Uyanis Septomlari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uyanis Septomlari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2018 Cuma

Kitabim Cikti - 'Uyanis Rehberi'




Merhaba,

Bir suredir vermekte oldugum 'Bireysel Uyanis' egimini, daha cok insana ulasmasi ve onlari uyandirmasi için kitap halinde yazdim ve kitabim bugun yayinlandi…Sevgiyle ve heyecanla sizlerle paylaşıyorum. İlginize teşekkür ederim.




UYANIŞ REHBERİ



ÖNSÖZ

Hiç kendinizi bu dünyaya ait değilmiş gibi hissettiniz mi? Çevrenizde yaşananları anlamakta zorlanıyor musunuz? Dünyaya, sanki bir perdenin arkasından bakıyormuş gibi hissediyor musunuz? Bu dünya bana göre değil, olayları ve insanları anlamakta zorlanıyorum dediniz mi? Dünyayı terk etmeyi düşündünüz mü? Sisteme karşı gelip, sokağa çıkıp delicesine bağırmak istediniz mi? Uyumsuzluğunuzun arttığını ve kimsenin sizi anlamadığını düşündünüz mü? Kendinizi hiç yapayalnız hissettiniz mi? Önceden zevk aldığınız ve önemsediğiniz herşeyin artık bir anlamı olmadığını anladınız mı? Para, mal, mülk, ev, araba sahibi olmanın bir önemi olmadığını farkettiniz mi?

Eğer bunları yaşıyorsanız siz de uyanıştasınız ve artık üçüncü boyut realitesinden çıkıyorsunuz. Muhtemelen dört veya beşinci boyut frekansına doğru yükseliyorsunuz. Enerji bedeninizin titreşimi artmıştır. Üçüncü boyut realitesinin temeli olan egolar, korkular, kaygılar ve sınırlı inançlar; artık size anlamsız gelir. Onlar sizin frekansınızı düşürür ve kendinizi rahatsız hissedersiniz. Bu yüzden o realiteyi yaşatacak kişilerden ve ortamlardan kaçıp ya kendinizi eve kapatırsınız ya da doğaya koşarsınız. Yalnızlık en büyük dostunuz olur. Sizi; saf sevgi, barış, huzur ve birlik temelindeki kişiler ya da ortamlar mutlu edebilir. Artık karanlığı aydınlatan bir fenere dönüşmüşsünüzdür. Durumunuzdan şikâyet etmeyin, biraz daha sabredin. Acılarınız, uyanış hızlandıkça daha da azalacaktır. Nötrleşeceksiniz ve gün gelecek sadece koşulsuz saf sevgiyi hissedeceksiniz. Sizler sevgiyi, ışığı yaymak ve dünyanın yeni çağını inşa etmek için buradasınız. Bilerek ve isteyerek, bunu başaracağınıza inanarak geldiniz.

Dünya değişiyor, enerjiler değişiyor, bütün varlıklar bir uyanış ve yükseliş yaşıyor. Kim oluğunuzu hatırlayın ve görevinizi yapın!



ARKA KAPAK

Bu kitap uyanışta olanlar için bir başucu kitabıdır. Bireysel uyanış rehberidir. ‘9’ enerjisiyle yazılmıştır. Dünyanın herhangi bir noktasına inmiş ve yolunu kaybetmiş kardeşlerimize rehberlik etmesi için hazırlanmıştır. Mevcut sistemin dayattığı kölelik düzenine karşı direnen tüm ışık işçilerinin bir an önce uyanıp, görevlerini yerine getirmesi ümidiyle…

7.9.2018

Sevgiler!
Aasma Estefan

Turkiye'den satin almak icin link:
https://heryerdekitap.com/magaza/uyanis-rehberi/



Yurtdisindan almak isteyenler icin link:

https://www.amazon.com/Uyanis-Rehberi-Turkish-Aasma-Estefan/dp/6059385494/ref=sr_1_1?ie=UTF8&qid=1536249382&sr=8-1&keywords=Uyanis+Rehberi



Kitaptaki Baslica Konular :

http://aasmaestefan.blogspot.com/2018/01/bireysel-uyanis-egitimi-duyuru.html

5 Eylül 2018 Çarşamba

Uyanis Nedir?

                                                        Uyanis Nedir?




Bilinc sicramasi demektir. Dusuk titresimden, yuksek titresimli enerji alanina girmek demektir. Fiziksel dunyanin otesini kesfetmek demektir. Beden, zihin ve ruh ile butunleserek gercek var olusun tadina varmak demektir. Her zerrenle, gercek ozgurlugu hissetmek demektir. Etrafimiza ordugumuz duvarlari yikmak demektir. Ilahi olana baglanmak ve onunla butunlesmek demektir. Yaralarini gorup, onlari sarmak ve iyilestirmek demektir. Karanlikta kaybolmus kendini yeniden bulmak demektir. Aynaya baktiginda, ilk defa kendini gormek demektir. 'Ben' iken 'Biz' olmayi ogrenmek demektir. Baskalari diye tanimladiklarinin; kendi kardesi, parcasi oldugunu anlamak demektir. En yakinindaki ve en uzagindaki kardesinin acisina aglayip, sevincine ortak olmak demektir. Var olan herseyin, tipki kendisi gibi 'Butunun', yaraticinin bir parcasi oldugunu bilmek demektir. Butun cocuklarin annesi, babasi olmak demektir. Butun hayvanlarin sahibi ve koruyucusu olmak demektir. Dogayla butunlesmek demektir. Dunyanin bir ucundaki kardesinin aci cekisini hucrelerinde hissetmek demektir. Sokakta ac gezen canli birakmamak demektir. Baskalarina yardim ederken mutlu olmak demektir. Bize dayatilan yalanlari ve sinirlamalari asip, gercege ulasmak demektir.

En onemlisi de...Uyanis; Kim oldugunu hatirlamak demektir…


                                                       Uyanis Belirtileri



1-Aniden birseyler olur, kendini farkli hissetmeye baslarsin. Ruyalarin degisir, ani kararlarla hayatinda degisiklikler yaparsin. Sanki bir gecede eski sen gitmissin, yeni bir sen gelmis gibi olursun.

2-Birden bire kendini cok okurken arastirirken bulursun. Fikirler, ilhamlar, vizyonlar, ruyalar, ard arda gelir. Yazma, cizme, icat etme ihtiyaci duyarsin.

3-Yeme seklin degisir, agiz tadin degisir. Eskiden sevdigin beslenme seklinden vazgecip yeni bir beslenme sekline yonelirsin. Hayvanlara karsi hassaslasip, birden vegeteryan olabilirsin.

4- Gozlerdeki perde kalkar ve tum dunyayi gercek ciplakligiyla gormeye baslarsin. ilizyonu farkedip aslinda bir ruyada oldugunu farkedersin. Madde olarak gordugun herseyin bir hologramdan ibaret oldugunu anlarsin.

5- Hayatinin anlami haline gelen; is, para, ev, araba, kariyer, lux yasam, kiyafet vb. seylere olan bagimlilik azalir hatta bitebilir. Kisilere olan bagimliliklar azalir. Kucuk seylerle yetinmeye baslarsin.

6-Daha onceki yasam tarzina ve uykuda gecirdigin butun o zamanlarin kaybina uzulursun. Kacirdigin zaman icin sucluluk hisedersin. Neden daha onceden uyanmadim diye sitem edersin.

7-Etrafindaki renkleri ilk defa farketmis gibi daha canli ve renkli gormeye baslarsin. Yillardir yolunun uzerinde olupda daha once goremedigin detaylari gormeye baslarsin. Dogadaki yasami farkli bir gozle gormeye baslarsin. Agaclarin, kuslarin, ruzgarin sesini duyarsin...Bitkilerle ve hayvanlarla telepatik olarak konusmaya baslarsin. Onlari sever ve kucaklarsin. (Tabi etrafinda sana 'deliymis' gibi bakan gozlere de zamanla alisirsin)

8-Insanlarin yuzundeki maskelerin dustugunu gorursun. Onlara baktiginda gercek yuzlerini, niyetlerini ve dusunduklerini hissetmeye baslarsin. Bu da onlardan uzaklasmana ve yalnizlasmana sebep olur. Cunku kim gercek dostun kim degil anlarsin.

9-Eski olumsuz davranislarini duzeltirsin ve icerden, derinden gelen tarifsiz bir sevgiyi, coskuyu hissedersin. Sifalanirsin ve bu sifayi cevrene yayarsin. Dokundugun hersey ayri bir guzellesir ve bereketlenir.

10-Dusuncelerin ters-duz olur. Belirlenmis dusunce ve inanc kaliplarina aykiri davranmaya baslarsin. Ozellikle din konusunu sorgulamaya girersin. Dinle ilgili gercekleri hissetmeye baslarsin. Cunku bizde kayitli olan bilgileri hatirlamaya baslarsin. Bu bilgilere ters dusen tum inanc ve dusunceleri sorgularsin. Kendi akasana giris yapar ve evrenle butunlesirsin.

11-Hayatindaki bircok insanla kopuslar yasarsin. Yeni frekansina uygun, senin gibi arkadaslarla tanisir, bulusursun. Bazen seninle ayni frekansta olan yeni tanistigin bir insanla zaman gecirmeyi, yillardir tanistigin insanlarla zaman gecirmeye tercih edersin. Cunku eski dostlarla yeni frekansinda bulusamazsin. Cekim yasasi, seni kendin gibilere goturur ve cevren degisir.



'Uyanis Rehberi' adli kitabimdan kisa bir alintidir.


Yurtdisinda yasayanlar kitabimi, amazondan asagidaki linkten  alabilirler.

https://www.amazon.com/Uyanis-Rehberi-Turkish-Aasma-Estefan/dp/6059385494/ref=sr_1_1?ie=UTF8&qid=1536249382&sr=8-1&keywords=Uyanis+Rehberi


Turkiye'den satin almak icin link:
https://heryerdekitap.com/magaza/uyanis-rehberi/


Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

12 Ocak 2016 Salı

UYANIŞIN SANCILARI - Tara Gurses

 Arkadasim; yazar Tara Gurses Hanim'in bu guzel yazisi mutlaka okunmali. Uyanista bir cok insana isik olacaktir. Ayrica kendi kisisel sitesinde diger onemli yazilarini okuyarak farkindaliginizi arttirabilirsiniz.

Ayrica Tara Hanim Astroloji calismalari da yapmaktadir. Danismak isteyen kendisiyle irtibat kurabilir.
http://www.taragurses.com/?&Syf=1&Id=346141&pt=Duyurular

www.Taragurses.com

İnsanların büyük bir çoğunluğu yıllardır felaket rüyaları görüyor. Bunlar önceleri depremlar, tsunamiler, yanardağ patlamaları,su ve sel baskınları gibi olacak olayları haber verir nitelikteydi... Bunlara UFO ve istila rüyaları eklenmeye başladı. Bu rüyaları görmemizin en büyük nedeni kitlesel olarak bizi bazı şeylere hazırlamak amacındaydı. Bazılarımızın ise özellikle çocukluğundan itibaren bu tür rüyaları görenler için bu rüyalar uyarıcı ve haber niteliği taşıyordu. Şimdilerde bu rüyalar ve vizyonlar giderek artıyor ve daha da sert ve sarsıcı bir hal alıyor.

Bunların hemen hepsi FOTON KUŞAĞI ve onun yerküre üzerindeki etkilerini ve olacakları anlatan, gösteren rüyalardı. Bu rüyaların tarihleri de neredeyse 20-30 sene öncelerine kadar gider. O zamanlar her şey güllük gülistanlıkdı. Ne Küresel Isınma, ne Buzul Çağı ne de Foton Kuşağı konuşulmuyordu bile. Bu kavramlar 2000’li yıllara girildikten sonra konuşulmaya başlandı. Bu bizlerdeki uyanışın hızlandırılması ile alakalıdır aslında. Uyanışın etkileri de hem fiziksel , hem de ruhsal olacaktır. Özellikle bu yıldan ve içinde bulunduğumuz Ocak ayının 12’sinden sonra yerküre ve üzerinde yaşayan bütün canlı türleri için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Yaşadığımız gezegen canlı bir organizmadır ve üzerinde yaşayan bütün canlılarla birlikte 3.boyutta bulunmaktadır. Etrafınızda gördüğünüz her şey taş toprak bile bu canlı organizmanın bir çeşit kabuğu niteliğinde daha yoğun bir titreşimle bir arada bulunan enerjilerden ibarettir. Evrende her şey bir dualitedir. Madde ve enerji bu dualiteyi oluşturan temel yapı taşlarıdır. Yani madde olarak algıladığımız her şey aslında enerjinin farklı bir titreşim boyutudur. Sonuçta her boyutta bu titreşimsel bütünlük incelerek veya kalınlaşarak, yoğunluğu artarak ya da azalarak ifade bulur.

Makro kozmos da Mikro Kozmos da Foton Enerjisinin farklı titreşimlerinden ibarettir. Bu enerjiler yaşadığımız Evrende, dünya da serbest salınım halinde bulunan, çok büyük güce sahip mikro parçacıklar halindedir. Ama daha seyrektir. Şu anda Dünyamızın içinden geçmekte olduğu FOTON KUŞAĞI , yaratılmış bütün evrenlerin, bütün boyutların temel enerji modeli olan işte bu Yüksek enerjili fotonlardan oluşmaktadır. Boyutlar arası seyahatlari mümkün kılan , solucan deliklerinde yoğunluğu artan bir yapısı vardır. Çok yüksek titreşim içeren yıldız parçacıkları ya da tozları da diyebiliriz. Big Bang kökenlidirler.
Foton kuşağından geçmek ; bu yoğun titreşimli , yüksek enerjili parçacıkların , daha katı ve titreşimi daha az olan bir boyut enerjisinde ve bu katı titreşime sahip oluşumların yapısını değiştiren, titreşimini ve DNA sarmallarını farklılaştıran bir enerji ile yıkanmak ve bir olmak anlamına gelmektedir. Bu değişim sadece bizleri değil yerkürenin de büyük bir değişim ve yenilenme sürecinde olduğunu gösterir. Kutupların yer değiştirmesi, orman alanlarının çölleşip, çöllerin yağan yağmurlarla bitki örtüsüne bürünmeye başlaması gibi. Düşüncelerin bile bir enerjisi olduğu ve titreşim yaydığını söylersek eğer, anlatmak istediğim yıkanmanın ve arınmanın ne kadar mikro boyutlarda bile gerçekleşeceğini hayal etmek daha kolay olur diyorum.

Uzay Yolu dizisinde ışınlanma sahnelerini gözünüzün önüne getirin. O dizilerdeki hologram görüntüler ve teleportasyon olayları aslında foton enerjisi kullanılarak kolaylıkla yapılabilecek şeylerdir. Foton enerjisi yüksek bir şuura ve akla sahip ve hafızası olan bir enerjidir. Yüksek bir şuurun tezahürüdür. Sizi bir yerden bir yere alır götürür,tüm varlığınız hücresel anlamda birbirlerine bağlı tutan titreşimi ayrıştırır ve başka bir boyutta sizi tekrar tek parça halinde ama titreşimsel olarak daha güçlü , madde anlamında daha ince bir şekle sokarak bırakır. İşte burada parlamaya başlarsınız. Çünkü foton enerjisi sizin hücrelerinizde ışımaya başlamış olur.

Foton kuşağında insanların ve Dünyanın boyut atlayacağı ve daha sübtil, ışık saçan varlıklar olmasının öngörülmesinin sebebi budur. Her yerde DNA Sarmallarının değişeceği ve bunun bizi nasıl etkileyeceği konuları yazılıp çiziliyor.Herkesin kafası karışık. Kimse bir şey anlamıyor.

Kafanızı gökyüzüne kaldırdığınız zaman Samanyolu galaksisine bakın. Milyarlarca yıldız parçacığını göreceksiniz. Ve o parçacıkların içinde belki de yüzbinlerce yaşam formu ve binlerce farklı boyut vardır. Bulunduğumuz noktadan baktığımızda , gördüklerimiz aslında foton parçacıklarıdır . Bu nedenle diyorum ki,bütün evrenleri yaratılmasını sağlayan ve evrimsel döngü içerisinde yeni baştan yaratan, değişime uğratan,her defasında çok daha incelmiş ve titreşimi artmış bir forma sokan ve her şeyden sorumlu olan enerjidir FOTON enerjisi. Ve korkulacak bir şey yoktur.

Maddenin, maddesel anlamda asıl varlığımızı ruhsal enerjimizi sömürerek tüketme aşamasına geldiği noktada, bu evrim ya da değişim kaçınılmaz olacaktır. Çünkü evrim hiç bir zaman geriye doğru olmaz. Bu evrensel yasalara aykırıdır. Madde enerjiyi tutsak ettiği ve etkisiz kıldığı noktada, daha yüksek titreşimli bir enerji ile uyumlanarak yeni oluşuma hazırlanır. Dışımızdaki kabuk ne kadar kalınlaşırsa, içimizdeki enerji o kadar baskı hisseder ve yoğunluğu ,titreşimi artar. İşte bugün biz de bugün bu noktadayız.Ve değişim kaçınılmazdır. Buna ister Kıyam diyelim, ister son, ister başlangıç...Sonuçta bu bir uyanış ve yeniden doğuştur.
Bunun aslında bizler için bir uyanış olduğundan bahsetmiştim. Yeni uyanacak olanlar için biraz daha sarsıcı olacaktır. Özellikle 3.boyut enerjisine takılıp kalmış ya da demir atmış insanlar için çok zor bir dönem diyebilirim. Bu değişimin farkında olan ve kendilerini hazır hissetmeyenler ya da korkanlar için de daha depresif bir süreç söz konusudur. Bu süreçte neler olacağını, fiziksel ve ruhsal olarak ne tür değişimler yaşayacaklarını bilememenin verdiği stres, ya da değişimle alakalı yanlış yorumlar bu süreçte onlara fiziksel ve ruhsal zarar verebilecektir.

Bu noktada sizlerin bilmesi gereken en önemli şey bu süreçte yalnız olmadığımız ve evrensel platformda yardım ve rehberlik aldığımıza inanmanız. 2017'de yaşayacağımız pek çok göksel olay ve farkındalıklar bizlerin yükselişimize daha çok insani dahil edebilmemiz icin zemin oluşturacak ve hızlı bir uyanış başlatacaktır. Aslında bizler uzun zamandır buna hazırlanıyoruz ve uyanış çoktan başladı. Ve gezegen bütününde ki uyanış için gerekli titreşim duzenlemeleri, dna aktivasyonlari ve enerji yüklemeleri de sık sık yapılıyor. İşte burada bizlere görevler düşmektedir.Bu kıyamı ,evrimi ya da uyanışı görenlere...

Etrafımızdaki insanlara olabildiğince rehberlik etmeliyiz. Bu doğal bir süreçtir, ve evrim sürecinin olmazsa olmazıdır. İnsan ruhunun , zihninin, suurunun sınırları yoktur .Ancak bedenimizin bu tür bir değişime ihtiyacı vardır. Bu değişim,dönüşüm sürecinin bir çeşit farklı boyutlara ışınlanma gibi olacağını düşünün. İşte bu ışınlanma sırasında boyutlar arasındaki perdeler, sınırlar kalkacak ve görülür hale gelecektir. Son yıllarda boyutlar arasındaki perdelerin ya da kalkanların inceldiğini görmekteyim. Bunun giderek daha da inceldiğini de.

Bu nedenle diyorum ki, her şeyden önce bu dönemde varlığınıza olan inancınızı koruyun. Önceden uyandırılmış olanlar bu döneme ne kadar hazırlıklı da olsalar bu dönemde sık sık aniden basan uyku halleri, başlarında ağırlık ve yorgunluk-halsizlik hissedebilirler. Gördüğünüz rüyalardan rahatsız olmayın. Anlamaya çalışın. Ama olumsuz anlamlar yüklemeyin. Bu dönem içerisinde hiç olmadığınız kadar hasta olabilir, vücudunuzun daha önce vermediği tepkiler ve belirtiler yaşayabilirsiniz. İştahınız artabilir ya da azalabilir. Çok su içme ihtiyacı ya da tuvalete çıkma ihtiyacı duyabilirsiniz. Sevdiğiniz yiyeceklere karşı tiksinme, sevmediğiniz yiyeceklere karşı da istek duyabilirsiniz. (Bunlar vücudunuzdaki değişimin gereği olan şeylerdir. Sanki bedeninizin ihtiyaç listesi değişmiş gibidir.)

Sırasıyla 3.gözünüzün olduğu bölgede yanma kaşınma karıncalanma hissedebilirsiniz. Bu yaklaşık bir hafta kadar sürebilir. Gözlerinizde yanma kaşıntı, bulanık görme, sulanma olabilir. Sinüslerinizde aşırı bir tıkanma ve sıvı boşaltımı (Nezle ) , boğazınızda sabahları uyandığınızda yanma, yutkunma zorluğu duyabilirsiniz ancak bir süre sonra kendiliğinden geçtiğini fark edersiniz. Zaman zaman aşırı enerjik hissedebilir sonra sebepsiz bir yorgunluk ve tabiri caizse ‘’Tır çarpmış’’ gibi baygın düşebilirsiniz. İnsanların, çevrenizdeki olayların , nesnelerin ve ortamların enerjilerini daha çok algılamaya başlarsınız. Bulunduğunuz ortamın enerjisi sizi ya çok iter ya da çok huzur verici olabilir. Zaman zaman boşlukta olma hissi ya da her şeyden uzaklaşma hissi gelebilir. Dışarıya çıktığınızda havada farklı bir titreşim ve parlamalar görebilirsiniz. Sindirim sorunları yaşayabilirsiniz, tuvalet alışkanlıklarınız değişebilir. Çok sık acıkma, ya da hiç açlık duymamak gibi değişimler yaşayabilirsiniz. Duygusal iniş çıkışlarınız da daha yoğun yaşanmaya başlar. Nedensiz ağlama ya da gülme krizleri baş gösterebilir.

Delirmiyorsunuz, korkmayın. Değişiyorsunuz. Bunları önceden uyanmış olanlar yıllardır yaşıyorlar zaten. Onlar için bu dönemde çok fazla söyleyeceğim bir şey yok, bu dönemde uykunuza dikkat edin. Çünkü uykuya çok daha fazla ihtiyacınız olabilir. Biliyorsunuz uyku bizlerin farkındalık kapısına geçişte anahtar niteliği taşımaktadır. Uykusuzluk hissedenlerin de bol bol meditasyon yapmasını tavsiye ederim. Sık sık duş alın, doğa da yürüyüşler yapın, bol su için ve kalabalıklardan uzaklaşın. Yalnız kalmaya çalışın. Doğaya temas edin. Hayvanlarla iletişim kurun. Bu çok önemli. Kendinizle ilgili olarak yapmanız gereken bazı arınmaları uygulayın. Birincisi ‘’kendinizi affetme ‘’ diğeri de ‘’ evrene uyumlanma’’ çalışmasıdır.

Uyanışa hazır olmayanlar ya da yeni uyanacak olanlar bazı sıkıntılar yaşayabilirler. Öncelikle dünyevi anlamda değer verdikleri ve onsuz yaşayamam dedikleri (maddi) her ne varsa bunların eksikliğini yaşamaları söz konusudur. Bunun sebebi sizlerin düşünce yapınızı değiştirmeniz içindir. Farkındalık kapılarınızın açılması ve kendinizi sorgulamanız içindir. Acılı bitişler, iş – para- güç – statü kaybı yaşayabilirler. Hayata dair değerleri değişim geçirmek zorunda olabilir. Ani ve beklenmedik sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Fiziksel anlamda da şiddetli baş ağrıları, eklem ağrıları, bel ve boyun ağrıları, ani şeker düşmeleri veya yükselmeleri, vücudun değişik yerlerinde uyuşma, karıncalanma ( özellikle baş ve ellerde), aşırı elektrik yüklenme, ağız tadında değişiklik, hayattan zevk alamama, uykusuzluk, depresyon ve sinirlilik görülebilir.

Hayat şartları ve ülkemizin içinde bulunduğu şartlar insanları zaten yerden yere vururken bir de bunlar mı çıktı? Diyebilirsiniz. Haklısınız da. Ancak tüm bu olanların insanlığın farkındalığının genişlemesi, bizi köleleştirmiş sistemin nasıl çalıştığının anlaşılması ve dinleri alet ederek üzerimizde kurduğu korkutucu, baskıcı, ezici kontrolünün çöküşünü de hazırladığını söyleyebilirim.
Dünyanın insan tarafından yakalandığı hastalığı iyileştirebilmesi için de.
Bugüne kadar bu konularda çok yazdım . Çok söyledim. Yaşamaya başladığımız değişim ve dönüşümün, insan olarak çıktığımız yolda bizi üstün insana dönüştürme sürecinin bir çeşit kozadan çıkış gibi olduğunu düşünebilirsiniz. Değişim başladığında, farkındalık arttıkça her şeye bakış açınız değişir, daha hassas, duygusal ve tepkisel olmaya başlarsınız. Çevrenizde gördüğünüz haksızlıklara ve duyarsızlıklara karşı tahammülsüz olursunuz. Suçun her türüne, adaletsizliğe ve haksızlığa dayanamazsınız. Kalabalıklardan kaçar daha çok kendinize dönersiniz. Evrenle bütünleşen ve ondaki ahenk, huzur ve sevgiyi hissedebilenler için artık bu boyut ve dünya katlanılmaz olur. Kaçıp gitmek ve başka bir yerde olmak istersiniz. Huzur duyacağınız, sevgiyi iliklerinize kadar yaşayacağınız ve bir olmanın dayanılmaz hafifliğini hissedeceğiniz bir realitede olmak. İşte bunlar uyanmış ve farkındalığın aydınlattığı üstün insan boyutunun bizlere yansıttığı gerçekliğidir.

Kim bilir belki de bu yolculuğumuzda bize yardım edenler bizim gelecekten gelen çocuklarımız ya da torunlarımız da olabilir. Geçiş süresini olabildiğince az hasarla atlatabilmemiz için bize rehberlik ediyorlardır.

Ben bizim bunu başardığımızı biliyorum. Çok fazla kayıp verdiğimizi ve vereceğimizi de. Dünyanın çok fazla acı çektiğini de çekeceğini de… Ama tünelin sonunda ışığı gördüğümüzde bunun bizim için karanlıktan kurtulup, ışıkla bir olma anımız olduğu anlayacağız. Bu bizim bu boyutta yaşadığımız ölüm ve yeniden doğuş deneyiminden çok farklıdır. Her şey gözünüzün önünde olacak ve her şeyi anlayacaksınız. Hayatınızı, yaşadığınız bütün deneyimleri, algılarınızın size gerçek olarak sunduğu ve bildiğinizi zannettiğiniz her şeyi…İşte o zaman değişiminiz tamamlanmış olacak. Ve bir daha asla eskisi gibi olmayacaksınız.

TARA GÜRSES-YAZAR VE ARAŞTIRMACI

http://www.taragurses.com/?Syf=26&Syz=475200&/UYANIŞIN-SANCILARI

www.Taragurses.com


5 Ocak 2016 Salı

Ucuncu Boyuttan Ayrilmaya Hazir misiniz?



Bu yaziyi yazmamin sebebi, uyandirilisin hizlandirilmasidir. Cunku yeni uyanacaklar, gelen yogun enerjinin etkisiyle depresif durumlar yasayabilirler. Ucuncu boyuttan koparken, neler olacagini bilmezlerse  yasadiklarini yanlis yorumlayip, kendilerine ruhsal veya fiziksel zarar verebilirler. Bu yuzden neler olabilecegine bir goz atmak faydalidir.

Perdenin diger tarafindan gelen destekle, 2017'deki yukselise daha cok insani tasimak icin; hizli bir uyandirilis basladi. Bunun icin gerekli tum frekans duzenlemeleri, dna aktivasyonlari ve enerji takviyesi yapiliyor. Evrensel bir plan mukemmel bir sekilde isliyor.


Onceden uyandirilmis olanlar bu donemi cok uyuyarak ve surekli topraklanarak rahat atlatabilirler. Ama hala uyanmamis olanlar biraz zorlanacaktir. Cunku; onceden salinan enerjilerle yavas yavas bir uyanis yapamadiklari icin; daha yuksek bir enerjiyle aniden bir sok etkisiyle uyanis yasayacaklar ki buda onlarda bazi sorunlara yol acabilir. Bas agrisi, eklem agrilari, diz- boyun -bel agrilari artabilir. Beslenme ve agiz tadi degismesi, ani kilo degisimleri, sac ve tirnaklarin cabuk uzamasi, ruyalarin degismesi, ates basmalari, bas ve ellerde karincalanma, elektriklenme gorulebilir. Ayrica dorduncu boyut realitesinden gurultuler, sesler duyulabilir, olmus akrabalarin goruntuleri veya ziyaretleri gorulebilir. Dogayi ve hayvanlari hissetme, tum duygulari en ust duzeyde yasayarak asiri duyarli olma durumu olabilir. Bunlar bilinirse, uyumlanma hizlanir.

Yukarida saydigim belirtileri yasamaya baslayanlar bilsinler ki; hasta degiller. Bunlar degisimin isaretleridir. Uyanisin belirtileridir. Ucuncu boyut realitesinden kopusun baslangicidir. Bol bol su icmek, uyumak, yalniz kalmak, topraklanmak, dogada zaman gecirmek, hayvanlarla zaman gecirmek cok iyi gelecektir.

Uyandiktan bir sure sonra dusunceler degismeye baslayinca, farkindalik artinca; insan hassaslasmaya basliyor. Dunyadaki tum haksizliklara, acilara, mutluluklara herkesten daha cok tepki vermeye basliyor. Cunku insan, artik herseyle bir butun oldugunu, 'Bir' oldugunu anliyor. Tas, toprak, su, agac, hayvan, insan ve en kucuk organizmaya kadar her duyguyu hissetmeye basliyor.


Uyanan bilinc, ucuncu boyuttan uzaklastikca, dunyadaki ilizyon yasamla bagi kopuyor ve bir elegin uzerindeki bir kac taneden biri oluveriyor. Kendisiyle beraber elegin ustunde kalanlarla azinliga donusup; kendisini ucuncu boyut realitesinden, dusuncesinden ve insanlarindan soyutluyor. Yalnizligin guzelligini kesfediyor. . .

Ben her zaman sunu derim; En cabuk uyananlar en cok aci cekenler olacaktir. Cunku az bir kitle uyanistayken, olum uykusunda olan diger cogunlugun tum acisini, kederini, carpik sistemin curumuslugunu hissedecek olanlar bu ilk uyananlardir. Uyanis hizlandikca, bilincler acildikca sevgi dahada cogaliyor ve hissedilen acilar azaliyor. O yuzden bir cok uyanmis arkadasimdan duydugum sikayetler hep ayni..sistemin, kendilerini cok uzdugu, bazen insanlarin bu vurdumduymaz hallerine katlanamadiklarini, bu dunyaya ait olmadiklarini, bir an once cekip gitmek istediklerini soyleyip duruyorlar..



Ya siz? Hic kendinizi bu dunyaya ait degilmis gibi hissettiniz mi? Cevrenizde yasananlari anlamakta zorlaniyor musunuz? Dunyaya sanki bir perdenin arkasindan bakiyormus gibi hissediyor musunuz? Bu dunya bana gore degil, olaylari ve insanlari anlamakta zorlaniyorum dediniz mi? Dunyayi terk etmeyi dusundunuz mu? Sisteme karsi gelip, sokaga cikip delicesine bagirasiniz geldi mi? Uyumsuzlugunuzun arttigini ve kimsenin sizi anlamadigini dusundunuz mu? Kendinizi yapa yalniz hissettiniz mi? Onceden zevk aldiginiz ve onemsediginiz herseyin artik bir anlami olmadigini anladiniz mi? Para, mal, mulk, ev, araba sahibi olmanin bir onemi olmadigini farkettiniz mi? Eger bunlari yasiyorsaniz siz de uyanmislardansiniz. Ucuncu boyut realitesinde yasamiyorsunuz artik. Muhtemelen dort veya besinci boyutta yasiyorsunuzdur. Ucuncu boyut yasaminin temeli olan egolar size anlamsiz gelir, frekansinizi dusurur ve kendizi rahatsiz hissedersiniz. Bu yuzden hem o realiteyi yasatacak kisilerden hem de ortamlardan kacip ya kendinizi eve kapatirsiniz yada dogaya kosarsiniz. Yalnizlik en buyuk dostunuz olur. Sizi saf sevgi, baris, huzur ve birlik temelindeki kisi yada ortamlar mutlu edebilir. Artik karanligi aydinlatan bir fenere donusmussunuzdur. Hayirli Olsun! Durumunuzdan sikayet etmeyin, biraz daha sabredin. Acilarimiz, uyanis hizlandikca daha da azalacaktir. Gun gelecek baska alanlardan sadece sevgiyi hissedecegiz. Bizler bunun icin buradayiz. yan cizip onden kacmak olmaz,...  : )


2000'li yillarda dogmus simdinin gencleri ucuncu boyut dunya yasamini anlamakta zorlaniyorlar. Bu yuzden cogu uyumsuluk yuzunden depresyonda. Cunku aileler, egitim sistemi ve cevre kosullari onlarin ruh bilincine uygun degil. Bu gencler dorduncu boyut bilinciyle, ucuncu boyut realitesinin sorunlariyla basetmeye calisiyorlar. Bu yuzden basaramayanlarin enerjileri dusuyor ve dunya hayatindan erken bikkinlik basliyor. Bazisi erken ayriliyor yada gorevini iptal ediyor. Basaranlar birer kurtariciya donusuyor ve isik saciyorlar.


 Hele yeni dogan cocuklar...oyle yuksek boyutlardan dunyaya giris yapiyorlar ki. Bir kac sene sonra onlarin yayacagi isik tum karanligi ve negatifligi yok edecektir....ve Oyledir.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

15 Ekim 2015 Perşembe

Uyanis ve Dogum Mujdesi

Dunya hayati bir okuldur. Diger boyutlarla karsilastirdigimizda; yolun en basi. Ucuncu boyuttaki deneyimlerden gecenler tekamul durumlarina göre diger boyutlarda hayatlarina devam ederler. Aslinda olum diye bilinen sey; bir boyuttan digerine yer degistirmedir. Ruh olumsuzdur. Dunya hayatimizda, ruhlarimiz kisitli bir bedenin icine hapsedilmis birer tutsak gibidir. Ogrendikce ruh ozgurlesiyor ve duvarlari yikip yukseliyor. Ucuncu boyut diger boyutlardan bir enerji perdesiyle ayrilmistir. Bizler uyanikken gozlerimizle perdenin bu tarafini goruyoruz. Gece uyurken ise gozlerimiz kapali olmasina ragmen ucuncu goz dedigimiz portalle perdenin diger tarafini goruyoruz. Gordugumuz yerler dorduncu boyuttan baslayip, cikabildiginiz boyuta gore degisir. Herkeste farklidir.

Normal sartlarda herkesde acik olmasi gereken bu portal, maalesef dis etkiler yuzunden (epifiz bezi kireclenmesi) kapalidir. Ekranlarimiz simsiyahtir. Kisilerin spirutuellik seviyesine gore bu ekran once siyah beyaz sonralari ise renkli goruntuye kavusuyor. Kimi insanlar uyanik haldeyken her goz kapadiginda bu poratala canli olarak baglanir ve renkli gorurler. Kimileri ise meditasyon, trans-zikir- nefes calismasi ile baglanir. Bazilarida gun icinde siyah beyaz veya renkli flaslar seklinde vizyonlar gorebilir veya telepatik sesler duyabilir. Butun bunlar kisinin seviyesine gore degisebiliyor.
Butun bu olaylarin yasanmasi olayina uyanis deniliyor.



Uyanis; icinde bulundugumuz ilizyondan, kurgudan, tiyatrodan uyanmak demektir. Eger onceden bedenlenmisseniz; zamani geldiginde bir dis temasla uyandiriliyorsunuz. Bazen uyanikken, bazen de ruyadayken; bir dokunusla, bir yardimla veya bir sesle uyandiriliyorsunuz. Kodlariniz ayarlaniyor veya degistiriliyor. O andan itibaren algilariniz aciliyor. Herseyi farkli goruyorsunuz ve hissediyorsunuz. Yillardir gectiginiz bir yoldan, yeniden gecerken o ana kadar hic gormediginz, dikkat etmediginiz tum ince detaylari gormeye basliyorsunuz. Etrafinizdaki tum canlilari, bitkileri farkediyorsunuz. Daha once dikkatinizi cekmeyen detaylara takiliyorsunuz. Hayati sorgulamaya basliyorsunuz. O gune kadar size ogretilen herseyin sorgulamasina giriyorsunuz. Surekli okuma, arastirma ve ogrenme halinde oluyorsunuz. Gozleriniz gokyuzune, Gunes'e, Ay'a ve yildizlara takiliyor. Meraklariniz, zevkleriniz, agiz tadiniz, yeme sekilleriniz ve uyku duzeniniz degisiyor. Bas agrilari basliyor. Gelen enerji destegi yuzunden sol ayakta, kolda, basta ve avuc icinde karincalanma ve kasinmalar basliyor. Yine sol tarafta diz kapagi, kol, bacak agrisi ve sizisi oluyor. Gece ziyaretleri ve egitimi basliyor. Ruyalariniz degisiyor. peygamberler, alimler ve ustatlar ruyaniza giriyor ve size bilgiler, mesajlar veriyorlar. Uyku halindeyken hep ayni saatlerde uyandirilmalar ve kisa aralikli uyumalar basliyor. Cunku yuklemeler yapiliyor, yeni kodlamalar ve duzenlemeler yapiliyor. Bazen bu yuklemeler bizzat size gelinerek yapiliyor bazende uzaktan bir isik topu ile yapiliyor. O yuzden uyurken veya yari uyaniken yakininizda tenis topu buyuklugunde holografik-isik topu gorurseniz panik olmayin. Uzaktan yukleme, update calismasi yapiliyordur. Bu toplar genelde titresimli ve tiz hafif bir ses yayiyor. Size yaklastiginda hafif bir karincalanma hissedebilir ve ardindan hemen uyukuya dalarsiniz. Egitiminizin bir parcasidir.

Bu donemde en cok uzak durmaniz gereken duygu 'korku'dur. Korku tum kazandiklarinizi keybetmenize sebep olur. Sabirli olursaniz zamanla kanallariniz aciliyor. Kulaklarinizda metalik space muzikleri, uzun sureli sabit vizilti ve cinlamalar olabiliyor. Gorev alaninizin agirligina gore kulakta agrilarda olabiliyor ama hepsi sonradan kendiliginden geciyor. Fiziken ve ruhen hazirlik bitince dogum gerceklesiyor. Yani yeniden doguyorsunuz. Kim oldugunuzu, nerden geldiginizi ve nicin burda oldugunuzu biliyorsunuz ve gorev alaniniza gore bilgi akisi basliyor. Bu; medyumluk kanali, teknolojik kanal, sifa kanali, yesil kanal( mevlana veya din kanali da deniyor buna), Akasik Okuma Kanali (Edgar Cayse, kanallik yapmisti) vb... veya 'rehberlik' gorevleri olabiliyor.

Ancak bazi kisilerin gorevleri kanallik ustu..Onlar gecmiste de gelmis yasamis onikinci boyut ustatlaridir. Iclerinde peygamberler, alimler, bilim veya sanat adamlari olabilir. Bu donemde aktif olarak kendilerinden ruh parcalari yollayip tekamuldeki insanlara rehberlik yapiyorlar. Bu insanlari tanimak icin iyi birer gozlemci olmak lazim. Her yerde olabilirler.


Eylul ayindaki dolunay gecesinde, yeni caga hizmet etmek amaciyla, binlerce yeni dogum gerceklesti. Karanlik tarafin tum engellemelerine  ragmen...

Isa'lar, Mevlanalar, Semsler, Ataturkler, Geylaniler, Ibn-i Arabiler, Hz Aliler, Hz. Meryemler, Fatma Analar, Huseyinler, Hasanlar, Yunus Emreler ve daha sayamadigim binlercesi... Mehdiyet icin yeniden dogdular. Bu dogum yukarida anlattigim dogum seklindedir. Anneden yeni dogan bir bebek manasinda bir dogum degildir. Bedenlerde sakli olan ustatlarin uyandirilisidir veya uykuda olan bir bedene, inistir 'Dogum'.

Onlar bir kac yil icinde calismalariyla kendilerini gostereceklerdir. Onlar, kitlelerin uyanisini saglayacaklar. Isigi, sevgiyi ve barisi yayacaklar. Tipki onlardan once gelen binlerce diger yasli ustalar ve alimler gibi. Oncu birlik 2012'den beri kademeli olarak gonderiliyordu ama son gelenler esas ozlerdir. Onceden gelenlerin OZ'leri dir. Etkisi bambaska olacak. Bu yuzden cok umitliyim gelecek icin. Ama su an karanlik bir tunelden gectigimizi de unutmamak lazim. Tunelin sonunda isiga kavusacagiz. Uykudaki Ataturkler uyandiriliyor..2020'de zafer bir kere daha onun isigiyla once Anadolu'ya oradanda tum dunyaya yayilacaktir.

Ben bu mujdelemeyi yaptiktan sonra, siz okuyanlari daha cok birlik ve beraberlik icinde olmaya davet ediyorum. Turkiye'deki degisimini takip edin. Cunku yeni doganlarin cogu Turkiye'de. Isaretleri takip ederseniz, gerceklere daha cabuk ulasirsiniz.

Bir'lik olun. Bolunmeyin!

Sevgilerimle

Aasmaestefan@gmail.com