12 Şubat 2017 Pazar

Sizden Gelenler

Bu baslikta, okuyucu arkadaslardan gelen yazilari paylasiyorum. Yayinlanan yazilarin icerigi; gonderenin kendisine ait dusunceleridir. Ben sadece sizlerin de fikirlerine de bir alan ayirmak istedim.
Aasma




18/4/2017


KORKUYOR MUSUN?
HER KORKTUĞUNDA BİR BAŞKASININ YÜREĞİNE CESARET ÜFLEYECEKSİN!
Gördük ki sonuçlar Aasma Hanım’ın da aldığı görüntüde belirtildiği üzere evet çıktı. Şahsen ben müthiş derecede yıkıldım, çok üzüldüm. Sonra düşündüm, silkelendim, ayağa kalktım. Evet demokrasimizin olgunlaşması için aslında olan biten bu duruma ihtiyacımız vardı, çünkü gerçekten anti-demokratik bir şekilde cebren ve hile ile evet çıkartıldı. Biz Fransa gibi demokrasiyi savaşarak almadık, istiklal savaşını verdik cumhuriyeti kurduk fakat demokrasi nedir ne değildir tam özümseyemeden Atatürk aramızdan bedenen ayrıldı. İşte demokrasiyi içselleştirmek için kontrastlara yani zıtlıklara ihtiyacımız olduğunu, bu sebeple millet olarak tekamül sürecimizde bu olanları yaşamamız gerektiğini anladım. Bu anlayışla şunu söylemeliyim ki kendimi referandum öncesinden daha güçlü, daha umutlu ve daha hevesli hissediyorum.
Hiç kuşkum yoktur ki Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Bu bir temenni değil, kesin kanaattir. Bunu nerden çıkartıyorum;
  1. Öncelikle iktidar sahipleri devletin bütün imkanlarını kullanarak müthiş bir propoganda yaptılar, Hayır platformuna propoganda için doğru dürüst fırsat vermediler, hatta onları teröristlerle eş değerde tutarak toplum gözünde çok hassas noktalardan vurdular. Yani son derece adaletsiz bir kampanya oldu. Fakat bu arada bir şey daha oldu; birçok millet vekilimiz, hatta millet vekili olmayan tanınmış simalar yollara düştüler ve gerçekten bir çıkar gözetmeksizin onca adaletsizliğe rağmen gönülden Hayır için çalıştılar, tek tek bireyler , düşünce kuruluşları, muazzam bir mücadele ile uğraş verdiler.
  2. Sonunda şunu gördük,” evet” için muazzam imkanlara, dökülen paralara ve bu şekilde yapılan kampanyaya rağmen elde edebildikleri yalnızca hileli bir %51.
Ben şahsen inanıyorum ki hayırlar çok daha fazla idi bunu, hukuksuz verilen ysk kararından, sosyal medyada dolaşan videolardan, “sadece” Anadolu ajansının veri aktarmasından ve ikt.siyasilerin tuhaf yüz ifadesinden anlayabiliriz.
Peki bunca çabaya uğraşa rağmen bu millet neden Hayır dedi; işte beni asıl umutlandıran budur, eğer adil şartlarda propoganda imkanı verilseydi anladığımız odur ki Hayır %75 civarında çıkardı en az.
  1. Eee bunun bize ne faydası var diyebilirsiniz, şöyle söyleyeyim; 1950lerden beri milli eğitimimize müdahale ediyorlar, bizleri düşünmeyen sorgulamayan bireyler haline getirmeye çalışıyorlar, fakat bugün gördük ki milli refleks devreye girmiştir, insanlar onca baskı haline rağmen Hayır diyebilmiştir. Bu, omuz omuza olduğumuz insanların çokluğunu gösterir. Ve hala iç savaş çıkmasını kaos ortamının oluşmasını isteyen karanlık taraf avcunu yalamaktadır.
Bugün umutsuzluğu bir kenara bırakmalıyız, hem de derhal. Şu anın psikolojik çöküşünü yaşamada ısrar etmek çok manasızdır, Atatürk bunu hiç yapmamıştır. Olumsuz bir senaryo da oturup vah vah demek yerine ileriye bakmıştır, ufkun ötesini görmüştür, yoksa Osmanlı Devleti işgale uğramış ve yıkılmak üzereyken o düşman gemilerine bakıp “Geldikleri gibi giderler” diyebilir miydi? Bu gücü nereden almıştır ulu önder, biz de O nun izinden giden evlatları olarak umutsuzluktan sıyrılıp silkinmeliyiz, O nun gibi inançlı ve iradeli olmalıyız.
Bize öğretilen dar kalıpları kırmalı, kafamızın içindeki tel örgülerden kurtulmalıyız. Bir şeyi yapmanın sonsuz olasılık varyasyonu vardır. Sana yapamayacağını söyleyen sesleri kıs. Bir oylama oyununa kapılıp büyük resmi gözden kaçırma. Ulu Önder in dediği gibi, “umutsuz durum yoktur, umutsuz insanlar vardır” Işık karanlığı her zaman boğar ve öyledir.
“ Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerimi inkar edenler ve beni lanetleyenler çıkabilir. Hatta bunlar benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir.
Fakat ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidir ki bu fikirler Hint’ten, Mısır’dan döner dolaşır, gene gelir feyizli neticeleri kalpleri doldurur.”
                                          Mustafa Kemal Atatürk- 1937


Yazan:Ayse S.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------



12/2/2017


Merhaba,

Bir süredir mitleri inceliyorum. Antik eski hikâyeleri. Biraz haberdar olanlar bilir. Mitler genelde çok tanrılıdır ve bu tanrılar aralarında savaşırlar, barışırlar; kimisi dünyayı kurtarırken kimisi aleyhimize çalışır. Daha sonraları dikkatimi çekti aslında temel bazı mitler farklı tanrı isimleriyle ayni hikâyeyi başka açılardan anlatıyor. Öyle olunca Sümer ve İskandinav  mitlerine karşılıklı olarak bakmaya başladım. Kendimce fark ettiğim bazı tesadüf ve benzeşmeleri paylaşmak istedim.

Ama bundan önce belirtmek isterim ki Hakikat tektir. Madde ile mana ayrımı olmadığı gibi. Aslında madde de mana da ayni hakikatin bir başka görünümüdür. TıpkıTek olan yaratıcıda olduğu gibi. Kimisi gördüklerimizin tamamı Tanrıdır demiş, kimisi de Tanrı her şeyden münezzeh hiçbir şeye benzemeyen ve noksansızdır demiş. Hâlbuki ayni hakikatin başka veçhelerini görmüş ve bunu tek mutlak olarak beyan etmişler. Hiç bir ayrım yok. la mevcuda illallah, yani İlahtan başka mevcut yoktur. Herkes kapasitesi kadar Onu tanır-kendini tanır. Kendini bilen rabbini bilir. Çünkü ayrı değiliz. Bazı şeyler anlatılırken bakılan pencere kimisini bunaltabilir. Ama bu anlatılanın gerçek olmadığı anlamına gelmez. Belki de bunalan kişi, ayni şeye başka bir pencereden bakıp özde ayni şeyi düşünüyordur . Onun için bilgi olarak her pencereden nasıl bir görüntü oluştuğunu önyargısızca bakıp bilmek faydalıdır. Ama gönül kendine hoş gelenden bakıp yürümeyi tercih eder orası da ayrı bir konu.

Nors (İskandinav) ve Sümer mitlerine bakınca;
Tanrılar görüyoruz: Başka bir yerden gelen bu tanrılar Sümer mitinde primatları kendi genleriyle harmanlayıp altın madenleri için çalışacak işçi varlıklar oluşturuyor.  Bir zaman sonra bu varlıklar bilinçleri yükselerek özgürlük talep ediyorlar ve olaylar gelişiyor. Bir kısım tanrılar bu varlıkların hata olduğunu düşünüp yok etmek isterken diğerleri yaşama ve gelişme hakki tanımak istiyor. Nors mitlerinde ise; İlk tanrılar yeryüzünü inşa ettikten sonra (midgard denir orta alem=İnsanların yasadığı yerler). Orada kendi suretlerinden âdemoğlunu meydana getirirler. (Tıpkı yunan mitinde Zeus’un kendi suretinden insana şekil vermesi gibi.) Kendi kopyaları gibidir âdemler ve gelişime açıktırlar. Biraz da boylu poslulardır. Daha sonraları ise yaratımda ellerinde kalanlar ile cüce ırkını meydana getirirler. Cüceler de tıpkı âdemoğluna benzerler ancak Ademoğlundaki kapasiteleri yoktur. Yani tanrısal kapasiteye sahip değildirler. Hizmet için varlardır. Ve altın çıkarmakla görevlendirilirler. Tıpkı Sümer mitinde olduğu gibi altın ve hizmet için hizmetkâr varlıklar meydana getirirler. Ancak cüceler dar kapasiteleri ve maddeye olan hırsları nedeniyle altına düşkünleşip madenleri paylaşmak istemezler. Bencil yaklaşımları kötü niyete ve kötülüğe eğilimi de doğurur.  Sümer mitinde tanrılar oluşturdukları âdem ırkı ile ilişkiye girerler ve melez ırklar ortaya çıkar. dolayısıyla genlerin karışımı baslar. Yani Nors mitindeki cüceler ile ilişkiye girilmiş olunur ve doğan nesillerde artık tanrısal cevher taşıyan genlere erişim vardır. Peşi sıra Nuh tufanının gelip her şeyi sıfırlaması da cabası olur. Evet;  o tanrılar başka hikâyede devler veya nefilimler diye geçen düşmüş meleklerin ta kendisidir. (Gerçekten dev boyutunda olmadıklarını güç ve kudretlerinden ötürü veya çeviri farkından dolayı dev denildiğini de duydum, ama cücelerden uzun oldukları belli ). Cücelerin; nam-ı diğer insana benzeyen ama tanrısal cevheri olmayan varlıkların madde ve güç hırsı, birden tanrısal cevher taşıyan genlerle tanışınca işler yanlış gider ve haliyle bir formatlama gerekir(Nuh Tufanı gibi). Belki de içimizdeki Nefis savaşı oralardan kalma hastalıklı bir anlayıştır.  Bu Tanrılara sonra ne oldu diye sorarsak. Yaptıkları yanlışı anladılar ve doğal seyirde ilerleyen bir gelişim olması için uzaktan izlemeye ve gözlemeye yer yer yol göstermeye başladılar diye düşünüyorum; ek olarak Kıyamet vakti geri döneceklerini de söyleyerek. Nors mitolojisinde kıyamete Ragnarok diyorlar.  

Şimdi; kültürümüzdeki yecüc mecüc ve Deccali,  Nors mitolojisiyle kendimce bazı benzerlikler bularak eşleştirdim. Biraz onlardan bahsedeyim.
Yecüc ve Mecüc istilacı kavimlerdir. Âdem ırkındandır ama dünyadan değiller. Âdem ırkı akledip bilinç sahibi olabilen varlıklara kâinatta verilen genel bir isimdir aynı zamanda. Yecüc kısa boylu olup 1.50 cm kadardır, Mecücler uzun boyludur. Şu anki halimize göre dev diyebiliriz onlara boyları 2 buçuk 3 metre civarında olabilir. ( Bu dediklerime kaynak veremeyeceğim, kültürümüze yerleşmiş hikâyelerden aklımda kalanları derleyerek yazıyorum).  Kıyamet saati yeryüzünü istilaya ve talan etmeye gelirler ancak Hz. İsa’nın yardımı ile kurtulur dünya. Daha detaylı bilgiler nette mevcut.
Loki, niyeti pek belli olmayan, hilebazlık ve kandırmada usta olan bir tanrı, diğer tanrılarla beraber Asgard da yaşıyor. Midgard’ın üstünde Tanrıların yaşadığı üst boyuta Asgard deniyor. Midgard’ın etrafı uçsuz denizle çevrili ve denizin etrafı da Jormunngad adlı dev bir yılan tarafından çevrelenmiş. İçerdekileri dışarıya çıkarmıyor. Kısaca geçersem; Bazen tanrılara yardım eden bazen aleyhine işler yapan Loki en son tanrıları hile ile birbirine düşürüp bir kaçının ölümüne sebep olunca bunu bağlıyorlar ve derinlerde uzak bir mağarada hapsediyorlar. Ragnarok zamanı zincirlerinden kurtulup geri geleceğini de söylüyorlar.
Nors mitlerinde Ragnarok zamanı(kıyamet zamanı) geldiğinde olacak şeyler anlatılmış. Gelecek zaman kipiyle yazılmış o zamanki yazıtlar. Ama daha evvel olmuş bitmiş bir şey mi yoksa bizim henüz daha başımıza gelmemiş olan kıyamet mi orasını bilemiyorum.  

Deccal; hile yapan kandıran, doğruyu yanlış - yanlışı doğru gösteren demek. Kültürümüze bakınca; ölüyü diriltmek, kurak yerleri verimli hale getirmek, verimli yerleri çöle çevirmek gibi birtakım doğaüstü güçleri olan birisi. Ek olarak Deccal, kıyamet zamanı zincirlerinden kurtulacak ve mağarasından dışarı çıkacak, tıpkı Loki’nin Ragnarok zamanı çıkacağı gibi.

Ragnarok zamanı Loki oğullarından biri olan Jormunngad’ı serbest bırakıp saldırtır. Jormunngad’ı Thor öldürür ancak zehirlenir ve bir süre sonra Thor da ölür. 
Kıyamet vakti Dünyaya yecüc ve mecüc istilaya gelir, Nors mitinde kıyamet vaktinde devler( buz devleri kaya devleri gibi sınıflamaları da var) dünyaya saldırırlar. Çünkü artık etrafı çevreleyen tehlikeli bir yılan yoktur Midgarda girilebilir. 

Thor ‘un elinde Mjöllnir adlı olağanüstü güçlere sahip bir çekiç vardır. Normal şartlarda Asgard'da yaşayan Tanrılar Midgard istilaya uğrayınca yardıma giderler. Thor çekicini o zaman Midgard'da yaşayan cücelere yaptırmıştır. Çünkü meslekleri gereği madencilikten iyi anlarlar. Kültürümüzdeki Zülkarneyn ise, Yecüc ve Mecüc'ün başlarına bela olan topluma yardıma gider. Onlara bana Demir ve Bakır getirerek yardım edin der. Nasıl bir şey yaptığına dair bir rivayet duymadım bizim kültürde; ancak yine madencilik ile birşeyler yaparak o zamanki Dünyamızı Yecüc ve Mecüc'ten kurtarır.

Zülkarneyn Dünyanın genelinde farklı isimlerle ün yapmış biridir. Zül-karn eyn; Karn boynuz
demektir ingilizcedeki Horn kelimesi gibi. eyn takısı birden fazla veya iki anlamını katan çoğul ekidir. Zül ise sahibi demektir. Zülkarneyn= İki Boynuz Sahibi (iki veya daha çok).  burada Boynuz olarak sıfatlandırılan şeyin esasen Zaman mekan arası yolculuk yapabilmesi olarak yoruyorum. iki zaman sahibi. birden çok zamanda hareket eden( Zülkarneyn kıssalarında bikaç farklı yere seyahati vardır Güneşin battığı doğdugu yerlere gitmesi vb.)... Norslarda boynuzlu savaş miğferi de buradan geliyor olabilir mi. 

******
Bize zamanında herşeyin yaratıcısı ve Tek yönetici olan Tek bir İlahtan bahsedilmişken, bu diğer tanrılar nereden çıktı. eski uygarlıklar o kadar aptal mıydı yoksa başka birşey mi anlatmak istiyorlardı. ilk olarak ne olursa olsun Tek ve Mutlak olan hep öyledir. Tek Öz Tek İlah doğru bir hakikattir. eski mitlerde yazılan Tanrılar denilenler ise  genel itibariyle çok daha üst medeniyetlerle olan tanışıklıktan ibarettir. Yaratmak sadece Allaha mahsustur. Diğer her canlı ancak icat makamındadır. Yoktan var edemez. Olan metaryeller ile başka şeyler meydana getirir. ağaçlar ve taşlardan evler yapmak gibi.

Üst medeniyetler derken sadece fiziksel ve bilimsel bir üstünlükten bahsedilemez tabi. Yakın gelecekte bir çoğumuzun göreceği gibi farklı eterik boyutlarda varolan diğer bedenlerimiz veya o boyutlara erişimlerimiz ile çok daha farklı medeniyetler nasıl meydana gelir bizzat kendimiz tecrübe edeceğiz.  işte bu fiziksel göz ve bedenle erişilemez olanı yapabilmek- ki en çok o kısım- düşükbilinçli varlıkların Tanrılar yanılgısına yol açandır. Bu zamanda, hala kendi zamanlarında keramet göstermiş velilerin kabirlerinden medet umanlar da görüyoruz.

Ademoğlu Kainattaki en üstün varlık değildir. Kuran'da 'Sizi yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık' yazar. Bizi üstün kılmadığı bir azınlık mevcuttur. işte bunlar yaratılışça daha üstün olan varlıklar; diğer tabirle insanın üst formudur. Kainatımız tek bir Kainat olmadığı gibi ilk olan da değildir. Daha evvelki kainatlarda insanlığın en üst sınırına varıp oradan insan üstü forma Alunluğa geçmiş olanlar veya bu kainatta bunu başarmış olanlar; şimdi bu kainatta insanlığı kemale erdirip daha da üstlere gitmek isteyenlere yardım ederken aynı zamanda bir takım görevler alırlar. Kabaca Meleklerin Allah adına işler gördüğü anlatılmıştı bize. İnsanlara secde eden meleklerden ziyade ana kainat görevlerini asıl İnsanlardan da üstün konumda olan Alunlar ve onların Melekleri üstlenir.  (Alun, ali kökünden gelir. Ali yüce olan demektir; Bab-ı Ali : büyük/yüce kapı.)

Tanrılar yanılgısı bu tarz güç ve kudretlerin üç boyutlu algıdan kurtulamamış bilinçlerce yanlış yorumlanmasından ibarettir. Hiç bir Ermiş veya Peygamber tarihte Tanrı olduğunu iddia etmemiştir. çünkü değillerdir. Halk buna hazır değil diye düşünüp saklamaya çalışılacak bir durum ortada yoktur, çünkü tanrı değillerdir ( ya insan-ı Kamildirler ya da Alun). üç boyut algısından kurtulamayanlara kendilerinde olan yetenekleri Mucize olarak anlatmak zorunda kalmışlardır sadece. Üç boyut algısının anlayamadığı nokta, Tek olan İlah'tan hiç bir şeyin ayrı olmadığıdır. Herşeyin O'nun dilemesi ile olduğudur ve belli manevi yetkiler alınana kadar nefs-ego gibi kötü şeylerin çoktan eriyip gittiğidir. Kişinin iradesinin Mutlak Olan Allah ile bir olduğudur. 'Sen çıktın mı aradan, kalır seni Yaratan' diye demiştir bazı eski Veliler; ya da Bizim Yunus 'Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm' demiştir. Hallac-ı Mansur EnelHakk demiştir: Ben Hakkım demektir. Firavun ise Ben Rabbinizim demiştir. aralarındaki fark şudur: Hallac, Kendisini Aradan Çıkarmış ve Kainatta olduğu gibi kendisini de Hakk'ın kuşattığını görmüştür. Kendisi diye bir kavramın olmadığını Herşeyin Hakk olduğnu La Mevcuda İllallah'ı deneyimlemiştir. Firavun ise doğrudan kendine Rabblik yakıştırmış Kendi Egosuna nefsine yormuştur. Hallac Herşey ile bir bütün olup Hak ile Hakkta iken, Firavun kendini ayrı tutmuştur.

Yazan:  Yolcu

-----------------------------------------------------------------------------------





3 Şubat 2017 Cuma

Bilinenin Otesi - Mistik Yol

Facebook ve You Tube'da 'Mistik Yol' adli bir paylasim sitesi var. Mistik, gizem ve ruhsal gelisme ile ilgili cok yararli bilgiler yayinliyorlar. Eger bu tur konulara ilginiz varsa, uyanista veya yukselis devresindeyseniz; mutlaka takip etmeniz gereken bir sitedir. Bana gelen bilgilerle paralel bilgilerdir. Simdi bu siteden paylasilan bazi videolarin iceriklerini kisa kisa yazmak istiyorum. Boylece siz okuyucularin dikkatini bu siteye yonlendirmis olurum. Cunku hakikaten cok degerli bilgiler var ve hepsini burada yazmak mumkun degil. Asagidaki linkten takip etmenizi oneririm.

Sitenin Linki:  https://www.youtube.com/channel/UCSGMRtg_UnzcabKGZx8NAOQ



Ruhlar Dunya Okuluna Gelmeden Once Kendilerine Verilen Odevler:

1-Sana bir beden verilecek: Onu begenebilir veya begenmeyebilirsin ama tum omrun boyunca onunla olacaksin ve ona iyi bakmalisin.
2-Dersler Goreceksin: Dunya tam zamanli bir okuldur. Dersleri zor veya sacma bulabilirsin ama ruhunun bunlara ihtiyaci var.
3-Hata yoktur, sadece ogrenmen gerekenler vardir: Deneme yanilma yoluyla turlu deneyimlerden gececeksin. Basarisiz olmak da basarili olmak kadar bu yolculugun bir parcasidir.
4-Bir ders ogrenilene kadar tekrar eder: Alamadigin dersler degisik sekillerde hep karsina cikacak.
5-Ogrenmek hic bitmeyecek: Yasadigin muddetce dersler hep var; yaslansan da dersler hic sona ermez.
6-Buradan daha iyi bir 'orasi' yok: Dunyada nerede gidersen git, ic dunyani da beraberinde goturdugun icin derslerden kacamazsin.
7-Baskalari sana hep ayna tutacak: Baskalari sevdigin ve sevmedigin herseye ayna olacak; kendini onlara bakarak goreceksin.
8-Bu yasamdan ne ogrenecegin sana kalmis: Sana gerekli tum araclar verilecek; aci ve guzel deneyimlerden ne ogrenecegini sen belirleyeceksin.
9-Cevaplar icinde sakli olacak: Kendi icini dinleyip, icindeki bilgelikle baglantiya gecmen gerekecek.
10-Olur ya da olmaz dedigin hersey dogru olacak: Neyi nasil dusunursen o senin gercekligini olusturacak. Dusuncelerin hayatini sekillendirecek.

Hayat Enerjini Neler Tuketir:

1-Affedemedigin insanlar
2-Kendini yargilamak
3-Sevilmedigine inanmak
4-Zinhinde kotu senaryolar uretmek
5-Bedenini tuketen kotu aliskanliklar (sigara, alkol, fast food tuketmek vb)
6-Paraya ve maddi seylere duskunluk gostermek
7-Yeterli derecede dinlenememek ve uyumamak
8-Gecmise takili kalmak
9-Degisimden korkmak
10-Baskalarinin onayini beklemek
11-Olumsuz dusunmeyi aliskanlik haline getirmek
12-Hazir, islenmis hayvansal gidalarla beslenmek
13-Paronayaklik derecesinde herkesten ve herseyden suphelenmek
14-Yalnizligi ve sessiz kalmayi bilememek
15-Dedikodu ve bos sozlerle zihni bulandirmak

Hep Hatirlamamiz Gereken 12 Sey:

1-Gecmisi degistiremezsin.
2-Baskalarinin fikri senin gercekligin degildir.
3-Herkesin hayat yolculugu farklidir.
4-Zaman tum yaralarin ilacidir.
5-Yargilar, yargilayan kisinin karakterini gosterir.
6-Asiri dusunmek mutsuzluk kaynagidir.
7-Mutluluk kendi icinde bulunabilir; disaridan gelmez.
8-Pozitif dusunceler pozitif sonuclari dogurur.
9-Gulumseme bulasicidir.
10-Iyilik yaparak ruhunu beslersin.
11-Sadece vazgecersen basarisiz olursun.
12-Ne ekersen onu bicersin.

Neleri Denersen Hayat Daha Guzellesir?

1-Durmayi dene: Kizinca dur, supheye dusunce dur, yorulunca dur. Durdugun o anlarda derin nefesler al.
2-Kendini oldugun gibi kabul etmeyi dene: Hatalarini kabul et, gucsuz noktalarini kabul et, korkularini kabul et ki boylece baskalarinin seni kabul etmesine ihtiyac duyma.
3-Affetmeyi dene: Sana yapilan davranislarin duzelmesini beklediginden degil; kalbini kizginlik ve kirginlik yukunden kurtarmak icin affet.
4-Hafiflemeyi dene: Kullanmadigin esyalari, giymedigin giysileri, okuyup bir kenara kaldirdigin kitaplari, ihtiyaci olanlara ver. Hafif yasamak enerjini canlandirir.
5-Zaman ayirmayi dene: Televizyondan kurtul, gereksiz konusmalari durdur, sacma dikkat dagiticilardan uzaklas ki boylece kendine degerli zaman yaratasin ve bu zaman icinde ruhunu mutlu eden seyleri yap.
6-Kendin icin yasamayi dene: 'Baskalari ne der' dusuncesinden uzaklas. Baskalarinin onayini bekleme, enerjini dagitma ki saglikli bir bencillik; etrafina daha hayirli olmani saglasin.
7-Akisina birakmayi dene: Degistiremiyecegin seyleri kabul et. Kontrol edemeyecegin durumlari kabul et. Teslim olmanin huzurunu hissetki zihnindeki endiseli gurultu sona ersin.

Hayatinda Buyuk Degisim Yaratabilecek 10 Basit Oneri:

1-Hergun en az 30 dakika ruhunu mutlu eden ve yucelten bir kitap oku.
2-Daha az sikayet et ve daha cok gulumse.
3-Korku; negatif duygularla beslenir. Herseye inat sevgi ve isiga odaklan.
4-Haftada en az iki kez meditasyon yap.
5-Sevdiklerini mutlu edecek kucuk surprizler yap.
6-Sabah ilk is limonlu ilik su ic.
7-Enerjini somuren ve dusuren insanlardan uzak dur.
8-Gece yattiginda sahip oldugun en az bes sey icin sukret.
9-Gecmiste yaptigin hatalari dusunmekten vazgec.
10-Hergun disarda, mumkunse agaclik bir alanda gokyuzune bakarak en az 10 dakika gecir ve derin nefesler al.

Kendin Icin Yapman Gereken 7 Sey:

1-Senin icin dogru insanlarla gorus: Gulumseyen, anlayisli ve mutluluk veren insanlar..
2-An'i kacirmadan yasamaya basla: Simdi buradasin, nefes al ve huzuru hisset...
3-Mutlulugunu on plana al: Ancak sen mutlu olursan mutlu edebilirsin.
4-Kendine karsi durust olmaya basla: Sana dogru gelmeyen seyi hayatindan cikart.
5-Problemlerinle yuzles ve cozum uret: Nasil pozitif bir cikis yolu bulabilirim diye dusun.
6-Kendine karsi nazik ol: Kendini yargilamaktan, kucumsemekten vazgec. Kendini sev
7-Yeni iliskiler kurmaya acik ol: Yurumeyen iliskilere tutunmaya cabalama..

7 Evrensel Yasa:

1-Cinsiyet yasasi: Yin-yang; her sey disil ve eril enerjilerin dengesiyle var olur.
2-Dongu yasasi: Hersey dogal bir dongude gerceklesir. Mevsimler ve buyume evreleri gibi...
3-Zitlik yasasi: Hersey karsitiyla var olur- iyilik kotulukle var olur.
4-Gorelilik yasasi: Hersey durdugun noktaya gore farkli algilanir. Farklilik algiya gore degisir.
5-Enerjinin akiskanligi yasasi: Etrafimizdaki enerji surekli hareket halindedir ve donusmektedir. Duraganlik ve katilik yoktur.
6-Cekim yasasi: Her titresim benzerini kendine ceker. Her soz, her dusunce, her duygu gercekligi boyle yaratir.
7-Dengelenme yasasi: Bos olan dolar ve dolu olan bosalir. Kazanilan kaybedilir ve kaybedilen tekrar kazanilir.

Evrensel Zihinle Baglanti Kurmak:

Cevrenizde olan hersey evrensel zihnin bir parcasi olarak vardir. O'na Tanri, Var olan,  Hersey olan denir. Bu yuksek zeka mukemmeliyet halindedir ve sizin dusuncelerinizi, inanclarinizi, icsel resimlerinizi, cevrenizde deneyimlediginiz dis dunya olarak mukemmel sekilde yaratir.
Siz bu muazzam; herseye-kadir-kudret ile olan baglantinizi nasil en iyi sekilde kullanabilirsiniz?: Istemediklerinizden ziyade, istediklerinizi dusunun. Cunku siz her neyi dusunuyorsaniz; Evrensel zihin onu yaratir. Reailetiniz sizin ruyaniz olduguna gore; o ruyayi istediginiz gibi gorebilirsiniz.

Zihinsel Olarak Guclu Olmanin Yollari:

1- Yalniz zaman gecirmekten korkma: Yalnizligi kendini tanimak ve bilgi edinmek icin bir firsat olarak gor. Sessiz kalip dogayi ve kalbini dinle.
2-Gecmise takili kalma: Gecmisi dusunerek bugune tasimazsan gecmisin gercekten gecmesine izin verirsin.
3-Cabuk sonuclar beklemekten vazgec: Hersey bir surectir ve sonuca takili kalirsan surecin tadini cikaramazsin.
4-Herkesi memnun etmeye cabalama: Ne olursa olsun; sevmeyen, istemeyen, begenmeyen olacaktir. Bu durum onlarin ic dunyalariyla ilgilidir, seninle ilgili degil.
5-Kendine aciyarak zamani bosa harcama: Kurban rolu oynamak yerine, zorluklari yenmek icin mucadele eden onurlu bir savasci rolunu benimse.
6-Kontrolun elinde olmadigi seylere bosuna endiselenme: Bazi durumlari, insanlari ve kosullari kontrol etmen mukun degil. Bunu yapmak sana zaman kaybettirir ve gereksiz stres yaratir.
7-Baskalarinin duygularini yonetmesine izin verme: Icinde oyle saglam dur ki kimse seni bu durusundan saptiracak duygulara; seni yonlendiremesin. Bu durusu farkeden herkes zaten icgudusel olarak seninle ugrasmaktan uzak durur.
8-Baskalarinin basarisina icerleme: Diger insanlarin basarisini; yolunda ilerlemeni saglayan isaretler olarak gor.
9-Sorumluluklardan kacma: Yapman gerekenlerden saklanamazsin. Su an yuzlesemedigin hersey mutlaka karsina cikar.
10-Ilk basarisizliktan sonra denemekten vazgecme: Basarisizligi degisik bir deneyim olarak dusun ve daha guclu ve istikrarli yoluna devam et.
11-Iyi dusunulmus riskleri almaktan cekinme: Etraflica dusun ama bir kez karar verdin mi cesaretle uzerine git.
12-Kotu orneklerin zihnini bulandirmasina izin verme: Herkes ve hersey yegane ve tektir.Bir kotu ornegin seni genellemelere suruklemesine izin verme.



Mistik Yol
Bilinenin Otesi


Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

1 Şubat 2017 Çarşamba

Ey Türk Gençliği! Gorevini Hatirla!


Ataturk gibi olaganustu bir dahinin yasamina sahitlik etmis bu topraklarda dogmus ve buyumus herkes, her nefesinde Ataturk'e sukretmelidir. Cunku bu nefesini once yaraticiya sonra da Ataturk'e borcludur. Oyle bir lider gelmemis olsaydi kimbilir su an ulke ne halde olurdu. 1938'den beri Cumhuriyetimizi yikmaya calisiyorlar ama basaramiyorlar. Asla da basaramayacaklar. Bu ongorumu sadece Atamizin ongorulerinden cesaret alarak yaziyorum. Cunku ona guveniyorum. O herseyi gormustu ve biliyordu. Ulkenin birlik ve beraberlik rayindan cikarilacagini, laik cumhuriyetin hedef olacagini, bu kotu gidisata genclerin dur diyecegini biliyordu. Bu yuzden de Turk gencligine buyuk bir onem veriyordu.Ulkeyi; sadece genclige emanet ettigini bir cok soylesisinde dile getiriyordu.





Cumhuriyet yikilacak diyenler icin bir kez daha Ataturk'un ongorusunu paylasiyorum:
" Benim naciz vucudum bir gun elbet toprak olacaktir. Fakat Turkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktir." Mustafa Kemal Ataturk

Ulkemiz su an cok zor bir donemden gecmektedir. Bircok insan hakli olarak buyuk bir endise icindedir. Malesef gericiligin ve ahlaki cokusun yarattigi bir kaostan cikmaya calisiyoruz. Zarar cok buyuk ve Ata'mizin kurdugu 1923 Cumhuriyetinin ayarlarina donme ozlemindeyiz. Bu kotu gidisata dur diyecek tek guc ise; Ataturk'un ongordugu o gencliktir. Ata'mizin Turk gencligi..

Simdi Ata'mizin umudu olan o genclikle iligli ongorulere bir goz atalim:

Bursa Nutku (5 Subat 1933)
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek” Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.”
İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!


Atatürk’ün Türk gençliği ile ilgili 1923’teki bir başka kehaneti:
“Sayın gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır: Galip olmak, mağlup olmak. Size, Türk gençliğine bırakacağımız vicdani emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız. Milletin yükselme gerek ve şartları için yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle tereddüt etmeyin. Milleti o yükselme merhalesine götürmek için dikilecek engellere hep birlikte mani olacağız. Bunun için dimağlarımıza, irfanlarımıza, bilgimize, icap ederse bileklerimize, pazılarımıza, bacaklarımıza müracaat edecek, fakat neticede mutlaka ve mutlaka o gayeye varacağız. Bu millet sizin gibi evlatlarıyla layık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır.”

Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C.II, s.133

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi:

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

                                                                            Mustafa Kemal Ataturk

Atatürk 1933 yılında Mısır Büyükelçisi’ne, Çankaya sırtlarından doğmakta olan güneşi göstererek şunları söyler:
“Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün, günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan, bütün doğu milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve özgürlüğüne kavuşacak daha çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşları, şüphesiz ki ilerlemeye ve refaha yönelmiş olarak gerçekleşecektir. Bu milletler, bütün güçlüklere ve bütün engellere rağmen, bunları yenecekler ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerini, milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği çağı alacaktır.”

(Burda bagimsizligini kazanan Turk Cumhuriyetlerinden bahsediyor. Bitecek dedigi emperyalizm ve somurgecilik ise aynen dedigi gibi olacak. Olmaya basladi bile...2023'te Cumhuriyetimiz, yuzyillik bir cinar gibi koklerini daha derine salarak kendini daha da saglamlastiracak ve guclenecek. Bagimsizligini kazanmis Turk cumhuriyetleri ile birlikte bir butun olusturacak. Birlikte parlayacaklar. - Kayalarin Oglu - Baris Manco)


Sevgili Turk Gencligi! bu ongoruler isiginda gorevini hatirla ve zamani geldiginde gerekeni yap! Unutma! Muhtac oldugun kudret, senin damarlarindaki asil kanda mevcuttur! Cunku sen cok ozelsin!


Sevgiler!
Aasmaestefan










Yararlandigim Kaynaklar: https://bpakman.wordpress.com/ataturk/ataturk-hakkinda/ataturkehanet/


25 Ocak 2017 Çarşamba

Kozmik Geometri Mucizesi



''TİTREŞİMLERİMİZ ENERJİMİZİN KUVVET ALANIDIR

Titreşimlerimiz enerjimizin kuvvet alanıdır, heyecanlar bu titreşimin seviyesini ve gücünü düşürür. O yüzden inisiyatik okullarda, öğrencinin heyecanlarını ve duygusallığını kontrol altında tutması istenir ve bu konuda sürekli uyarı alınır.

Aşırı heyecan her anlamla enerjimizin titreşimlerini bozar, heyecanın pozitif ya da negatif olması hiç farketmez, hayatta da dikkat ederseniz; başarılı insanlar genellikle heyecanlarına yenilmeyen sakin ve soğukkanlı insanlardır, bu özellik onların durumu kontrol altında tutmalarına neden olur.

Kendi varlığımızı, ailemizi, en yakınlarımızı ya da ülkemizi tehdit altında hissettiğimizde, üzülmek ya da heyecanlanmak yerine titreşimleri belli bir noktada sabit tutmayı ve düşüncelerimiz aracılığıyla bir dönüşüm alanı yaratmayı başarırsak, başkalarının da güçlenmesine katkıda bulunur ve evrenle uyumlu olan düzgün, doğru yayınlar oluşmasına neden oluruz…

Gereken yükseliş ivmesinin ve kudretinin oluşmasına yardım etmenin ya da diğer adıyla katkıda bulunmanın tek çaresi budur…. Sağduyunun ve objektif olmanın insan üzerindeki olumlu ve yararlı etkilerine, şimdi bu açıdan bakınca, daha da derin anlamlar bulmanın mümkün olduğunu da görüyoruz…''

PİRAMİTLERLE REZONANS ETKİSİ ARASINDAKİ BAĞLANTI

Herhangi bir alanda yoğunlaşmak o alanda bir rezonans yani aktivasyon gücünün arttırılmasına yarayan ortam yaratır.

Eski çağlarda piramitler bu işi görürdü, evrensel geometriye uygun olarak kare bir temelin üzerine oturtulmuş olan piramitler ve piramitlerin üstündeki kristaller hem o bölgenin hem de başka şu anda yerleri bilinmeyen ley hatları üzerindeki alanlarla da titreşerek, gezegenin enerjisinin yükseltilmesine neden olur.

Böylelikle bilinçlerin yükselmesine destek verilirdi ama şimdi yeni bir çağdayız. Biz de çok ilerledik ve geliştik, piramitten ve piramitin tepesindeki kristalden yükseltici enerji almamız gerekmiyor çünkü bizim bedenimiz bir piramit etkisi taşıyor.

Beden bir torus, sürekli kendinden enerji üreten muhteşem bir yaşam çiçeği.( flower of life) Dönem gereği biz kendi bedenlerimizde bu yüksek enerjileri üretmek, kristalleştirmek ve yaymak konumundayız.

Özellikle ruhsal öğretilerle uğraşmış, bu tip spiritüel bilgilere tüm yaşamlarını vermiş insanlar titreşimleri yükseltmek daha yüksek enerjili bir aktivasyon alanı yaratmak için yoğunlaşırlarsa bir rezonans etkisi yaratırlar; rezonans aktivasyon gücünün titreşimler aracılığıyla arttırılması ise bu önce insanın kendinden ve kendi bedeninden başlar.

Leonarda da Vinci’nin saklı yani gizli geometriyi, altın oran konusunu ve daha pekçok derin bilgiyi bilmesinden kaynaklanarak çizdiği insanın altın oranını ifade eden resmi derin bir bilgiyi ifade eder.

ALTIN ORAN

"...Eğer uygulama veya işlev unsurları açısından hoşa giden ya da son derece dengeli olan bir forma ulaşılmışsa, orada Altın Sayı'nın bir fonksiyonunu arayabiliriz... Altın Sayı, matematiksel hayal gücünün değil de, denge yasalarına ilişkin doğal prensibin bir ürünüdür."

Mısır'daki piramitler, Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa adlı tablosu, ay çiçeği, salyangoz, çam kozalağı ve parmaklarınız arasındaki ortak özellik nedir?
Bu sorunun cevabı, Fibonacci isimli İtalyan matematikçinin bulduğu bir dizi sayıda gizlidir. Fibonacci sayıları olarak da adlandırılan bu sayıların özelliği, dizideki sayılardan her birinin, kendisinden önce gelen iki sayının toplamından oluşmasıdır.

Fibonacci Sayıları:

0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, ...

Fibonacci sayılarının ilginç bir özelliği vardır. Dizideki bir sayıyı kendinden önceki sayıya böldüğünüzde birbirine çok yakın sayılar elde edersiniz. Hatta serideki 13. sırada yer alan sayıdan sonra bu sayı sabitlenir. İşte bu sayı "altın oran" olarak adlandırılır.

Altın Oran sayısı kozmik geometri, titreşimler ve rezonans etkisi için de geçerlidir…

İnsan öyle muhteşem bir yapı ki, dilerse; konsantre olursa, yoğunlaşırsa kendi bedeninde ve ruhunda yarattığı rezonans etkisiyle kadim mısırda piramitlerin oluşturduğu dönüştürücü etkiyi yaratabilir, üstelik bu bir grup olursa yayılacak olumlu yükseltici, bilinç dönüştürücü etki bir o kadarda artar…

Adına LightWorker (Işık İşçisi) denilen sıradan görünümlü ama arınmış yapılı insanlar farkında olarak bazen de farkında olmayarak harikulade bir enerjinin yaratımına neden olmakta, yeni ve olumlu enerji kapılarının açılmasını, o minicik yüreklerindeki sevgiyle tetiklemekteler…

Kaynakça:F.A

Bedri Ruhselman- İlahi Nizam ve Kainat

Prof. Dr. Mümtaz Tarhan

Cory Ann Cashman

(Tamami Alintidir)

Fiziken ve Zihinen Degisiyoruz

2017'nin baslamasiyla zaman ve degisim de hizlandi. Olaylar, iliskiler, yasam sekli o kadar hizli bir degisim donusum yasayacakki, takip etmekde zorlanacagiz. Hersey enerjisine gore yeni alanina demirleyecek ve bu yuzden de dagilma, kaos cok olacaktir. Fakat bu kaosun sonucu; yeni baslangic, duzen ve netliktir....Gerekliliktir..


Artik belirgin sekilde 'Body Shifting' (beden degisimi) yasamaya basladik. Simdiye kadar hep ruhsal degisime odaklandik ama aslinda en bastan beri fiziken de bir degisim yasiyorduk. Cunku ilerde yapabileceklerimiz icin bedenimizin de bir degisimden gecmesi gerekiyordu. Bedenimiz butun olarak daha ustun yeteneklere ve guce sahip olmak, yaraticilik vasfini kullanabilmek, kendini ve baskalarini iyilestirebilmek ve duyu organlarinin algilama seviyesini yukseltebilmek icin bir degisime girdi. Bu degisimden dolayi bedenimiz; tukenmislik, grip, eklem agrilari, yanma, uyku yada uykusuzluk, beynin sag tarafinda bas agrisi, cabuk yorulma, herseye karsi isteksizlik ve bosvermislik seklinde reaksiyon veriyor olabilir. Ozellikle kadinlarda disil enerjinin yogunlugu nedeniyle bu semptomlar daha cok gorulebilir. Cunku degisimi ilk once onlar yasiyor.


Ozellikle bu seneden itibaren fiziksel degisim daha da hizlanacak, DNA aktivasyonu artacak. ilk belirtileri duyu organlarimizda gorecegiz. Duyma esigimiz yukselecek. Normal bir kulagin duyamadagi sesleri duymaya baslayacagiz. Normal bir gozun goremedigi enerji bedenleri (isik bedenleri) gormeye baslayacagiz. Yani perdenin arkasindakileri artik yavas yavas gorecegiz. Ileride onlarla yasamayi ogrenecegiz. Cevremizdeki insanlarin auralarini ciplak gozle gorebilecegiz. Enerji perdelerini gorebilecegiz, dokunarak hissedebilecegiz. Hislerimiz gelisecek, medyumluk yetenegi kazanacagiz. Koku alma organimizda gelisecek. Baskasinin alamadigi kokulari biz alabilecegiz. Cevremizdeki gorunmeyen enerji varliklardan yayilan kokulari, baska boyutlara ait kokulari alabilecegiz. Meditasyon halindeyken gittigimiz yerlerdeki kokulari alabilecegiz. Yanimizda yada uzakta olan tanidiklarimizla telepatik olarak gorusebilecegiz. Hayvanlarla ve bitkilerle telepatik olarak konusabilecegiz. Kendi hucrelerimizle, organlarimizla konusup sorunlarini dinleyebilecegiz, onlara komutlar verip programlama yapabilecegiz. Kendi kendimizi ve baskalarini imgeleme ile sifalayip yeniden programlayabilecegiz. Beynimizi kullanma yuzdesi artacak. Buna bagli olarak daha yaratici, daha zeki olacagiz ve kolay ogrenecegiz. Beden ve zihin kontroluyle el, ayak ve vucut isimizi ayarlayabilecegiz. Bilincli astraller yapabilecegiz. Biz yapabilirmiyiz bilmiyorum ama simdiki cocuklar ilerde, kendilerini parcalar halinde (enerji olarak)farkli zaman ve mekanlara acik bilincle gondermeyi bile basarabilecekler.


Bu donemde bolca dinlenme, bizi en mutlu eden seyleri yapma ve topraklanma faydali olacaktir. Bedenimiz uyumlandikca bu sorunlar biter. Lutfen eklem agrilari, grip ve bas agrisi icin ilac kullanmayin. Bir sure bekleyin gecmezse oyle onlem alin.

Ayrica saglikli fiziksel ve zihinsel degisimi saglamada yardimci olabilecek en onemli etkenler: Yoga, nefes egzersizleri ve meditasyondur. Hem uyanisi hizlandirir hem yukselisin devamliligini saglar hemde ucuncu gozumuzu aktif yapar.



Sevgiler
Aasmaestefan


4 Ocak 2017 Çarşamba

2017 ve 2018''de Turkiye ve Dunya ile Ilgili Ongorulerim


Bu yazi aslinda gecen yil yazidigim http://aasmaestefan.blogspot.com/2016/01/2016-ve-2017de-turkiye-ve-dunyada-neler.html yazisina ait bir guncellemedir ama cok uzun olunca ayri bir baslik altinda paylasma karari aldim. Her iki yazi birlikte okunursa iyi olur.


Buyuk uyanislar buyuk yikimlardan, acilardan ve soklardan sonra olur. Bu sene uyanamayanlarin uyanisi icin onemli olaylar olur. Siddet de artar, sevgi ve merhamet te.

2016'da almadigimiz her ders, 2017'de baska sekilde tekrar edecek. Bireysel olarak, ulke olarak ve de dunya olarak. Ilk 6 ay, cok zor gececek sonra dongu yavas yavas pozitife dogru donecek. Ikinci yarida yaz sonundan itibaren isigi gormeye baslariz.

Eger bir ulkenin; askerini, istihbarat kurumunu, parti baskanlarini ve bir cok devlet kurumlarinin basina gelecekleri baska ulkeler belirliyorsa o zaman bunlarin hicbirinden o ulkeye hayir gelmez. O ulkenin degil, kendisini basa getirenlerin cikarlarini kollarlar. Turkiye 1938'den beri dis planlarla yonetiliyor. Milli sandigimiz bircok kurum milli degil. Ordu icinde sadece Nato'ya hizmet eden cok asker var ve bunlar su an hala onemli mevkilerde. Her an sorun yaratmalari olasi..Ulkeyi, icinde bulundugu bu durumdan cikarmak ve boyle yerlesik bir duzeni yikmak hem yillar alir, hem acilarla olur, hem de buyuk cesaret ve toplumsal destek gerekir. Hele ulke icinde yuvalanmis tum gerici, hain ve boluculerin yok edilisi en zor olanidir. Suriye'de neler yasandigini gorduk.

Bu alanda yapilacak buyuk degisimler icin halkin buyuk destegini alacak liderler lazim. Su an ki lidere verilen buyuk destek bu baglamda onemlidir ama malesef bu destegi, ulkeyi parti devletine donusturmekte kullaniyor. Yine de ileride, kendisine inanip destek verenleri adim adim hayal kirikligina ugratacagina inaniyorum. Ego soz konusu ise, etrafindakiler bile bir zaman sonra hedefe donusuyor.

Lutfen sabirli olun ve ilahi plana guvenin. Evet zor gunler var onumuzde ama hicbir yikim ve yeniden insa kolay olmaz. Dunyadaki buyuk degisimlerin baslangici olan Fransiz ihtilali'nde yasananlari hatirlayin.

Dunya simdiye kadar binlerce yildan beri egoya, zihne dayali bir sistemle yonetildi. Yeni cagi olusturacak bizler ve cocuklarimizin amaci ise; kalbe dayali yeni bir sistemi insa etmektir. Dunya olarak; zihinden kalbe iniyoruz. Yeni sistemi insa etmek icin de once eskiyle yuzlesip, onun tum karanlik, sorunlu yanlariyla yuzlesmemiz gerekiyordu. Tam anlamiyla bir yikim gerekir ki geride kalan saglam parcalarla yenisini insa edebilelim.. Iste su an tum dunya da yasanan budur.

Eskinin yikilisi....

Turkiye'deki yikim; 2000 yilina girdigimiz andan itibaren eski sistemin yikilisini gerektirecek tum yanlislarin yuzeye cikmasiyla basladi. Bu yikma gorevi ise simdiki malum kisilere verildi. Ama onlar esas insa ediciler degil. Kendileri sadece sistemin tum curumuslugunu, icimizde barindirdigimiz tum karanligi ve kotuyu yuzeye cikartmakla gorevlidirler. Son yasanan aci olaylara bakinca bu disa vurmanin, icimizdeki karanligi, kini ve nefreti kusmanin gerekliligini gorebiliriz. Bastakilerin karanlik dusunce ve davranislari, onlar gibi olanlari aciga cikarip, miknatis gibi kendilerine cekmistir. Birlikte negatif bir guc odagi olusturup ulkeyi cehenneme cevirmislerdir. Ulkede her alanda korkunc bir ayrisma olmus ve kim, nereye ait, kendini acikca belli etmistir. Maskeler dusmustur. O kadar cok kotu, hain, ayristirici, bolucu, gerici ve irkci yanimiz varmis ki..tek tek yuzlesiyoruz hepsiyle.

Yillardir yapilan yanlislarla tum kurumlar islemez hale getirildi. Boylece tek kisi imparatorlugu, gercek demokrasiye olan ozlemimizi aciga cikardi. Bu yuzden de simdiki yikicilarin, attiklari her adim bence ilahi yikim planina dahildir. Kurmaya calistiklari insan, hayvan ve doga dusmani sistem; ilerde guc dengeleri degistiginde en basta kendilerine zarar verecektir. Hic bir guc, sonsuz degildir...Dongu, karanliktan isiga gececek.

"Bazen planlarimiz gerceklesmez, hatta bir felaketle sonlanir; iste o zaman Tanri'nin sizin icin baska bir plani vardir."

                                 Buddha

Ben 2019'da olacak buyuk bir kitle uyanisina tanik olacagimizi dusunuyorum. Gorevli gokkusagi cocuklari ve indigolar, kozmik askerlerle birlikte ozlem duydugumuz yeni sistemi insa edecekler. Tipki 1919'da oldugu gibi. Yasanilan olaylardan ders alinmadigi zaman olaylar farkli zamanlarda tekerrur eder. Ilahi plan derki; bu dersi atlayamazsin, sonraya erteleyemezsin..illa da ogrenceksin...1919 da almadin dersini, sana 2019'da bu dersi yeniden yasatirim..Taa ki akillanip ogrenene kadar. Ata'nin hakliligini gorene kadar...

Biz,butun olarak bu dersi alamadigimiz, o muhtesem 1919 ruhunu hazmedemedigimiz icin ulke olarak, bugun yeniden hasta yataginda kivranan kanserli bir adama donustuk. Bir kere daha birlik ve beraberlik icinde olmayi ogrenene kadar da bu yatakdan cikamiyacagiz. Iyilesmek icin tek ilac; sevgi, baris, birlik beraberlik ve kardesliktir.


Turkiye'de mevcut duzenle dibe cokus bu sene de devam eder. Ayrica belirteyim; 2018 ve 2019, 11 ve 12' nin enerjisiyle buyuk degisimlere, buyuk uyanislara sebep olacaktir. Turkiyenin yukselisinin 2025'te ortaya cikacak bir liderle baslayacagina inaniyorum. O ana kadar ki yasayacaklarimiz sadece sistemin yanlisliklariyla yuzlesmek ve tamir etmeye calismak olacak. 2023'te ulkede, Turkiye Cumhuriyeti olarak; halk, doga, hayvan, sevgi ve baris odakli yeni bir baslangic yapilacagini ongoruyorum. Baris Manco'nun 'Kayalarin Oglu' aslinda bize herseyi anlatiyor. Ulkedeki bu yeni sistemin belirleyicileri indigolar ve yildiz tohumlaridir. Yukselticileri ise kristaller ve elmaslardir.

Bu donemde kendi icindeki karanlikla yuzlesmekte olan tek ulke biz degiliz. Tum dunya ulkeleri de bu arinmayi yasiyorlar. Abd, yeni sistem icin gerekli olan yikimi ve duzenlemeleri son secilen baskanla yasayacak. Burda da biriken sorunlar yuzeye cikacak. Bu yuzden siddet ve protestolarda artis gorunuyor. Zaten yerlilere, siyahlara ve baska ulkelerin ic islerina karismanin yarattigi karmayi yasamalari, arinmalari lazim. Bazi eyaletlerden ayrilma ve kendi devletini kurma tesebbusleri bile yasanabilir. Ben sahsen yeni baskan Trumpla hergun sansasyonlar yasanacagini, ayrica tum engellemelere ragmen, buyuk degisimler baslatacagini goruyorum. Ekonomi bu sene kotu gidebilir ama sonra duzelir. Ocak ayi yeni baskan icin onemli bir zaman. 

Benzer bir arinma avrupa ulkelerinde, kendi kultur ve yapisina gore olacak. Irkci liderlerin basa gelmesiyle yabanci dusmanligi daha da artacak gibi. Avrupa'da yasayan muslumanlari ve yabancilari, yapilacak yeni yasal duzenlemlerle zor gunler bekliyor. Oyle zamanlar gelecekki kendi ulkelerine donmek isteyecekler. Almanya 2017'de ve sonrasinda, yabancilarin yarattigi sorunlarla ve saldirilarla cok ugrasacak. 'Besle kargayi oysun gozunu' durumu yasayacaklar.

Dunya genelinde 2017 ve sonrasi bankalarin, zenginlerin, buyuk sirketlerin kayip ve kuculme yillaridir. Ozellikle bu yil cok fazla ust mevkilerdeki insanlarla ilgili igrenc sirlarin aciga cikmasi olasi. 2017 yili, yalanlarin ve paranin kabusu olacak. Bircok skandal duyacagiz. Politikacilarin yalanlarini gorecegiz. Curumus Patron kole duzeni tek tek yikim ve kayiplarla ugrasacak. Daha once de yazmistim; kaybedecek birseyi olmayan kucuk esnaf ve fakir halk icin degisen pek birsey olmaz. Aslinda onumuzdeki yillardan itibaren kucuk esnafin yeniden yukselisini goruyorum.

Daha onceki ongorulerimden henuz cikmamis olanlari tekrarliyorum. Cunku onlarin cikmasini bekliyorum. Ozellikle su yukselmeleriyle meydana gelecek taskinlar ve yagmurlardan gelecek sellerle buyuk zararlar olacagini gormustum. Buyuk depremleri ve volkanik patlamalari hala bekliyorum. Bulasici hastaliklarda artis olacak. Hayvan etinden (kirmizi et)insana bulasan yeni hastaliklar gordum. Su sebeklerinden gelen suyla zehirlenen insanlar gordum. Okul ve yurtlardaki cocuklarla ilgili aci olaylar yasanacagini gordum. 2017'de her acidan fakirlesme goruyorum. Ekonomik sorunlar, Turkiye dahil hemen hemen her ulkeyi zor duruma sokacak. Alim gucu dusecek, gida fiyatlari yukselecek. Cunku hava kosullari ekim bicimi etkileyeceginden, uretim zorlasacak.

Butun Dunya ulkelerini kapsayacak, bir savas gormuyorum ama piyon ulkelerle ve teror orgutleriyle bazi ulkelerin birbirine goz dagi verecegini goruyorum. Nukleer savas gormuyorum. Ancak bazi teror orgutlerinin zehirli gazlarla saldiri yapmasi da olasidir. Ciltleri yara icinde olan insanlar gordum. Rusya ve Cin'in gucu artiyor. Iran'da kati kurallarda yumusamalar artacak. Suriye'de isler, simdiki lider lehine gelisecek. Irak'da sorun gormeye devam ediyorum. Ordaki yabanci kuvvetler ayrilmadigi surece, huzuru goremezler. Baski rejimi olan arap ulkelerinde kadinlarda aydinlanma ve protestolar bekliyorum.

Turkiye'de 2017 yili boyunca teror saldirilarinin daha da artacagini gordum. Malesef ulke sinirlarinin kontrolu bir kac yil once askerden bilincli olarak alindi. Cunku Suriye'deki cani orgutlere yardim ve yataklik gorevi almisti buyuklerimiz. Bu destegin bedelini simdi Turk halki oduyor. Kontrolsuz sinirlardan ulkeye giren ve burada yuvalanan caniler simdi bize savas actilar. Multeciler icine gizlenmis binlerce terorist oldugunu dusunuyorum. Yanlarindaki es ve cocuklari en buyuk kamufulajlari. Milyonlarca multeci icine gizlenmis gericilerle, ulkede serbeste gezip, seriat isteyen gericilerden ulke olarak cok cekecegiz. Her alanda kusatma icinde olacagiz. Daha once de yazmistim; gerici bir ayaklanma olacagi vizyonunu gormustum. Husnu Mahalli yillarca anlatti bunlarin olacagini...Biz ulke olarak komsularimizdan gelecek bazi tehliklerle bir sure daha ugrasacagiz. Ulkeyi bu hale getirenler ilerde cok kotu anilacaklar. Bu zor zamanlardan yenilenerek birlik halinde cikacagiz. Musluman ulkelerin kendi aralarindaki savas ve catismalari daha devam eder. Cunku en buyuk degisimi bu ulkeler yasayacak. Gericilik ve dinlerin yarattigi ilizyon yavas yavas son bulacak.

Ulkede daha cok gazeteci ve bazi chpli milletvekilleri iceriye atilabilir. Bahceli ve birileri, mhp ve akpyi ayni noktada birlestirip tek partiymis gibi hareket ettirmek, karsilarinda kalan Chp ve hdpyi ise ayni kefeye koyarak, terorle iliskilendirerek bazi linc cetelerine hedef yaptirmak istiyorlar. Boylece ulke iki kutuplu bir hale donusecek, sag-sol veya dindar-ateist damgasiyla buyuk bir ayrisma planlaniyor. Solcu ve ateist anilmak istemeyen muhalif mhpliler haliyle akp safina kacacaktir. Boylece referandum asilabilir. Onlarin kafasindaki planlar bunlar....konusmalarini duyuyor ve goruyorum. Malum kisi, baskanlik karsiliginda partisinin kontrolunu bahceliye birakma sozu vermis gibi ama aslinda arka planda her ikisinin de birbiri icin gizli planlari var. Bu arada hdp milletvekillerine, baskanliga destek karsiliginda serbest kalmalari sozu verilebilir. Iceri atilmalarinin sebebi budur. Karsilikli uzlasi uzerinde calisiliyor su an. Hdp ve imrali canisi en basindan beri tek adam rejimi istiyordu. Hayir cephesinde kirilmayi saglamak icin 'hayir' diyecekelrine bakmayin. Arka planda baska isler donuyor. Cunku bolunmeyi ancak tek adam gucu yapabilir. Ulke uzerinde buyuk bir oyun oynaniyor. Gelir sagladigimiz tum isletme ve kurumlar yabanciya satilmis. Tarim bilincli olarak oldurulmus. Ureten bir ulkeden tamamen tuketen bir ulkeye donusturulduk. Bu planin arkasinda emperyalist ulkeler var. Bize gosterilen ile arka planda olan tamamen farkli senaryolar. Darbe olayi da bu senaryonun bir parcasiydi.

Umarim meclisteki vekiller nasil bir belaya bulastirildiklarini kendi iradesiyle anlar ve baskanlik sistemini meclisten gecirmezler. Cunku eger gecerse referandumu oy hirsizligiyla rahatca alirlar. Secsis tamamen bir partinin kontrolunde bir ofise donusmus. Bu sistemle baska bir partinin secim kazanmasi cok zor. Ucuncu gozden okudugum bir goruntude 25 Nisan'da referandum yapilmis, Baskanlik sistemi gecmisti ve ben agliyordum. Cumhuriyet bitti diye aglarken; sonra "Korkma Cumhuriyetin sonunu kimse getiremeyecek, bu durum duzelecek." mesajini aldim. Baska bir gun ekranda gordugum vizyonda; malum kisinin olum haberini gazeteden okuyordum. Haberde, onun resmi vardi ve altinda; yasami boyunca ulkeyi irana cevirmeye calisti yaziyordu. Sonra cenazesini gordum bir ufak tek vagonlu trenin uzerindeydi ve uzerine bayrak ortulmustu. Tren harekete gecti yavas yavas ilerlerken trenin arkasindan az miktarda destekcisi kosmaya basladi. Zamanini gormedim. Yorumu size birakiyorum.

Ulkemizdeki tum siyasi partilerde parcalanmalar ve yenilenmeler gordum. Lider degisimleri gordum ama zaman olayini tahminen yazmistim cikmadi. En iyisi hic zaman vermeyip gordugum olayi oldugu gibi yazmak. Ulkenin gelecegi icin muhalefet partileri hemen lider ve program degisimi yapmalilar. Aksi halde dordunun de kardes oldugunu ayni babaya hizmet ettiklerini anladigimizda cok gec olacak. Dinci tarikatlar arasindaki rekabet, karsilikli sorunlara yol acacak. Onlarin saltanatliginin son seneleri... Yikilislari en buyuk destekcilerinden olacaktir. Hala dinci ayaklanma ongorumu yineliyorum. Gizli gizli silahlaniyorlar ve egitim aliyorlar.

Simdi de pozitif tabloya odaklanalim.

2017'nin ikinci yarisi daha iyi olaylara sahne olacak. Bu sene muthis icatlar, buluslar olacak. Elektronik esyalarda bizi cok rahatlatacak yenilikler yapilacak. Bir cok hastaliga dogal cozumler bulunacak. Gezegenlerle ilgili yeni biligiler kesfedilecek. Yeni gezegenler bulunacak ve dunya disi varliklarla ilgili bir cok bilgi aciga cikacak. Bu sene ozellikle dunya disi varliklarla temas cok olacak. Ayrica su anda bizimle dunya uzerinde ve icinde yasayan bizim gibi gorunen dunya disi varliklar oldugunu ogrenecegiz. Kendimizi yeniden kesfedecegiz. Bilincimiz genisleyecek ve dusuncelerimiz degisecek. Arkadaslarimiz degisecek, cogu kisiyle baglarimiz kopacak. Bize ogretilen yanlislarla, yalanlarla yuzlesecegiz. Insanlar internet ve youtube sayesinde bir gecede unlu olabilecek veya milyoner olabilecek. Ozellikle yildiz ve Kristal cocuklar bunun onderligini yapacaklar. Film sirketlerine, medyaya, plak sirketlerine gerek kalmadan herkes istedigi filmi yada muzigi yapip zengin ve unlu olabilecek. Interneti, insanlari kontrol etmek icin bulup gelistirenlere en buyuk zarar internetten gelecek. Yarattiklari silah kendilerine donecek. 2017'nin pozitif bitisi bizim 2018'e pozitif baslamamizi etkileyecek. 2018, 11 yilidir. 11 enerjisi cok buyuk degisimleri getirecektir.

Guncelleme: 2.16.2017

Ekrandan okudugum kadariyla hatirladigim cumle:
Su anda dunyada meydana gelen kucuk buyuk butun deprem ve kirilmalarin sebebi Dunya'ya yaklasan bir cisimdir. (cismin ne oldugunu gormedim. Belki gezegen yada goktasi olabilir.)

Birinin hastaliginin bayagi artmis gordum. 

Insanlardaki eril ve disil enerjinin degismesi ve yeni dengesi ile insanlarda, kendini belli bir cinsiyete ait hissetmeme yani cinsiyetsizlik duygusuna kapilma yasanacagini ve escinselligin artacagini okudum ekrandan.

10 Ocak 2017'de ekrandan yaptigim 'reza zarrap' ile ilgili okumayi asagida yorumlara yazmisim ama buraya eklemeyi unutmusum. Cok yogun bir yil gecirdim. Guncelleme yaptigimi sanmistim.
Okudugum bilgi suydu: Reza, hapisten cikmak icin savcilikla isbirligi yapip butun bildiklerini anlatiyordu. Ben bu haberi, ekrana gelen bir gazeteden okuyordum.
Aynen gordugum gibi oldu da..



Sevgiler!
Aasmaestefan

28 Aralık 2016 Çarşamba

2017 Yeniden Baslama Yilidir

Numeroloji; 1,2,3,4,5,6,7,8,9 sayilarindan olusur. 1 herzaman yeniden baslama demektir. 9 ise; dizinin son sayisidir ve bitis demektir. 9'dan sonra tekrar basa donulur ve yeni bir baslangic yapilir. 11 ve 22 sayilari ise 'master' diye bilinen onemli sayilardir. Bu iki sayinin enerjisi cok yuksektir. Fakat biz bugun 1 ve 9 u ele alacagiz.

1, Gunes sayisidir ve pozitif bir sayidir. Bu da bize 2017'nin bir cok pozitif yeni baslangiclar getirecegini mujdeler.
9, Mars sayisidir. Kova burcunun yonetimindedir. Mucadele, savas, cesaret ve de ayni zamanda yeninin insasi icin, eskinin bitirilisidir.
2016'nin toplami 9 dur. 9, numorolojideki son rakamdir. Yasamimizda bir donemin artik sonu geldi demektir. 9, tamamlanma ve bitis demektir. Tipki biten bir defterin, son sayfasidir. Bu son sayfadan sonra yazilacak yer kalmamistir. O zaman araligindaki sinavlarimiz bitmistir. Dersler tamamlanmistir. Yeniden dizinin basina donulecek ve yeni bir baslangic yapilacak demektir. 9 bitince de 1 baslar.

2017 = 10 eder. 1+0 ise 1 ediyor. 1 Yeni bir baslangic yapmak demektir. Hayatlarimiza, bir kere daha bastan baslamak, yeni insanlarla, yeni alanlarda, temiz bir sayfa acmak demektir. 2017 ani ve hizli degisimler, donusumler getirebilir hayatimiza.



2017 ile birlikte hayatlarimizda eski bir sayfayi kapatip yeni ve temiz bir sayfa acmak icin bircok iliskilerimizden, aliskanliklarimizdan ve baglarimizdan kopmamiz gerekebilir. Korkmayalim ve buna hazir olalim. Ozellikle insanlarla olan iliskilerde cok kopuslar ve yeni baslangiclar gorulebilir. Iki kisilik bir iliskide birisinin bilinc seviyesi digerine gore daha yuksekse, ister istemez kopus oluyor. Ne kadar idare etseniz de zamanla karsilikli konusmalar bile duyulmamaya, anlasilmamaya basliyor. Sebebi ise bilinc farkindan dolayi artik tamamen farkli frekanslarda yasanmaya baslandigindan; arada gorulmez bir enerji perdesi olusmustur. O kisi yanibasinizda saatlerce konusur ama siz onun soylediklerinden cok azini duyar veya hatirlarsiniz. Artik farkli bir alanda oldugunuz icin, dusuk frekansa ait sesler ugultu seklinde kulaginiza gelir. Kendinizi zorlasaniz bile anlamakta zorlanirsiniz,  anlasaniz bile cabuk unutursunuz. O frekanstan cok yeni girdiginiz alana ait gerceklikle ilgilenirsiniz. O alandan yeni arkadaslar bulur ve yeni baslangiclar yaparsiniz. Artik oraya ait olursunuz.

Ayrica bundan sonra baska evrenlere bilmeden giris cikislar yasayabiliriz. Baska boyuttaki enerji varliklarla daha kolay iletisim kurulabiliriz. Ust boyut varliklariyla karsilasmalar olabilir. 'Mandala Etkisi' cok yasanabilir. Okudugumuz bir cumle yada kelimeyi aslindan farkli sekilde okuyup anlayabiliriz. Dalginlik diye tanimladigimiz, saniyelik kayiplar yasayabiliriz. Ben bunlarin; paralel evrenlere bilinc halinde yapilan giris cikislardan dolayi oldugunu dusunuyorum.

Diger bir onemli nokta ise; bundan sonra beynimizin sag tarafinin daha aktif hale gelecegidir. Cok fazla bulus ve hastalik tedavisi beklenebilir bu sene. Sag beynimizle yapabileceklerimizde yogun bir artis bekliyorum. Daha yaratici, daha zeki, daha hassas ve sevgi dolu olacagiz. Bu sene cok fazla okuyup ogrenecegiz. Asiri merak bizi gerekli bilgilere goturecek. Kendimizi bireysel egiterek, bilinc seviyemizi yukseltecegiz. Bu da uyanisi hizlandiracak.

Uyanis bilgiyle olur. Bilgi varsa, bilinc yukselir..Bilinc yukselirse isik artar.

Iste butun bunlar yasanabilir bu sene.. Ne olacagini bilirseniz, gelismelere hazir olursunuz. Boylece yasadiklarinizi anlamlandirabilirsiniz....Sizi seviyorum.. Yalniz degilsiniz....


Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com


Yaralandigim Kaynak:  http://www.astromistik.com/haberyorum.htm