26 Şubat 2019 Salı

Donusuyoruz


Donusum:
Bedenimiz, dunya sartlarina gore dusuk frekansta yasamak icin ayarlanmistir. Dorduncu ve besinci boyuta yukselmemiz icin bedenimizin yavas yavas ust frekansli enerjilerle uyumlanmasi gerekir. Her gun uyandigimizda yeni bir frekansa gozlerimizi acariz. Dunya uzayda hareket halindedir ve icine girdigi her yeni alanda frekansi biraz daha yukselir. Onunla beraber uzerindeki canlilarda da yavas yavas ileriye dogru bir donusum baslar. Hicbir sey sabit kalmiyor. Evrende ve dunyada hep bir buyume var. Bilinclerde, farkindaliklarda, frekanslarda degisim var. Bizler yavas yavas donusuyoruz. Bedenimizle ve bilincimizle daha ust frekanstaki enerjilerle yasamaya hazirlaniyoruz. Su anda dunyada, bilinc olarak-titresim olarak bazimiz 5. boyuta gecis yaptilar. Bazimiz 4. boyutta ilerliyorlar. Bazimiz da ucuncu boyut ile dorduncu boyut arasinda, araftalar. Arafta olanlarimiz, hem bedenlerinde hemde ruhlarinda kaos yasiyorlar. Bu kaos, fiziki ve ruhsal hasarlarla kendini gosteriyor. Degisime direnis gosterildigi icin tetiklenen bir durumdur. Ancak bu gecici bir donemdir. Yavas yavas donuserek onlar da once dorduncu boyuta gececekler sonra da orada besinci boyut frekansina hazirlanacaklar... 

Ucuncu boyuttan cikamayan bazilarimiz da olacaktir. Onlar bedensiz olarak gecisi yapacak kardeslerimizdir. Dunyadaki bulunma sureleri doldugunda sesizce giderler. Ama yok olus ve olum yoktur...olum sadece bize ogretilen bir ilizyondur, programdir. Evrende sadece farkli frekansta titresmek vardir. Degiserek donusum vardir. Bedensiz gecis yapacak sevdikleriniz icin uzulmeyelim. Onlar gittikleri yerde bizlerle yeniden bulusabilme anini sabirla bekleyecekler.

Gunes Patlamalarinin Onemi:
Her gunes patlamasi dunyaya ve uzerindeki canlilara yuksek enerji dalgalari salgilar. Bu yuksek frekansli enerji dalgalari once bizi biraz sarsar ama sonra bizim titresimimizi yukseltir ve bilincimizi
genisletir.Titresimimize paralel olarak; dusuncelerimiz, hayallerimiz daha hizli gerceklesir. Negatif enerjiler dunyadan ve alanimizdan daha hizli temizlenir, sevkat artar. Her Gunes patlamasi oldugunda daha yuksek titresimli enerji dalgalarini realitemizde hissetmeye hazir olalim. Uykusuzluk, bas agrisi, blokajli cakra alanlarimizda kemik agrilari, midede kasilma, yorgunluk yada, sebebsiz gerginlikler, kulakta cinlama, unutkanlik gibi semptomlar yasanabilir..Hepsi gecicidir.

Kaos Olmadan Duzen Olmaz:
Kaos olmadan duzen olmaz. isik olmak icin kaostan, karanliktan gecmemiz gerekir. Yildizlar bile bir boyutta omrunu tamamladiginda, baska bir boyutta yeniden dogmak icin, kara deliklerden gecerler. Bizim dunya olarak su an yasadigimiz da budur. Kaosun, yani karanligin icinden gecerek isik olarak yeniden dirilecegiz, dogacagiz. Degisim boyle oluyor.

Kalbiniz Tek Pusulaniz Olsun: Tek kilavuzunuz, tek pusulaniz kalbiniz olsun. O asla sasmaz ve yanilmaz...Hep onu dinleyin. Ic sesiniz, hisleriniz, onun sesidir. Dogruyu disarda aramak yerine, baskasinin dogrularina tutunmak yerine, kendi dogrunuzu kesfedin ve ona tutunun. 


Siz Madde Beden Degilsiniz:
Siz madde beden degilsiniz.Beden icine girmis bilincsiniz ve saf isiktan olusmussunuz. Beden olebilir ama bilinc sonsuza kadar yasar. Kendini sadece bu bedenle var oldugunu sananlar, olumden korkarlar. Ama gercekte kim oldugunu bilenler burda da baska yerde de olumsuzdurler.



Zihnini Gereksiz Dusuncelerden Arindir:
Zihin, bizi dusuncelerin yogunlugunda oyalayarak hapseder. Oysa dusuncelerimizin buyuk cogunlugu bos ve yararsizdir. Cok az bir bolumu isimize yarar. Bu yararli dusuncelere odaklanirsak, geriye kalan bos ve yararsiz dusuncelerimize olan bagimliligimiz biter ve onlari serbest birakiriz, zihnimizi bosaltarak ozgurlestiririz. Dusuncelerimizi takip edelim ve hangisi isimize yarar, hangisi yaramaz belirleyelim. 

Dogadan Ogrenelim:
Insanoglu, sessizligi, teslimiyeti ve masumiyeti; dogadan, bitkilerden ve hayvanlardan ogrenmelidir. Onlarda ego yoktur. An’da yasarlar ve sevgiyi kosulsuz verirler. Sanildigi gibi onlar, insana hizmet icin burda degiller. Bizimle birlikte dunyayi deneyimlemek icin burdalar. Artik onlarin farkina varalim ve yasama haklarina saygi duyalim. 

Degisime Direnmeyelim:
En basit haliyle aciklamak gerekirse; degisime karsi direnirsek, fiziksel ve ruhsal olarak aci cekeriz. Degisime kucak acarsak, frekansimiz yukselir, cabuk iyilesiriz, yaratici oluruz ve kendimizi yeniden kesfederiz. Degisimden korkmayalim. 

Her Bitis Yeni Bir Baslangictir:
Her bitis, yeni bir baslangic yapmak icin iyi bir firsattir. Biteni canlandirmaya calismakla zaman kaybedecegimize, bitisi kabul edip kendimizi ozgurlestirelim ve yeniden baslamak icin kendimize sans taniyalim. Yeni baslangiclar, yeni seyler, daima enerjimizi yeniler ve kendimizi daha iyi hissettirir.

Kim Oldugunuzu Hatirlayin:
Yasam kosullarinizi ne kadar mukemmellestirseniz de ‘ben’ oldugunuz surece asla mutlu olamazsiniz. Huzuru, ‘biz’ oldugunuzu farkettiginizde bulursunuz. Butun evrenleri icinde barindiran siz, sadece bir zerreye takilmis kalmissiniz. Milyarlarca degisik forma girmis, tek bir bilincsiniz siz. Bunu hatirlamaya calisin.

Degisimi Kucaklayin:
Dar ve sinirli kaliplardan cikin, degisik seyler yapin, Hep sizden bekleneni degil, caninizin istedigini yapin. Sizi mutlu eden seyleri hayatinizda cok tutun, mutsuz edenleri serbest birakin. Olumlu dusunun pozitif olun ve enerjinizi degistirin. Kendi kendinizi sifalayin. Evrendeki her zerrede oldugu gibi, icinizde de; isik-karanlik, eksi-arti, iyi-kotu....yani zit kutuplulugun oldugunu bilin.

Simdiye Donebilmek:

Gecmisteki acilara, hatiralara tutunursaniz gecmiste kaybolurusunuz. Gelecekle ilgili korku, endise ve kaygilar duyarsaniz, gelecekte kaybolursunuz. Kendinizi simdiye geri getirmedikce, huzuru bulamazsiniz...Her neredeyseniz, simdiye donun.


Yasanmisa Taniklik Etmek:

Yasanmis olana taniklik etmek icin dunyadayiz…Herseyi onceden izledik, neler olacagini gorduk ve senaryoya kabul ettik. Sonra da unutarak dunyaya indik ve tum izlediklerimizi bizzat yasiyoruz, duygularimizi deneyimliyoruz.



Degisim Bizden Baslamali:

Bizler cogunlukla etrafimizdaki insanlari kendimize gore degistirmeye calisiriz. Bilmeyiz ki degismesi gereken  kisiler onlar degil, kendimiziz. Degisim, bagimliliklarimizdan kurtulup ozgurlesmekle baslar...Merkezimize, degistirmek istedigimiz insanlari degil, kendimizi koyalim. Biz degisirsek, etrafimizdakiler zaten degisir. 

Yanlislar Bizi Dogruya Goturur:
Bizler dogruyu bulmak icin, defalarca yanlislar yapmak zorunda kaliriz. Ogrenmenin guzelligidir bu. Dogrunun, guzelin kiymeti ancak yapilan yanlislardan sonra bilinir. Yanlislar yapmaktan korkmayin. Yaptiginiz yanlislar icin kendinizi yargilamayin,sucluluk duymayin. Hayat bizim ogretmenimizdir...sevin her haliyle…

Huzur, Zihinden Cikinca Baslar:
Butun sorunlarimizin ve hastaliklarimizin kaynagi zihindir. Zihin, bizi dar bir kalip icine hapseder ve dunyamizi karartir. Hareket alanimizi daraltir. Ozgurce ucmamizi engeller. Bu yuzden medya ile zihnimizi hep aktif tutuyorlar. Bizler zihinden cikinca, huzur baslar...Fiziken ve ruhen sifalanma baslar. Kaynaga erisim baslar. Zihinden cikmak icin duzenli olarak meditasyon yapmamiz gerekir. Evrendeki telepatik iletisim agina erismenin tek yolu meditasyondur, dinginliktir ve ice donmektir





Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

23 Ocak 2019 Çarşamba

Kabal İnsanlari Nasıl Kontrol Ediyor?





1-Dışardan bilinçaltımızı programlayarak:

Çocukken özgürüz, korkusuzuz, safız, temiziz ve yaratıcıya çok yakınız. Sonradan, dışardan programlanmalarla, başkalarının istediği bir bireye dönüşerek, özgürlüğümüzü kaybederiz. En başta ailemiz tarafından programlanmaya başlanırız. Geldiğimiz ailenin, dini değerlerine, inanç kalıplarına ve kültürüne uygun eğitim alarak programlanırız. Amaç, onları üzmeyecek, karşı gelmeyecek, sadık bir bireye dönüşmektir. Hem aileye hem sisteme uygun bireyler olana kadar, dışardan programlanma aşama aşama devam eder. Aileden çıkan çocuk; okullar aracılığıyla tek tip eğitim sistemiyle, birer robot şeklinde programlanır. Bu programlanma; cezalandırma, pişmanlık, suçluluk ve sevgisizlik duyguları da yüklenerek güçlendirilir. Çünkü, bizden beklenen kişi olmaya mecburuz. Aksi halde, sistem bizi bozuk bir makineymiş gibi tamir etmeye çalışır ve ayarlarımızı bozar. Uyum sağlayamazsak, hasta veya deli kategorisine alınararak ilaçlarla pasif moda getiriliriz. Bunun adı da ‘şifa’ olur.
Böylece düşünemeyen, hayal kurmayan, sorgulamayan, ayıran, bölen, yargılayan, korkan ve koşulsuz biat eden bireylere dönüşürüz. İçimizdeki çocuğu, dört duvar içine hapsedip, dışardan programlanmış bir zihinde yaşamaya başlarız. Kim olduğumuzu, niçin dünyaya geldiğimizi unuturuz. İlizyonun içinde kayboluruz. İçimizdeki çocukla bağlantımız kopar ve acı çekeriz. Bu sistemin işlemesine yardım eden en önemli etkenler de; din, para, politika, cinsellik ve eğitim sistemidir.

Şimdi gelen çocuklar, bu sisteme uyum sağlayamıyorlar ve okula gitmek istemiyorlar. Onlar, zaten donanımlı geliyorlar. Herşeyi biliyorlar. Sadece yüzeye çıkarmakta zorlanıyorlar. Bunun sebebi de doğdukları andan itibaren dışardan gelen kötü programlanmalar ile, içerdeki potansiyellerinin bastırılmasıdır.
Bu çocuklar; az uyuyan, az yiyen, başka boyutlardan sesler duyan ve görüntüler gören, kendi kendine dil öğrenen, telepatik, medyumluk gibi özel yetenekleri olan çok zeki çocuklardır. Gün gelecek okula bile gitmeden herşeyi kendileri öğreniyor olacaklar.

Dünya'ya önce gökkuşağı çocukları geldi. Gökkuşağı serisi 1970'lerde dünyaya sevgi ve barışı yaymaya çalıştılar. Ancak karanlık tarafından, farkedildiler ve önleri kesildi. Bu ışık çocuklarının artmasından korktukları için; hayatımıza klorlu suyu, DNA’sıyla oynanmış tohumları, aşıları ve hastalıkları soktular. Sonraki yıllarda dünyamıza indigolar geldi. 2000 yılından sonra indigolara, yıldız tohumu çocuklar eşlik etti. 2012 yılından itibaren, kristal çocuklar gelmeye başladı. Şimdi ise elmas çocuklar geliyor. Hem de milyonlarcası...Bu çocuklar Dünya'yı ayağa kaldıracaklar ve bizi kurtaracaklar. Onlar bizim geleceğimiz. Onları mümkün olduğunca sistemden uzak tutmalıyız ve korumalıyız. Önlerini açarak, yapmak istedikleri için destek vermeliyiz. Onlar çocuk değiller, aslında bizim atalarımızdır. Hepimizden daha yaşlı ve daha bilgedirler. Dünya’yı bu özel çocuklar ve onların doğmasına portallık eden kadınlar kurtaracaktır.

Bu yüzden de karanlığın şu an ki hedefi; çocuklardır. Çünkü; sevginin, ışığın, şifanın, barışın, hayvanların ve doğanın koruyucularıdır onlar. Gaia’nin çarpan yüreğidirler onlar…Bu yüzden de çok iyi korunmaları gerekir. 


2-Subliminal mesajlarla ve 25. kare tekniği ile zihinlerimizi kontrol ederek:
Sömürücü ve emperyalist düzen, asla bilinçli ve zeki toplum istemez. Çünkü bilinçli toplumlar çabuk uyanır ve ayaklanır. Onları kontrol altında tutmak zorlaşır. Sömürmek ve haklarından çalmak zorlaşır. Uyanmış kitleler, kölelik düzenine engel teşkil ederler. Bu yüzden de neler olup bittiğini anlayamayan, anlasa da tepki göstermeyen, hakları için savaşmayan ve Bana dokunmayan yılan bin yaşasın modunda bir insan türüne ihtiyaç duyarlar. Bunu da planlı ve programlı olarak ince ince işleyerek başarıya ulaşırlar. Subliminal mesajlarla zihin kontrolü’ özellikle teknoloji ve medya sektörünün yaygınlaşması ile birlikte ortaya çıkmış bir 'Piskolojik Savaş Silahıdır'.

Medya organları, bilgisayar, internet ve sinema en büyük beyin yıkama araçlarıdır. Asıl hedef çocuklardır. Çünkü Ağaç yaş iken eğilir. Bilinçaltımız, telkin yoluyla ikna olmaya müsaittir. Bütün alışkanlıklarımız, inançlarımız ve kendiliğinden gelişen eylemlerimiz belleğimize kaydolur ve zamanla bunlar tekrarlandıkça bilinçaltı tarafından ‘kodlanma’ olarak kabul edilir. Bilinçaltı, depoladığı bu bilgileri kullanarak bizim ruh halimizi veya kararlarımızı etkiler. Bilinçaltımız biz farkında olmadan, evrenden sürekli sinyaller alır ve hafızasına kaydeder. İşimize yaramayan milyarlarca kayıt barındırır. Bu kayıtlardan, bizim ilgi alanımıza göre verileri kullanır, diğerleride hafızada bir yerlerde kalmaya devam eder. Bilinçaltımız bir bilgisayar gibidir. Yükleme yada silme yapılabilir. Hatta bilinçaltı kayıtları kopyalanıp başka bir yere taşınabilir. Bilim adımları, önümüzdeki 20-30 yılda, insan bilincinin bir bilgisayara yada başka bir bedene transfer edilebileceğini söylüyorlar. Bilinç, klonlanmış bedenlerin beynine, bilinç olarak aktarılabilecek. Kabal’ın bu çalışmaları çoktan başardığına ve malum aile bireylerinin, kendi bilinçlerini zamanı geldiğinde, yarattıkları yeni bedenlere transfer edip, ondan sonra da eski beden için ölmüş süsü verilerek ortadan kaldırdıklarını düşünüyorum.

Subliminal Mesaj Tekniği:1940’lı yıllarda Hitler Almanya’sının denemeye başladığı, telkinle zihin kontrolü çalışmalarına, daha sonra Rusya ve Amerika devam etmiştir. Akıl hastanesindeki hastalar, cezaevlerindeki suçlular ve kimsesiz insanlar üzerinde bilinçli olarak yıllarca denemeler yapılarak, başarı elde edilmiş ve günümüze kadar da yeni zihin kontrol teknikleri geliştirilmiştir. Bu tekniklerden en önemlileri ‘Subliminal mesaj’ ve ‘25. Kare’ tekniğidir. Bir çok devlet, halkını kontrol altında tutmak için; zihin kontrolüne önem vermekte ve çok büyük paralar harcamaktadır. Öyleki sadece zihin kontrolü yapmak için tv kanalları kuruluyor, filmler ve diziler yapılıyor. Özellikle çizgi filmler, en kolay subliminal mesaj tekniği uygulanan programlardır ve hedefleri de; çocuklardır.

Belirlenen tek tip fikirlerin; insanlara görsel karelerle empoze edilmesi uzun zamandır subliminal mesaj tekniği ile yapılmaktadır. Subliminal mesaj; ekrandaki bir nesnenin içine dikkatli bakılmadıkça farkedilemeyecek kadar belirsiz şekilde, bir sembol, resim yada kelime yazılarak, bilinçaltına ekilmesi şeklinde oluyor. Belirli bir süre bu mesaj tekrar edilirse de bilinçaltı tarafından bir programlanma olarak kabul ediliyor. Bunların hepsi, biz farkında olmadan oluyor. Çünkü bilinçaltımız, alanımıza yayılan milyarlarca gerekli-gereksiz bilgiyi sinyal şeklinde alıp kaydediyor.


25. Kare Tekniği: Bu teknik en çok televizyon ve sinemalarda yayınlanan programlarda kullanılıyor. Müzik videoları, bilgisayar oyunları da bunun içindedir. İzlediğimiz filmlerin sinema bandında; saat, dakika ve saniye olarak dizilişi vardır. Her bir görüntüde saniyeden sonra gelen karede 24 tane küçük kare bulunur. Bu her küçük 24 kare, bir ekran büyüklüğünde kareyi oluşturur. Bu sıralamada yer alan ‘control-track’ denilen aralık; kesilerek anlık bir görüntü şeklindeki 25. kare oluşturulur. Böylece görüntü; 1/24 yerine 1/25 olur ve her 25. karedeki görüntü, ekranda en dikkatli izleyicilerin bile farkına varamayacağı bir patlama şeklinde görünüp kaybolur ve bilinçaltına kaydolur. Bu olay saniyeler içinde olduğu için gözle görülemez. Bu yüzden de farkedilmeden, ustaca kullanılıyor ve bilinçler programlanarak zihinler kontrol altına alınıyor.

Bu teknik eskiden en çok ürün satışlarını arttırmak için kullanılıyorken; son yıllarda, özellikle bilgisayar oyunlarına ve çizgi filmlere eklenen cinsellik ve şiddet içerikli mesajlarla yeni nesli bozmak için kullanılıyor. Ayrıca uyuşturucu, alkol ve sigara kullanımı aşılamak, dini yada politik fikirleri aşılamak için de kullanılmaya başlandı.

Sürekli bilgisayar oyunları oynayan çocuklarda ve gençlerde davranış bozuklukları, saldırganlık ve algılama zorluğu tespit edilmiştir. Çizgi film izleyen çocukların bedensel ve zihinsel gelişmelerindeki dengenin bozulduğu gözlenmiştir. Erkek çocuklarda erken tüylenme ve kız çocuklarda regl başlangıcı 7-8 yaşına kadar düşmeye başladı. DNA’sı bozulmuş gıdalarla genlerimiz bozulurken, diğer taraftan da subliminal mesajlarla ve 25. kare tekniğiyle bilinçaltımıza hastalıklı mesajlar kodlanarak hasta bir toplum haline getiriliyoruz. Bu yüzden son yıllarda; çocuk tecavüzleri, hayvan tecavüzleri, ensest ilişkiler, bunalım geçirip intihar eden gençler, cinnet geçirip karısını ve çocuklarını katleden erkeklerın sayısında artış olmuştur. Şiddet ve cinayetlerdeki bu artış ile bonzai kullanımı, içki ve sigara kullanımının sebebi yıllardır insanlara uygulanan subliminal mesajlarla zihin kontrolüdür. 
Toplumlardaki bu bozulmayı engellemek için öncelikle çocuklarımızı ve gençlerimizi bu saldırılardan korumalıyız. Onlara; çizgi filmleri, dizileri, videoları ve televizyonu izletmeyelim. Bilgisayar oyunlarını oynatmayalım. Dijital ortamda hazırlanmış düşük frekanslı müzikleri dinletmeyelim. Çocuklarımızı doğaya çıkaralım. Plastik oyuncaklar yerine; bakırdan, demirden, tahtadan, bezden yapılmış oyuncaklar alalım. Hayvanlarla zaman geçirmelerini sağlayalım. Resim, müzik, dans, spor ve sanat aktivitelerine yönlendirelim. Bütün bunlar, onlara çok iyi gelecektir.

Aasma Estefan
'Uyanis Rehberi' adli kitabimdan bir bolum.
Amazondan yada asagidaki linkten alinabilir.




1 Ocak 2019 Salı

2019- Hadise Basliyor

2019 yili kitlesel uyanislarin yasanacagi bir yil olacak. Kitlesel uyanislar, genelde toplumsal bilincin acilmasini saglayacak buyuk olaylar sonucu olur. Bu yil buyuk olaylarin yasanacagi bir yildir. Sonun baslangici, yenin insasidir.

2019'un toplami:12 yapar. 12 ustat rakamdir ve bu sayilar birbiriyle toplanmaz. 12 sayisi tasidigi anlam ve enerji olarak onemlidir. Bu sene dalga dalga gelecek yuksek frekansli enerjiler bize; bilinclerin hizla buyuyecegi ve uyanislarin hizlanacagi gunler yasatacak. Bilincler buyudukce, farkindalik arttikca, bizde kayitli olan bilgileri hatirlamaya baslayacagiz. Kendi akasamiza baglanabilip, dunyaya neden geldigimizi ve ne yapmamiz gerektigini ogrenebilecegiz. Dunyadaki degisim bizi de degistirecek. Dusuncelerimiz, algilarimiz, zevklerimiz, yasam sekillerimiz ve fikirlerimiz degisecek. Dunya uzerindeki her canlinin frekansi, onun bilinc seviyesine gore az yada cok degisime ugrayacak. Yukselis durdurulamayacak.

Zihin programlanmasiyla kontrol edildigimizi ogrenenler; kendini ozgurlestirecek ve ilizyondan cikacak. Inanclarimiz hizla degisecek. Dinlerle ilgili gercekler gun yuzune cikacak ve dinler doneminin kapanisi hizlanacak. Dinler biterken, en karanlik tarafini gostererek gidecekler. Bu yuzden radikal dusunceliler sorun cikarabilir.

Uyananlar, insan yapimi tanri ile gercek tanri arasindaki farki gorecek. Sahip oldugu yeteneklerini, gucunu kesfedecek. Kaynaga baskasi uzerinden degil, direk kendisi uzerinden baglanmayi ogrenecek.

Insanlardaki uyanis; bitkileri ve hayvanlari da etkileyecek. Hayvanlarda, duygular daha da gelisecek, insani durtuler artacak. Bitkilerin biyolojik yapisi degismeye baslayacak. Onlar da besinci boyut enerjilerine uyumlaniyorlar. Dna yapilari degisiyor. Titresimleri yukseliyor.

Dunya anne de uzerindeki canlilarla beraber degisiyor. Rezonansi yukseliyor ve zaman hizlaniyor. Gunler kendini daha kisa hissettiriyor. 2019'da Gaia'nin bedeninde, buyuk kirilmalar, cokmeler ve sarsintilar olacak. Bu durum, iklimi etkileyecek, volkanlari hareketlendirecek, tsunami, hortum ve su yukselmelerine sebep olabilecek. Dunyanin cesitli yerlerinde siddedi yuksek depremler, kirilmalar olabilir. Su kenarinda yasayanlar, suyla ilgili felaketlere, hazir olmalidir.

Turkiye, California, Italya, Los Angelos, Alaska, Yunanistan, izlanda ve Japonya'da buyuk toprak kirilmalari yasanabilir. Volkanik aktiviteler bu yildan itibaren daha cok artabilir. Sonmus volkanlar  uyanabilir. Butun bunlara hazirlikli olmaliyiz. Gaia'nin kendini yeni konumuna hazirlama surecinde ona eslik edecegimizi bilerek geldik. Onun gecis surecinde yasayacagi degisimlerden mumkun oldugunca az etkilenmek icin caba gostermeliyiz. Bizler onun cocuklari olarak bunu basarabiliriz. Onun bu degisimini sevgiyle atlatabiliriz.

2019 'dan itibaren bazi unluler ve devlet liderleri icin cesitli sorusturmalar acildigini, onemli tutuklamalar oldugunu gorebiliriz. Skandallar, pedofili sapiklari ile ilgili ifsaatler artacak. Dogru ve yanlis olan hersey gorunecek ve ayrisacak. Binlerce yildir ustu ortulen gercekler, sirlar bir bir yuzeye cikacak. Toprak icine gizledigi gercek tarihi yer yuzune kusmaya devam edecek. Dunyanin dort bir yanindan tarihi eserler ve kayitlar bulunacak. Tarihimizdeki dunya disi izlere ait cok ifsaat olacak.

Karanlik ve isiga hizmet edenler bu donemde netlesecek. Maskeler dusmeye devam edecek ve saflar belli olacak. Astrolojiye, spirituel konulara, enerjiyle sifa yontemlerine ilgi cig gibi artacak. Sosyal medya ve internetin her alani, isik gorevlilerince, isiga hizmet alanina donusturulecek. Boylece karanligin en buyuk kontrol gucu kirilmis olacak. Uyanan insanlar, evrensel telepatik iletisim agina baglanacak ve dunya disi mesajlari direk almaya baslayacaklar. (kanal olmak gibi...)

Dunya disi diye tanimladigimiz ama aslinda bizim galaktik ailemiz olan; Galaktik Federasyondan bir cok gorevli, su an fiziken aramizdalar. Insan gorunumunde dunyada yasiyorlar ve internet uzerinden ifsaat yaparak dunyayi fiziksel temasa hazirliyorlar. Dunyanin yorungesinde binlerce gemi var ve gecis solenini bekliyorlar. Bu bir bilim kurgu filmi degil, tamamiyle gercektir. Artik geri donulemiyecek bir yola girilmistir. Insanlik kendini temasa hazirlamalidir.

-31 Ekim 2018'de 'Galaktik Federasyon'dan 'Irina'adinda bir bayan ucuncu goz ekranima geldi ve su mesaji soyleyip gitti: "Galaktik Federasyon'dan ben irina. Bilin ki sizleri izliyoruz. Gelismenizi takip ediyoruz ve sizi seviyoruz. " Dunyaya yakin buyuk bir gemiden baglanmisti bana. Baglantimiz, ben uyandigim icin cabuk kesildi. Ama baska bir gun yine baglanti kurarak bazi bilgiler almistim.


Bu yil, degisik zamanlarda aldigim bazi yazili ve goruntulu mesajlar:

-2019'da buyuk uyanislar olacak. Hukumetler, ekonomiler, egitim sitemleri, banka sistemleri ve sosyal-kulturel yapilar degismeye, donusmeye baslayacak.
-2019'da; Cocuklari konusacaksiniz.
-Dunyada; suya ve karaya, yagmurla ve goktaslariyla besinci boyut enerjisine uygun, dna'lari farkli tohumlar yollandi. Onlar buyudukce, sizler yeni bitkiler ve hayvan turleri kesfetmis olacaksiniz. Bu yeni tohumlamalar, dunyanin titresimini yukseltecek.
-2019 yili boyunca dunyaya gelecek yuksek dalga enerjiler, her alanda degisim getirecek. Sevgi ve sevkat artacak. Bunun karsisinda, kaos ve siddet de artabilir. Karanlik taraf, tamamen isiga donusene kadar, gucunu kullanmaya devam edecek.
-Ay'in, farkli irklara ait usslerin oldugu bir gozlem evi oldugu anlasilacak.' Dunya Gozlem Evi'
-2019 dan itibaren insanlarda kundalini enerjisi uyanmaya baslayacak ve vejeteryanlik artacak. Titresimi yukselen insanlar daha az yiyip icecekler ve az uyuyacaklar.
-Gelecek sizin dusuncelerinizin projeksiyonudur. Onu istediginiz gibi degistirebilirsiniz.  22 Aralik 2018'de gelen mesaj. (Yarin ne olacak endise ve kaygisi yerine; yarin sunun olmasini istiyorum diye dusunun ve guzel hayaller kurun)
-2019'da henuz uyanmamis gorevliler, bireysel olarak uyandirilacaklar. Yani gorevliler baskasinin araciligiyla degil, birebir temasla uyandirilacaklar. Mesajlar telepatik yada ruya kanaliyla onlara gonderilecek. Tum gorevliler kendi bireysel kanallarindan bilgilendirilecekler ve egitilecekler.
-Dunya uzerindeki bazi gorevlilere, gecis sirasinda kapilari acmalari icin sifreler, kodlar ve anahtarlar verilecek. Bu bilgiyi alanlar, baskalariyla sifre, kod ve anahtar aldiklarini paylasmasinlar. Bu kisisel bilgidir.
-isik iscilerinin duygusal manipulasyonlara karsi guclu olmasi gerekiyor. Karanlik taraf, onlarin duygularini ve egolarini kullanarak manipule ediyor ve birbirlerinden kopariyor. Duygusal manipulasyona dusenlerde depresyon hali gorulebilir. Bu tuzaga dusmeden, butun isik iscileri artik birlesmelidir.
-2019 Degisime inanmayanlarin da, degisimi farketmeye baslayacaklari bir yil olacak.
-Dunyanin yorungesinde olan gemilerden, dunyaya gonderilen sinyaller ve mesajlar, internet ve diger iletisim aygitlarinca alinabilecek, farkedilebilecek. Telefonunuza yada bilgisayar ekraniniza aniden gorunup, kaybolan mesajlara dikkat edin.
-Fiziki temaslar artacak ve gokyuzunde isik gemileri kitleler tarafindan ayni anda gorulecek.
-Meditasyon ve ruya hali halinde evrensel bilince baglanir, bireysel iletisim aginizi kurarsiniz. Goruntulu, yazili veya telepatik bilgiler cekersiniz. Bu yuzden hergun meditasyon icin zaman ayirin.
-2019 dan itibaren mevcut sistemler ve kurallar, uyanan insanlari kontrol etmekte yetersiz kalacak. Bu yuzden degisim zorunluluga donusecek.
-Ekonomik cokuntuler hizlanacak ve maddi kayiplar artacak.
-Rusya ve Abd'nin dunya disi bilgiyle yaptiklari gizli teknolojik silahlarinin ifsa olacagi bazi gelismeler olacak. Rusya, topraklarini genisletmeye devam ederek dahada guclenecek. 

Simdiye kadar guclu olan buyuk ulkeler, guc kaybetmeye baslayacak ve kendi ic sorunlariyla ugrasmaya devam edecekler. Kucuk ve zayif devletler de guc kazanmaya baslayacak. Liderlik batı ülkelerden, doğudaki ülkelere kayacak. 


Uyanmak ve ilizyondan bir an once cikmak istiyorsaniz, "Uyanis Rehberi" adli kitabimi almanizi öneririm. 

Yurt disinda yasayanlar amazondan alabilir.

Sevgiler!
aasmaestefan@gmail.com

30 Aralık 2018 Pazar

Sevkat Kapilari Acildi


Sevkat Kapilari Acildi (5 kasim 2018'de gelen cumle)

Bugun dunyaya sevkat kapilari acildi. Sevgi enerjisi ve disil enerji dalga dalga gelmeye basladi. Bu enerjiler butun dunyada uyanisi hizlandiracak, merhameti, sevgiyi ve sevkati besleyecek. Bireysel olarak; ne kadar negatif duygumuz varsa, sifalanacak ve donusecek. Hastaliklarimiz hizli iyilesecek. Dunya genelinde ne kadar negatiflik varsa once acimasizca kendini gosterecek ve sonra yavas yavas isiga donuserek dunyayi terkedecek. Butun dunyada sevgi buyuyecek. Sevgiye ve sevkate tutunanlar yeni enerjilere paralel olarak yukselecek ve dunyaya isigi demirlemeye devam edecekler. Bu guzel duygulara erisemeyenleri zor gunler bekliyor. icinde bulunduklari eski enerji alaninda fiziken ve ruhen rahatsizliklar yasayacaklar.


Gaia anne, bundan sonra kendi frekansina uymayan ve geride kalan ruhlari daha fazla uzerinde barindirmayacak. Cunku bu ruhlar artik ona aci veriyor ve yukselisini engelliyorlar. Bu yuzden onlar dorduncu boyuta yollanacak ve orada ogrenmeye, titresimlerini yukseltmeye devam edecekler. Tekrar dunyaya enkarne olmayacaklar. Cunku dunyanin yeni hali, onlarin kaldirabilecegi bir frekans seviyesinde olmayacak. Burasi besinci boyut frekansina uygun olanlarin yasam alani olacak.

Zihinden Cikmak
Tum sorunlarin ve hastaliklarimizin kaynagi zihindir. Zihin bizi dar bir kalip icersine hapseder ve dunyamizi karartir. Hareket alanimizi daraltir. Ozgurce ucmamizi engeller. Surekli konusur ve bizi ozden uzaklastirir. Bu yuzden zihnimiz susmasin diye, medya ile zihnimizi hep aktif tutuyorlar. gereksiz coplerle dolduruyorlar. Hastaliklarimizi ve sorunlarimizi, bilmeden zihinden gelen dusuncelerimizle yaratiyoruz ve besliyoruz. Bizler zihinden cikmayi basarinca huzur baslar. Kalbin kapisi acilir ve sevgi artar, merhamet artar, sevkat artar. Boylece fiziken ve ruhen sifalanmaya baslariz. Ozgurlesiriz ve yeniden kaynaga baglaniriz. Zihinden cikmak icin duzenli olarak meditasyon yapmaliyiz.

Dengede Kalmak
Dengede ol ve iyimser ol. Sen dengede kaldikca, dengesi bozulanlarida dengelersin. Sen degisime inanirsan, evren onu sana getirir…Tum negatiflikler sadece sen ayni frekanstaysan sana gelir. Senin frekansin yuksek olursa hicbir olumsuzluk senin dengeni bozamaz. Unutma sen bir isik iscisisin. Senin bir gulusun tum dunyayi degistirebilir. Sakin dunyanin senin gulusunu degistirmesine izin verme. Ne olursa olsun...dengede kal.

Sen Neysen, Ben Oyum
Sen neysen ben oyum...Unutma bunu…Bende gordugun guzellikler de, cirkinlikler de bana degil, sana aittir. Bana nasil baktiysan onu gordun. Bu yuzden gorduklerinle tartma, olcme beni. Yargilama ve degismemi bekleme. Sen ne zaman degisirsen, bilki o an ben de degisirim.

Herseyin ilaci Bizde

Baskasina duydugumuz aski ve sevgiyi kendimize duyarsak ne olur?

Hep bizi, buyuk bir askla sevecek birini arariz. Disarda aradigimiz sevginin sebebi, bizim kendimize duydugumuz sevginin eksikligindendir. Kendi kendimizi sevmeyi unutuyoruz ve saniyoruzki bu duyguyu tatmin etmek ancak disardan mumkun. Aslinda giden sevgiliye ve dosta duyulan ozlem, kisilere duyulan ozlem degil, sadece bize hissettirdigi guzel duygulara, duyulan ozlemdir. Bu duygulari kendi kendimiz de yaratabiliriz. Bizler, kendimizi kosulsuzca sevmeye baslarsak, disarda sevgi aramaya ihtiyacimiz kalmaz. Yaralarimizin ilaci sadece bizdedir.


An (simdi)
Yasam sadece 'an' icinde var olur. Gercek olan tek sey 'an'dir. Gerisi yalan...ilizyon...ruyadir. Gelecek yada gecmiste yasamak 'an'i kacirmak demektir. An'da yasamaya basladigimizda hayatin gercek degerini anlariz. Amacimizi biliriz, geleni ve gideni net goruruz. Ayrica hayatimizdaki herseyin gercek degerini farkederiz.

Cocuklari Koruyalim

Bizler eski enerjiyle buyuduk ve dusuk yogunlukta yasadigimiz icin getirdiklerimizi hatirlamakta zorlandik. Ancak enerjiler degisti ve haliyle akasamizdaki kayitlari hatirlayacak bilince ve yuksek titresime daha yeni yeni geliyoruz. Simdiki cocuklar direk yeni enerjiyle geldikleri icin; titresimleri cok yuksek, dna'lari bizimkine gore daha aktif ve akasalarindaki bilgileri daha iyi hatirliyorlar. Onlar tam donanimlilar. Ogrenmeye ihtiyaclari yok. Bu yuzden bu cocuklar simdiki egitim sisteminden hoslanmiyorlar, basit ve kisitlayici buluyorlar. Kurallara karsi cikiyorlar ve okula gitmek istemiyorlar. Egitim sitemi ve ogretmenlerin cogu onlarin ihtiyaclarini karsilayamiyor. Cocuklar, yeteneklerini okula gidince kaybediyorlar. Biz buyukler bu cocuklara sahip cikmaliyiz ve korumaliyiz. Onlari spora, dogaya, sanata, muzige ve hayvanlarla birlikte yasamaya yonlendirmeliyiz. Boylece sistemin onlara verdigi zarari birazcikta olsa telafi etmis oluruz. Bu cocuklar gelecegimiz icin cok onemli.


Titresimimiz Yukseldiginde Ne Olur?

Titresimimiz yukseldiginde dna'miz aktive olmaya baslar ve kisisel akasamizdaki bilgileri hatirlamaya baslariz. Nerden geldigimize, neden geldigimize ve gecmis yasamlarimiza ait verilere ulasabiliriz. Biyolojik yapimiz, gozle gorulmese de degisime ugrar. Daha yavas yaslaniriz ve hastaliklarimiz cabuk iyilesir. Cakralarimiz dengede calisir ve kundalinimiz yukselir. Ucuncu gozumuz acilir ve bilincli astraller yapariz. Hem dis dunyamizda hem de ic dunyamizda ifsaat baslar. Gercek realiteyle yuzlesiriz.


Ozgurleselim

Kendi gucunun farkinda olmadan, baskasindan kendisini kurtarmasini bekleyen herkes, teslim olmus bir koledir. Boyle dusunerek kendi kendisini zincirlemistir. O zincirlerden kurtulmanin tek yolu, kendini tanimak ve gucunun farkina varmaktir. Bilmek, farkinda olmak, insani ozgurlesmeye goturur. Ozgurlesmek, uyanisin temel adimidir. Bagimliliklar ise bizi kolelestirir. Bu yuzden, hayatimizdaki herseye, fazla deger katmadan, onlara notr bakalim ve dengemizi koruyalim.

Unutmayin, bizler, acilarimiza deger kattikca, onlar bize katlanarak geri donerler. Onemsemeyelim ki buyumesin, artmasin.


Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com


'Uyanis Rehberi' adli kitabimi asagidaki linkten alabilirsiniz.

https://heryerdekitap.com/magaza/uyanis-rehberi/

Yurtdisindakiler, amazondan alabilirler.