19 Eylül 2017 Salı

9:19 - Bir Cift Mavi Gozle Temas


Digital saatlerde aniden ve plansiz sekilde 9:19'a denk gelmek; 'bir cift mavi gozle temas' demektir. Yani o anda Ataturk enerjisine, bilincine baglanmak demektir. Bunu yasayanlar, ya onun tarafindan gorevlendirilmis ruhlardir yada uyanis icin onun enerjisinden destek aliyorlardir.  


Benim evimde hep "Ataturk Kosesi" olmustur. Her 10 Kasim'da bu kosede Atamiz icin bir dakika saygi durusunda bulunur, dua eder ve ona tesekkur ederim. Amerika'ya tasininca zaman farkindan dolayi anma torenini Turkiye ile ayni saatte yapamamistim. 10 Kasim 2015 gunu, aksam saat 9:05'te Ataturk'u anmak icin calisma yapmaya karar verdim. Ulkemiz icin yaptiklari nedeniyle ona bir kez daha tesekkur edip, sukranlarimi sunmak istedim. Ne zaman Turkiye ile ilgili astral planda yaratim calismasi yapsam onu cagiririm ve hologramiyla bana eslik eder. O gun yine kendilerini meditasyonuma cagirdim. Gelip karsima oturdu. Cok şik giyinmisti. Griye benzeyen bir takim giymisti. Omuzlarina asili bir paltosu, sag elinde bastonu, basinda sapkasi vardi. Oturunca, sapkasini ve bastonunu yere indirdi. Palto hala omuzlarinda idi. Sohbet etmeye basladik. Sorularimi cevapladi, onerilerde bulundu. Sonra bir Turkiye haritasi cikarip uzerinde isaretli bazi yerler gosterdi.

Ataturk'un bana gosterdigi haritada, butun dogu illeri isaretliydi. Ankara ve Istanbul da isaretliydi. Ancak haritada bir de 'Artvin' sehri isaretlenmisti. Artvin' in isaretli olmasi cok garip gelmisti. Hatta o zaman iki bayan arkadas daha calismaya eslik etmisti. Kendi aramizda 'Artvin' icin ne olabilirki diye cok dusunduk. Hicbir olayin olmadigi sessiz sakin uzak bir ilimizdi...

Atamiz, bu isaretli yerler icin: "Buralara dikkat edin, onemli olaylar olacak." dedi. O zamanki sartlarda dogu illerinde birseyler olmasi imkansizdi. Cunku oralarda, akpkk destegi ile adeta kürt eyaletleri kurulmustu. Pkk sehirlere kadar inmis, yol kesip kimlik kontrolu yapiyorlardi. Akp sadece izliyordu ve aralarindaki isbirliginin bozulmasi mumkun gorunmuyordu. Birlikte ulkeyi bolmek icin mukemmel calisiyorlardi.

Calisma sirasinda Ataturk bana "gozlerini ac" dedi. Actim ve "saate bak" dedi. Kosedeki digital saate baktigimda 9:19 u gosteriyordu. "9:19'u her gordugunde beni yaninda hisset." dedi ve gitti. O gunden sonra hemen hemen hergun plansiz sekilde 9:19 'a gozum carpar ve bir cift mavi gozun baktigini hissederim. Beni izledigini, yanimda oldugunu bilirim ve hemen ona sevgilerimi, saygilarimi sunar, tesekkur ederim. Ulkemize, enerjisiyle, bilinciyle yardim etmesi icin cagrida bulunurum.

Bu calismanin ardindan bir kac ay gecti ve haritada isaretli olan dogu illerimizde operasyonlar yapilmaya baslandi. Akp, yarattigi canavarla savasmaya basladi. Ankara ve Istanbul'da da aci olaylar oldu. Artvin'de ise Cerattepe maden protestolari oldu. Bu yasananlardan sonra Atamizdan gelen mesajlara cok onem verdim.


Eger, sizin de digital saatlerde 9:19'a plansiz sekilde aniden gozunuz takiliyorsa, bilin ki o anda Ata  enerjisi, bilinci size baglaniyor. Muhtemelen ona hizmet icin anlasma yapmis gorevli ruhlardan birisiniz ve size gorevinizi hatirlatiyor yada uyanmaniz icin gerekli olan enerji destegini sagliyordur. Bana bir calismada, kendisinin bizzat gonderdigi binlerce gorevli ruh oldugundan bahsetti. Bir kismi dogarak gelmis bir kismi da sonradan bedenlere inmisler. 2019'da olacak kitlesel bir uyanistan bahsetti.

2014 yilinda yasadigim bir ruya:

Bembeyaz bir odada, beyaz giyinmis bes alti kisiden biriydim. Duvar boyunca dizilmis modern bir yuvarlak koltukta oturuyorduk. O an o kadar gercekti ki hucrelerime kadar bu gercekligi hissediyordum. Aniden iceriye yine beyaz giyinmis Ataturk girdi. Elinde beyaz zarflar vardi ve onlari alip tek tek bize dagitti. Herkes sirayla zarfini acti ve gorevini ogrendi. Sira bana geldiginde zarfi actim, okudum ve hemen saskinlikla gozlerimi actim uyandim. Uyanir uyanmaz, kagittta okudugum gorevimi hatirlayamadim. Haliyle cok uzuldum. Ama bir yil kadar sonra o kagitta yazilani yeniden gordum. Sadece 'Turkiye' yaziliydi. Turkiye'deki uyanisa ve yeni cagin sekillenmesine yardim edecektim...Su anda bir cok kisinin yaptigi gibi...

9:19'u gorun yada gormeyin, Ataturk'u ulkemizin kurtulusu icin yardima cagirin. Bedenliler olunce enerji olarak yasamaya devam ediyorlar ve biz istersek yardima mutlaka gelirler. Onlar bizimle ruyalarla, vizyonlarla, telepatik iletisimle, isaretlerle konusurlar. Ataturk' ile ilgili alinan mesajlar, gorulen ruyalar ve vizyonlar dikkate alinmalidir. Baska boyuttan bu dunyaya mektuplar bu sekilde geliyor.

Bir yil once grupca yaptigimiz bir Turkiye calismasinda Ataturk bizi uyardi. "Heykellerimi koruma altina alin, onlara saldiracaklar." dedi. Ozellikle bu sene onun heykellerine yapilan saldirilar daha da arttinca Ataturk'un hakli uyarisini anlamis olduk. Bizim yapacagimiz kucuk bir korumanin bu konuya faydasi olacaktir. Sevgimizle heykelleri, anitlari korumaya alalim. Yanindan gecerken, onlarin etrafina pembe renkli sevgi enerjisiyle bir yuvarlak bariyer cizelim ve burdan sadece 'sevgiyle olan' gecer diyede muhurleme yapalim.

Temmuz ayinda yine grupca, '8/8 enerji kapisi' calismasi yapmistik. O gun Ataturk bana yeni bir Turkiye haritasi gosterdi. Ilginc oldugu icin yazmaya karar verdim. Cunku haritada Turkiye sinirlari icinde; Suriyenin ve Irak'in bir kismi da alinmisti. Irak'tan alinan parca Musul ve Kerkuk olabilir. Bu onemli bir mesajdir bence.

Gecen hafta baska bir calismada yine Atamiz'dan onemli mesajlar aldim. Sistem degisimi ile ilgiliydi. "Malum kisi hayallerini gerceklestiremeden ölur ve etrafindakiler de dagilir. Beni sevenler birlik olur ulkeyi yeniden duzeltir" dedi. Ben bu ongorusune kalpten inaniyorum ve sizlerin de inanmasini istiyorum. Inancimiz hayalimizi guclendirir. Hayalimiz ise yaratimimizi hizlandirir.

Ataturk demek 'Ask' demek. Bizim bir tek kurucumuz ve kahramanimiz var. O da Mustafa Kemal Ataturk'tur ve sonsuza kadar da oyledir...


Rauf Denktas, 74 kibris hareketi oncesi Ataturk'u ruyasinda gormus:
...Darbeden iki-iki buçuk ay evveldi. Bir rüya gördüm. Ata­türk etrafında bir toplulukla Girne kapısından içeri gi­riyordu. Ben de etrafımda bir toplulukla kendisini karşıla­dım.
"Atam, bizi kurtar artık. Dayanamıyoruz. Mümkün de­ğil, dayanamıyoruz," dedim, elini öpmeye çalıştım.
Bana sert sert baktı. Sonra gülümseyerek, "Konjoktür önemlidir. Denktaş, konjoktüre dikkat ediniz," dedi.
Uyandığımda bu rüyanın şok etkisi altında kalmıştım. Bu sanki rüyanın ötesinde bir şey gibiydi.
Sanki Atatürk’le hakikaten karşılaşmış, konuşmuşum duy­gusunu taşıyordum. Çok heyecanlıydım. Sabahleyin erkenden saat 09.00’da Büyükelçi Asaf İlhan Bey’e gittim. Kendisine bu rüyayı anlattım ve rüyayı günlüğüme de yazdım. Dolayısıyla 15 Tem-muz’dan sonra Sayın Ece­vit’ten "Konjoktüre dikkat ediyoruz, konjoktüre bakıyo­ruz" şeklindeki mesaj gelince, "Asaf Bey geliyorlar," de­dim.
"Nereden bildin?" dedi.
"Hatırlamıyor musun rüyamı? İki buçuk ay önce ben sana geldim söyledim," dedim.
Hatırlamadı. "Defterime de yazdım" deyince, ben da­i­reme gelmeden bir memurunu gönderdi. Hakikaten gün­lüğün o sayfasını çevirdik tekrar okuduk...

Bu ruya, alinti yapildigi linkten de okunabilir.  http://www.dagarcikturkiye.com/kibrista-en-uzun-gece-yd-1124.html




Facebookta duyuru yapmistim. Bazi arkadaslar, Ataturk'le ilgili ruyalarini ve vizyonlarini paylastilar. Onlardan izin alarak, isim vermeden buraya ekledim. Baska gorenler varsa, yorum bolumune kendileri yazabilirler. Yada bana yazarlarsa, isim vermeden ekleyebilirim.

*********
"2038 de Anitkabiri gordum. Her yer bayraklarla donatilmisti. Bazi bayraklarin yuksekligi Anitkabirin yuksekligini geciyordu. Mahseri kalabalik vardi. Her yer insan doluydu. Ataturk'un olumunun 100. yil donumuydu. Sanirim herkes onun 100. olum yildonumunde gercek kiymetini anlayacak."

*********
"Ruyamda hic bilmedigim bir koydeyiz. Tek katli bir koy evindeyim ve hic penceresi yok. Evin onunde camurdan yapilmis bir merdiven ve oturma yeri vardi.  Orda oturuyordum ve Ataturk'de yanimda oturuyordu. Cok temiz ve duzgun giyinmisti. O kadar ciddiydiki, yaninda duruken bile cekinerek duruyordum. O sirada gozleri hep ileriye, uzaga bakiyordu.kaygiliydi. Ulkesi icin cok faydali oldugunu soyluyordu. Arkamizda yesil bir tahta kapi vardi, eski pusku. Diyorki, ulke icindeki en kotu seyler bak buradan baslayacak.Bura neki diyorum, donup bakiyorum ve kirmizi bir tabelada 'kuran kursu' yaziyordu. hersey kuran kurslarinda baslayacak diyor. Bu cok tehlikeli ve birseyler yapmak lazim diyor. Ulkemiz icin cok uzuluyorum diyor."

*********
"Bir suredir enerji calismalari ile ilgileniyorum. Aralik'ta Ilk yuksek benlik meditasyon calismamda Ataturk'u gordum. Samsun'u, Bandirma Vapuru'nu, cok etkilendim, aglayarak kendime geldim. Meditasyonu yaptiran hocam tekrar meditasyona donmemi soyledi ve oyle yaptim. Ataturk Mayis'ta beni cagirdi. Biletimi aldim Samsuna gunu birlik gittim. Hayatimin en kotu gunlerini yasiyordum. Tukenmistim. Bandirma vapuruna gittim. Once hicbirsey anlamadim. Ogleden sonra ikinci kez tekrar gittim ve burden ne mesaj almam gerekiyor diye sordum ic sesime. Tam cikmak uzereyken "never give up- Asla vazgecme" dedi bir ses. Baktim ve Ataturku meditasyondaki gordugum haliyle tekrar gordum. O an mesajimi almistim ve herseye sifirdan basladim."

*********
"Bir ay kadar once ruyamda denizin gok yuzuyle birlestigi sinirda, butun gokyuzunu boydan boya kaplayan Ataturk suretlerini gordum."

*********
"Deniz sinirli falezlerin yuksekliginde, falez olmayan bir yerdeyim. Genclerin oldugu bir kalabalik vardi. Aniden uzakta denizin ortasinda kocaman bir pankart aciliyor, gokkusagi gibi ve basindan Gunes yukselen Ataturk resimli. Gencler yine basardi diye dusunuyorum ve orasi Kusadasi korfeziymis gibi hissediyordum."

*********
"Yillardir meditasyonlarda goruyorum. Bir keresinde kahverengi bir salonda yuzlerce Ataturk vardi. Kapiyi bir yakinim acti. Meclise benzeyen bir salondu. Onun varligini hep hissediyorum ve yuzunu goruyorum."

*********
"Ruyamda Mustafa Kemal Ataturk'un bilinci beynimin icinden bana Mustafa Kemal adinin icinde sir oldugunu soyledi. Bu isim kisaltilamaz dedi. Bulundugum yerde dev bir gunesin icine girdim. Merkezi Gunesler Birligi oldugu yonunde bilis aldim ve bana "ishak ol" dedi."

*********

"Yesil mutfakli bir evdeydim. Mutfagin camindan disari bakiyorum ama baktigim yeri goremiyordum. Bi anda arkamdan birsey belirdigini farkettim ve dondugumde karsimda Ataturk'u gordum. Beyaz gomlekli, beyaz papyonlu, siyah takim giymisti. Arkasindan beyaz bir isik yansiyordu. Yanima geldi elini sirtima koydu ve "Ben sana ne dedim? Hersey guzel olacak dedim. Bak gordun mu dedigim oldu." dedi. Sonra bana yaklasti ve birlikte camdan disariya baktik."

*********
Yakın zamanda Atatürk ile ilgili rüya gördüm ve hatta bir yakınımız da rüyasında ona Atatürk kolyesi hediye ettiğimizi görmüş. Rüyamda er gazinosu gibi bir yerde oturuyorduk. İçeri Atatürk girdi ve herkes bir anda ayağa kalktı. Ben olayı geç idrak ettim ve sonradan kalktım. İçeride erler değil partililer ve devlet adamarı vardı. Kılıçdaroğlu fotoğraf çektirmek ve elini sıkmak için Atatürk'ün yanına gitti. Atatürk onu eliyle uzaklaştırdı ve kalabalığı yararak yanıma geldi. Elini omzuma koydu ve gözlerime uzunca baktı. Kılıçdaroğlu'nun fotoğraf çektirmek istediği noktaya beni götürdü ve rüya burada bitti.

*********

Ruyamda; malum kisi yerde hasta yatiyordu, korumalari uzerine kapanmis yardim cagiriyorlardi. O sirada yakin planda Ataturk'u gordum. Yuzu sertti ve uzgundu. "Bu zulum bitecek." dedi. Sonra Genclige Hitabeyi okumamizi istedi. Ben ve digerleri hepsini okuyamayinca Ataturk kizdi ve "iste bu yuzden" dedi. Utancla uyandim saat sabahin 5'i gibiydi. Hemen internetten 'Genclige Hitabe'yi buldum ve uykulu gozlerle hepsini okudum. Cok etkilenmistim.

*********
Bundan iki yil once ruyamda, yemyesil cayirlarin oldugu bir alanda tek basimaydim. Aniden ortamin titresimi ve enerjisi degisti. Ne oluyor diye saga sola bakinirken, inanilmaz genislikte bir auranin icinde bana yaklasmakta olan Ataturk'u gordum. Yaydigi enerji benide icine alarak titresimimi yukseltti. Bana yaklasti ve "Heyecanlanma. Gel surda bir cay icelim seninle" dedi ve kolunu omzuma atti. Beraber buyuk bir cinar agacinin altina dogru yuruduk ve ordaki tahta masaya oturduk. Masa ortusu kareliydi ve etrafinda mutevazi tahta sandalyeler vardi. Oturduk, iki cay geldi. Ben cay bardagini tutarken, bardak birden kulce gibi agirlasti. Caktirmamaya calisirken bana "Rahat ol, soyleyeceklerimi dinle." dedi. Buyrun Atam dedim. "Senin isin genclerle. Onlara iyi bak. Onlar cok onemli ve sen onlara yol gostereceksin. Tamam mi guzel kizim" deyip, alnima yumusacik bir opucuk kondurdu ve ruya bitti. Yasadiklarim gercek gibiydi.

*********
Geçen sene rüyamda Atatürkümüzü gördüm. Bir at üzerinde idi, askeri üniforma ve kara kalpağı vardı. Atının üzerinde bir pelerin vardı o pelerini öyle bir kaldırdıki altından binlerce Mustafa Kemal'in askerleri çıktı ve her tarafa dağıldı. Bu rüya benim umutlarımı canlandırdı.

*********
Ben ortaokuldayken rüyamda Ataturk'u gördüm. Kedimi kaybetmişim, onu arıyorum. Bir anda Atatürk ve babaannem karşımda ve Atatürk'ün kucağında bembeyaz kedim! Onu bana veriyor...
Bu rüyadan bir süre sonra da annem rüyasında Atatürk'ün bizim evde dirildiğini görmüştu. Çok heyecanlandım bu rüyadan dolayi, zira babam gazeteci ve belki babamın da ülke kaderinde bir görevi vardır diye düşündüm.

*********
Rüyamda, iki dağ arasında teleferik ipi gibi bir halat var, bu halatın üstü sarkan ışıklarla donatılmış. Ortam zifiri karanlık olmasa da, aydınlık ya da gündüz değil. Ben bu halata ellerimle tutunarak, bu iki dağ arasında ellerimle kayıyorum. Üzerine doğru gittiğim dağda ise devasa bir Atatürk posteri var.

*********


Yolunuz Ataturk'den gecenlerden olsun!

19/9/2017 tarihinde saat 9:19'da paylasildi.



Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

21 yorum:

Merhaba sevgili Asma. Dungece 2 ilginc ruya gordum. Istanbuldayim. Heryer gunesli, aydinkik ve cok guzel bi enerji var. Sokagin ortasinda beyazlar icinde esmer bi genc adam. Gazi mi meczup mu bilemedim.Birden bi ses geldi ve bunu diyordu « turkiye kurtuluyor, turkiye kurtuluyor» adam cok sevindi.
2 inci ruyamda hep 19 gordum ve ataturk.

Atamiz bizimledir. Okuduklarım tüylerimi diken diken etti. Hissediyorum. Hak bagtili herzaman yenmiştir, ve öyle de olur. ❤

Atamiz bizimledir. Okuduklarım tüylerimi diken diken etti. Hissediyorum. Hak bagtili herzaman yenmiştir, ve öyle de olur. ❤

Kurtuluruz elbette nese. Cok yakindir..hele bir butun pisliklerini iyice kussunlar gider ayak, ne mal olduklari iyice anlasilir. Tukendi enerjileri, artik kaos yaratamadiklari icin birbirini yiyorlar... cok hasta cok...ve oyledir

O hep bizimledir..elbette.. Yardima cagiralim hep. Enerjisiyle bizi destekler guclendirir.

Atatürk gerçekten sıra dışı bir lider. Onu diğer büyük liderlerden ayıran birçok özelliği mevcut. Bir kısmını söylememiz gerekirse:

Diğer liderlerin aksine nereden başlayacağını ve nerede bitirecegini biliyordu. Böylece mirasını aynı şekilde diğer liderlerin aksine kalıcı kıldı. Misak-ı milli'yi çok önce kafasında çizmişti ve bu plan nerede duracağını söylüyordu.

Diğer liderlerin aksine doktrin oluşturmamıştı. Biliyordu ki değişmeyen tek şey değişimin kendisiydi ve doktrinler yeniye uyum saglamaya engel olabiliyordu.

Birçok kitabı ve konuşması var, ancak bunların hiç biri öyle kan kaynatan, coşturan, galeyana getiren konuşmalar değil. Hiçbir zaman duyguları ile hareket etmiyor, ettirmiyor. Ülke ve halk sevgisi aşk boyutunda, aşkla ülke ve medeniyetine hiçbir duyguya kapılmadan tam bir rasyonellik ile hizmet ediyor,Bu da şunu gösteryor: aklı ve kalbi arasında tam bir senkronizasyon mevcut.

Olayları parça parça değil, bir bütün olarak değerlendirip okuyabiliyordu. Savaşın başlamasından İzmir'e girdiği anı bütün halinde görüyor ve biliyordu. Hatta İzmir'e planladığından 1 hafta erken girmesini hata telakki etmişti. 1. Dünya Savaşı'ndan ikinci Dünya savaşını görmüş, ikinci Dünya Savaşı'ndan Sovyetlerin yükselişini ve hatta dağılmasını görmüş ve erkanını ikinci savaş ve orta Asya hakkında uyarmış hatta cebinden para vererek ığdır sınırında Turk dünyası ile tek sınırımızı, Nahçıvan sınırındaki araziyi İran'dan satın almıştı. Bu yetenek sanırım kendinden başka kimsede bulunmuyor.

Diğer bir konudan da bahsetmek gerekirse burada; biliyorsunuz, dinciler yaşam tarzından dolayı kuduzlukla saldırırlar ona. Kur'an Kerim vakıa suresi 83. Ayetten itibaren aydınlık ve karanlık ehlinin son nefesteki hallerinden bahseder. Aydınlık ehli için der ki 90. Ayette: "onlara selam olsun denilir" peki Atatürk'ün son sözü ne olmuştur? "ve aleyküm selam"

Bir söz derki: Gerçek bilgelik ne söyleyip ne söylemeyecegini, nereden gidip nerede kalacağını ve ne zaman harekete geçip ne zaman duracağını bilmektir.

Atatürk gerçek bir bilgeydi ve hala öyle.

Sevgi ve Saygı ile

Çok doğru yazdıklarınız

Ben 4-5 ay önce görmüştüm, kahve gri gibi bir takım elbise ve çok gençti;30-35 gibi; bir Atatürkçü öldürülmüştü; koşarak geldi; öldürülen kişinin alnından öptü, bıraktığında o kişi duru sulara gömülerek kayboldu; yine koşarak gitti.Her zaman kalbimdedir ve hep içimden onunl konuşurum; canım Atam.

Cok guzel yazmissiniz Musa bey, agziniza saglik. O gercekten gelecegi goruyordu, bunu butun soylemlerinde ve davranislarinda goruyoruz. Karanlik sadece Ataturk'e degil, guzel olan herseye dusman. Sevgiye, bilime, hayvana, dogaya, kadina, muzige, dansa, gulmeye...yasam belirtisi olan hersey dusmanlar.. Onlar bu dunyada, karanlikta yasamaktan o kadar mutlularki, olduklerinde de ayni karanligin icine dogacaklar. Iste o andaki hallerine simdiden uzuluyorum..

sevgiler, saygilar. iyiki varsiniz..herzamanki gibi..

Rüyamda İzmir'de bir gemide Atatürk'le beraberdik,ulke sorunlarını konuşurken Atama dedim ki "Atam gelin güneşin batışını izleyelim" ve denize batan guneşi izledik...Başka bir ruyamda da ormanlık bir alanda bir mezardan büyük bir ışık yükseldi döne döne,bir baktım ki o ışık Mustafa Kemal Atatürk oldu..Müthişti..

Yüreğine sağlık aasma,çok duygulandim,çok ağladım..Atatürk elini kurduğu Türkiye Cumhuriyetinden çekmez..Bizler Atatürkün ruh parçalarıyız,büyük bir sevgi ve hasret duyuyorum canım Atatürküme...💜💖❤

💕💕💕💕💐🌹❤️ gozyaslarin sadece mutluluktan olsun!

Ne kadar duygulandım okurken anlatamam içimi bir ümit ışığı sardı.İyiki varsınız...

Bu yorum yazar tarafından silindi.

Ben bu rüyayı 2004 veya 2005 senesinde gördüm; rüyamda yıkık, bomba patlamış gibi yerlebir olmuş, tozlu bir binanın girişindeyim, karşımda yıkık bir merdiven, yere bakıyorum, çerçevesi kırılmış camı kırılmış bir Atatürk resmi, birden yanımda Atatürk'ü görüyorum yerden resmi alıyor ve bana "al bunu duvara as" diyor!!!

Merhaba Atatürk konusu bizi daima üzen bir konu ama ben inanıyorum ki her şey çok güzel olacak hep söylüyorum istedikleri kadar isimlerini resimlerini kaldırsınlar bunlar bir gecede yerine konulabilir önemli olan uyanistir ve halkın çoğunluğu ciddi anlamda uyandı sadece onlara gebe olan kesim hariç onlarda biliyorlar ki iktidar düşerse bizden beter olacaklar.Unutmamak lazım 1919 dan hiçbir farkı yoktur yaşananlarin bizler Atatürk'e inanan neslin evlatlariyiz onlarsa saltanat yanlılarının emperyalist oyunlar,cemaatler ve iktidarın hızlı düşüşü onları agresiflestiriyor.Her şey çok güzel olacak hala umudum var hep vardı geldikleri gibi gideceklerdir.
Ayrıca bir rüya gördüm ki onlara çok guvenirim.Ataturk mutfagimizdaydi kahve
Yapacak mutfaktan sesler geliyor ama ben hala yataktayim açıkçası korkuyorum
Seslerden ama diyorumki Atatürk geldi birden yattigim yerdeyim kimseyi görmüyorum sadece sesler duyuyorum bana beynimin içinde sürekli planlarını anlatıyorlar her şey çok net ama beynim çok yoruluyor ve uyanmak istiyorum çünkü çok fazla şeyi beynimin içinde tekrarlıyorum ne anlattilarsa hepsini ezberlemistim uyanmak için ugrasiyorken ilk kez bunu hissettim sanki bedenimden bir şey çıkıyor gibi uyandım ve o saniyede beynimde olanlar hepsi gitti.Bence ben korktuğum için belki de o bilgiler için hazır hissetmedigimden biranda siliniverdi konuşulanlar hariç rüyayı hatırlıyorum.isin ilginci o gün öğlen uyuyordum ve ben Atatürk'ü bizzat kendisini gördüm üzerinde askeri üniforması çizmeleri kalpagi alt kattaki evde volta atıyor düşünüyordu...ve hiç korkmamistim ama bana aynı günün gecesi söyledikleri planlariydi ve beynimin kaldıramayacağı kadar ağırdı.Sayin Asma siz ne düşünüyorsunuz?

onun tarafindan gorevlendirilmis biri oldugunuzu dusunuyorum. hatirlayamama bazen , biz hazir olmadigimiz icindir..bazi bilgileri belli bir bilinc seviyesine geldikten sonra ogrenmek hatirlamak daha iyidir.

Yorumunuz için teşekkür ederim.

2017’nin başıydı. 1-1.5 ay kadar Atatürk’ü rüyalarımda gördüm. Rüyalarımda bazen resmini, bazen uzaktan bir törende seyredenler arasında, bazen televizyonda çıktığını, bazen Nutuk okuyor radyoda sesini duyuyorum, bazen bir kitapta Atatürk ile ilgili bir yazı gördüğümü... Tüm bunların içinde 2 rüya var ki, unutmam imkansız. Bendeki etkisini, hissettirdiklerini anlatmaya kelimeler yetmez. Rüyamda hüngür hüngür ağlamıştım. Uyandığımda hala iç çekiyordum, gözlerim yaşlı ve ağlamaktan şişmişti. Öyle sıcak, öyle canlı, öyle yanıbaşımdaydı ki. Babacan, şefkatli, dingin bir duruş. Sadece yanında olmak bile insana nasıl bir güven ve huzur veriyor.

Bir rüyamda sofradaydık. Rahmetli babam da vardı sofrada. Üçümüz oturuyoruz. O başta, masanın başında. Rakı bardakları var, eski küçük rakı kadehleri. Harmandalı çalıyor arkada. Atam’ın gözleri dolu dolu. Benim öyle gözlerim dolu. Babam da çok severdi ve oynardı Harmandalı’yı. Babamla gözgöze geliyoruz. Başıyla onay veriyor. Ben kalkıp harmandalı oynamaya başlıyorum. Kadın figürleri. Atam gözleri yaşlı beni seyrediyor. İçimden hep şimdi gidecek, biraz daha kalsa, gitmese diye geçiriyorum. Bir kalkıp efeler gibi açıyor kollarını iki yanına kanat gibi. Bir diz çöküp yerden selam alıyor efeler gibi. Yerine oturuyor. Yanına gidip boynuna sarılıyorum. Sıcacık yanaklarından öperken gülüyor ama gözlerinden yaşlar süzülüyor. Onları siliyorum. Ben ağlıyorum, bizi bırakma, nolur gitme diye. Gözlerime bakıyor muzip muzip ağlama çocuk der gibi. Sırtına almış paltosunu, öyle heybetli, ha kalktı ha kalkacak. Ellerine sarılıyorum. Elimi tutup ellerinin arasına alıyor. Gözlerini kırpıyor, ben buradayım der gibi. Gözleri öyle derin, öyle yoğun bir sevgiyle dolu ki, resmen sevgisi nehir gibi akıyor mavi gözlerimden. Konuşmuyoruz ama anlıyoruz birbirimizi. Sonra yine korku büyüyor içimde ya giderse diye. Kalkıp babamın yanına gidiyorum, babamın ellerine sarılıyorum. Baba nolur sen söyle gitmesin, bizimle kalsın baba, lütfen sen söyle baba diyorum ağlayarak. Babam saçımı okşuyor, ne yapalım kızım der gibi bakıyor o da. Tek konuşan benim. İkisi de sesli sesli konuşmuyor. Hep gözlerimizle, dokunuşlarımızla konuşuyoruz. Sonra artık tutamıyorum kendimi, gitme gitme gitme diye bağıra bağıra ağlıyorum. Atam derin derin bakıp gülüyor hiç konuşmadan . Sarılıyorum ona o da bana. Ağlıyorum. Uyandığımda sanki yeni gitmiş gibiydi.


Birinde de Dolmabahçe’deki odasındayız. Beyaz çarşaflar içinde Atam uyuyor yatağında. Yatağının kenarına gidip oturuyorum. Oradan “uyuyor” diye söylüyorlar. Sonra odada yalnız kalıyoruz. Ben diyorum ki “şimdi sen gidersen biz yıkılırız biliyorsun değil mi? Kalkman lazım, uyan” diyorum. Gözlerini açıyor. Sus der gibi işaret yapıyor, herşey yolunda, rahat ol der gibi huzurlu bir bakış var yüzünde. Yine konuşmuyor. Ellerini tutuyorum, sıcacık. Gözlerini yumuyor yine. Uyan Atam, bırakma bizi, uyan nolur uyan diye ağlıyorum. Gözleri kapalı ama elleri sıcak. Ellerini öpüyorum, üstüne kapanıyorum. Nolur kalk diyorum. Gözlerini açıp bana gülümsüyor. O gülümseyiş içime umut veriyor. Bir yandan ayrılığın hüznü bir yandan güvenli bir huzur. Hala bile tüylerim diken diken. Müthişti.

Yalnız ben 19:09 olarak gördüm bir kere sadece , bunu okuduktan sonra. ne anlama geliyor sizce?

Yorum Gönder