Isik Gorevlileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Isik Gorevlileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2019 Salı

Dünyadaki Isik Görevlileri ve Amaçları


                     Dünyadaki Isik Görevlileri ve Amaçları


Dünya annenin beşinci boyuta; üzerindeki canlılarla yükselme kararı almasından sonra evrensel ruhsal hiyerarşi, ona destek olmak için seferber oldu. Birçok gezegenden oluşan üyelerle kurulan Galaktik Federasyon, dünya annenin bu kararına yardımcı olması için milyonlarca görevli gönderdi. Görevliler, uyanışa yardım etmek için burada bulunurlar. Ama yinede yaptıklarından sorumlulardır. Görevleri bitince geldikleri yere geri dönerler.
Şu an dünya üzerindeki görevlilerin bazıları, dünya yaşamını binlerce defa deneyimlemiş ve dünya tekamülünü çoktan tamamlayarak yükselmiş olan yaşlı ruhlardır. Bazılarıda, direk başka gezegenlerden veya katmanlardan ilk defa dünyaya gelmiş ruhlardır. Her iki grubun amacı; dünya annenin beşinci boyuta, üzerindeki canlılarla beraber geçiş yapmasına yardım etmektir. Bu görevlilerin bir kısmı insanlara, bir kısmı hayvanlara, bir kısmı da doğaya yardım ediyor. Bütün çabaları, dünyayı ışıklarıyla aydınlatmak, şifalamak ve rahat geçişini sağlamaktır. 
Onlar dünyaya gelmeden önce, belirli kalıplar içinde; neler olacağını izlerler ve ne yapacaklarına karar verip görev kontratı imzalarlar. Ancak dünyaya iniş yapınca bütün bu izlediklerini, görevini ve kim olduklarını unuturlar. Bu unutmanın sebebi, çok yüksek boyuttan düşük enerji yoğunluğunun içine girmeleridir. Burada dünya koşullarında; yeniden, nerden geldiklerini kim olduklarını ve görevlerinin ne olduğunu hatırlayıp iş başı yapmaları gereklidir. Bunlardan bazısı uyanır ve görevini yapar. Bazılarıda uyanamaz ve öbür taraftan yapılan bütün müdahelelere rağmen uyandırılamazlarsa görevleri iptal edilir. O görevliler ya geri çağrılır (ölür) yada kendi haline bırakılırlar. Normal insanlar gibi yaşlanır ve ölürler. Ölünce geldikleri yere geri dönerler. Görevini yapamamış olmanın üzüntüsüyle…
Bu sebeple bu tarafa gönderilmiş görevlileri uyandırmak ve görevinin başına gelmesini sağlamak çok önemlidir. Perdenin öbür tarafından bu tarafla bağlantıya girmek için inanılmaz bir destek ve çaba var. İşaretlerle, kişilerle, yazılarla, kitaplarla, hayvanlarla, filmlerle sürekli bir bilgi aktarımı yapılır. Taaki o görevli tamamen uyanıp, iletişim kanalını açıp, kendileriyle bağlantı kurana kadar. Bu bağlantıyı kurmanın tek yolu enerji bedenin düzenli çalışmasını ve şarj olmasını sağlamak ve üçüncü gözümüzü açmaktır. O zaman kişisel antenimiz çeker ve perdenin diğer tarafıyla bağlantı kurmuş oluruz. Bunu başarabilenler kendi bireysel rehberlerince eğitilirler, görevlerini hatırlarlar ve yapmaları gerekeni yaparlar. 
Bazı kişiler eğer önemli bir görevdeyse; onları uyandırmak için bizzat müdahele ediliyor ve yoğun bir eğitime alınıyorlar. Şu anda bu kitabı okuyorsanız; siz de büyük olasılıkla bir görevli olabilirsiniz. Kendinizdeki değişimi takip ederek bunu anlayabilirsiniz. Eğer üçüncü göz ekranından okuma yapıyor veya kodlar alıyorsanız, odanıza; siz uyurken titreşen ve uçan ışık küreleri geliyorsa; görevlisiniz. Seçildiniz ve başarılı olacağınıza inanarak dünyaya geldiniz. Bir çağın bitmesine tanıklık edip, yeni çağın kurucularından olacaksınız…Hatırlayın…Sevgiyle görevinizi yerine getirin.

Bu konuda 2016 yılında şöyle bir mesaj gelmişti: “Görevlileri uyandırmakta zorlanıyoruz. Çoğu görevliyi geri çektik. Bazılarının da görevini iptal ettik ve yeni görevliler indirdik.”

Ayrıca dünyada bir grup görevli daha vardır ki; aramızda olduklarını fark edemeyebiliriz. Çünkü onlar kısa süreli bazı görevler için; üçüncü boyuta girer, görevini yerine getirip birden kaybolabilirler. Bu yüzden de karşımıza aniden çıkan ve kaybolan insanlara, hayvanlara dikkat etmek gerekir.

Görevlileri (Isik iscilerini) Nasıl Tanırız?
Görevlileri tanımak çok kolaydır. Bilinçleri büyüktür. Koşulsuz sevgi taşırlar. Bütün olaylara karşı nötr olurlar. Egoları, madde dünya bağımlılıkları yoktur. Çok sade bir hayatları vardır. Kişilere, ilişkilere bağımlı değillerdir. Üçüncü boyut realitesinden ve ilizyonundan çıkmışlardır. Çoğu; doğayla veya hayvanlarla iç içe yaşarlar. Çevreci aktivitelerde bulunurlar. Hayvan hakları savunucuları, çevreciler, insan hakları savunucuları, yardımseverler, genellikle onlardandır. Bilge olurlar. Her konuda fikirleri olur. Kalabalık içinde pek konuşmayı sevmezler. İçe dönüktürler ve kalbe inmiş insanlardır. İçerden beslenirler. Hayatı dışardan izlerler. Bolca gözlem yaparlar. Evlerinde mutlaka hayvan beslerler. Bazısı kendilerini tamamen hayvanlara veya doğaya adarlar. Şifacıdırlar. Onların alanında olanlar kendilerini çok iyi hissederler ve iyileşirler. Girdikleri ortamlara ışık saçarlar. Onları kızdıramazsınız çünkü hep pozitiftirler. Düşük titreşimli duygulardan kurtulmuşlardır. Hayvanlarla, bitkilerle ve doğayla telepatik iletişim kurarlar. Yardım etmekten zevk alırlar. İhtiyacı olanlara rehberlik ederler. İnsanların farkındalığını büyütürler. Onlarla olmak, özlem duyulan yuvada olmak gibidir. Onlara ait herşey tanıdıktır…
Atatürk ve Türkiye’deki Görevliler
Bendeki bilgiye göre; şu anda Türkiye’de Atatürk tarafından görevlendirilen binlerce görevli var. Bunlardan bazısı, bizzat Atatürk bilinciyle geldi. Onun gibi düşünüyor, hissediyor ve yaşıyorlar. Bazısı da sadece onun enerjisiyle besleniyor ve görevlerini yapıyorlar. Bu görevliler; Türkiye’nin yeni çağda üstlendiği misyonunu yerine getirmesi için yardımcı oluyorlar. Ayrıca insanların uyanışında, sevginin, barışın inşasında da görev alıyorlar. Çoğunluğu; kadınlar, gençler ve çocuklardan oluşuyor. Zamanı geldiklerinde uyanıp görevlerinin başına geçiyorlar. Önceden planlandığı gibi…


'Uyanis Rehberi' adli kitabimdan bir bolumdur.

sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

15 Aralık 2016 Perşembe

Ya Isiktan Yanasiniz Ya Da Karanliktan Yana

Karanligi Taniyalim

Ego tutsagi, insanliktan cikmis, kirip dokmekten, bagirip cagirmaktan hoslanan, agzi bozuk, sapikca egilimleri olan, insanlari kiskirtmaktan, birbirine dusurmekten zevk alan, dedikodu yapip, yalan soyleyen, baskasinin emegini calan, mezhepcilik ve irkcilik yapan, cins ayrimi yapan, taciz edip dayak atan, subyanci, hayvan ve doga dusmani, boluculukten guc alan, para, mal, mulk, guc ve hirslarinin esiri olmus, dini kullanan, demokrasiden ve cagdasliktan, isiktan, aydinlanmadan, ilimden nefret eden kisilerin olusturdugu taraftir karanlik. Katiller, tecavuzculer ve yobazlar bas tacidir. Boyle insanlar; benzer enerjiler birbirini cekeceginden dolayi, ayni alanda bulusurlar. Kendileri gibi olan liderlerin etrafinda toplanirlar ve desteklerler. Haliyle bulunduklari taraftan ve destekledikleri kisilerden beslendiklerinden dolayi birlikte karanliga guc katarlar. Ama bu guc sadece iclerindeki siyah kurtu beslemeye yarayacaktir. O kurt da sonunda buyuyup, onlari yutacaktir.

Hitler karanliga hizmet etmis en iyi ornektir. Simdiki kole duzeni, devletleri yoneten diktatorler, malum teror orgutleri, gizli orgutler...hepsi karanlik halkanin birer zincirleridir. Tabiki onlari destekleyenler de bu zincire dahildir. Su an ulkemizde para ve hirs ugruna, karanliga hizmet eden o kadar cok unlu insan var ki.. Kimlerin etrafinda toplandiklarina bakmaniz yeterlidir..

Ne demis Mevlanamiz:

İyilerle gezersen alırsın mertebe, kötülerle gezersen dönersin merkebe

Kişi kim olduğunu bilmek isterse, kimleri sevdiğine baksın.



Isigi Taniyalim

Isiga hizmet eden insanlar; etrafina isik sacanlardir. Insanlarin egosuna degil, kalbine dokunanlardir. Bunlar; dogayla barisik, hayvan dostu, cogu vegetarian olmayi basarabilmis, bilim ve ilim ile aydinlanmis, her dinden, renkten ve irktan insanla kucaklasmis, sevgi dolu insanlardir. En buyuk isik ustadimiz Ataturk'tur. Oyle bir isik yaydi ki ulkemize ve dunyaya..fiziken hayatta olmamasina ragmen, hala karanligin en buyuk korkusu olmustur. Giderken arkasinda biraktigi milyonlarca isik iscisi, hala onun enerjisiyle nefes aliyor, isigiyla aydinlaniyor ve aydinlatiyor.

Isik iscilerini tek tek anlatmaya gerek yok. Davranislariyle ve soylemleriyle zaten kendilerini belli ederler, cekim yasasi geregi kendileri gibi isik olanlari da yanlarina cekerler. Isik ustatlarindan bahsederken aramizdan ayrilmis bazilarini anmadan gecemiyecegim.

Sevgili Turkan Saylan, Yasar Kemal, Aziz Nesin, Ugur Mumcu, Turgut Ozakman, Tarik Akan, Baris Manco, Kemal Sunal, Tuncel Kurtiz, ve daha hatirlayamadigim digerlerini rahmetle aniyorum.

Dunyadaki isik ve karanlik arasindaki gizli savas sonlanmaya yakinken; hangi tarafta oldugunuza dikkat etmelisiniz. Ya isiktan yanasiniz ya da karanliktan yana. Hangisini beslerseniz, o taraftan geleceklere de hazir olmalisiniz. Bu gune kadar hep secimlerimizle hangi tarafa ait oldugumuzu netlestirmeye calistik. Secimlerimizi yaptik, bitirdik. Simdi sira bu secimlerimizin sonuclarini yasamaya geldi. 2017 tam bir ektigini bicme donemi olacak. Guvendiginiz daglara karlar yagacak. Bu yuzden hangi tarafta oldugunuz cok onemli. Karanliktan yana olanlari cok zor gunler bekliyor. Isik, tum dunyayi ayndinlatacak ve karanligi donusturecek.

Herkesi dogru tarafta, isik tarafinda olmaya cagiriyorum. Aksi halde desteklediginiz karanligin kaderini paylasirsiniz.

Yasasin Isigin zaferi!



Sevgiler!

Aasmaestefan

9 Eylül 2016 Cuma

Evrenin Tarihinde En Onemli Zamanda Yasiyoruz

Bir ay kadar once izledigim goruntude; tipki dunyanin ikizi gibi olan bir baska dunya yaratildigini ve oraya  dunyadan insanlar cekildigini gordum. Insanlar sanki baygindilar ve yumusakca yukariya dogru isikla cekiliyorlardir. Hatta izlerken kendiminde onlarin icinde olup olmadigini soruyordum. Ikiz dunya, simdiki dunyamiz gibiydi. Sanki orada uyanacaklar farkli bir dunyada oldugunu anlamayacakti bile. O derece ayniydi ama daha yukksek titresimde.

Sonra bu konuyla ilgili arastirma yaparken asagidaki yazi cikti karsima.

Bu yaziyi paylasmak istedim. Bana gelen bilgilerle cok fazla benzerlikler var. Sevgi ve isikla.....

Aasmaestefan





Dolores Cannon- 19 Subat 2014

Dolores Cannon Evren’deki yaşam hakkında dikkate değer bilgiler elde ettiği 40 yıldan fazla regresyon hipnoterapisi deneyimine sahiptir.

Dolores Cannon kariyeri boyunca regresyon hipnoterapi seanslarında binlerce danışan ile çalıştı. Konu üzerine 17 yayınlanmış kitabı bulunan Dolores Cannon’un alanında dünyanın en çok aranılanlarından biri olduğu söylenebilir. Çok sayıda kitabında temas edilen konular şunları içeriyor: geçmiş yaşamlar, dünya dışı varlıklar, başka gezegenlerde yaşam, enerji şifası, Nostradamus ve İsa gibi ünlü tarihi figürler, uzaylılar tarafından kaçırılmalar ve liste devam ediyor.

Gönüllülerin Üç Dalgası ve Yeni Dünya isimli kitabı, Dünya’nın şu sıralardaki paradigma değişimine bakan “sahne arkasını” anlatan regresyon hipnoterapi seanslarının bütünüdür. Seanslar sırasında Dolores danışanlarını hipnotize ederek onları kişinin deneyimleyebileceği en derin translarından biri olan ‘süper bilinç’ beyin dalgası haline getiriyor. Dolores The Edge ile röportajında kendi tekniğini detaylandırıyor:
“Yıllar boyunca kendi tekniğimi geliştirdim. Bu diğer hipnoz tekniklerine benzemiyor. Var olan en büyük güç adını verdiğim şey ile temas kurabiliyoruz ve o tüm bilginin kaynağı. Birlikte çalıştığım her insanla onun gelmesinin yolunu buldum ve binlerce insanla çalıştım.”
Yıllar boyunca Dolores danışan seansları arasında bir bağıntı fark etmeye başladı, bu zamanda gezegende enkarne olan ruhların yolculuğuna köprü kuran bir bağıntı.
“Terapist ve danışman olarak binlerce danışanı gördüğünüz zaman, vakaların çoğunda ortak bir mesaj dizisi görmeye başlıyorsunuz. Daha önceleri, herkes geçmiş bir yaşama gidiyordu ve orada bazı yanıtları buluyordum ve sonra danışanların tüm sorularını yanıtlamak için tüm bilginin kaynağını keşfediyordum ve şifayı yapıyordum. Son beş  yıldır, Dünya’da hiç geçmiş yaşamı olmayan danışanları görmeye başladım. Daha önce Dünya’da hiç bulunmadıklarını ve direkt olarak Tanrı’dan, Kaynak’tan, ışık varlıklar oldukları başka gezegenlerden, başka boyutlardan geldiklerini görmeye başladım. Bu, görmekte olduğum ortak bir konu ve gönüllülerin üç dalgası teorisinin geldiği yer bu.
Radyo programlarında bundan bahsetmeye başladığım zaman, tüm dünyadan insanlar benimle temas kurmaya başladılar ve “Sonunda, bir anlam hissettirdi” dediler. “Dünyada bu şekilde hisseden tek insan benim diye düşünüyordum” Onlar buraya ait değiller ve yuvaya gitmek istiyorlar. Dünya’yı anlamıyorlar. Burasının yuva olmadığını biliyorlar. Yuvanın nerede olduğunu bilmiyorlar, ama burası olmadığını biliyorlar ve tek istedikleri Dünya’yı terk etmek, çünkü burası garip bir yer. Ve bu konuda kendilerinin yalnız olmadıklarını keşfediyorlar. Binlerce insanın aynı şekilde hissetmesi onlara bütünüyle iyi hissettiriyor. Nedenini bulduk – çünkü daha önce hiç Dünya’da bulunmadılar. Onlar tam şu anda içinden geçtiğimiz bu zamanlarda bize yardımcı olmak için gelmiş olan bu özel grubun parçası.”
Dolores’in teorisi bu zamanda bir seri ruhun Dünya’ya yardım etmek için başka gezegenlerden ve boyutlardan yolculuk yaptığını ileri sürüyor. Dünyanın sakini olan ruhlardan daha yüksek titreşimde olan bu ruhların çoğu gezegende ilk kez enkarne oluyor. Dolores Dünya’da yeniden enkarne olarak bir çok yaşamlar geçirmiş ruhların karmik döngüye yapışıp kaldıklarını onaylıyor, en sonunda gezegenin yıkımına yol açan aynı hataların kalıplarını ve dersleri tekrarlıyorlar. Bu nedenle, gezegeni temizlemesi ve titreşimini yükseltmesi için daha saf ruhların Dünya’ya gelmeleri için çağrı yapıldı.
Ama şimdi bedende iken, bu insanlar neden geldiklerinin herhangi bir anısına sahip değiller. “Geliyorlar ve kişinin üzerine unutkanlık çöküyor, neden burada olduklarının hafızasını kaybediyorlar. Ama bu grubun aktarmaları gereken bir enerjisi var. Bu, Dünyadaki zihin yapısını değiştirecek olan sevgi dolu bir enerjidir. Onların sadece burada bulunmaları tarihi değiştirecek. Bunu yaptıklarını kavramıyorlar, ama dünyanın negatifliğini dengelemek için pozitif enerji üretiyorlar.
Ama burada olmak istemiyorlar. Burada olmayı sevmiyorlar. Dünyayı anlamıyorlar: “Burada ne yapıyorum. Eve gitmek istiyorum.” Olmaları gereken yerin burası olmadığını biliyorlar, ama herkesin yararına olacak pozitif enerji üretmek için buradalar.
Bu insanlardan bazıları, özellikle gönüllülerin ikinci dalgası kalabalık bir alışveriş merkezinde yürüdükleri zaman enerjilerinin yanından geçtikleri herkesi etkilediğini söylediler. Herhangi bir şey yapmak zorunda değiller. Bu enerji sadece onlardan yansıyor ve herkesi pozitif, güzel bir şekilde etkiliyor. Ortalama bir insan bunun için minnettar olmalı, çünkü bu dünyanın titreşimini değiştiriyor ve negatiflikten uzaklaştırıyor.
Danışanlarının yolculuklarında Dolores Dünya’nın tüm evrendeki en yoğun gezegenlerden biri olduğunu keşfetti. Burada enkarne olan bir ruh cesur olarak düşünülür, çünkü Dünyada yaşama gelmesi çok zorlayıcı olan bir deneyim, özellikle yüksek alemlerden ve yüksek titreşimli gezegenlerden gelen ruhlar için. Bununla birlikte, Dünya’ya gelme nedenleri sorulduğu zaman danışanlarının hepsi aynı yanıtı verdiler, onlar “çağrıyı duydular.”
Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor, bu daha önce hiç olmadı. İlk kez, tüm gezegenin titreşimi yeni boyutsal frekansa değişiyor. Bir çok ruh veya ruh grubu geçmişte benzer bir geçişi deneyimledi (örneğin Mayalar), ama hiç bir zaman tüm bir gezegen aynı anda geçiş yapmadı.
Bu nedenle, Dolores tüm Evren’in şimdiye dek görülmüş olan en büyük şovlardan birini seyretmek için ön koltuklarda oturduğunu açıklıyor. Ancak yardım gerekiyor, çünkü insan gezegeni o kadar yoğun bir titreşim ile kirletti ki bu gezegenin bütün olarak hayatta kalmasını tehdit ediyor. Dolores eğer gezegen kendisini patlatıp uçurursa, bunun tüm evrende yankılanacağını ve tüm varlıkları etkileyeceğini ve rahatsız edeceğini ortaya koyuyor. Bundan dolayı, yardım çağrısı yapıldı ve ruhlar yardımcı olmak için hızla çoğunluğa katıldılar.
Gönüllülerin Üç Dalgası ve Yeni Dünya kitabında Dolores Dünya’da enkarne olan ruhların üç farklı sınıfını detaylandırıyor:
1945’te Japonya’da iki atom bombasının patlatılmasından bu yana, evrenden gelen varlıkları temsil eden ruhların üç farklı grubu, Dünya’nın frekanslarını yükseltebilmek ve küresel bir felaketi önlemeye yardımcı olmak için insanlar olarak doğmaya gönüllü olmaktalar.
1. İlk Dalga: Şu anda 40 – 60 yaşlarında olan bu gönüllüler Dünya’da deneyimledikleri şiddet, öfke ve nefretten rahatsız oluyorlar. İnsanlar olarak hayata adapte olmakta en zor zamanları yaşadılar ve onların çoğu intihar etmeyi deniyor.
2. İkinci Dalga: Şu anda 20 – 30 yaşlarında olan bu gönüllüler bedenlerinde daha rahatlar ve sadece yakınlarında bulunarak diğerlerini etkileyebilen enerji kanalları veya ışık fenerleri oldukları söyleniyor.
3. Üçüncü Dalga: Şu anda çoğu ergen olan yeni çocukların hepsi boyutsal geçiş ve dönüşüm gerçekleştikten sonra gezegende var olmak için gerekli bilgiye sahipler. Onların DNA’sı daha ileri ve onların karşılaştıkları en büyük zorluk insanlar tarafından yanlış anlaşılmaları, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu etiketi konmaları.
Kitabın sonlarına doğru dördüncü grup gönüllülerden bahsediyorsun, Izgara Koruyucuları. Onlardan söz edebilir misin?
Dolores: “Bu, kitap toparlanırken keşfettiğim bir şeydi. Diğer kitaplarımda Atlantis hakkında bir çok kez yazdım, Atlantis ile ilgili tüm bilgileri, neden çöktüğünü bulduğumu düşündüm, ama Atlantis’in yok olan tek uygarlık olmadığını öğrendim. Ondan önce yok olan bir çok uygarlık vardı.
İnsanların enerjiyi yanlış şekilde kullandıkları ve onu kontrol edemedikleri her seferinde, durdurulmaları gerekti. Ve her seferinde, bu gezegende her şey reset edildi. Uygarlık ilkel duruma geri döndü ve yeni baştan başladı.
Bu nedenle bu kez bunun gerçekleşmesini istemiyorlar. Gezegeni yeniden başlatmak ve bir kez daha insanlık için hayatı başlatmak istemiyorlar.
Sonra Izgara Koruyucularını öğrendim. Bir hipnoterapi seansı sırasında, bir kadın Atlantis’e geri gitti ve bana Atlantis’in yok oluşunun asıl nedenini anlatıyordu. Daha önce işittiğim bir şey değildi ve onlara “Bu teoriyi hiç duymadım” dedim. “Bunun nedeni, bunu daha önce hiç kimseye anlatmamış olmamızdır, bu yeni teori” dediler. Bana Atlantis zamanında bilim insanları olduğu anlatıldı. Karanlık Madde adını verdikleri şey ile etrafta dolaşan başkaları vardı. Şu anda Anti – Madde adını verdiğimiz şey ile etrafta dolananların bu aynı bilim insanları oldukları ve aynı şeyi yaptıkları söylendi. Bunu bilmemiz gerektiğini söylediler, çünkü bilim adamları şu anda aynı şeyi yapıyorlar.
İsviçre’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcı aynı şeydir. Onlar Anti – Madde ile uğraşıyorlar. Çarpıştırıcı deneyi ile uğraşan bilim insanlarının gerçekte ne yaptıkları ve bunun çok tehlikeli olduğu ile ilgili hiç bir fikirleri yok.
Eğer Atlantis zamanında o deneyler devam etseydi, gezegenin ızgarasını parçalardı, Dünya’da patlamaya neden olurdu ve bu tüm Evren’in ızgaralarını parçalayacak noktaya kadar yankılanırdı. Ama bu noktaya gelmeden onu durdurdular, yine de yıkım gerçekleşti.”
Belki bu bilgiyi, gönüllü olup olmadığımızı bilip bilmememiz, gerçekten önemli değil, belki de sadece hayatlarımızı yapabileceğimiz en iyi şekilde yaşamaya odaklanmalıyız.
Dolores: “Herkese söylediğim şey bu. Sadece yaşayıp yapmamız gereken şeyi yapabilmemiz için anılarımız uzaklaştırılıyor. İş herkese yardım etmek, insanlara yardım etmektir. Bunu kavramasalar bile, Dünya’ya gelen herkesin amacı bu.
Zengin olmak, içip parti yapmak için burada değilsiniz. Birbirinize yardım etmek için buradasınız, başkalarına yardım etmenin bir çok farklı yolu var. Ama, neden burada olduğunuzu bilmemek daha iyidir, o zaman misyonunuzu gerçekleştirebilirsiniz.”
Bu yeni kitap ve diğer kitaplarınızın çoğu Dünya gezegenindeki insanlığın Evren’deki daha ileri uygarlıklardan tohumlandığı gerçeğinden söz ediyor, aynen bitki tohumları ekip onların büyümesini izlememiz gibi, ama burada Dünya’da büyüme projesinde bir şeyler yanlış gitmiş gibi görünüyor.
Dolores Cannon: “Bu sadece problemler yaratan insanlar. Tohumlamada yanlış giden hiç bir şey yok. Çünkü Dünyayı tohumladıkları zaman, “Bu güzel gezegene zekası, bilgisi ve özgür iradesi olan bir yaratık verelim ve bununla ne yaptığını görelim” dediler.
Evren’de özgür iradeye sahip olan tek gezegeniz ve bununla birlikte Star Trek yönergesi kurgu değil: Müdahale Etmeme Yasası. Bir uygarlık yarattığınızda ve ona özgür irade verdiğinizde, uygarlığın gelişmesine müdahale edemezsiniz. Sadece arkalarına yaslanıp özgür irade ile ne yapacağımızı ve dünyamızı nasıl işleteceğimizi izlemek zorundalar. Yaptığımız her şey kendi icraatımız ve bunda yanlış olan bir şey yok.”
Yeni kitabınızda Ana Yönerge hakkında tartışmalar hoşuma gidiyor, çünkü gezegene gönüllüler gönderme küçük adımı bile bir tür ılımlı müdahale şekli olabilir gibi görünüyor.
Dolores: “Bunu çok dikkatle açıklıyorum: Onlar bize ilerleme sağlıyor. Dünya’nın başka bir ilerlemeye gereksinimi olduğu her seferinde, bu ilerleme geldi.
Tarih boyunca, yaratıcılar gezegeni geliştirirken insanlar arasında yaşadıkları zaman, o kadar uzun yaşadılar ki insanlar onların tanrılar olduklarını düşündü. Tanrılar teorisinin ve efsanelerinin geldiği yer budur. Dünyadaki her kültür, kültür – getirenlerin efsanesine sahiptir, kendi uygarlıklarında sonraki ilerlemeyi onlara getiren farklı biri ve bu zaman boyunca bu şekilde oldu.
Şu anda Dünya’da çok fazla insan olduğu için, onlar aramızda yaşayamıyorlar, bu nedenle fikri atmosfere bırakıyorlar. Zaman çizgisinde icat edildiği sürece, onu kimin alıp icat yapacağını umursamıyorlar.
Onlara sordum, “İhtiyacımız olan bu ilerlemeleri bize vermek müdahale değil mi?”
“Hayır, bu size verdiğimiz bir armağandır ve sonra onunla ne yaptığınız özgür iradedir.”
Ve dediler ki, “Çoğu zaman onunla yaptığınız şey, sizin onunla yapmanız niyet edilen şey değildir. Onu bir silaha veya başka bir şeye çeviriyorsunuz.”
“Peki o zaman, gelip onlara bunu doğru şekilde yapmadıklarını söyleyemez misiniz?”
“Hayır, bu müdahaledir” dediler.
Fark bu. Ve bu gönüllüler ile içeriye girmek zorunda kalmalarının nedeni bu, çünkü 2 nci Dünya Savaşının sonunda atomik gücü keşfettiğimizi ve atom bombasını icat ettiğimizi gördüler.
“Peki, onu pozitif için kullanıyoruz. Elektrik gücü için kullanıyoruz”.
Dediler ki, “Hayır, niyet edilmiş olduğu gibi değildi, çünkü bir silah olarak icat edildi. Bu şekilde her zaman bu negatiflik aurasına sahip olacak.”
O zaman bunu elde etmemiz beklenmiyordu. Bununla başa çıkamayacağımızı, onunla dünyayı yok edebileceğimizi biliyorlardı.
Evrendeki her şeyi kurallar ve düzenlemeler kullanarak gözeten konseyler var. Hiç bir şey tesadüf değil. Konseylere gidip sordular, “Ne yapacağız? Müdahale edemeyiz.” Bu parlak fikirle geldiler. “Pekala, dışarıdan müdahale edemeyiz, ama belki içerinden etki edebiliriz.” Gönüllülerin Dünya’ya yardım etmek için gelmesini istediler. “Dünya sıkıntıda – kim gelip yardım etmek ister?” Böylece karma çarkına hiç yakalanmamış olan tüm bu yeni, saf ruhlar bedene girdiler. 2 nci Dünya Savaşının bitişinden bu yana onların binlercesi geldi.
“Şimdi sonucu değiştirdik” dediler ve Dünya’yı kurtarabileceğimizi düşünüyorlar. Bu müdahale değil.
Gezegenin dönüşümü, titreşiminin yükseldiği, Yeni bir Dünya’nın ortaya çıktığı hakkında kapsamlı şeyler yazdınız. Yeni Dünya’nın parçası olmak için doğru yolda olup olmadıklarını birilerine söylemek için belirtebileceğiniz genel bir yönerge var mı?
Dolores: Konferanslarda insanlara eğer bu tür şeyler ile ilgileniyorlarsa, o zaman doğru yolda olduklarını söylüyorum. Negatifliğe o kadar derin girmiş çok fazla insan var, değişmek istemiyorlar. Negatifliği seviyorlar. Dramayı ve devam etmekte olan her şeyi seviyorlar. Bunlar gitmeyecek olanlar. Ama bu da tamamdır, hepimiz en sonunda yine de oraya gideceğiz.
Anahtar, bedenin frekansını ve titreşimini çok hızlı bir şekilde değiştirememenizdir, çünkü bu bedeni yok ederdi. Bu kademeli olarak yapılmalıdır.
Negatiflikte olanlar yarattıkları şey ile kalacaklar. Bunu çabucak değiştiremezler. Ama, bu pekaladır. Onlar olmaları beklenen yerdeler. Onlara üzülmeniz beklenmiyor. Şimdi kendinizi düşünmeniz ve geleceğe ilerlemeniz ve yapabildiğinizin en iyisini yapmanız bekleniyor. Eğer başkaları negatiflik içindeyse, bu onların halletmeleri gereken bir şey. Onlar için başkalarının problemlerini çözemeyiz.
Son zamanlarda Yeni Dünya hakkında daha önce bilmediğiniz ne öğrendiniz?
Dolores: Bu süregiden bir sorgulama süreci, çünkü konferanslarımda insanlar her zaman bir çok sorular soruyor. Seanslar sırasında bunu sorduğum zaman, “Sana her şeyi söyleyemeyiz, çünkü neler olacağını bilmiyoruz. Tüm sorularına yanıt veremeyiz, çünkü bilmiyoruz. Tüm gezegenin titreşim ve frekansını değiştirecek olması ve başka bir boyuta girecek olması evrende şimdiye kadar ilk kez olan bir şey” diyorlar.
Bu nedenle neler olup biteceğinden emin değiller, ama bu Dünya’daki en büyük şov. ET’lerin hepsi ve diğer gezegenlerden tüm varlıkların hepsi oradan bizi izliyorlar. Hepsi bunu başarıp başaramayacağımızı görmek istiyor. Bu çok önemli ve daha önce hiç yapılmadı. Yeni Dünya gerçekten bilmediğimiz bir kavram, çünkü bu daha önce hiç gerçekleşmemiş olan büyüleyici bir süreç. Son derece önemli.
The Edge röportajının son bölümünde, Dolores’e bilinçteki değişim ile ilgili insanlara vermek istediği son düşünceler olup olmadığı soruldu.
“Yeni bir frekansa, yeni bir boyuta geçiyoruz, bu Yeni Dünya olacak ve o son derece güzel olacak. Bunu kitaplarda tanımladılar – güzel renkler, her şeyin tümüyle sevgi olması.
Eski Dünya’nın negatifliğinden uzaklaşıyoruz ve bu tamamen bir geri dönüş olacak, inancın ötesinde ve hepimiz şimdi oraya gidiyoruz. Vahiyler Kitabında Yeni Cennet ve Yeni Dünyadan söz eder. Bu şimdi sahip olduğumuz aynı şey.
En önemli şey, Evren’in tarihinde en önemli zamanda yaşamakta olduğumuzdur ve şu anda burada olmak çok önemli. Bunu deneyimlemek için burada olmak isteyen binlerce ruh var – sadece bir kaç saat burada olabilseler bile. Doğup hemen ölseler bile, “Bu gerçekleştiği zaman oradaydım” diyebilirler. Bu bütün Evren için çok önemli. Bir daha hiç tekrarlanmayacak olan çok olağanüstü bir zamanda yaşıyorsunuz.”
Şu anda burada bu deneyimi en iyi şekilde yaşamaları için insanlara vereceğiniz spesifik talimatlar var mı, meditasyon, diyet veya diğer şeyler açısından?
Dolores: Meditasyon çok iyidir, çünkü bedeni gevşetir ve bedene büyük ölçüde yardımcı olur ve bize diyet hakkında bir çok kez anlattılar. Eğer diğer boyuta geçecekseniz, bedenin daha hafif olması gerekiyor, bu nedenle ağır etlerden uzak durun.
En iyi diyetin canlı yiyecekler olduğunu söylüyorlar – taze meyve ve sebzeler, mümkünse organik. Biraz balık veya tavuk alabilirsiniz, çünkü daha hafifler. Ama, şekerden uzak durun ve bol bol su için. Suyun değerinin inancın ötesinde olduğunu söylediler. Sıvı diyetler içecek olan daha fazla sayıda insan olacağını söylediler.
Bir süre Yeni Dünya’da yaşadıktan sonra hiç bir şey yemeye gereksinimimiz olmayacak. Konferanslarda bir çok insan soruyor, “Yeni Dünya’ya gitmek için ölmem mi gerekiyor?” Hayır. Fiziksel bedeninizi kendinizle götüreceksiniz. Bu kademeli bir süreçtir. Gerçekleştiği zaman fark etmeyeceksiniz bile. Işık varlıklarına dönüşeceğiz.
Konferanslarda en çok sorulan sorular nedir?
Dolores: Her zaman bilmek istiyorlar, “Aileme, kocama, çocuklarıma ne olacak, onlar da gidecekler mi? Onların gideceğinden nasıl emin olabilirim?” Emin olamazsınız. Ne kadar tanıdığınızı düşünseniz de, başka bir insan için asla bilemezsiniz. Bu dünyaya geldiklerinde planlarının ne olduğunu bilemezsiniz. Bunu başkası için biz yapamayız.



http://e-mistik.com/evrenin-tarihinde-en-onemli-zamanda-yasiyoruz/

Copyright © 2011 Tim Miejan. Tüm Hakları Saklıdır.

(Çeviri: Saffet Güler)

….http://www.kosulsuz-sevgi.com/yeni-eklenen-mesajlar/evrenin-tarihinde-en-onemli-zamanda-yasiyoruz/……