.
Omur Kurt'un "Kucuk Adamlara Buyuk Oyunlar" kitabini tum anne ve babalar okumalidir.

                                               Baslica subliminal mesajlara ornekler:

 
  Altinda yildiz parlayan harfeleri okuyunca "Sen bay Gay' sin"yaziyor. Gay oldugu bilinc altina yerlesince zihin buna inaniyor.


                                                      sigara dumaninda 'Sex' yaziyor

                         Kadinin kafasi harfi kapatinca ortaya erkek cinsel organi cikiyor.


                                   Bunu yazmaya bile gerek yok.Mavi elbisenin sekli belli zaten.


                                        Kahvenin  buharinda yan donmus ciplak kadin vucudu.


                                      Buda acikca ortada. Ketcapi dil olarak dusunursek..


                                            Bu sevisme icerikli sakizlar hep cocuklarin elinde.



Film afisine yakindan bakinca kelebegin basinda yatmis ciplak bir erkegin uzerinde egilmis iki ciplak kadin var.
Bunlar gibi binlerce ornegi internetten bulabilirsiniz. Hatta binlerce video var. Nasil bir dunyada yasadigimizi ve ileride nasil bir gencligin olusturacagi sapkin toplumlari anladiniz umarim. Teknoloji maalesef insan yararina degil, insani yok etmek icin kullaniliyor. Eger uyanmazsak, bizi ve cocuklarimizi cok kotu gunler bekliyor..Lutfen bilinclenelim ve etrafimizdakilere isik olalim.

Sevgiler !
Aasmaestefan@gmail.com


9 Ekim 2014 Perşembe

Farkliliklarimiz Sahip Oldugumuz En Guzel Ozelligimiz - Hadi Gokkusagi Olusturalim



Hepimiz gokkusagina bakinca farkli farkli renklerin birlikte yarattigi muhtesem goruntuye hayran kaliriz. Dogaya baktigimizda yuzlerce binlerce farkli tonlardaki renklerin birlikte yarattigi ahengi ve guzelligi goruruz. Her bir rengin ayri bir guzelligi var ve diger renklerle yan yana gelince yada karisinca daha baska bir guzellik ortaya cikiyor. Kiyafet giyerken veya alirken renklerine gore secer ve farkli renklerle kombinasyonlar yapariz. Hatta her rengin bize ayri bir guzellik veya enerji verdigine inaniriz. Kirmizi; aski ve cesareti temsil eder. Mavi; rahatlik ve huzur veren bir renktir. Sari;sevinc ve cosku verir. Mor zenginligi ve asaleti temsil eder.. vb...siralanabilir.

Farkli farkli olan bu renklerin birlikte yarattigi muhtesemligi gorur biliriz ama tabiattaki bir cok diger varligi farkliligindan dolayi dislar, yok etmeye calisiriz. Kimisine cirkin deriz, kimisine sisman, geri zekali, beyaz tenli, siyah tenli, dogulu-batili, Kurt-Turk, Cerkez-Laz, Ermeni-Yahudi, musluman-kafir, dindar-ateist, Alevi-Sunni, Arap-Sii, Afrikali-Ortadogulu....diye uzayip gider liste....
Neden farkli renklerin birlikte yarattigi guzelligi goruruz ama insanlarda ve diger varliklardaki farkliligin birlikte yaratacagi guzelligi goremeyiz?

Neden surekli bolunerek, bolunerek, bolunerek ozumuzden uzaklasip dahada cirkinlesiriz? Neden cok renkliligin guzelligine ulasmamizi istemeyenlerin oyunlarina geliriz? Neden farkliliklarin en cok dile getirildigi ulkeler hep musluman ulkeler?
Hani muslumanlik en guzel dindi, hosgoru ve sevgi uzerine kurulmustu. Peygamberlerin hayatlarini ve gunluk yasamlarindaki konusmalarini hic okudunuzmu? Hep sevgiden, kardeslikten, esitlikten, hayvan ve doga sevgisinden bahsederler. Ne olduda bu kadar yil sonra islam en cok nefret tohumlari eken dine donustu? 'Kopegin girdigi eve melekler girmez' sozu nerden geldi? Turkiyede milyonlarca insan buna inanarak hayvan katliami yapiyor. Bu mu islamiyet? Niye muslumanlar birbirlerinden bu kadar cok nefret ediyorlar? Surekli birbirlerini katlediyorlar? Kin ve nefret insani tuketir ve zayiflatir. Lutfen arastirin, okuyun ve dusunun. Kuran'i okurken Ataturk'un tavsiye ettigi gibi Turkce okuyun. Kalbinizle okuyun, kalbinizle dinleyin. Agiz ve kulagi devreden cikarin. Kalbiniz size yalan soylemez. Cunku o dogruyu bilir.

Baska ulkelerin oyunlarina gelip din, dil, mezhep savaslarina girmeyin. Birbirinizi farkliliginizla sevin ve birlik olarak birlikte guzellesin. Birbirinizi sevin. Dunyada hicbir silah, hicbir bomba, hicbir savas sevgiyi yenemez. Sizi bolmeye calisanlardan ancak birbirinizi severek kurtulabilirsiniz. Siz birbirinizi sevdikce, guzellesecek ve gucleneceksiniz. Oyunlara, tuzaklara dusmeyin, aksi halde kendinize, ulkemize, dunyamiza zarar verirsiniz.


Haydi birlik olup kucaklasalim ve el ele verip, farkli renklerimizle gokkusagi olusturalim ve birlikte parlayalim. 'Sevgi' en buyuk ilacimiz.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com