7 Haziran 2018 Perşembe

Titreşimimizi Nasıl Yükseltiriz?

                              'Uyanış Rehberi' adlı kitabımdan bölümler:




Kendimizi tanımak, örtülmüş yeteneklerimizi açığa çıkarmak ve farkındalığımızı geliştirmek için madde ve enerji bedenimizi çalıştırmalıyız. Hayat karmaşasının içine gömülmüş zihinlerimizi özgürleştirip, ilizyondan çıkıp, gerçek hayatı ve yaşam amacımızı keşfetmemiz lazım. Bunun için de titresimimizi yukseltecek bazi yöntemleri öğrenmeliyiz. 

Ornegin:
1-Zihnimizi susturmalıyız
2-Nefes çalışmaları yapmalıyız.
3-Meditasyon yapmalıyız.
4-İmgeleme ve yaratım yapmalıyız. (Resim yapmak faydali olacaktir.)
5-Doğada zaman geçirmeliyiz.
6-Enerjilerle şifa yapmayı öğrenmeliyiz.
7-Beslenme şeklimizi değiştirmeliyiz.

Et, frekans olarak dusuk titresimlidir ve tukettigimiz zaman bizimde titresimimiz duser. Meyve ve sebzenin titresimi daha yuksektir ve onlari tukettigimiz zaman, titresimimiz yukselir, daha saglikli oluruz.
Asagidaki resimde; sol tarafta, etten yayilan enerji, sagda ise; elmadan yayilan enerjinin fotografi cekilmistir. Goruldugu gibi elmadaki enerji, etin enerjisinden cok daha fazladir.


Ayrica protein degeri olarak da etten cok daha yuksek degerde olan bitkiler vardir. Fasulye cesitleri ve kinoa bunlardan sadece bazilaridir.

                           
8-Yoga yada günlük egzersiz yapmalıyız.
9-Mandala çizmeliyiz veya boyamalıyız

10-An’da yaşamayı öğrenmeliyiz.
11-Affetmeyi öğrenmeliyiz.
12- Sevgiyi, şefkati ve empatiyi öğrenmeliyiz.
13-Hep olumlu düşünmeliyiz. Negatif dusuncelerimizi kagida yazip, yakmaliyiz.
14-Gözlemci olmalıyız.
15-Spiritüel kitapları okumalıyız ve filmleri izlemeliyiz.
16-Hayvan beslemeliyiz. Hayvanlara yakin olmak bizi cok gelistirecektir. Ozellikle de kedilere…
17-Hergun mutlaka en az bir saat kadar guneslenmeliyiz. Gunes en buyuk enerji kaynagidir, bizi sarj eder.
18-Evrenden bize gelen isaretleri iyi takip etmeliyiz.
19-Ruyalarimiza ve hislerimize dikkat etmeliyiz, gelen bilgileri yazmaliyiz. Gunluk tutmaliyiz.
20-Sevdigimiz ve mutlu oldugumuz seyleri yapmaliyiz.
21-Bagimliliklarimizdan kurtulup, maddi-manevi sadelesmeliyiz.
22-Kendimizde ve evimizde, duzenli olarak enerji temizligi yapmaliyiz.
23-Verdigimiz kararlarin arkasinda olup, kendimizle gurur duymaliyiz. Pismanlik ve sucluluk duygularimizdan tamamen kurtulmaliyiz.
24-Gunde bir kac saat tum elektronik aletlerden ve telefondan ayri durmaliyiz.
25-Dans etmeliyiz, muzik dinlemeliyiz veya muzik yapmaliyiz.
Müziğin Faydaları:
Biliyoruz ki insan bedeninin; titreşimi yükseldiğinde, frekansı da yükselir ve daha sağlıklı olur. Müzik ve dans, titreşim yükseltmenin en kolay yollarından biridir. 'Müzik ruhun gıdasıdır.' Sözü çok doğrudur. Çünkü; müzik gerçekten ruhu besler. Frekansı yüksek müzikler ruh üzerinde güzel etkiler bırakır. Hele müzik bir de dansla birleşirse, ruh daha da coşar ve titreşimi çok yükselir. Müzik; kan basıncımızı, nefesimizi, kalp ritmimizi, hormonlarımızı, kaslarımızın gevşemesini ve hafızamızı olumlu yönde etkiler.
Doğru frekanstaki müziklerle şifalanabiliriz. Bedenimizin titreşimini yükseltebilir ve hastalıklarımızı tedavi edebiliriz. Çakralarımızın belirli bir frekansı vardır ve o frekansa uygun müziklerle çakralarımız temizlenebilir ve bedene sağlıklı bir akışı sağlanabilir. Çakralarımızdaki enerji akışı sağlıklı olmazsa, fizik bedenimizde hastalıklar başlar ve ruhsal yönden de kendimizi kötü hissederiz. Bu yüzden çakralarımızın sağlıklı çalışması çok önemlidir. Ayrıca doğru frekanstaki müziklerin içine gömülmüş pozitif mesajlarla, bilinçaltımıza şifa kodlanabilir, hücrelerimize programlanma yapılabilir. Yeni enerjilerle uyumlanmak için şarkı söylemek, dans etmek, müzik yapmak ve doğru frekanslı müzikleri dinlemek çok faydalıdır.
Müziği dinleyenler; o müziğin frekansıyla ruhsal yönden yükselebileceği gibi, düşüş de yaşayabilirler. Bu nedenle dinlediğimiz müziklerin frekansı çok önemlidir. Yüksek frekanslı müzikler yapılabileceği gibi, düşük frekanslı müzikler de yapılabiliyor. Özellikle son yıllarda yapılan düşük frekanslı müzikler ve içine eklenmiş subliminal mesajlarla, insanların bilinçaltlarına kötü kodlamalar yapılabilmektedir. Şarkı sözlerindeki tekrarlar, o şarkı çok dinlendikçe, kişide bir bilinçaltı programlanmasına dönüşebilmektedir. Bu yöntem kullanılarak, insanlar istenilen şekilde programlanabiliniyor. Bu yüzden de kabal, müzik sektorünü kontrolünde tutmakta ve destekledikleri şarkıcılara; toplumu şekillendirmek için bilinçaltı kodlamalı müzikler yaptırmaktadır.

İnternette yayınlanan müzikler konusunda dikkatli ve seçici olmalıyız. Dinlediğimiz müziklerin doğru frekansta olmasına dikkat etmeliyiz. Doğru frekanslı müziklerle titreşimimiz çok yükselirken, yanlış frekanslı müziklerle de titreşimimiz düşebilir. Bu yüzden gençlerimizin ve çocuklarımızın; zihnen ve bedenen sağlıklı olması için doğru frekanstaki müzikleri dinlediklerinden emin olmalıyız. Onları müzik konusunda bilinçlendirmeliyiz.


Dansın Faydaları:
Dans etmek; zihinsel, fiziksel ve ruhsal açıdan bizi geliştirir. Dans ederken, bedenimiz rahatlar, keyfimiz yerine gelir ve titreşimimiz yükselir. Mutlu oluruz ve mutlu insan, her açıdan sağlıklı olur.
Dans; kalp ritmimizi düzenler, nefesimizi düzenler, kilolarımızı dengede tutar, performansımızı arttırır, bedenimizin sağlıklı gelişmesini sağlar ve ona esneklik kazandırır. Dans etmek, kendimize olan güvenimizi arttırır, stresi hafifletir, hafızamızı güçlendirir ve zekayı etkiler. Müzik ve dans birleştiğinde ve bizler onun ritmine kendimizi kaptırdığımızda; bedenen, zihnen ve ruhen şifalanmaya başlarız. Kendimizi enerjik ve iyi hissederiz. Bu yüzden bir çok ülkede, yaşlıları koruma evlerinde, dans ve müzik aktiviteleri çok yapılır. Çünkü dans ve müzik o insanları yeniden hayata bağlar, kendilerini mutlu hissettirir. Yeni enerjilere uyumlanmak ve hızlı şifalanmak için; müzik ve danstan daha çok yararlanmalıyız.


Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

9 Mayıs 2018 Çarşamba

Secim - 2018


Bu kisa yaziyi; secimle ilgili cok fazla soru ve e-mail geldigi icin yaziyorum. Aslinda 2017' de yazdigim yazida acikca durumu anlatmisim. Bu yaziyi yazmama bile gerek yoktu ama yinede kisaca bir degerlendirme yapayim.


2019'da yapilmasi gereken secimin; ulkedeki ekonomik durumun vahim olmasi nedeniyle, daha fazla oy kaybina sebebiyet vermemesi icin erkene alinmasi, tamamiyle korku ve caresizliktendir. Oyle cok calmislar ki, oyle cok yolsuzluk, haksizlik yapmislar ki; koltuk degisiminde, caldiklarindan olacaklarini, hapsi boylayacaklarini cok iyi biliyorlar. Bunlar; ne ulkenin gelecegi icin endiseliler ne de milletin fakirligi icin. Tek dertleri caldiklarini kurtarmak ve hapse girmemek. Bu caresizligi yasayanlar, her turlu tuzaga kolayca duserler, her turlu tavizi verirler ve ulkeyi her isteyene peskes cekebilirler. Su anda ulkemizde olan budur. Para yok, kasalar bos. Odemeler sadece borcla yapiliyor. Cumhuriyet tarihinde hic olmadigi kadar dis borc var, cari acik dag gibi ama egitimsiz halk bunu umursamiyor. Sadece cebine konulacak sadakayi ve kapisina birakilacak makarna paketini dusunuyor. Yarin ne olacagi umurlarinda degil. Cocuklarinin gelecegini umursamiyorlar.

Planli sekilde fakirlestirilen halk; sadakaya yardima muhtac hale getirilerek kendilerine baglatildi. Sonra da kendilerine az az sadaka verilerek, onlardan oy devsirildi. Ne verende, ne de alanda insanlik kalmamis artik. Oy vermek tamamen bir cikar iliskisine, bir alisverise donusmus. Memleketin gelecegi kimsenin umurunda degil. Bu halde bir kere daha secime gidiyoruz. Bu secimden yenik cikarlarsa, iptal ederler yada daha oncede yaptiklari gibi sorun cikartip bir daha secim isterler. Karsimizda bir ulkeyi, icindekilerle beraber rehin almis organize bir cete var ve ulkeyi istedigi gibi yagmaliyor. Her cani istediginde secim yapiyor. Istedigi kadar hile yapiyor, kazanamadigi secimi; 'kazandik' diye ilan ediyor. 8 yildir secimleri bu yontemle zoraki elde ediyor. Yetmiyor; milletin akliyla alay ediyorlar, algisiyla oynuyorlar. Medyanin yuzde 90'ni ele gecirdiler ve sadece milletin duymasi gereken yalanlari bu medyayla pompaliyorlar.

Vergilerimiz; 'ucretli yalan makinelerine' yediriliyor. Ne kadar yalan o kadar para veriliyor. Insanligindan coktan vazgecmis olanlari, satin almak; sakiz almak kadar kolay olmus. Milletin ayarlariyla oynuyorlar. Adeta zihinlere format cekiyorlar. Onlari destekleyenlerin agzindan sadece; ama yol ve kopru yapti cumlesinden baska birsey duyulmuyor. Beyinleri sadece bu cumleye programlanmis. Zihin kontrolu, tv ile subliminal mesajlarla araliksiz olarak yapiliyor. Kiralik tek tip 'yalan makineleri' kanal kanal gezip yalan soyluyor. Izleyen halk, olanlardan bihaber; asrin lideri, dunyayi kurtariyor saniyor. Savaslari kazaniyor saniyor. Afrin harekati tamamen secim icin yapilmis bir duzmece harekatti ve birileri secim kazansin diye yuzlerce sehit verildi. Isin en korkunc tarafida ordunun basindakiler, bu tezgaha ortak oldu. Sebep olduklari yuzlerce sehidin vebalinin altindan nasil kalkacaklar milletce gorecegiz.

On bes yildir devletin satilmadik kurumu kalmadi. En onemli kurumlar ve topraklar yabancilara satildi. Bir ulkeyi ayakta tutacak ne varsa sattilar yada yok ettiler. Tarimi, hayvanciligi bilincli olarak bitirdiler. Ciftciler tarimla ugrasmasin, tarlalarini ekmesinler diye onlara odeme bile yapildi. Ulkeyi, uretemeyen, disa bagimli bir ulke haline getirmekti esas plan. Cunku sahipleri oyle istemisti.  Uretemeyen ulke, kendi kendine yeterli olamaz ve herseyi disardan alir. Disardan alirken de para odeyecegi icin kendini degil urun aldigi baska ulkeyi zengin eder. Bu; emperyalizmin somuru yontemidir. Onlar asla kendi kendine yeten guclu ulkeler istemezler. Disa bagimli ve agir borc altinda ezilen ulkeler yaratirlarki; madenlerini, topraklarini, yer alti zenginliklerini istedikleri gibi yagmalasinlar ve o ulkede istedikleri gibi at kostursunlar. Sistem cok tanidik. Boldukleri parcaladiklari her ulkede bunu uygularlar. Bu plani uygulamak icin, cocukluktan itibaren belirledikleri ozel adamlari yetistirirler. Toplumun kulturune ve hassasiyetlerine gore piyon yetistirirler. Ornegin kimisini dindar bir musluman, kimisini solcu, kimisini Ataturkcu, kimisini milliyetci maskesiyle egitirler. Zamani geldiginde bu piyonlari ulkenin kilit noktalarina, kurumlarina, ordunun ve partilerin basina getirirler. Disarda bu kisiler birbirine kufreder hakaret eder, dusman tavirlar sergilerler ama kapali kapilar arkasinda aslinda kardesler ve ayni babaya askla hizmet ederler.

                             Ozel yetistirilen cocuklar ulkemizde is basinda...


Ulkeyi, malumun gelisine hazirlamak ve her dustugunde onu ayaga kaldirmak, desteklemek, guclendirmek gorevi verilen milliyetci maskeli birisi ozellikle milliyetci bir partinin basina getirildi ve o partiyi dagitti, kuculttu. O bunu sistemli sekilde bilerek yapti. Cunku onun esas gorevi; buyuk abisinin onunu acmakti. Ona koltuk degnegi olmakti. Goruldugu gibi gorevini gayet iyi yapiyor.

Simdi, bu adamin milliyetci oldugunu inanip da; o istedi diye maluma oy vereceklere sesleniyorum.

Oy icin pkk ile masaya oturan, hendek kazdirtan, askeri duzmece iftiralarla hapse attiran,  imralidakiyle Turkiye anayasasi hazirlayan, Habur'da ve Barzani ile Diyarbakir'da sov yapan, ulkenin butun kurumlarini satan, igneden iplige kadar disariya muhtac eden, madenlerimizi yabancilara peskes ceken, ulkeyi yuzlerce milyar dolar dis borca batiran, seker fabrikalarimizi kapatan veya kendi arkadaslarina ve akrabalarina ucuza peskes ceken, 'guclendirilmis belediyeler projesi' yalaniyla ulkeyi eyaletlere bolmeyi hala programinda tutan birinin milliyetci olduguna, vatanini ve milletini sevdigine inaniyorsaniz varin gidin oy verin. Kandirmakta ve kandirilmakta un yapmis birisine varin, gidin oy verin. Sizinle isi bittiginde, elbette gercek yuzunu yeniden gosterecektir.

Yeniden Secilirse Ne Olur?
Pkk ile Ingiltere'de yeniden gizli gorusmeler yapildigini, biliyor musunuz? Henuz peskes cekilmemis kurum, maden, fabrika, banka ve toprak icin; satilma sozu verildigini biliyor musunuz? Can damarimiz olan suyumuz icin; baska ulkeye soz verildigini biliyor musunuz? Ekonominin korkunc bir durumda oldugunu ve sizi cok kotu gunlerin bekledigini biliyor musunuz? Borc para karsiliginda bazi ulkelere eyalet sistemi ve bolunme sozu verildigini biliyor musunuz? Bankadaki paranizi, maasinizi bile cekemeyeceginiz gunlerin gelebilecegini biliyor musunuz?


Eger bunlara yeniden oy verip, secerseniz; kendinizi hayatiniz boyunca affetmiyeceksiniz. Bunlarla ulkenin sonunun husran oldugunu kafaniza balyoz yiye yiye ogreneceksiniz. Ic savasa, Suriye sinirindan gelecek dis savasa da hazir olun. Batmis bir ekonominin ilanina hazir olun. Adalarin ve Kibrisin gitmesine hazir olun. Kara para aklama ulkesi olarak taninmaya hazir olun. Islam terorunu finanse eden ulke olarak taninmaya da hazir olun.


Onemli Uyari:
Ulkede birlik, beraberlik, sevgi ve baris isteyen herkes; bu secimde mutlaka oy vermeli. Bu secim hayatinizdaki en onemli secim. Bir tane oy'un bile altin degerinde oldugu bir secim. Cevrenizdeki herkesi bu secimde dogru yere oy vermeye ikna edin. Calisin, cabalayin. Hic olmadigi kadar cabalayin, zira goreceginiz son secim olabilir. Bu secimde ilk defa cok umitliyim. Ilk defa kaybetmeye bu kadar yakin olduklarini hissediyorum. Kazansalar bile, milletvekili dagilimindan dolayi ellerinin kollarinin bagli olacagini goruyorum. Zirveden, dusus basladi. Bu yuzden de guc birligi yapmak cok onemli. Elinizi tasin altina koyma zamani geldi artik. Secim gunune kadar azimle calisin, elinizden gelen her seyi yapin. Bu secim kucuklerin buyudugu, buyuklerin kuculecegi bir secimdir. Guclu olanlar guc kaybedecek, kucuk olanlarda guclenerek buyuyecek. Ilk turda, kendi sectiginiz lidere oy verin ama ikinci turda kim kalirsa malumun karsinda...mutlaka parti yada fikir ayrimi gozetmeksizin ona oy verin. Bir kereye mahsus olmak uzere bunu yapin. Borc bir oy verir gibi...Ulkemizin kalanini kurtarmak icin bu guc birligini yapinki ilerde pismanlik duymayasiniz.


Gecen hafta iki vizyon geldi.

Birincisinde; malum, kucuk bir masada uc dort kisiyle birlikte secimi iptal etmenin yollarini konusuyordu. Dusunun, butun hilelere ragmen kaybedeceklerinden korkuyorlarsa, durumlari vahim olmali. Bu bize daha cok calismak icin umut olmali.

Ikincisi hologram bir cumle geldi gozumun onune. "Kucuk kapilar buyuk olacak, buyuk kapilar kucuk olacak." idi cumle. Bu cumleden sunu anladim: Guclu devletler, buyuk sirketler ve bankalar cokus yasayacak, kuculecek, guc kaybedecek. Fakir ulkeler zenginlesecek, kucuk devletler guc kazanacak ve kucuk sirketler para kazanarak buyuyecek. Tefeci bankacilik sistemi degisecek. Insana hayvana dogaya hizmet etmeyen hersey donusecek.






Yeni bilgiler geldikce buraya guncelleme yaparim.


sevgiler!

Aasmaestefan

12 Nisan 2018 Perşembe

Mucizeyi Kendin Yarat



Cabalamadan Yukselme Istegi -Mucize Bekleme
Bireysel yukselisler cabayla olur. Elbete rehberlik edecek insanlar, ogretmenler veya kitaplar olacaktir ama bizim de degisime, donusume istekli olmamiz gerekir. Zaman ve emek harcayarak yukselisimizin her basamagini yasamali ve tadini cikarmaliyiz. Birilerinin sihirli bir cubukla bizi yukseltmesini beklememeliyiz. Kimse boyle bir mucize yaratamaz. Cunku mucize zaten biziz…O mucizeyi, cabalayarak ortaya cikarmamiz lazim. Calismalarimiza, egzersizlerimize odaklanmali ve kisa yoldan, caba harcamadan yukselis yapmanin yollarini aramamaliyiz.

Icsel yolculugumuzun buyuk bir bolumu kendimizle basbasa kalarak olur. Kendimizle olmayi sevmeliyiz. Yalnizlik ve dinginlik haliyle ice yonelebilir ve ordaki cocugu aciga cikarabiliriz. Gercek gucumuzun farkina vardigimizda; sorunlarimizi, kendimiz cozmeye baslariz. Onlarla basa cikmak icin; ustatlardan, meleklerden veya yaraticidan umut beklemeyiz. Yaraticinin kendimiz oldugunu ve o sorunlari yarattigimiz gibi yok edebilecgimizi de biliriz.


Spirituel yolda cok fazla tuzak var. Bu yuzden dikkatli olmaliyiz ve enerji alanimizi baskalarina acarken secici olmaliyiz. Kendimizi ve alanimizi, iyi tanimadigimiz insanlara kosulsuz teslim etmemeliyiz. Cunku insanlar da bitkiler gibi birbirinden enerji cekerler. Sevgiye hizmet etmeyen olusumlarin icinde olmamaliyiz.
Spirituel yardim aldigimiz insanlara dikkat etmeliyiz. Kendi icinde hala ego savaslari yasayan, sorunlu insanlar bize yardim edemez. Kendisine bile faydasi olmayan bir insan, baskasina hic fayda veremez. Baskalari, bize DNA aktivasyonu yapamaz. DNA aktivasyonu, bilincimiz buyudukce kendiliginden olur. Yani bilgiyle olur. Kisi ogrendikce, bilinc buyur. Bilinc buyudukce DNA aktiflesir ve uyanis baslar…Yukselis hizlanir. Iste mucize boyle olur…

Cabalamadan yukselis olmaz. Spirituel yol bir hobi degildir. Ciddiye alinmalidir. Caylarla, haplarla veya ilaclarla kisa yoldan spirituel sicrayis yasanilamaz. Beden ve bilinc dalga dalga buyuyerek buna hazir olmalidir. ‘Ucretsiz enerji aktarimi yapilacaktir’ denen her paylasimin altina ‘evet’ yazarak kendimizi bilmedigimiz, tanimadigimiz enerjilere ve niyetlere acmayalim. Neye 'evet' dedigimize, alanimizi kime actigimiza dikkat edelim. Bencil amaclara hizmet edenlerden uzak duralim. Dogru caba ve adimlarla emin bir sekilde buyuyerek, bize ait olanin bize; zamaninda gelmesine tanik olalim. Hersey hayatimiza, gerektiginde gelir ve gerektiginde gider…Ilahi saat hic sasmaz.

Bilgi Karmasasinin Etkileri

Bizler hayatimiz boyunca ogrenmek icin cabalariz. Sorgulamak, merak, analiz, arastirma ve karsilastirma durtusu bizi hep okumaya veya ogrenmeye yoneltir. Ancak; bir konuda cok fazla kaynak okumak, fikir edinmek de bazen yarar yerine zarar verebilir. Bilgi kirliligi, zihinde karmasaya yol acar ve gercege ulasmamiza engel olabilir. Su an yeni bir caga dogru ilerliyoruz ve bu yeni cag; bilgi cagidir. Inanilmaz bir merak, ogrenme ve arastirma hirsina sahibiz. Teknoloji ve internetin getirdigi kolayliklarla beraber, bilgiye erismek cok kolaylasti. Ancak, dogru bilgiye ulasmak zorlasti. Bir konuyu internetten sorgulamaya kalksaniz, milyonlarca kaynaga ulasabilirsiniz. Ama hangisi dogru hangisi yanlis belli degil. Herkes kafasina gore yazmis paylasmis. Onu okuyanlarda nasil bir etki yaratacagi dusunulmemis. Yazilanlar; kisiyi ruhsal yonden veya zihnen parlatabilir de, karartabilir de.

                   
Bu yuzden internet ortaminda bilgi edinirken dikkatli olmamiz gerekir. Bilginin kaynaginin guvenilir olmasi lazim. Bilgiler, mutlaka birden fazla kaynakla karsilastirilarak analiz edilmelidir. Kaynak irdelenmelidir.
Yanlis ve gereksiz bilgiler zihni cok karistirir ve kisi bilgi kirliliginden dolayi, karsisina cikan dogru bilgiyi farkedemeyip, red edebilir. Boylece dogruyu ogrenme firsatini kacirmis olur. Cok fazla okuyan, arastiran biriyseniz; zihin karmasasi basladigi anda, geri cekilip biraz ogrenmeye, okumaya ara vermek dogru bir secim olacaktir. Dogru ve yanlis bilgiler zamanla bizde sekillenecek, ayirt edilecektir.
Ayrica dogru bilgiye kendimiz de ulasabiliriz. Zihinden kalbe inmeyi basarirsak, disardan gelen bilgileri kendi ic sesimizle, kalbimizle tartabiliriz. Kalp; dogruyu, guzeli ve sevgiyi en iyi taniyandir. Yeterki ondan gelecek sesi duyabilelim.


Yazmakta oldugum 'Bireysel Uyanis Rehberi'  adli kitabimdan alintidir.

Sevgiler!

Aasmaestefan

12 Şubat 2018 Pazartesi

Bireysel Uyanis Ogutleri





Mutluluk Disarda Degil Icerdedir.
Mutlulugu disarda arayanlar, en guzel evlere, arabalara, elbiselere sahip olsalarda kisa sureli bir mutluluk duyup sonra yine mutsuz olurlar. Onlar bunun gercek sebebini anlamadigi icin, her mutsuz olduklarinda daha cok para harcarlar daha cok mal, mulk sahibi olurlar. Cunku mutlu etmeye calistiklari sey kendileri degil, egolaridir. Egolar asla tatmin olmaz. Hep daha fazlasini ister. Zihin butun hayati kontrol eder ve kisi tatminsizlikle bas edemez. Bu arada, icerdeki cocuk butun bu olanlari sabirla izler ve farkedilecegi gunu bekler. Mutluluk sadece icerdeki cocuk mutlu oldugunda hissedilebilecek bir duygudur. Icerdeki cocukla kasteddigim ruh diye tanimladigimiz gercek bizdir. Mutluluk, egomuza degil, ruhumuza hitap ediyorsa mutluluktur. Olay karsisinda; cocuk gibi bir seviniyorsak, hucrelerimize kadar yayilan bir sicaklik hissediyorsak o, gercek mutlulukdur. O zaman iste icerde mutluyuzdur. Bunun disindaki her mutluluk duygusu sadece disarda kalir ve iceriye giris yapamaz. Gercek mutluluk sadece icerden disariya dogru yasanir. Buna ulasmak icin oncelikle kendimizi sevmemiz lazim.
Hayalllerimiz Zihnimizi Degil, Kalbimizi Beslemeli


Sozlerimiz, hayallerimiz ve dusuncelerimiz, yaratimlarimizi olusturur. Ne dusunursek O’yuz. Ne hayal edersek onu yaratmis oluruz. Ne konusursak yaratiriz. Cunku sozler, dusunceler ve hayaller de enerjidir. Onlari kullandigimiz zaman, enerjilerini aktif ettigimiz icin yaratiminida yapmis oluruz. Bu yuzden dusunclerimiz, sozlerimiz ve kurdugumuz hayaller cok onemlidir. Ne yarattigimiza dikkat etmeliyiz. Negatif yada egosal yaratimlar bize fayda getirmez. En hizli yaratimlar guzel ve pozitif yapilan hayallerle, sozlerle ve dusuncelerle yapilanlardir. Egosal ve negatif donusumlere sebep olacak yaratimlar, ya gerceklesmez ya da cok gec olur. Cunku enerjisi dusuk frekansli oldugundan; evrende cok yavas ilerler. Ama sevgiyle yapilan, zihne degil de kalbe hitap eden pozitif yaratimlar cabuk gerceklesir cunku titresimi yuksek duygularla yapilmis pozitif isteklerdir. Bunu basit bir ornekle soyle anlatabiliriz: Ayni noktaya uc farkli yolla gitmeye calisan uc kisi dusunun. Ucakla giden, en erken ulasir. Otobusle giden daha gec ulasir. Yuruyerek giden ise en gec ulasan olur. Evrende en hizli hareket eden dusunceler, pozitif dusuncelerdir.

Disardan Degil, Icerden Beslen
Aslinda evrendeki butun bilgilere, kendi uzerimizden erisebilme imkanimiz vardir. Fikirler, buluslar, kitaplara konu olan bilgiler, ilhamlar hep ayni kaynaktan bize gelir. Hepsi kollektif bilinc dedigimiz, evrensel akasadan cekilen bilgilerdir. Belirli bir frekansa erisildiginde, bu bilgilere ulasilabilir. Ancak bu tur bilgilere ulasmak icin oncelikle; disariya degil, iceriye yonelmemiz gerekir.

Bizler, disardan, hali hazirda baskalari tarafindan ortaya atilmis fikirlerle, bilgilerle kendimizi besliyoruz. Surekli arastirip ogreniyoruz, kendimizi surekli disardan beslemeye calisiyoruz. Ama bunu baskalari uzerinden, kendimizi dislayarak yapiyoruz. Oysa onlarin erisebildigine biz de erisebiliriz. Disardan ogrenmeye calistigimiz hersey aslinda bizde de kayitlidir. Belli bir titresim seviyesine geldigimizde, kollektif bilince baglanip ordan bilgi cekebilir veya egitim alabiliriz. Buna icerden beslenme denir. Dinginlik haliyle, meditasyon haliyle iceriye yonelip, ucuncu goz vasitasiyla kaynaga; baskasi uzerinden degil, kendimiz de direk baglanabiliriz. Hislerimizle, ruyalarimizla, durugoru, duru isiti veya vizyonlarla bilgi cekilebiliriz.

Uyanis doneminde, bireysel egitimler oncelikle disardan yapilir. Iceriyle baglantiyi kurana kadar, planli bir sekilde disardan besleniriz. Karsimiza kitaplar, yazilar, filmler, insanlar, hayvanlar, muzikler cikar. Hic biri tesaduf degildir. Bu egitim; biz tamamen iceriye inene kadar disardan devam eder. Hazir oldugumuz da icerden direk kaynakla baglantiya gecer ve egitiliriz. Aradigimiz her sorunun cevabi, bize icerden gelir. Bu nedenle uyanis safhasinda disardan gelebilecek butun isaretleri iyi takip etmeliyiz.


Farkli ol, Cesur Ol
Herkesle ayni yone gitmek zorunda degilizz. Farkliligimiz, farkimiz olsun. Gerektiginde, bize baskalari tarafindan cizilmis yollardan, cikmaktan korkmayalim. Korkunun bittigi yerde cesaret baslar…Cesur olalim. Kendimiz olalim. Baskalarinin ne dusunecegine aldirmadan ozgurce yasamayi ilke edinelim. Kendi kisiligimizi bastirip, icerdeki cocugu susturup, baskalarini memnun edecek bir kisilige burunmek; sadece bize zarar verecektir. O an anlasilamazsa bile, ilerde buyuk hasarlarla kendini gosterecektir. Bizler, kendimizi bulmak ve kendimizi memnun etmek icin burdayiz. Kendimize hizmet ederken zaten butune hizmet etmis oluyoruz. Herkes sadece kendi yolculugu icin burda. Yapmak istedikleri icin buradadir. Hayattaki hersey gulluk gulistanlik olsaydi; ne sabrin onemini ne de cesareti ogrenemezdik, buyuyemezdik. Icimizdeki cocuk yerinde sayardi. En cok ogrendigimiz seyler; cesurca atilip, basladigimiz islerden gelir. Denemezsek, basarili olup olmayacagimizi ogrenemeyiz. Bu nedenle cesurca one atilip, degisimi baslatip, yeni enerjiye uyumlanip, secimlerimizi buna gore yapmaliyiz. Hayatimizda eski enerjye ait ne varsa; bizi kontrol etmesine ‘dur’ demeliyiz artik…

“Korkaklar bircok kez olur, cesurlar bir kez.” William Shakespeare

“İçinden geçenleri söylemeye cesaretin yoksa, içinde kalanların esareti ağır olur.” Anonim

“Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin. Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.” Anonim

Olaylari Disardan izle- Gozlemci Ol
Yasadigimiz olaylara kendimizi kaptirirsak, uzun sure etkisinde kalip bos yere aci cekeriz ve cikis yolu bulmakta zorlaniriz. Gercekleri net goremeyiz. Bu da enerjimizi dusurur ve ruhsal yonden kolay cokeriz. Frekansimiz duserse, benzer enerjilere ait olaylari kendimize daha cok cekeriz. Cunku disariya ne yansitirsak onun yansimasini geri aliriz. Bu yuzdende olaylara karsi daha notr olmayi ve disardan gozlem yapmayi ogrenmemiz lazim. Yasanilan bir negatif olayi sevgi ve bilgelikle donusturmeyi ogrenmemiz lazim. Saatlerce gunlerce o tatsiz olayi dusunerek; enerjisini beslemeyelim, guclendirmeyelim. Guclendirdigimiz olaylar hayatimizda daha uzun sure kalir.

Eger bir kisiyle tartismamiz kavgaya ve gereksiz sonuclara dogru ilerlemisse, karsidaki kisiyi etkilemek imkansizsa, o an bulundugunuz ortamda, gerekirse bilerek geri adim atmayi ogrenmemiz lazim. Hakli bile olsak, gerektiginde ozur dileyen ilk kisi olup, tartismayi sevgiyle kendi yararimiza donusturebiliriz. O an icin belki faydasi olmaz diye dusunsek bile yapmaya devam edelim. Geri donusu muhtesem olacaktir. Karsimizdaki kisiler ile ayni frekansta bulusamiyorsak, o frekans alanindan disari cikmayi bilmemiz lazim. Yani o ortami cevreleyen cemberden bir adim disari cikip, birazda olaya disardan bakmayi ogrenmemiz lazim. Bazen cemberin (olayin) icindeyken resmi farkli gorebiliriz. Disardan bir sure gozlem yapinca, kendimizi de; o cemberdeki hallerimizle, konusmalarimizla degerlendirince, gercek resmi daha net ve tarafsiz gorebiliriz. Boylece olaylara bakis acimiz degisir ve daha cok dengede oluruz. Olaylari, buyumeden kontrol altina almayi ogreniriz.

Bu yazdiklarimi ulkemizde yasanan olumsuz butun olaylar icinde ayni sekilde uygulayalim. Ulkenin gidisati konusunda duygusal davranmak yerine, yine notr olmayi disardan gozlemci olmayi deneyelim. Aksi halde olaylara, yasanan carpikliklara uzulerek, umutsuzlanarak, karamsar dusunerek karsi tarafin enerjisini beslemis oluruz. Ayrica kendimizin de enerjisini dusurmus oluruz. Her ne olursa olsun, aninda dengelenip, kendimizi toparlayalim. Olaylara kendimizi kaptirip hem kendinize hemde bizim gibi dusunenlere zarar vermeyelim. Dusunce ve davranislarimizla negativ zincire halka olacagimiza, pozitif dusunce ve davranislarimizla isik zincirine halka olalim.


Yazmakta oldugum "Uyanis Rehberi" adli kitabimdan alintidir.
Bir damla isik olsun yureginize...


Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

15 Ocak 2018 Pazartesi

Bireysel Uyanis Egitimi - Duyuru

Merhaba,

Ben, bir suredir patili dostlarimiza destek olmak amaciyla; spiritual konularda egitim veriyorum. Egitim internet uzerinden yapilmaktadir. Bireysel uyanis icin gerekli olan butun bilgileri kapsamaktadir.

Ilgilenenler, facebook uzerinden ya da e-maille ulasabilirler bana.




Egitim Programi
1-Tanisma
2- Biz kimiz ve nicin dunyaya geldik?
3- Mitler ve Dinler
4-Dunya Tarihiyle Ilgili Gercekler ve Tarihimizdeki Dunya Disi Izler
5-Gizli Orgutler ve Amaclari- Kabal'i Taniyalim
6- Surungen Soy ve Mavi Kan Irki 
7-Kolelik Sistemi ve Kimlere Hizmet Ettigi - Karanligi Tanima ve Gerekliligini Anlama
8-Bolunme ve Ayrisma Taktikleri- Insani Uykuda Tutma Yontemleri
9- ilizyon ile Gercek Olani Ayirt Etme
10-Uyanis ve Yukselis Nedir?
11-Uyanis Semptomlari ve Olumlu- Olumsuz Etkileri
12-Bedenimizde ve zihnimizde meydana gelen degisimler
13-Enerji Bedeni Tanima ve iletisim Kurma
14-Cakralar ve Calisma Sistemleri- Kundalini Yukselisi
15-Her Cakra Tarafindan Temsil Edilen Deneyimleri Hayatimizda Mutlaka Yasariz 
16-Sadelesme ve Baglardan, Bagimliliklardan Kurtulma
17-Kendini ve Baskalarini Sifalama
18-Negatif Saldirilari Tanima ve Korunma Yontemlerini Ogrenme (koruma balonu yapma)
19- Alanimizda Yasayan Negatif Varliklar ve Kendi Duygularimizla Olusturdugumuz Negatif Formlari Tanima. 
20-Negatif Alan Temizligi- 3 Aylik Kisisel Enerji Temizligi- Karadelik Acma Bilgisi
21-Dunyanin Yapisi ve Dunyadaki Degisim
22- Kutup kaymasi ve Etkileri
23-Bilinc Farkliliklari ve Hayatimiza Etkisi (Baskalarindan alinan bilinc transferi)
24-Ruya Halindeyken Bilgi Cekme-Programlanma-(Geometrik sekillerle, kodlarla, sembollerle, isik kuresi veya rakamlarla yukleme alma.)
25-Paralel Evrenler Bilgisi- Holografik Dunya
26-Olaylari Disardan Izlemek- (Cemberinin disina cikma ve sadece gozlem yapma)
27-An’da yasamak. Zamani Terketme ve Sifirlama
28--Yargilama Mekanizmasindan Kurtulma (Herseyi oldugu gibi kabul edip, degistirmeden, her haliyle sevmek ve saygi duymak)
29-Titresim Hizi ve Rezonansin Zaman ve Mekan Uzerindeki Etkisi (Hizlanan zaman maddeyi yok eder)
30-Degisim-Kisisel Degisimin Toplum Degisimine Etkisi
31-Toplumsal Olaylardan Yayilan Negative Enerjinin Dogaya ve Ulkelerin Aurasina Etkisi
32-Evrendeki Hersey Mikrodan Makroya Birbirinin Ayni Modelidir. 3,6,9 Duzeni
33-Olumlama ve Telkin Hazirlama. Olumlamalarin Etkisini Arttirmanin Yollari
34- Yaratici imgeleme Yapma (Hayal kurma- imagination)
35- Isteklerimizi (para, ev, is gibi) Kendimize Daha Hizli Cekmenin Yollari
36-Enerji Calismalari- Kendini Sarj Etme- Meditasyon ve Nefes Calismalari
37- Ucuncu Goz Acma Yontemleri- Ucuncu Gozden Acilan Solucan Delikleri Bilgisi
38-Ucuncu Gozden Okuma ve izleme Yapma-Akasik Kayitlara Erisim- Evrensel Hafizadan Bilgi Cekme-Dunyanin Akasasi ve Kendi Bireysel Akasamiza Erisim
39- Astral Seyehat Yapmaya Hazirlik (Beden cikisi egzersizleri ve detay belirleme teknigi- okuma teknigi)
40-Astral Planda Calisma Yontemleri (Kontrollu astrallerle yararli isler yapabilme)
41- Bilgi Kanali Temizligi ve Otomatik Yazi Teknigi
42-Bedenin Hologramini Gorebilme ve Sorunlu Alanlari Okuma Teknigi
43-Topraklanma Yontemleri (su veya topraga baglanarak fazla enerjiyi atma)
44- Tuzlar, Yaglar, Kokular, Tutsuler ve Caylarin Titresimimize Etkisi (gul yagi yada suyu ile ayak ve el masaji)
45-Yemek ve Su Kodlama-Dna'na Uygun Yogurt Yapma-Dna’na Uygun Tohum Yetistirme.) 
46-Dogal Taslari Kullanma (Kristallerin temizlenmesi, programlanmasi ve sarji) 
47-Bedendeki Rahatsizliklari Sifalama Yontemleri- (Kanserli hucreleri, cilt yaralarini, dikisleri, bolgesel rahatsizliklari sifalama teknigi.)
48- Uyanis Yasarken Neden Aci Cekiyoruz? (Empati)
49-Karmik Baglar ve Kontratlar (Aile secimi- alinacak dersleri belirleme)
50-Subliminal Mesajlarla- 25. Kare Teknigi ile Zihinleri Kontrol Edenlere Karsi Korunma
51-Film ve Kitap Onerileri



Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

13 Ocak 2018 Cumartesi

Ulkemizde ve Dunyada Neler Oluyor?


Vatanimizi seven herkese; bu yayinlari izlemesini tavsiye ederim. Turkiye ve komsularimiz uzerinde oynanan oyunlari ve daha oynanmaya devam edecek oyunlari takip etmek acisindan cok onemli tespitler var. Ben Turkiye'nin, musluman komsulariyla cok buyuk bir savasa girecegini, icerde dinci ve bolucu bir ic ayaklanma olacagini gormustum ekran sorgulamasinda. Dort yildir yaziyorum...Malesef meydana gelen gelismeler, bu gorduklerimin gerceklesebilecegi bir noktaya dogru gittigimizi gostermektedir. Bilgilenmemiz cok onemli...


                                                           Yilmaz Ozdil- 1. Bolum-


                                                                       2. Bolum



                                                                     3.Bolum


                                                    Banu Avar-1



                                                           Erol Mutercimler-1



                                                    Metin Feyzioglu-1. Bolum


                                              Metin Feyzioglu-2. Bolum


                                                     Metin Feyzioglu-3.Bolum

                                                         Husnu Mahalli-1. Bolum


                                                              Husnu Mahalli-2.Bolum


1 Ocak 2018 Pazartesi

2018'den 2025'e - Yeni Dunya


http://aasmaestefan.blogspot.com/2017/01/2017de-turkiye-ve-dunya-ile-ilgili.html

Gecen yil ki yazimda 2018 ve 2019'un numerolojik olarak oneminden bahsetmistim. Bugun biraz daha uzerinde durarak; bu iki yila, bir kere daha dikkat cekmek istiyorum. '2018' yilindaki sayilar toplandiginda '11' cikar. '2019' yilindaki sayilar toplandiginda '12' cikar. Bu iki sayi siradan sayilar degildir. Ustat sayilardir ve cok onemli enerjileri vardir. '11' ve '12' sayilari, tasidigi enerjiyle buyuk degisimlere, buyuk uyanislara sebep olacaktir. Fransiz ihtilali, ikinci Dunya Savasi, nasil onemli donemlerin baslangicina sebep olduysa, 2018 ve 2019 yillari da cok onemli degisimlere sebep olacaktir. Bu yuzden onumuzdeki iki yil cok onemlidir ve hep hatirlanacaktir...


2018 ve 2019 yilina ait ekran okumalarim:

Eski bir ekran okumasinda; 'Dunya sifira dogru gidiyor' yaziyordu. Bunu gecen yil yazmistim. 12.12.2017'de ekranima 00.00 geldi. Bunun, bahsedilen sifirlanma olabilecegini dusunuyorum. Bence yeni bir zamana, giris yaptik.
Bizler de eger uykuda yada uyanikken 00.00 gorursek; bolca affetme ve gecmisi sifalama calismasi yapalim ve yeni enerjiyle, hayatimizda yeni bir sayfa acalim.

20.12. 2017'de ekranima gelen yedi maddeden sadece ikisini okuyabildim ve bu iki maddeden sadece birincisini net hatirlayabildim. Ikinci maddenin ancak bir kismini aklimda tutabildim. (Ekran okumalari sirasinda, aniden uyandigimda hafizamda saniyelerce kayip olabiliyor)

1. madde: Dunyayi, binlerce yildir yoneten karanlik cete; 2018'de bitirilecek. 

Kabal bitirilirse; onlari besleyen bankacilik sistemi, petrol, somurgecilik, para ve ekonomiler de zarar gorebilir. Hatta ilac ve silah sektoru de bundan etkilenebilir. Yeni sistem belirlenene kadar, altin ve gumus daha cok deger kazanabilir. Hazirlikli olmak lazim. Emperyalizme bel baglayan herkes ve hersey icin artik dip gorunuyor.

2.madde: iki ulke arasinda onemli bir savas olacak. Siz sormadan yazayim. Iki super guc degildi. Onlar muhtemelen arka planda destekte olurlar. Ulkelerin bir tanesi 'i' harfi ile basliyordu.(israil olmasi buyuk olasilik) Ikinci ulkeyi hatirlamiyorum ama Iran yada baska bir Ortadogu ulkesi olabilir. Bu savas ekranima geldigine gore tarihi onem tasiyan bir savas olacaktir. Gelecek acisindan bircok seyi belirleyecektir.

29.12.2017 gecesi ekranima biri geldi ve su mesajlari iletip gitti:
"Buyuk bir harb geliyor. Dogal felaketler artacak. Bu zor gunleri, kolay atlatmanin yolu; birbirinizi sevmekten ve birlik olmaktan gecer. Insanlar, butun canlilarla 'Bir'oldugunu hatirlamali." Seth

2018 karanligin ve yarattiklari sistemin cokusu, 2019 dirilis, 2020-2023 gecis, 2025 yeniden insa olabilir...Bunlar benim tahminlerim.

Turkiye ile ilgili cok soru geldi. Ozellikle 'reza zarrap' konusu ve son KHK'lar en cok merak edilenler.
Gecen yilki yazimda, Ocak ayinda reza ile ilgili ekranima gelen bilgiyi yazmistim. Aynen cikti. Dedigim gibi, reza itirafci oldu. Bu olayin amaci malumu cezalandirmak degil, aslinda ulkeyi cezalandirmaktir. Hedef ulkenin ekonomik cokusunu hizlandirmak, zayiflatmak ve isgal edip bolmek.

Malum kisi, en basindan beri bu hedefe hizmet ediyor ve hala ortak calisiyorlar. Dort parmaklilari kandirmak icin ara sira 'dusman' pozlarinda dolastigina, bagirip cagirdigina bakmayin. O, sahiplerine hizmette, hic sasmadi. Ortal planlari hala tikir tikir isliyor.

Ordu dagitildi, butun kurumlar satildi, disa bagimlilik ve borc artti...Kurtulus savasi oncesi gibi, ulke teslim edilmeye hazirlatiliyor.

2002 yilindan beri ulkeyi ekonomik olarak ayakta tutan herseyi sattilar. Heryil ulkeyi biraz daha borc batagina ittiler. Hala da devam ediyorlar. Butun madenlerimiz yabanciya peskes cekiliyor. Para getiren butun devlet kurumlari; yabancilara, ese dosta ucuza satiliyor. Zeytinlikler yok ediliyor. Ulke icinde; tarim, hayvancilik ve uretim bilincli olarak bitirildi. Sadece tuketen, dilenen ve calismayan, tembel bir toplum insa ediliyor. Genlerimizle oynaniyor. Tamamen disa bagimli bir ulke haline getiriliyoruz ve bunun en temel saglayicilari ise; simdiki yoneticiler.

KHK konusuna gelince...Aylar once facebooktan da yazmis ve uyarmistim. Malum taraf, ne kadar tarikat mensubu, parti uyesi, issiz imam hatip mezunu varsa, onlari planli olarak, ya polis, ya guvenlik gorevlisi, ya da bekci yaparak silah tasiyabilmelerine kilif hazirliyor. Boylece kendilerine silahli kuvvetler olusturuyorlar. Yillardir gozumuzun onunde, kendi partisine oy veren esnafa gizlice silah egitimi veriyorlar. Danismanlik yapan, ruh hastasi bir emekli asker, gizli kamplarda silahli akp milisi yetistiriyor..Butun bu hazirliklar, toplu halay cekmek icin degildir herhalde. Belli ki gizli bir planlari var ve bunu ifsa etmeye cok yakinlar. Son cikarilan KHK' daki bir madde, bu hazirliklarin amacini gosteriyor zaten.

Herseye ragmen...

Sabirli olun! Hazirladiklari her tuzak ve karanlik plan, kendilerine geri donecek. Bundan sonra yasanacaklar her ne ise; sadece uyanisi hizlandiracak. Dirilisi tetikleyecek ve kurtulusu hizlandiracak.
Sevgiyle, umutla, bitislerini bekleyin. Uzulerek ve umutsuzlanarak onlarin enerjisini guclendirmeyin. Direndikce, savastikca onlarin kalislarini uzatirsiniz...Zamaninizi, guzel ve pozitif seyleri yapmaya ayirin ve enerjinizi dusurmeyin. Evrensel plan kendiliginden isliyor zaten. Kotu olaylar, kotuleri de icine alarak cikacak hayatimizdan. Karanlik bir kere daha karanlikla carpisacak. Herseyin elbet guzel bir sebebi vardir. 



                                                       2025'e Dogru



Kasim ayinda, 'Bize Hizmet Etmeyen Hersey Hayatimizdan Cikiyor' baslikli bir yazi yazmistim. 

http://aasmaestefan.blogspot.com/2017/11/bize-hizmet-etmeyen-hersey-hayatimizdan.html

Bu yazi daha cok bireysel hayatimiza yonelik bir yaziydi. Ancak simdi ayni sozleri butun dunya ulkeleri ve mevcut sistemler icin de yazmak istiyorum. Cunku evrendeki hersey birbirinin aynidir. Sadece boyutlari (buyuklukleri) farklidir. Mikrodan makroya hersey ayni duzen ve plan icinde, ayni olcude etkileniyor. Bilindigi gibi su an yeni bir caga dogru ilerliyoruz ve bu yeni cagin, belirleyici unsurlari; merhamet, sevgi, baris, bilim ve butunlesmedir. Bu amaclari tasimayan hicbirsey ayakta kalamaz artik. Ne ulkeler, ne yonetimler, ne buyuk sirketler, ne dinler, ne de dunyayi yoneten zenginler...insana, dogaya, hayvana ve kosulsuz sevgiye hizmet etmeyen her sey tek tek yikilacak.

2012 (5-major change) yilindan oncesi eski enerji, sonrasi ise yeni enerjidir. Eski enerjiyle kurulmus butun yonetim sistemleri ve orgutlenmeler (Nato, Birlesmis Miletler, Dunya Bankasi, Avrupa Birligi vb...) ya kendini yeni enerjiye uyumlayarak, donusup devam edecekler ya da cokecekler. Bundan kurtulus yok!

2025'e kadar olan surecte; faize dayali bankacilik, sigorta sirketleri, insaat firmalari, silah sanayi, para, maden sirketleri ve fosil yakitlara bel baglayan kuruluslarin cokusu kacinilmaz. Yeni enerjide, bu somurucu sistemlerin yeri yok. Onlar da ya donusecek ya da can cekise cekise yok olacaklar. Buyuk sirketler, emperyalizme degil, insana, dogaya ve hayvana hizmet edecek sekilde kendini donusturmezlerse  iflas edecekler. Yeni enerjiyle uyumlu, kosulsuz sevgiye hizmet eden kucuk kuruluslarin hepsi hizla buyuyecek. Dogal ilac endustrisi kurulacak. Kenevir yagi ve esrar kullanimi yayginlasacak. Kanserler tarihe karisacak. Evrendeki serbest enerji, sifalanma icin kullanilacak.

Sadece ayristirmaya, somurmeye ve bolmeye odakli olan 'emperyalizm' butun dunyada cokecek. Oncelikle dogmus oldugu ulkede, sonra da diger ulkelerde bitecek. Cokerken, bildigi tum hunerlerini sergileyecek ama yaptiklari savas planlari, tuzaklar, kurduklari teror orgutleri...hepsi onlara geri donerek, bitislerini hizlandiracak.


Dunyaya 'sosyalizm' benzeri yeni sistemler gelecek. Devlet imkanlari, insana ucretsiz hizmet icin kullanilacak. Vergiler kalkacak. Bize karsi kullanilan medya ve teknoloji artik insan yararina kullanilacak. Insanlar sehirlerden; koylere, daglara ve dogaya tasinacaklar. Ilkel diye terkedilen ama dogayla uyumlu her yontem ve teknik yeniden ragbet gorecek. Imece usulu calisma artacak. Doga annenin kucaginda, yeni yerlesim alanlari kurulacak. Parayla alisverisin yerine, takas usulu alisveris tercih edilecek. 'Ben' olmanin yerini 'Biz' alacak. Etle beslenmenin yerini bitkisel beslenme alacak. Organik tarim zorunlu hale gelecek. Hayvanlara, 'ozgur yasam alanlari' olusturulacak ve koruma altina alinacaklar. Gelen cocuklar, butun dunyayi degistirecekler.

Dinler donemi kapanacak...Bilim ve teknoloji cok hizli buyuyecek...Evden egitim, evden calisma imkani, sinirsiz ve bedava internet kullanma imkani dogacak. Insanlarin saglikli beslenme istegi, bircok hazir yemek sirketini, saglikli yiyecek yapmaya zorlayacak. Ucan tasitlar artacak. Yolculuk mesafeleri cok kisalacak. Hologram teknoloisi her alanda kullanilcak. Tv programlarinin yerini internetten yayin yapan ozgur kanallar alacak. Internet sayesinde isteyen herkes bir kac saatte unlu olabilecek. Bireysel olarak gucumuz, yeteneklerimiz artacak. Okula sadece sosyallesmek ve oyun oynamak icin gidilecek. Cunku; gelen cocuklar zaten bilerek gelecekler. Ayrica gerektiginde; butun bilgiler disardan bir kac saatte insanlara yuklenebilecek duruma gelecek...

Dunyayi, 'gokkusagi enerjisi' saracak...

Gordugum vizyonlara gore; boyle bir yasama ulasan dunya nufusu azdi ama oz'du. Cunku dunya besinci boyuta dogru ilerlerken, yasayacagi fiziksel degisimler; bazi dogal felaketlere sebep olacagindan, hayatta kalabilenlerle devam edilebilecek.


Bu yazi yil boyunca, yeni gelen bilgilerle guncellenecektir.

Guncelleme: 11.1.11  (11 Ocak 2018) tarihinde ekrandan, duvara asilmis bir beyaz kagit uzerine yazilmis bir yaziyi okudum. Malum ucak dolusu para ve altinla Afrika'a bir ulkeye kacmisti, bazi aile uyelerini arkasinda birakarak. Aniden yapilmis birseydi ki bazi aile bireylerini almadan gitmisti. Ayrca cok onceden de gemileriyle birseyler tasindigi yaziyordu kagitta.

Acaba boyle apar topar kacmayi gerektirecek ne olmus olabilir??? Afrika ziyaretlerinin cok olmasinin sebebi bir hazirlik yapma mi?





Sevgiler!
Aasmaestefan


(1 Ocak 2018)   1.1.11