12 Şubat 2018 Pazartesi

Bireysel Uyanis Ogutleri





Mutluluk Disarda Degil Icerdedir.
Mutlulugu disarda arayanlar, en guzel evlere, arabalara, elbiselere sahip olsalarda kisa sureli bir mutluluk duyup sonra yine mutsuz olurlar. Onlar bunun gercek sebebini anlamadigi icin, her mutsuz olduklarinda daha cok para harcarlar daha cok mal, mulk sahibi olurlar. Cunku mutlu etmeye calistiklari sey kendileri degil, egolaridir. Egolar asla tatmin olmaz. Hep daha fazlasini ister. Zihin butun hayati kontrol eder ve kisi tatminsizlikle bas edemez. Bu arada, icerdeki cocuk butun bu olanlari sabirla izler ve farkedilecegi gunu bekler. Mutluluk sadece icerdeki cocuk mutlu oldugunda hissedilebilecek bir duygudur. Icerdeki cocukla kasteddigim ruh diye tanimladigimiz gercek bizdir. Mutluluk, egomuza degil, ruhumuza hitap ediyorsa mutluluktur. Olay karsisinda; cocuk gibi bir seviniyorsak, hucrelerimize kadar yayilan bir sicaklik hissediyorsak o, gercek mutlulukdur. O zaman iste icerde mutluyuzdur. Bunun disindaki her mutluluk duygusu sadece disarda kalir ve iceriye giris yapamaz. Gercek mutluluk sadece icerden disariya dogru yasanir. Buna ulasmak icin oncelikle kendimizi sevmemiz lazim.
Hayalllerimiz Zihnimizi Degil, Kalbimizi Beslemeli


Sozlerimiz, hayallerimiz ve dusuncelerimiz, yaratimlarimizi olusturur. Ne dusunursek O’yuz. Ne hayal edersek onu yaratmis oluruz. Ne konusursak yaratiriz. Cunku sozler, dusunceler ve hayaller de enerjidir. Onlari kullandigimiz zaman, enerjilerini aktif ettigimiz icin yaratiminida yapmis oluruz. Bu yuzden dusunclerimiz, sozlerimiz ve kurdugumuz hayaller cok onemlidir. Ne yarattigimiza dikkat etmeliyiz. Negatif yada egosal yaratimlar bize fayda getirmez. En hizli yaratimlar guzel ve pozitif yapilan hayallerle, sozlerle ve dusuncelerle yapilanlardir. Egosal ve negatif donusumlere sebep olacak yaratimlar, ya gerceklesmez ya da cok gec olur. Cunku enerjisi dusuk frekansli oldugundan; evrende cok yavas ilerler. Ama sevgiyle yapilan, zihne degil de kalbe hitap eden pozitif yaratimlar cabuk gerceklesir cunku titresimi yuksek duygularla yapilmis pozitif isteklerdir. Bunu basit bir ornekle soyle anlatabiliriz: Ayni noktaya uc farkli yolla gitmeye calisan uc kisi dusunun. Ucakla giden, en erken ulasir. Otobusle giden daha gec ulasir. Yuruyerek giden ise en gec ulasan olur. Evrende en hizli hareket eden dusunceler, pozitif dusuncelerdir.

Disardan Degil, Icerden Beslen
Aslinda evrendeki butun bilgilere, kendi uzerimizden erisebilme imkanimiz vardir. Fikirler, buluslar, kitaplara konu olan bilgiler, ilhamlar hep ayni kaynaktan bize gelir. Hepsi kollektif bilinc dedigimiz, evrensel akasadan cekilen bilgilerdir. Belirli bir frekansa erisildiginde, bu bilgilere ulasilabilir. Ancak bu tur bilgilere ulasmak icin oncelikle; disariya degil, iceriye yonelmemiz gerekir.

Bizler, disardan, hali hazirda baskalari tarafindan ortaya atilmis fikirlerle, bilgilerle kendimizi besliyoruz. Surekli arastirip ogreniyoruz, kendimizi surekli disardan beslemeye calisiyoruz. Ama bunu baskalari uzerinden, kendimizi dislayarak yapiyoruz. Oysa onlarin erisebildigine biz de erisebiliriz. Disardan ogrenmeye calistigimiz hersey aslinda bizde de kayitlidir. Belli bir titresim seviyesine geldigimizde, kollektif bilince baglanip ordan bilgi cekebilir veya egitim alabiliriz. Buna icerden beslenme denir. Dinginlik haliyle, meditasyon haliyle iceriye yonelip, ucuncu goz vasitasiyla kaynaga; baskasi uzerinden degil, kendimiz de direk baglanabiliriz. Hislerimizle, ruyalarimizla, durugoru, duru isiti veya vizyonlarla bilgi cekilebiliriz.

Uyanis doneminde, bireysel egitimler oncelikle disardan yapilir. Iceriyle baglantiyi kurana kadar, planli bir sekilde disardan besleniriz. Karsimiza kitaplar, yazilar, filmler, insanlar, hayvanlar, muzikler cikar. Hic biri tesaduf degildir. Bu egitim; biz tamamen iceriye inene kadar disardan devam eder. Hazir oldugumuz da icerden direk kaynakla baglantiya gecer ve egitiliriz. Aradigimiz her sorunun cevabi, bize icerden gelir. Bu nedenle uyanis safhasinda disardan gelebilecek butun isaretleri iyi takip etmeliyiz.


Farkli ol, Cesur Ol
Herkesle ayni yone gitmek zorunda degilizz. Farkliligimiz, farkimiz olsun. Gerektiginde, bize baskalari tarafindan cizilmis yollardan, cikmaktan korkmayalim. Korkunun bittigi yerde cesaret baslar…Cesur olalim. Kendimiz olalim. Baskalarinin ne dusunecegine aldirmadan ozgurce yasamayi ilke edinelim. Kendi kisiligimizi bastirip, icerdeki cocugu susturup, baskalarini memnun edecek bir kisilige burunmek; sadece bize zarar verecektir. O an anlasilamazsa bile, ilerde buyuk hasarlarla kendini gosterecektir. Bizler, kendimizi bulmak ve kendimizi memnun etmek icin burdayiz. Kendimize hizmet ederken zaten butune hizmet etmis oluyoruz. Herkes sadece kendi yolculugu icin burda. Yapmak istedikleri icin buradadir. Hayattaki hersey gulluk gulistanlik olsaydi; ne sabrin onemini ne de cesareti ogrenemezdik, buyuyemezdik. Icimizdeki cocuk yerinde sayardi. En cok ogrendigimiz seyler; cesurca atilip, basladigimiz islerden gelir. Denemezsek, basarili olup olmayacagimizi ogrenemeyiz. Bu nedenle cesurca one atilip, degisimi baslatip, yeni enerjiye uyumlanip, secimlerimizi buna gore yapmaliyiz. Hayatimizda eski enerjye ait ne varsa; bizi kontrol etmesine ‘dur’ demeliyiz artik…

“Korkaklar bircok kez olur, cesurlar bir kez.” William Shakespeare

“İçinden geçenleri söylemeye cesaretin yoksa, içinde kalanların esareti ağır olur.” Anonim

“Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin. Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.” Anonim

Olaylari Disardan izle- Gozlemci Ol
Yasadigimiz olaylara kendimizi kaptirirsak, uzun sure etkisinde kalip bos yere aci cekeriz ve cikis yolu bulmakta zorlaniriz. Gercekleri net goremeyiz. Bu da enerjimizi dusurur ve ruhsal yonden kolay cokeriz. Frekansimiz duserse, benzer enerjilere ait olaylari kendimize daha cok cekeriz. Cunku disariya ne yansitirsak onun yansimasini geri aliriz. Bu yuzdende olaylara karsi daha notr olmayi ve disardan gozlem yapmayi ogrenmemiz lazim. Yasanilan bir negatif olayi sevgi ve bilgelikle donusturmeyi ogrenmemiz lazim. Saatlerce gunlerce o tatsiz olayi dusunerek; enerjisini beslemeyelim, guclendirmeyelim. Guclendirdigimiz olaylar hayatimizda daha uzun sure kalir.

Eger bir kisiyle tartismamiz kavgaya ve gereksiz sonuclara dogru ilerlemisse, karsidaki kisiyi etkilemek imkansizsa, o an bulundugunuz ortamda, gerekirse bilerek geri adim atmayi ogrenmemiz lazim. Hakli bile olsak, gerektiginde ozur dileyen ilk kisi olup, tartismayi sevgiyle kendi yararimiza donusturebiliriz. O an icin belki faydasi olmaz diye dusunsek bile yapmaya devam edelim. Geri donusu muhtesem olacaktir. Karsimizdaki kisiler ile ayni frekansta bulusamiyorsak, o frekans alanindan disari cikmayi bilmemiz lazim. Yani o ortami cevreleyen cemberden bir adim disari cikip, birazda olaya disardan bakmayi ogrenmemiz lazim. Bazen cemberin (olayin) icindeyken resmi farkli gorebiliriz. Disardan bir sure gozlem yapinca, kendimizi de; o cemberdeki hallerimizle, konusmalarimizla degerlendirince, gercek resmi daha net ve tarafsiz gorebiliriz. Boylece olaylara bakis acimiz degisir ve daha cok dengede oluruz. Olaylari, buyumeden kontrol altina almayi ogreniriz.

Bu yazdiklarimi ulkemizde yasanan olumsuz butun olaylar icinde ayni sekilde uygulayalim. Ulkenin gidisati konusunda duygusal davranmak yerine, yine notr olmayi disardan gozlemci olmayi deneyelim. Aksi halde olaylara, yasanan carpikliklara uzulerek, umutsuzlanarak, karamsar dusunerek karsi tarafin enerjisini beslemis oluruz. Ayrica kendimizin de enerjisini dusurmus oluruz. Her ne olursa olsun, aninda dengelenip, kendimizi toparlayalim. Olaylara kendimizi kaptirip hem kendinize hemde bizim gibi dusunenlere zarar vermeyelim. Dusunce ve davranislarimizla negativ zincire halka olacagimiza, pozitif dusunce ve davranislarimizla isik zincirine halka olalim.


Yazmakta oldugum "Uyanis Rehberi" adli kitabimdan alintidir.
Bir damla isik olsun yureginize...


Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

1 Ocak 2018 Pazartesi

2018'den 2025'e - Yeni Dunya


http://aasmaestefan.blogspot.com/2017/01/2017de-turkiye-ve-dunya-ile-ilgili.html

Gecen yil ki yazimda 2018 ve 2019'un numerolojik olarak oneminden bahsetmistim. Bugun biraz daha uzerinde durarak; bu iki yila, bir kere daha dikkat cekmek istiyorum. '2018' yilindaki sayilar toplandiginda '11' cikar. '2019' yilindaki sayilar toplandiginda '12' cikar. Bu iki sayi siradan sayilar degildir. Ustat sayilardir ve cok onemli enerjileri vardir. '11' ve '12' sayilari, tasidigi enerjiyle buyuk degisimlere, buyuk uyanislara sebep olacaktir. Fransiz ihtilali, ikinci Dunya Savasi, nasil onemli donemlerin baslangicina sebep olduysa, 2018 ve 2019 yillari da cok onemli degisimlere sebep olacaktir. Bu yuzden onumuzdeki iki yil cok onemlidir ve hep hatirlanacaktir...


2018 ve 2019 yilina ait ekran okumalarim:

Eski bir ekran okumasinda; 'Dunya sifira dogru gidiyor' yaziyordu. Bunu gecen yil yazmistim. 12.12.2017'de ekranima 00.00 geldi. Bunun, bahsedilen sifirlanma olabilecegini dusunuyorum. Bence yeni bir zamana, giris yaptik.
Bizler de eger uykuda yada uyanikken 00.00 gorursek; bolca affetme ve gecmisi sifalama calismasi yapalim ve yeni enerjiyle, hayatimizda yeni bir sayfa acalim.

20.12. 2017'de ekranima gelen yedi maddeden sadece ikisini okuyabildim ve bu iki maddeden sadece birincisini net hatirlayabildim. Ikinci maddenin ancak bir kismini aklimda tutabildim. (Ekran okumalari sirasinda, aniden uyandigimda hafizamda saniyelerce kayiplar olabiliyor)

1. madde: Dunyayi, binlerce yildir yoneten karanlik cete;Kabal bitirilecek. 

Kabal bitirilirse; onlari besleyen bankacilik sistemi, petrol, somurgecilik, para ve ekonomiler de zarar gorebilir. Hatta ilac ve silah sektoru de bundan etkilenebilir. Yeni sistem belirlenene kadar, altin ve gumus daha cok deger kazanabilir. Hazirlikli olmak lazim. Emperyalizme bel baglayan herkes ve hersey icin artik dip gorunuyor.

2.madde: iki ulke arasinda onemli bir savas olacak. Iki super guc degildi. Onlar muhtemelen arka planda destekte olurlar. Ulkelerin bir tanesi 'i' harfi ile basliyordu.(israil olmasi buyuk olasilik) Ikinci ulke Iran. Bu savas ekranima geldigine gore tarihi onem tasiyan bir savas olacaktir. Gelecek acisindan bircok seyi belirleyecektir.

29.12.2017 gecesi ekranima biri geldi ve su mesajlari iletip gitti:
"Buyuk bir harb geliyor. Dogal felaketler artacak. Bu zor gunleri, kolay atlatmanin yolu; birbirinizi sevmekten ve birlik olmaktan gecer. Insanlar, butun canlilarla 'Bir'oldugunu hatirlamali." Seth

2018 karanligin ve yarattiklari sistemin cokusu, 2019 uyanisin hizlanmasi, 2020-2023 arasi, eskiden cikis, yeniye dogru hazirlik, 2025 yeniden insa olabilir...Bunlar benim tahminlerim.




                                                       2025'e Dogru



Kasim ayinda, 'Bize Hizmet Etmeyen Hersey Hayatimizdan Cikiyor' baslikli bir yazi yazmistim. 

http://aasmaestefan.blogspot.com/2017/11/bize-hizmet-etmeyen-hersey-hayatimizdan.html

Bu yazi daha cok bireysel hayatimiza yonelik bir yaziydi. Ancak simdi ayni sozleri butun dunya ulkeleri ve mevcut sistemler icin de yazmak istiyorum. Cunku evrendeki hersey birbirinin aynidir. Sadece boyutlari (buyuklukleri) farklidir. Mikrodan makroya hersey ayni duzen ve plan icinde, ayni olcude etkileniyor. Bilindigi gibi su an yeni bir caga dogru ilerliyoruz ve bu yeni cagin, belirleyici unsurlari; merhamet, sevgi, baris, bilim ve butunlesmedir. Bu amaclari tasimayan hicbirsey ayakta kalamaz artik. Ne ulkeler, ne yonetimler, ne buyuk sirketler, ne dinler, ne de dunyayi yoneten zenginler...insana, dogaya, hayvana ve kosulsuz sevgiye hizmet etmeyen her sey tek tek yikilacak.

2012 (5-major change) yilindan oncesi eski enerji, sonrasi ise yeni enerjidir. Eski enerjiyle kurulmus butun yonetim sistemleri ve orgutlenmeler (Nato, Birlesmis Miletler, Dunya Bankasi, Avrupa Birligi vb...) ya kendini yeni enerjiye uyumlayarak, donusup devam edecekler ya da cokecekler. Bundan kurtulus yok!

2025’ten 2035’e kadar olan surecte; faize dayali bankacilik, sigorta sirketleri, insaat firmalari, silah sanayi, para, maden sirketleri ve fosil yakitlara bel baglayan kuruluslarin cokusu kacinilmaz. Yeni enerjide, bu somurucu sistemlerin yeri yok. Onlar da ya donusecek ya da can cekise cekise yok olacaklar. Buyuk sirketler, emperyalizme degil, insana, dogaya ve hayvana hizmet edecek sekilde kendini donusturmezlerse  iflas edecekler. Yeni enerjiyle uyumlu, kosulsuz sevgiye hizmet eden kucuk kuruluslarin hepsi hizla buyuyecek. Dogal ilac endustrisi kurulacak. Kenevir yagi ve esrar kullanimi yayginlasacak. Kanserler tarihe karisacak. Evrendeki serbest enerji, sifalanma icin kullanilacak.

Sadece ayristirmaya, somurmeye ve bolmeye odakli olan 'emperyalizm' butun dunyada cokecek. Oncelikle dogmus oldugu ulkede, sonra da diger ulkelerde bitecek. Cokerken, bildigi tum hunerlerini sergileyecek ama yaptiklari savas planlari, tuzaklar, kurduklari teror orgutleri...hepsi onlara geri donerek, bitislerini hizlandiracak.


Dunyaya 'sosyalizm' benzeri yeni sistemler gelecek. Devlet imkanlari, insana ucretsiz hizmet icin kullanilacak. Vergiler kalkacak. Bize karsi kullanilan medya ve teknoloji artik insan yararina kullanilacak. Insanlar sehirlerden; koylere, daglara ve dogaya tasinacaklar. Ilkel diye terkedilen ama dogayla uyumlu her yontem ve teknik yeniden ragbet gorecek. Imece usulu calisma artacak. Doga annenin kucaginda, yeni yerlesim alanlari kurulacak. Parayla alisverisin yerine, takas usulu alisveris tercih edilecek. 'Ben' olmanin yerini 'Biz' alacak. Etle beslenmenin yerini bitkisel beslenme alacak. Organik tarim zorunlu hale gelecek. Hayvanlara, 'ozgur yasam alanlari' olusturulacak ve koruma altina alinacaklar. Gelen cocuklar, butun dunyayi degistirecekler.

Dinler donemi kapanacak...Bilim ve teknoloji cok hizli buyuyecek...Evden egitim, evden calisma imkani, sinirsiz ve bedava internet kullanma imkani dogacak. Insanlarin saglikli beslenme istegi, bircok hazir yemek sirketini, saglikli yiyecek yapmaya zorlayacak. Ucan tasitlar artacak. Yolculuk mesafeleri cok kisalacak. Hologram teknoloisi her alanda kullanilcak. Tv programlarinin yerini internetten yayin yapan ozgur kanallar alacak. Internet sayesinde isteyen herkes bir kac saatte unlu olabilecek. Bireysel olarak gucumuz, yeteneklerimiz artacak. Okula sadece sosyallesmek ve oyun oynamak icin gidilecek. Cunku; gelen cocuklar zaten bilerek gelecekler. Ayrica gerektiginde; butun bilgiler disardan bir kac saatte insanlara yuklenebilecek duruma gelecek...

Dunyayi, 'gokkusagi enerjisi' saracak...

Gordugum vizyonlara gore; boyle bir yasama ulasan dunya nufusu azdi ama oz'du. Cunku dunya besinci boyuta dogru ilerlerken, yasayacagi fiziksel degisimler; bazi dogal felaketlere sebep olacagindan, hayatta kalabilenlerle devam edilebilecek.

—————

Guncelleme: 11.1.11  (11 Ocak 2018) tarihinde ekrandan, duvara asilmis bir beyaz kagit uzerine yazilmis bir yaziyi okudum. Malum ucak dolusu para ve altinla Afrika'a bir ulkeye kacmisti, bazi aile uyelerini arkasinda birakarak. Aniden yapilmis birseydi ki bazi aile bireylerini almadan gitmisti. Ayrca cok onceden de gemileriyle birseyler tasindigi yaziyordu kagitta.

Acaba boyle apar topar kacmayi gerektirecek ne olmus olabilir??? Afrika ziyaretlerinin cok olmasinin sebebi bir hazirlik yapma mi?





Sevgiler!
Aasmaestefan


(1 Ocak 2018)   1.1.11

22 Kasım 2017 Çarşamba

Bize Hizmet Etmeyen Hersey Hayatimizdan Cikiyor


Bize Hizmet Etmeyen Hersey Hayatimizdan Cikiyor

Her yil ozellikle Kasim ayindaki 11.11 kapisi ile Aralik ayindaki 12.12 kapisinin acilmasiyla yuksek titresimli enerji dalgalarina maruz kaliriz ve hayatimizda hizli degisimler donusumler olur. Birikmis ve cozumlenmemis sorunlarimiz bir bir yuzeye cikar. Tedavi edilmemis hastaliklarimiz ve bedendeki sorunlu bolgelerimiz kendini gosterir. Daha alt frekansta kalan duygular, dusunceler ve olaylar; onlardan kurtulmamiz icin kendini hatirlatir. Bize artik hizmet etmeyen kisilerle olan iliskilerimiz bozulur ve kopar. Ayica bu donemde kronik bagimliliklarimizla yuzlesir ve onlari terkederek sadelesmeye baslariz. Hepsi bizim icin olmasi gereken olumlu gelismelerdir. Biz yeni enerjilerle yukselirken, bize artik hizmet etmeyen eski enerjiye ait ne varsa saliverip kurtulalim ve ozgurleselim...


15 Kasim'da;'Dunya'nin manyetik alani degisti'diye bir bilgi almistim. Bu bilginin 11.11 enerji kapisinin acilmasindan sonra gelmis olmasi, manyetik alanin bu yeni enerji dalgasiyla degismis olabilecegi fikrini uyandirdi bende. Yaptigim arstirmada; manyetik alan degismesinin; yeryuzundeki depremleri tetikleyebilecegini ogrendim. Son gunlerde siddeti yuksek depremlerin ard arda olmasinin sebebi bu olabilir.
Dunya anne, degisen manyetik alanin etkisiyle depremler yasadigi zaman, onun kucuk bir ornegi olan biz cocuklarinda da ayni depremler olur. Ancak insan uzerindeki depremler daha cok ruhsal dengesizlikler, gizli kalmis hastaliklar, kemik agrilari ve uyku sorunlariyla kendini gosterebilir. Diger onemli bir etkisi ise; bilinclerde hizli bir sicrama olur ve insanlarin frekanslari yukselir. Bu yukselis sirasinda kendi alaninda olupta donusemeyen, eski enerjiye ait ne varsa, ondan kopar ve cikip gider. Bunlar baslangicta biraz aci verse de, olmasi gereken guzel gelismelerdir...Gaia'nin cocuklari buyuyor...


Sadelesme ve  Bagimliliklardan Kurtulma Geregi


Kisi yada esyalara asiri bagimlilik enerjimizi tuketir, ozgurlugumuzu kisitlar ve ayaklarimizdan iplerle baglanmisiz hissi uyandirir. Boylece kanatlarimiz agirlasir rahat ucamayiz. Oysa hep hafif olmaliyiz ki kolay ucabilelim. Gecmis yasamlardan getirdigimiz yukler, bu yasamimizdaki sorunlar, egolarimiz ve bagimliliklarimiz bizim fazlaliklarimizdir. Bunlarin hepsi, ceplerimize doldurulmus taslar gibidir. Bize agirlik yapar ve hizli ilerlememizi engeller. Bu yuzden o taslardan tek tek kurtulup rahatlamaliyiz ki yeniden kosabilelim.
Oncelikle bize fayda saglamayan insanlardan, esyalardan ve dertlerden kendimizi kurtarip sadelesmeliyiz. Madde olan seyler bizi asla mutlu etmez. Ihtiyacimiz olmadigi halde surekli birseyler almak egolarimizi besler. Aldigimiz esyalarin enerjisi oldugu icin evimizdeki enerji alanini fazlasiyla isgal edeceklerinden, bize dusen kisisel enerji alani azalmis olur. Evimizde ne kadar az esya olursa, bize dusen enerji alani o kadar cok olur. Bu yuzden evde isimize yaramayan esyalari, ihtiyaci olan birilerine verdigimizde kendimizi daha rahatlamis hissederiz. Bu rahatlama hissi biz vermeye devam  ettikce daha da buyur. Cunku verdigimiz esyalardan acilan enerji alanini biz kullanmaya baslariz. Buda ferahlik getirir. Ayrica guzel bir seylere katkimiz oldugu icin ordan bize gelecek pozitif yansimayla da guzellesip, sadelesiriz.
Sadelesmenin ruhsal uyanisimiza etkisi buyuk oldugundan, uzerinde durulmasi gerekir.


Enerji Alanimizi Taniyalim

Herkesin kendi enerjisiyle yarattigi bir alan vardir. Bu alaninda bir frekansi olur. Evrende cekim yasasi geregi, benzer enerjiler birbirini cekeceginden; sizin alaniniza sizinle ayni frekansta olan kisiler gelir. Bunlar tipki sizin gibi dusunen ve hissedenlerdir. Ayni radyo bandi uzerinde, ayni frekanstaki bir kanalda bulusur ve o kanaldan beslenirsiniz. Dinlediginiz muzikler, sarkilar ayni olur....farkli mekanlarda olsanizda...

Hersey enerji oldugu icin kisisel cekim alaniniz; enerji olarak bulundugunuz her yerdir. Sosyal medya hesaplariniz da ayni kisisel alan kapsamina girer. Orasi kendi frekansinizi yansittiginiz ve o frekansin cekim alanina girenlerle bulustugunuz yerdir. Gelenler sizin yansimanizdir.

Eger bu kisisel alaninizda, modem sizseniz; alaninizdakiler sizin modeminiz uzerinden evrene baglanir ve bilgi cekerler. Frekanslarini yukseltirler. Modem, baska biriyse siz de digerleriyle beraber onun uzerinden evrene baglanarak bilgi cekersiniz. Taa ki kendi modeminizi kurmaya yetecek enerjiye ve bilince sahip olana kadar.

Kendi modeminizi kurup evrene baglandiginizda, siz kendiniz ozgur bir kanal olursunuz. Bilgi size araliksiz akmaya baslar. Hem de aracisiz. Once kendi akasaniza, sonra dunyanin akasasina, hatta evrensel akasaya bile erisebilirsiniz. Boylece evrenin merkezi siz olursunuz.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com






24 Ekim 2017 Salı

29 Ekim Cumhuriyet Bayrami - Ozel



Sevgili guzel ruhlar...Umutsuzlugunuzu yansitan e-mailler, mesajlar yaziyorsunuz ve hep ne olacak bu ulkenin hali diyorsunuz...Ben bir cok yazimda yazmisim bunu. Bir kere daha yaziyorum. Ulkedeki durumun degismesi siz guzel ruhlarin elinde. Gucunuzun farkina varip, hayatinizin; madde dunyadan ibaret olmadigini anladiginizda, bakis aciniz ve bilinciniz degisir. Kendi realitenizi kendiniz belirlemeye baslarsiniz ve ayni bilgelikle, o ana kadar size sorun olan herseyin bir sorun olmaktan ciktigini gorursunuz. Onlar aslinda siz izin verdiginiz icin hayatinizdaydilar. Bunu anlama farkindaligina eristiginizde, o gune kadar size engel cikaran tum sorunlar ve kisiler degismeye, donusmeye baslar. Yapacaginiz sevgi dolu guzel yaratimlariniz, realitenizi yeniden belirler. Once kendiniz degisirsiniz sonra digerleri degisir. Hepimiz birbirimize gorunmeyen baglarla bagli oldugumuz icin birimizde yanan isik digerlerinede bu baglarla ulasir ve onlarida aydinlatir...degistirir.
Bu yuzden de mevcut durumlar ne kadar vahim olursa olsun asla umutsuzluga kapilmayin. Aksine, sizi uzen herseyden kurtuldugunuzu, ozgurlestiginizi dusunun ve hayal edin.

Her bir dusuncemiz; yasamimiza ektigimiz bir tohumdur. O halde neden sadece guzel tohumlari ekip, Ataturk ve vatan sevgimizle o tohumlari sulayip yesertmiyoruz ki? 


2018 ve 2019 yillari cok onemli gelismelerin olacagi yillardir. 2018'in toplami '11' ustat sayidir. 2019'un toplami '12' ustat sayidir. Bu ozel rakamlarin getirileri ve enerjileri yuksek olur. Buyuk degisim ve donusumu tetiklerler. Hali altina supurulmus butun sorunlari; cozumlenmesi icin yuzeye cikarirlar. Bu ustat sayilar, arinma, temizlenme, sifalanma ve uyanis getirir. Once dibe vurur, sonra zirveye sicratir. Iste bu yillarin, bu ozel rakamlarin, enerjisini tarafimiza cekmenin en iyi yolu; hergun sevgi, umut ve baris tohumlari ekmektir. "Guzel dusunun guzel seyler olsun" demis buyuklerimiz...

Asagidaki calismayi; buyuk bir inancla, zamaniniz oldukca okuyarak hayal edin ve yaratin. Hic birsey yapamiyorsaniz, bari umutsuz ve karamsar olmayin ki gitmesini istediklerinizin gidisi hizlansin..Aksi durumda onlarin enerjisini bilmeden besliyorsunuz ve basimizdan bir turlu gitmiyorlar....Hayalden de olsa lutfen gittiklerini, onlara ait donemin kapandigini dusunun.



1-Titresim Yukseltme Calismasi:
Odandasin ve ayaktasin. Ince beyaz bir bulut odana gelip bedenini asagidan yukariya dogru sararak gokyuzune dogru seni cikarip nazikce masmavi bir denizin ortasindaki adaya birakiyor. Bu oyle guzel bir ada ki; her taraf yemyesil agaclarla ve otlarla cevrili. Etrafta kosusan hayvanlar ve ucusan kuslar, kelebekler var. Gokyuzu masmavi ve etrafta bin bir cesit renkte cicekler var. Hayatinda gordugun en guzel ada. Cunku orda huzuru ve sevgiyi hissediyorsun. Burnuna, birden gul kokusu geliyor. Pembe guller sarmis her tarafi. Parmaklarinla gullere dokunuyorsun ve kadife gibi yumusak yapraklarini hissediyorsun. Sonra elini burnuna goturdugunde, gul kokusunu hucrelerine kadar hissediyorsun. Ordan, masmavi denizi goruyorsun ve hemen sahile kosuyorsun. Ayakkablarini cikarip kumlara ciplak ayaklarla basiyorsun. Gozlerini kapatiyorsun ve ruzgarin hafif ve ilik esintisini teninde hissediyorsun. Ruzgar saclarinin arasinda sefkatle esiyor. Yuzunu ilik gunes isigina dogru ceviriyorsun, denizin tuzlu kokusunu hissediyorsun ve damaginda tuzu tadiyorsun. Ayaklarin sicak kumlarda isiniyor ve hemen onlari suya koyup suyun serinligini hissediyorsun.

Artik mukemmel hissediyorsun. Yuzunde tatli bir gulumseme ve huzur var, calismaya hazirsin. Meditasyon pozisyonunda oturuyorsun yada uzanarak duslemeye basliyorsun:

2- Yaratici Imgeleme:

Ulkemizde sokaklarda el ele, sevgiyle eglenen, kutlama yapan insanlari goruyorsun. Anitkabirin bahcesi tika basa dolmus herkes Cumhuriyetimizi ve yeniden kurulus ayarlarina donusunu kutluyor. Ellerinde bayraklar ve Ataturk resimleri var. Herkes mutlu ve huzurlu. Sokaklarda guvenle dolasan, kol kola girmis birlik ve beraberlik icinde eglenen insanlar var. Butun farkliliklar unutulmus. Okullar tum gerici egitimleri terk etmis ve yeniden laik, cumhuriyet degerlerine bagli egitime donmusler. Cocuklar karanligin elinden kurtarilmis, Ataturk bilinciyle yetistiriliyorlar. Devlet kurumlarindaki ayristirici ve gerici insanlar gitmis, onlarin yerine; cagdas, birlestirici, bariscil ve sevgi dolu insanlar gelmis. Her alanda otekilestirme ve boluculuk bitmis. Sevgi ve baris hakim olmus. 

Tum suclular, teslim olmuslar. Zalim yoneticiler gitmis ve yerine; Ataturk bilincinde yeni bir lider gelmis. Suriye tum cetelerden temizlenmis, sinirlarimiz yeniden guvenli hale gelmis. Suriyeli kardeslerimiz guvenle ulkelerine donmusler. Butun teror orgutleri dagilmis ve uyeleri teslim olmuslar. Bizler tum komsularimizla baris ve birlik icinde yasiyoruz. Sevgi tum ulkemize, oradan da tum dunyaya yayilmis. Aclik, hastaliklar, savaslar son bulmus. Sinirlar kalkmis ve emperyalizm cokmus. Butun sirkler ve hayvanat bahceleri kapatilmis, hayvanlar yeniden ozgur ortamlarina birakilmis. Sokak hayvanlari insanlar tarafindan sahiplenilerek kurtarilmis. Butun dunyaya hayvan sevgisi, insan sevgisi, doga sevgisi hakim olmus. Isik her alanda kontrolu ele gecirmis...cok sukur...ve oyledir..

"Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır."
Mustafa Kemal ATATURK

(Atamizin bu mesajina guvenelim)

Sevgiler!
Aasmaestefan
















19 Eylül 2017 Salı

9:19 - Bir Cift Mavi Gozle Temas


Digital saatlerde aniden ve plansiz sekilde 9:19'a denk gelmek; 'bir cift mavi gozle temas' demektir. Yani o anda Ataturk enerjisine, bilincine baglanmak demektir. Bunu yasayanlar, ya onun tarafindan gorevlendirilmis ruhlardir yada uyanis icin onun enerjisinden destek aliyorlardir.  


Benim evimde hep "Ataturk Kosesi" olmustur. Her 10 Kasim'da bu kosede Atamiz icin bir dakika saygi durusunda bulunur, dua eder ve ona tesekkur ederim. Amerika'ya tasininca zaman farkindan dolayi anma torenini Turkiye ile ayni saatte yapamamistim. 10 Kasim 2015 gunu, aksam saat 9:05'te Ataturk'u anmak icin calisma yapmaya karar verdim. Ulkemiz icin yaptiklari nedeniyle ona bir kez daha tesekkur edip, sukranlarimi sunmak istedim. Ne zaman Turkiye ile ilgili astral planda yaratim calismasi yapsam onu cagiririm ve hologramiyla bana eslik eder. O gun yine kendilerini meditasyonuma cagirdim. Gelip karsima oturdu. Cok şik giyinmisti. Griye benzeyen bir takim giymisti. Omuzlarina asili bir paltosu, sag elinde bastonu, basinda sapkasi vardi. Oturunca, sapkasini ve bastonunu yere indirdi. Palto hala omuzlarinda idi. Sohbet etmeye basladik. Sorularimi cevapladi, onerilerde bulundu. Sonra bir Turkiye haritasi cikarip uzerinde isaretli bazi yerler gosterdi.

Ataturk'un bana gosterdigi haritada, butun dogu illeri isaretliydi. Ankara ve Istanbul da isaretliydi. Ancak haritada bir de 'Artvin' sehri isaretlenmisti. Artvin' in isaretli olmasi cok garip gelmisti. Hatta o zaman iki bayan arkadas daha calismaya eslik etmisti. Kendi aramizda 'Artvin' icin ne olabilirki diye cok dusunduk. Hicbir olayin olmadigi sessiz sakin uzak bir ilimizdi...

Atamiz, bu isaretli yerler icin: "Buralara dikkat edin, onemli olaylar olacak." dedi. O zamanki sartlarda dogu illerinde birseyler olmasi imkansizdi. Cunku oralarda, akpkk destegi ile adeta kürt eyaletleri kurulmustu. Pkk sehirlere kadar inmis, yol kesip kimlik kontrolu yapiyorlardi. Akp sadece izliyordu ve aralarindaki isbirliginin bozulmasi mumkun gorunmuyordu. Birlikte ulkeyi bolmek icin mukemmel calisiyorlardi.

Calisma sirasinda Ataturk bana "gozlerini ac" dedi. Actim ve "saate bak" dedi. Kosedeki digital saate baktigimda 9:19 u gosteriyordu. "9:19'u her gordugunde beni yaninda hisset." dedi ve gitti. O gunden sonra hemen hemen hergun plansiz sekilde 9:19 'a gozum carpar ve bir cift mavi gozun baktigini hissederim. Beni izledigini, yanimda oldugunu bilirim ve hemen ona sevgilerimi, saygilarimi sunar, tesekkur ederim. Ulkemize, enerjisiyle, bilinciyle yardim etmesi icin cagrida bulunurum.

Bu calismanin ardindan bir kac ay gecti ve haritada isaretli olan dogu illerimizde operasyonlar yapilmaya baslandi. Akp, yarattigi canavarla savasmaya basladi. Ankara ve Istanbul'da da aci olaylar oldu. Artvin'de ise Cerattepe maden protestolari oldu. Bu yasananlardan sonra Atamizdan gelen mesajlara cok onem verdim.


Eger, sizin de digital saatlerde 9:19'a plansiz sekilde aniden gozunuz takiliyorsa, bilin ki o anda Ata  enerjisi, bilinci size baglaniyor. Muhtemelen ona hizmet icin anlasma yapmis gorevli ruhlardan birisiniz ve size gorevinizi hatirlatiyor yada uyanmaniz icin gerekli olan enerji destegini sagliyordur. Bana bir calismada, kendisinin bizzat gonderdigi binlerce gorevli ruh oldugundan bahsetti. Bir kismi dogarak gelmis bir kismi da sonradan bedenlere inmisler. 2019'da olacak kitlesel bir uyanistan bahsetti.

2014 yilinda yasadigim bir ruya:

Bembeyaz bir odada, beyaz giyinmis bes alti kisiden biriydim. Duvar boyunca dizilmis modern bir yuvarlak koltukta oturuyorduk. O an o kadar gercekti ki hucrelerime kadar bu gercekligi hissediyordum. Aniden iceriye yine beyaz giyinmis Ataturk girdi. Elinde beyaz zarflar vardi ve onlari alip tek tek bize dagitti. Herkes sirayla zarfini acti ve gorevini ogrendi. Sira bana geldiginde zarfi actim, okudum ve hemen saskinlikla gozlerimi actim uyandim. Uyanir uyanmaz, kagittta okudugum gorevimi hatirlayamadim. Haliyle cok uzuldum. Ama bir yil kadar sonra o kagitta yazilani yeniden gordum. Sadece 'Turkiye' yaziliydi. Turkiye'deki uyanisa ve yeni cagin sekillenmesine yardim edecektim...Su anda bir cok kisinin yaptigi gibi...

9:19'u gorun yada gormeyin, Ataturk'u ulkemizin kurtulusu icin yardima cagirin. Bedenliler olunce enerji olarak yasamaya devam ediyorlar ve biz istersek yardima mutlaka gelirler. Onlar bizimle ruyalarla, vizyonlarla, telepatik iletisimle, isaretlerle konusurlar. Ataturk' ile ilgili alinan mesajlar, gorulen ruyalar ve vizyonlar dikkate alinmalidir. Baska boyuttan bu dunyaya mektuplar bu sekilde geliyor.

Bir yil once grupca yaptigimiz bir Turkiye calismasinda Ataturk bizi uyardi. "Heykellerimi koruma altina alin, onlara saldiracaklar." dedi. Ozellikle bu sene onun heykellerine yapilan saldirilar daha da arttinca Ataturk'un hakli uyarisini anlamis olduk. Bizim yapacagimiz kucuk bir korumanin bu konuya faydasi olacaktir. Sevgimizle heykelleri, anitlari korumaya alalim. Yanindan gecerken, onlarin etrafina pembe renkli sevgi enerjisiyle bir yuvarlak bariyer cizelim ve burdan sadece 'sevgiyle olan' gecer diyede muhurleme yapalim.

Temmuz ayinda yine grupca, '8/8 enerji kapisi' calismasi yapmistik. O gun Ataturk bana yeni bir Turkiye haritasi gosterdi. Ilginc oldugu icin yazmaya karar verdim. Cunku haritada Turkiye sinirlari icinde; Suriyenin ve Irak'in bir kismi da alinmisti. Irak'tan alinan parca Musul ve Kerkuk olabilir. Bu onemli bir mesajdir bence.

Gecen hafta baska bir calismada yine Atamiz'dan onemli mesajlar aldim. Sistem degisimi ile ilgiliydi. "Malum kisi hayallerini gerceklestiremeden ölur ve etrafindakiler de dagilir. Beni sevenler birlik olur ulkeyi yeniden duzeltir" dedi. Ben bu ongorusune kalpten inaniyorum ve sizlerin de inanmasini istiyorum. Inancimiz hayalimizi guclendirir. Hayalimiz ise yaratimimizi hizlandirir.

Ataturk demek 'Ask' demek. Bizim bir tek kurucumuz ve kahramanimiz var. O da Mustafa Kemal Ataturk'tur ve sonsuza kadar da oyledir...


Rauf Denktas, 74 kibris hareketi oncesi Ataturk'u ruyasinda gormus:
...Darbeden iki-iki buçuk ay evveldi. Bir rüya gördüm. Ata­türk etrafında bir toplulukla Girne kapısından içeri gi­riyordu. Ben de etrafımda bir toplulukla kendisini karşıla­dım.
"Atam, bizi kurtar artık. Dayanamıyoruz. Mümkün de­ğil, dayanamıyoruz," dedim, elini öpmeye çalıştım.
Bana sert sert baktı. Sonra gülümseyerek, "Konjoktür önemlidir. Denktaş, konjoktüre dikkat ediniz," dedi.
Uyandığımda bu rüyanın şok etkisi altında kalmıştım. Bu sanki rüyanın ötesinde bir şey gibiydi.
Sanki Atatürk’le hakikaten karşılaşmış, konuşmuşum duy­gusunu taşıyordum. Çok heyecanlıydım. Sabahleyin erkenden saat 09.00’da Büyükelçi Asaf İlhan Bey’e gittim. Kendisine bu rüyayı anlattım ve rüyayı günlüğüme de yazdım. Dolayısıyla 15 Tem-muz’dan sonra Sayın Ece­vit’ten "Konjoktüre dikkat ediyoruz, konjoktüre bakıyo­ruz" şeklindeki mesaj gelince, "Asaf Bey geliyorlar," de­dim.
"Nereden bildin?" dedi.
"Hatırlamıyor musun rüyamı? İki buçuk ay önce ben sana geldim söyledim," dedim.
Hatırlamadı. "Defterime de yazdım" deyince, ben da­i­reme gelmeden bir memurunu gönderdi. Hakikaten gün­lüğün o sayfasını çevirdik tekrar okuduk...

Bu ruya, alinti yapildigi linkten de okunabilir.  http://www.dagarcikturkiye.com/kibrista-en-uzun-gece-yd-1124.html




Facebookta duyuru yapmistim. Bazi arkadaslar, Ataturk'le ilgili ruyalarini ve vizyonlarini paylastilar. Onlardan izin alarak, isim vermeden buraya ekledim. Baska gorenler varsa, yorum bolumune kendileri yazabilirler. Yada bana yazarlarsa, isim vermeden ekleyebilirim.

*********
"2038 de Anitkabiri gordum. Her yer bayraklarla donatilmisti. Bazi bayraklarin yuksekligi Anitkabirin yuksekligini geciyordu. Mahseri kalabalik vardi. Her yer insan doluydu. Ataturk'un olumunun 100. yil donumuydu. Sanirim herkes onun 100. olum yildonumunde gercek kiymetini anlayacak."

*********
"Ruyamda hic bilmedigim bir koydeyiz. Tek katli bir koy evindeyim ve hic penceresi yok. Evin onunde camurdan yapilmis bir merdiven ve oturma yeri vardi.  Orda oturuyordum ve Ataturk'de yanimda oturuyordu. Cok temiz ve duzgun giyinmisti. O kadar ciddiydiki, yaninda duruken bile cekinerek duruyordum. O sirada gozleri hep ileriye, uzaga bakiyordu.kaygiliydi. Ulkesi icin cok faydali oldugunu soyluyordu. Arkamizda yesil bir tahta kapi vardi, eski pusku. Diyorki, ulke icindeki en kotu seyler bak buradan baslayacak.Bura neki diyorum, donup bakiyorum ve kirmizi bir tabelada 'kuran kursu' yaziyordu. hersey kuran kurslarinda baslayacak diyor. Bu cok tehlikeli ve birseyler yapmak lazim diyor. Ulkemiz icin cok uzuluyorum diyor."

*********
"Bir suredir enerji calismalari ile ilgileniyorum. Aralik'ta Ilk yuksek benlik meditasyon calismamda Ataturk'u gordum. Samsun'u, Bandirma Vapuru'nu, cok etkilendim, aglayarak kendime geldim. Meditasyonu yaptiran hocam tekrar meditasyona donmemi soyledi ve oyle yaptim. Ataturk Mayis'ta beni cagirdi. Biletimi aldim Samsuna gunu birlik gittim. Hayatimin en kotu gunlerini yasiyordum. Tukenmistim. Bandirma vapuruna gittim. Once hicbirsey anlamadim. Ogleden sonra ikinci kez tekrar gittim ve burden ne mesaj almam gerekiyor diye sordum ic sesime. Tam cikmak uzereyken "never give up- Asla vazgecme" dedi bir ses. Baktim ve Ataturku meditasyondaki gordugum haliyle tekrar gordum. O an mesajimi almistim ve herseye sifirdan basladim."

*********
"Bir ay kadar once ruyamda denizin gok yuzuyle birlestigi sinirda, butun gokyuzunu boydan boya kaplayan Ataturk suretlerini gordum."

*********
"Deniz sinirli falezlerin yuksekliginde, falez olmayan bir yerdeyim. Genclerin oldugu bir kalabalik vardi. Aniden uzakta denizin ortasinda kocaman bir pankart aciliyor, gokkusagi gibi ve basindan Gunes yukselen Ataturk resimli. Gencler yine basardi diye dusunuyorum ve orasi Kusadasi korfeziymis gibi hissediyordum."

*********
"Yillardir meditasyonlarda goruyorum. Bir keresinde kahverengi bir salonda yuzlerce Ataturk vardi. Kapiyi bir yakinim acti. Meclise benzeyen bir salondu. Onun varligini hep hissediyorum ve yuzunu goruyorum."

*********
"Ruyamda Mustafa Kemal Ataturk'un bilinci beynimin icinden bana Mustafa Kemal adinin icinde sir oldugunu soyledi. Bu isim kisaltilamaz dedi. Bulundugum yerde dev bir gunesin icine girdim. Merkezi Gunesler Birligi oldugu yonunde bilis aldim ve bana "ishak ol" dedi."

*********

"Yesil mutfakli bir evdeydim. Mutfagin camindan disari bakiyorum ama baktigim yeri goremiyordum. Bi anda arkamdan birsey belirdigini farkettim ve dondugumde karsimda Ataturk'u gordum. Beyaz gomlekli, beyaz papyonlu, siyah takim giymisti. Arkasindan beyaz bir isik yansiyordu. Yanima geldi elini sirtima koydu ve "Ben sana ne dedim? Hersey guzel olacak dedim. Bak gordun mu dedigim oldu." dedi. Sonra bana yaklasti ve birlikte camdan disariya baktik."

*********
Yakın zamanda Atatürk ile ilgili rüya gördüm ve hatta bir yakınımız da rüyasında ona Atatürk kolyesi hediye ettiğimizi görmüş. Rüyamda er gazinosu gibi bir yerde oturuyorduk. İçeri Atatürk girdi ve herkes bir anda ayağa kalktı. Ben olayı geç idrak ettim ve sonradan kalktım. İçeride erler değil partililer ve devlet adamarı vardı. Kılıçdaroğlu fotoğraf çektirmek ve elini sıkmak için Atatürk'ün yanına gitti. Atatürk onu eliyle uzaklaştırdı ve kalabalığı yararak yanıma geldi. Elini omzuma koydu ve gözlerime uzunca baktı. Kılıçdaroğlu'nun fotoğraf çektirmek istediği noktaya beni götürdü ve rüya burada bitti.

*********

Ruyamda; malum kisi yerde hasta yatiyordu, korumalari uzerine kapanmis yardim cagiriyorlardi. O sirada yakin planda Ataturk'u gordum. Yuzu sertti ve uzgundu. "Bu zulum bitecek." dedi. Sonra Genclige Hitabeyi okumamizi istedi. Ben ve digerleri hepsini okuyamayinca Ataturk kizdi ve "iste bu yuzden" dedi. Utancla uyandim saat sabahin 5'i gibiydi. Hemen internetten 'Genclige Hitabe'yi buldum ve uykulu gozlerle hepsini okudum. Cok etkilenmistim.

*********
Bundan iki yil once ruyamda, yemyesil cayirlarin oldugu bir alanda tek basimaydim. Aniden ortamin titresimi ve enerjisi degisti. Ne oluyor diye saga sola bakinirken, inanilmaz genislikte bir auranin icinde bana yaklasmakta olan Ataturk'u gordum. Yaydigi enerji benide icine alarak titresimimi yukseltti. Bana yaklasti ve "Heyecanlanma. Gel surda bir cay icelim seninle" dedi ve kolunu omzuma atti. Beraber buyuk bir cinar agacinin altina dogru yuruduk ve ordaki tahta masaya oturduk. Masa ortusu kareliydi ve etrafinda mutevazi tahta sandalyeler vardi. Oturduk, iki cay geldi. Ben cay bardagini tutarken, bardak birden kulce gibi agirlasti. Caktirmamaya calisirken bana "Rahat ol, soyleyeceklerimi dinle." dedi. Buyrun Atam dedim. "Senin isin genclerle. Onlara iyi bak. Onlar cok onemli ve sen onlara yol gostereceksin. Tamam mi guzel kizim" deyip, alnima yumusacik bir opucuk kondurdu ve ruya bitti. Yasadiklarim gercek gibiydi.

*********
Geçen sene rüyamda Atatürkümüzü gördüm. Bir at üzerinde idi, askeri üniforma ve kara kalpağı vardı. Atının üzerinde bir pelerin vardı o pelerini öyle bir kaldırdıki altından binlerce Mustafa Kemal'in askerleri çıktı ve her tarafa dağıldı. Bu rüya benim umutlarımı canlandırdı.

*********
Ben ortaokuldayken rüyamda Ataturk'u gördüm. Kedimi kaybetmişim, onu arıyorum. Bir anda Atatürk ve babaannem karşımda ve Atatürk'ün kucağında bembeyaz kedim! Onu bana veriyor...
Bu rüyadan bir süre sonra da annem rüyasında Atatürk'ün bizim evde dirildiğini görmüştu. Çok heyecanlandım bu rüyadan dolayi, zira babam gazeteci ve belki babamın da ülke kaderinde bir görevi vardır diye düşündüm.

*********
Rüyamda, iki dağ arasında teleferik ipi gibi bir halat var, bu halatın üstü sarkan ışıklarla donatılmış. Ortam zifiri karanlık olmasa da, aydınlık ya da gündüz değil. Ben bu halata ellerimle tutunarak, bu iki dağ arasında ellerimle kayıyorum. Üzerine doğru gittiğim dağda ise devasa bir Atatürk posteri var.

*********


Yolunuz Ataturk'den gecenlerden olsun!

19/9/2017 tarihinde saat 9:19'da paylasildi.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

17 Eylül 2017 Pazar

Safaga Dogru

10 Eylul 2017 gecesi gokyuzunde isik ve karanlik arasindaki savasi izlerken gordum kendimi. Orda gibiydim neler oldugunu bilincim biliyordu. Savas cok cetin geciyordu ve malum grup cok zor durumdaydi. O an bunu hissediyor ve kendi kendime soyluyordum...Safaga dogru ilerleyisimiz basladi.


Ben yerden, gokyuzundeki savasi izlerken beyazlar icindeydim. Korkmuyordum ama biraz endiseliydim. Cunku savasin sonucunu ve ne zaman bitecegini merak ediyordum. Izledigim goruntulerde, beyaz bulut gibi bir gaz gokyuzunu sariyordu ve isik kuvvetleri, o gazlari, lazer benzeri sari bir isikla temizliyordu. Isik simsek gibi kivilcimlar sacarak, uretilmis gaz bulutlarina carpiyordu ve gazlar dagildikca gokyuzunde acilma, berraklasma oluyordu. Kelimlerle anlatmakta zorlaniyorum. Anlamak icin o ani yasamak gerekir. Asagidaki resim gorduklerime benzeyen bir karedir.


O anki bilincimle, malum grubun hava olaylarina nasil mudahele ettigini, dogal felaketleri olusturmak icin teknolojiyle neler yaptigini anliyordum. Bu gorduklerimin tam da kasirgalarin oldugu zamana denk gelmesi ilgincti. Cunku bunlari yapanlar, kendi ulkesine ve insanlarina bile acimiyorlardi. Ben bu kasirgalarin ve diger bir cok doga olayinin teknoloji ile uretildigine inaniyorum artik. Gokyuzunde izledigim de buydu. O gaz bulutlarinin isikla yokedilmesi bu yuzdendi.

Havadan yapilan spreyleme ile hem bizi hasta ediyorlar hem de gokyuzunde bir yapay gaz tabakasi olusturarak uyanis icin gonderilen enerjileri blokajliyorlar. Diger bir amaclari da tepemizde dolasan gemileri gormemizi engellemek. Boylece insanlar neler olup bittiginin farkina varamiyacaklar. En azindan onlarin plani bu. Ancak gordugum kadariyla savasi kaybediyorlar. Gucleri bitiyor. Son cirpinis olarak bizleri daha cok spreylemeyi hedeflediklerini gordum. Buyuk bir savas yaratmayi planladiklarini da gordum. Ama planlarini gerceklestirecek zamanlari yok artik. Isik kuvvetleri kontrolu ele geciriyor.

Solunum yollarindaki ani rahatsizliklar, ciltte kizarma ve yanma, ruhsal yonden sebepsiz sikinti ve hircinlik, major depresif bozukluk, kendini boslukta hissetme, icine kapanma ve yalniz kalma istegi gibi belirtiler, havadan yapilan spreylenme veya negatif enerji saldirilari yuzunden olabilir.


Bu Saldirilara Karsi Kendimizi Guclendirmenin Yollari:
Enerji alanimizi hep temiz tutmaliyiz. Gun icinde titresimimizi yuksek tutacak aktiviteler yapmaliyiz. Ornegin; muzik dinlemek, dans etmek, resim yapmak, doga yuruyuslerine katilmak, cocuklarla ve hayvanlarla zaman gecirmek, bizi gulduren filmler izlemek, bizi mutlu eden kisilerle zaman gecirmek, vb...
Elbette yasamimizda olumsuz olaylar olacaktir. Onemli olan bu olaylara takili kalmamak ve gecip gitmesine izin vermektir. Bunu yapmazsak hem an'da yasama firsatini kaciririz hem de frekansimizi dusurmus oluruz. Disardan eve geldigimizde kendimizi tukenmis ve yorgun hissediyorsak eger, gittigimiz yerlerdeki dusuk titresimli insanlari enerjimizle dengeliyoruz demektir. Yikanmak ve uyumak bizi yeniden sarj edecektir. Bulundugumuz alanlar ne kadar kalabalik olursa, o kadar cok enerji tuketiriz. Dengelemek, negatifligi temizleyerek donusturmek butun isik iscilerinin temel gorevidir. Ben her hastane ziyaretimden eve dondugumde kendimi cok yorgun ve halsiz hissederim. Sebebini bildigim icin hemen tuzlu suyla ellerimi ayaklarimi yikar, bir saat kadar uyurum ve toparlanirim. Yasadiklarimizin sebeplerini bilirsek cozumler uretmek kolaylasir. Bilgi guctur. Kabalin planlarini tersine cevirecek bilgiye, isiga ve bilince sahibiz.

Hizli Bir Hasat Yasiyoruz
Son bir haftadir kendimi ve cevremdekileri gozlemliyorum. Muthis bir hasat var hayatlarimizda. Cok ayrisma var ve birbirimizden kopuslar hizlandi. Simdiye kadar boylesine guclu bir hasat hissetmemistim. Kendimize en uygun kisilerle devam etmeyi seciyoruz. Elendikce azaliyoruz, sadelesiyoruz. Benzer frekanstakilerle bulusmalar hizlandi. Hayatimiza yeni kisiler girebilir.


Yola kimlerle ciktigimiz degil, onu kimlerle tamamladigimiz onemlidir.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com






4 Eylül 2017 Pazartesi

Yeni Dunyaya Dogru


Asagidaki cumleyi Mayis ayinda, ucuncu goz ekranindan okumustum. Bloga taslak halinde yazdim ama kisa bir yazi oldugu icin paylasmadim. Dun sabah yeni bir cumle okudum ve her iki mesaji ayni yazida paylasma karari aldim.

1- Dusuk Frekansa Takilanlari Zor Gunler Bekliyor: (Okuma tarihi: Mayis-2017)

Dunya'nin titresimi kademeli olarak arttigindan dolayi, ona bagli olan bizlerin de titresimimizin ayni orantida artmasi beklenir. Ancak eger bedenimiz uzerindeki enerji hatlarimiz acik degilse, bu yuksek titresimli enerjilerden gerektigi gibi yararlanamayiz. Bunun yaninda; korku, suphe, nefret, maddesel hirslar ve radikal dini inanclara takili kalirsak, frekansimiz dusuk kalacagindan; yukselmemiz daha da zorlasabilir. Madde bedenle enerji beden arasindaki bag zayif oldugu zaman, agir bir enerjinin etkisiyle derin uyku halimiz devam eder, bir cok hastalik ve sikintiyla yuzlesmek zorunda kalabiliriz. Ayrica dunya anneyle birlikte yukselis firsatini da kacirmis oluruz.


Dunyanin rezonansi yukselirken, manyetik alani da degisiyor ve onun bu yeni konumu bizi sevgi frekansina dogru goturuyor. Sevgi, sifalayici ve yaratici bir enerjidir. En yuksek titresimli enerji oldugundan butun negatiflikleri, hastaliklari hizlica donusturebilir. Bu yuzden caba gosterip, yeni enerjilere fiziken ve ruhen uyumlanmaliyiz.

Gelen cumle ile alinacak mesaj sudur: Yukarida saydigim sebeplerden dolayi yeni enerjilere uyumlanamayip, hala eski enerjiye takili kalanlar varsa, onlari zor gunler bekliyor. Cunku onlar secimini eskiden oldugu gibi devam etmekden yana yaptilar. Uykuda kalmayi sectiler. Bu yuzden hem fizksel hemde ruhsal olarak bazi etkiler yasayacaklar. Mumkun oldugunca yumusatarak yaziyorum. Mevcut hastaliklari daha hizli ilerleyebilir ve ruhsal yonden de tanimlanamayan depresif hallere girebililirler. Eklem ve kemik agrilari, bas agrisi, mide sorunlari, kanser, solunum problemleri, kalp ritminde bozukluk ve kontrolsuz duygu halleri bazi gorulebilecek etkilerdir.

Yeni enerjilere yavas yavas uyumlanarak titresimlerini yukseltenler ise; digerlerinin aksine, hastaliklari varsa daha cabuk iyilesecek, fiziksel ve ruhsal degisimleri cok hizli olacaktir.

Sevdiklerimize yardim edemedigimiz icin, uyanislarini saglayamadigimiz icin uzulebiliriz. Ama bilmeliyiz ki, herkes kendi mucizesini kendisi yaratir. Bilinc olarak uyanmaya hazir degilse, onlari rahat birakmak en iyisidir.


2- Dunya Birikmis Negatif Enerjisini Yuzeye Cikararak Arinacak. (Okuma tarihi 3/9/2017)

Dunya anne, icinde birikmis ne kadar negatif enerji varsa hepsini derinlemesine disari atacagi bir doneme girdik. Bu negatif enerji; uzerinde tasidigi, besledigi biz canlilarin yaratmis oldugu zararlarin yol actigi bir enerjidir. O bizim yuzumuzden hasta oldu ve artik bu hasta enerjiyi kendi icinde tasiyamayacak seviyeye geldi. Bu yuzden yuzeye atip rahatlamasi lazim.

O da canli bir organizma oldugu icin, tipki bizim gibi sorunlarini, hastaliklarini bulup kendini sifalayacak ve yeni manyetik alanina yerlesecek. Volkanlarin yanan kulleriyle atesi yukselecek, yagmurlarla atesini dusurecek, sellerle kendini yikayacak, firtinalarla fazlaliklarini atacak, depremlerle kirik-cikiklarini duzeltecek ve sonrada yavas yavas ayaga kalkip yenilenecek. Boylece butun negatif enerjisinden arinmis olacak.


Onun arinmasi bu sekilde oluyor. Yeni frekansina dogru yukselisi hizlandikca, dogal felaketler daha da artacaktir. Cocuklari olarak bizler bu olaya saygi duymali ve o kendini duzeltirken, biz de bu donemin en az zararla atlatilmasi icin elimizden geleni yapmaliyiz.

Bu arinmayi sadece o degil, uzerinde yasayan butun canlilar da yasayacaklar. Yani bizler de  bireysel olarak kendimizle son bir yuzlesme ve arinma yasayacagiz. Bedenimizde biriken negatif enerjinin sebep oldugu olaylari, hastaliklari ve sorunlari yuzeye cikarip yuzlesecegiz. Sonra da gerekli sifayi ve temizligi yapacagiz. Ayni olayi, ulkeler de yasayacak. Hem iclerindeki sorunlarla hemde birbiriyle olan sorunlarla ugrasacaklar. Bu donemde butun haksizliklari ve eksiklikleri belli eden olaylar olacaktir. Boylece yanlislari duzeltmek icin adimlar atilir ve gerekli sifalanmalar yapilir.

Her ne olacaksa veya nasil olacaksa...bir an once olsun. Cunku bu buyuk arinmanin sonucunda insanlik nihayet sevgiyi ve birlik olmayi ogrenmis olacak.


Bu iki mesaj moralleri bozmak icin degil; aksine, guzel seylerin yaklastigini mujdelemek icin yazilmistir. Bilgiyi alip ve pozisyonlarimizi belirleyelim diye...Dunya annenin kendi icsel arinmasini ve gezegensel yukselisini tamamlamasi icin bize her zamankinden cok ihtiyaci var. Ona sevgiyle destek olalim ve hep sifa yollayalim. Bunun cok faydasi olacaktir. Bizlerin dusunceleri ve secimleri, bu gezegensel yukselisin kolay olmasina yardim edecektir. Birikmis negatif enerjisini yumusakca atmasina yardim edecektir. Sevginin gucunu asla hafife almayin. Onu hep pembe sevgi enerjisiyle sarip temizlediginizi, sifaladiginizi imgeleyin.







Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com