9 Eylül 2016 Cuma

Evrenin Tarihinde En Onemli Zamanda Yasiyoruz

Bir ay kadar once izledigim goruntude; tipki dunyanin ikizi gibi olan bir baska dunya yaratildigini ve oraya  dunyadan insanlar cekildigini gordum. Insanlar sanki baygindilar ve yumusakca yukariya dogru isikla cekiliyorlardir. Hatta izlerken kendiminde onlarin icinde olup olmadigini soruyordum. Ikiz dunya, simdiki dunyamiz gibiydi. Sanki orada uyanacaklar farkli bir dunyada oldugunu anlamayacakti bile. O derece ayniydi ama daha yukksek titresimde.

Sonra bu konuyla ilgili arastirma yaparken asagidaki yazi cikti karsima.

Bu yaziyi paylasmak istedim. Bana gelen bilgilerle cok fazla benzerlikler var. Sevgi ve isikla.....

Aasmaestefan





Dolores Cannon- 19 Subat 2014

Dolores Cannon Evren’deki yaşam hakkında dikkate değer bilgiler elde ettiği 40 yıldan fazla regresyon hipnoterapisi deneyimine sahiptir.

Dolores Cannon kariyeri boyunca regresyon hipnoterapi seanslarında binlerce danışan ile çalıştı. Konu üzerine 17 yayınlanmış kitabı bulunan Dolores Cannon’un alanında dünyanın en çok aranılanlarından biri olduğu söylenebilir. Çok sayıda kitabında temas edilen konular şunları içeriyor: geçmiş yaşamlar, dünya dışı varlıklar, başka gezegenlerde yaşam, enerji şifası, Nostradamus ve İsa gibi ünlü tarihi figürler, uzaylılar tarafından kaçırılmalar ve liste devam ediyor.

Gönüllülerin Üç Dalgası ve Yeni Dünya isimli kitabı, Dünya’nın şu sıralardaki paradigma değişimine bakan “sahne arkasını” anlatan regresyon hipnoterapi seanslarının bütünüdür. Seanslar sırasında Dolores danışanlarını hipnotize ederek onları kişinin deneyimleyebileceği en derin translarından biri olan ‘süper bilinç’ beyin dalgası haline getiriyor. Dolores The Edge ile röportajında kendi tekniğini detaylandırıyor:
“Yıllar boyunca kendi tekniğimi geliştirdim. Bu diğer hipnoz tekniklerine benzemiyor. Var olan en büyük güç adını verdiğim şey ile temas kurabiliyoruz ve o tüm bilginin kaynağı. Birlikte çalıştığım her insanla onun gelmesinin yolunu buldum ve binlerce insanla çalıştım.”
Yıllar boyunca Dolores danışan seansları arasında bir bağıntı fark etmeye başladı, bu zamanda gezegende enkarne olan ruhların yolculuğuna köprü kuran bir bağıntı.
“Terapist ve danışman olarak binlerce danışanı gördüğünüz zaman, vakaların çoğunda ortak bir mesaj dizisi görmeye başlıyorsunuz. Daha önceleri, herkes geçmiş bir yaşama gidiyordu ve orada bazı yanıtları buluyordum ve sonra danışanların tüm sorularını yanıtlamak için tüm bilginin kaynağını keşfediyordum ve şifayı yapıyordum. Son beş  yıldır, Dünya’da hiç geçmiş yaşamı olmayan danışanları görmeye başladım. Daha önce Dünya’da hiç bulunmadıklarını ve direkt olarak Tanrı’dan, Kaynak’tan, ışık varlıklar oldukları başka gezegenlerden, başka boyutlardan geldiklerini görmeye başladım. Bu, görmekte olduğum ortak bir konu ve gönüllülerin üç dalgası teorisinin geldiği yer bu.
Radyo programlarında bundan bahsetmeye başladığım zaman, tüm dünyadan insanlar benimle temas kurmaya başladılar ve “Sonunda, bir anlam hissettirdi” dediler. “Dünyada bu şekilde hisseden tek insan benim diye düşünüyordum” Onlar buraya ait değiller ve yuvaya gitmek istiyorlar. Dünya’yı anlamıyorlar. Burasının yuva olmadığını biliyorlar. Yuvanın nerede olduğunu bilmiyorlar, ama burası olmadığını biliyorlar ve tek istedikleri Dünya’yı terk etmek, çünkü burası garip bir yer. Ve bu konuda kendilerinin yalnız olmadıklarını keşfediyorlar. Binlerce insanın aynı şekilde hissetmesi onlara bütünüyle iyi hissettiriyor. Nedenini bulduk – çünkü daha önce hiç Dünya’da bulunmadılar. Onlar tam şu anda içinden geçtiğimiz bu zamanlarda bize yardımcı olmak için gelmiş olan bu özel grubun parçası.”
Dolores’in teorisi bu zamanda bir seri ruhun Dünya’ya yardım etmek için başka gezegenlerden ve boyutlardan yolculuk yaptığını ileri sürüyor. Dünyanın sakini olan ruhlardan daha yüksek titreşimde olan bu ruhların çoğu gezegende ilk kez enkarne oluyor. Dolores Dünya’da yeniden enkarne olarak bir çok yaşamlar geçirmiş ruhların karmik döngüye yapışıp kaldıklarını onaylıyor, en sonunda gezegenin yıkımına yol açan aynı hataların kalıplarını ve dersleri tekrarlıyorlar. Bu nedenle, gezegeni temizlemesi ve titreşimini yükseltmesi için daha saf ruhların Dünya’ya gelmeleri için çağrı yapıldı.
Ama şimdi bedende iken, bu insanlar neden geldiklerinin herhangi bir anısına sahip değiller. “Geliyorlar ve kişinin üzerine unutkanlık çöküyor, neden burada olduklarının hafızasını kaybediyorlar. Ama bu grubun aktarmaları gereken bir enerjisi var. Bu, Dünyadaki zihin yapısını değiştirecek olan sevgi dolu bir enerjidir. Onların sadece burada bulunmaları tarihi değiştirecek. Bunu yaptıklarını kavramıyorlar, ama dünyanın negatifliğini dengelemek için pozitif enerji üretiyorlar.
Ama burada olmak istemiyorlar. Burada olmayı sevmiyorlar. Dünyayı anlamıyorlar: “Burada ne yapıyorum. Eve gitmek istiyorum.” Olmaları gereken yerin burası olmadığını biliyorlar, ama herkesin yararına olacak pozitif enerji üretmek için buradalar.
Bu insanlardan bazıları, özellikle gönüllülerin ikinci dalgası kalabalık bir alışveriş merkezinde yürüdükleri zaman enerjilerinin yanından geçtikleri herkesi etkilediğini söylediler. Herhangi bir şey yapmak zorunda değiller. Bu enerji sadece onlardan yansıyor ve herkesi pozitif, güzel bir şekilde etkiliyor. Ortalama bir insan bunun için minnettar olmalı, çünkü bu dünyanın titreşimini değiştiriyor ve negatiflikten uzaklaştırıyor.
Danışanlarının yolculuklarında Dolores Dünya’nın tüm evrendeki en yoğun gezegenlerden biri olduğunu keşfetti. Burada enkarne olan bir ruh cesur olarak düşünülür, çünkü Dünyada yaşama gelmesi çok zorlayıcı olan bir deneyim, özellikle yüksek alemlerden ve yüksek titreşimli gezegenlerden gelen ruhlar için. Bununla birlikte, Dünya’ya gelme nedenleri sorulduğu zaman danışanlarının hepsi aynı yanıtı verdiler, onlar “çağrıyı duydular.”
Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor, bu daha önce hiç olmadı. İlk kez, tüm gezegenin titreşimi yeni boyutsal frekansa değişiyor. Bir çok ruh veya ruh grubu geçmişte benzer bir geçişi deneyimledi (örneğin Mayalar), ama hiç bir zaman tüm bir gezegen aynı anda geçiş yapmadı.
Bu nedenle, Dolores tüm Evren’in şimdiye dek görülmüş olan en büyük şovlardan birini seyretmek için ön koltuklarda oturduğunu açıklıyor. Ancak yardım gerekiyor, çünkü insan gezegeni o kadar yoğun bir titreşim ile kirletti ki bu gezegenin bütün olarak hayatta kalmasını tehdit ediyor. Dolores eğer gezegen kendisini patlatıp uçurursa, bunun tüm evrende yankılanacağını ve tüm varlıkları etkileyeceğini ve rahatsız edeceğini ortaya koyuyor. Bundan dolayı, yardım çağrısı yapıldı ve ruhlar yardımcı olmak için hızla çoğunluğa katıldılar.
Gönüllülerin Üç Dalgası ve Yeni Dünya kitabında Dolores Dünya’da enkarne olan ruhların üç farklı sınıfını detaylandırıyor:
1945’te Japonya’da iki atom bombasının patlatılmasından bu yana, evrenden gelen varlıkları temsil eden ruhların üç farklı grubu, Dünya’nın frekanslarını yükseltebilmek ve küresel bir felaketi önlemeye yardımcı olmak için insanlar olarak doğmaya gönüllü olmaktalar.
1. İlk Dalga: Şu anda 40 – 60 yaşlarında olan bu gönüllüler Dünya’da deneyimledikleri şiddet, öfke ve nefretten rahatsız oluyorlar. İnsanlar olarak hayata adapte olmakta en zor zamanları yaşadılar ve onların çoğu intihar etmeyi deniyor.
2. İkinci Dalga: Şu anda 20 – 30 yaşlarında olan bu gönüllüler bedenlerinde daha rahatlar ve sadece yakınlarında bulunarak diğerlerini etkileyebilen enerji kanalları veya ışık fenerleri oldukları söyleniyor.
3. Üçüncü Dalga: Şu anda çoğu ergen olan yeni çocukların hepsi boyutsal geçiş ve dönüşüm gerçekleştikten sonra gezegende var olmak için gerekli bilgiye sahipler. Onların DNA’sı daha ileri ve onların karşılaştıkları en büyük zorluk insanlar tarafından yanlış anlaşılmaları, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu etiketi konmaları.
Kitabın sonlarına doğru dördüncü grup gönüllülerden bahsediyorsun, Izgara Koruyucuları. Onlardan söz edebilir misin?
Dolores: “Bu, kitap toparlanırken keşfettiğim bir şeydi. Diğer kitaplarımda Atlantis hakkında bir çok kez yazdım, Atlantis ile ilgili tüm bilgileri, neden çöktüğünü bulduğumu düşündüm, ama Atlantis’in yok olan tek uygarlık olmadığını öğrendim. Ondan önce yok olan bir çok uygarlık vardı.
İnsanların enerjiyi yanlış şekilde kullandıkları ve onu kontrol edemedikleri her seferinde, durdurulmaları gerekti. Ve her seferinde, bu gezegende her şey reset edildi. Uygarlık ilkel duruma geri döndü ve yeni baştan başladı.
Bu nedenle bu kez bunun gerçekleşmesini istemiyorlar. Gezegeni yeniden başlatmak ve bir kez daha insanlık için hayatı başlatmak istemiyorlar.
Sonra Izgara Koruyucularını öğrendim. Bir hipnoterapi seansı sırasında, bir kadın Atlantis’e geri gitti ve bana Atlantis’in yok oluşunun asıl nedenini anlatıyordu. Daha önce işittiğim bir şey değildi ve onlara “Bu teoriyi hiç duymadım” dedim. “Bunun nedeni, bunu daha önce hiç kimseye anlatmamış olmamızdır, bu yeni teori” dediler. Bana Atlantis zamanında bilim insanları olduğu anlatıldı. Karanlık Madde adını verdikleri şey ile etrafta dolaşan başkaları vardı. Şu anda Anti – Madde adını verdiğimiz şey ile etrafta dolananların bu aynı bilim insanları oldukları ve aynı şeyi yaptıkları söylendi. Bunu bilmemiz gerektiğini söylediler, çünkü bilim adamları şu anda aynı şeyi yapıyorlar.
İsviçre’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcı aynı şeydir. Onlar Anti – Madde ile uğraşıyorlar. Çarpıştırıcı deneyi ile uğraşan bilim insanlarının gerçekte ne yaptıkları ve bunun çok tehlikeli olduğu ile ilgili hiç bir fikirleri yok.
Eğer Atlantis zamanında o deneyler devam etseydi, gezegenin ızgarasını parçalardı, Dünya’da patlamaya neden olurdu ve bu tüm Evren’in ızgaralarını parçalayacak noktaya kadar yankılanırdı. Ama bu noktaya gelmeden onu durdurdular, yine de yıkım gerçekleşti.”
Belki bu bilgiyi, gönüllü olup olmadığımızı bilip bilmememiz, gerçekten önemli değil, belki de sadece hayatlarımızı yapabileceğimiz en iyi şekilde yaşamaya odaklanmalıyız.
Dolores: “Herkese söylediğim şey bu. Sadece yaşayıp yapmamız gereken şeyi yapabilmemiz için anılarımız uzaklaştırılıyor. İş herkese yardım etmek, insanlara yardım etmektir. Bunu kavramasalar bile, Dünya’ya gelen herkesin amacı bu.
Zengin olmak, içip parti yapmak için burada değilsiniz. Birbirinize yardım etmek için buradasınız, başkalarına yardım etmenin bir çok farklı yolu var. Ama, neden burada olduğunuzu bilmemek daha iyidir, o zaman misyonunuzu gerçekleştirebilirsiniz.”
Bu yeni kitap ve diğer kitaplarınızın çoğu Dünya gezegenindeki insanlığın Evren’deki daha ileri uygarlıklardan tohumlandığı gerçeğinden söz ediyor, aynen bitki tohumları ekip onların büyümesini izlememiz gibi, ama burada Dünya’da büyüme projesinde bir şeyler yanlış gitmiş gibi görünüyor.
Dolores Cannon: “Bu sadece problemler yaratan insanlar. Tohumlamada yanlış giden hiç bir şey yok. Çünkü Dünyayı tohumladıkları zaman, “Bu güzel gezegene zekası, bilgisi ve özgür iradesi olan bir yaratık verelim ve bununla ne yaptığını görelim” dediler.
Evren’de özgür iradeye sahip olan tek gezegeniz ve bununla birlikte Star Trek yönergesi kurgu değil: Müdahale Etmeme Yasası. Bir uygarlık yarattığınızda ve ona özgür irade verdiğinizde, uygarlığın gelişmesine müdahale edemezsiniz. Sadece arkalarına yaslanıp özgür irade ile ne yapacağımızı ve dünyamızı nasıl işleteceğimizi izlemek zorundalar. Yaptığımız her şey kendi icraatımız ve bunda yanlış olan bir şey yok.”
Yeni kitabınızda Ana Yönerge hakkında tartışmalar hoşuma gidiyor, çünkü gezegene gönüllüler gönderme küçük adımı bile bir tür ılımlı müdahale şekli olabilir gibi görünüyor.
Dolores: “Bunu çok dikkatle açıklıyorum: Onlar bize ilerleme sağlıyor. Dünya’nın başka bir ilerlemeye gereksinimi olduğu her seferinde, bu ilerleme geldi.
Tarih boyunca, yaratıcılar gezegeni geliştirirken insanlar arasında yaşadıkları zaman, o kadar uzun yaşadılar ki insanlar onların tanrılar olduklarını düşündü. Tanrılar teorisinin ve efsanelerinin geldiği yer budur. Dünyadaki her kültür, kültür – getirenlerin efsanesine sahiptir, kendi uygarlıklarında sonraki ilerlemeyi onlara getiren farklı biri ve bu zaman boyunca bu şekilde oldu.
Şu anda Dünya’da çok fazla insan olduğu için, onlar aramızda yaşayamıyorlar, bu nedenle fikri atmosfere bırakıyorlar. Zaman çizgisinde icat edildiği sürece, onu kimin alıp icat yapacağını umursamıyorlar.
Onlara sordum, “İhtiyacımız olan bu ilerlemeleri bize vermek müdahale değil mi?”
“Hayır, bu size verdiğimiz bir armağandır ve sonra onunla ne yaptığınız özgür iradedir.”
Ve dediler ki, “Çoğu zaman onunla yaptığınız şey, sizin onunla yapmanız niyet edilen şey değildir. Onu bir silaha veya başka bir şeye çeviriyorsunuz.”
“Peki o zaman, gelip onlara bunu doğru şekilde yapmadıklarını söyleyemez misiniz?”
“Hayır, bu müdahaledir” dediler.
Fark bu. Ve bu gönüllüler ile içeriye girmek zorunda kalmalarının nedeni bu, çünkü 2 nci Dünya Savaşının sonunda atomik gücü keşfettiğimizi ve atom bombasını icat ettiğimizi gördüler.
“Peki, onu pozitif için kullanıyoruz. Elektrik gücü için kullanıyoruz”.
Dediler ki, “Hayır, niyet edilmiş olduğu gibi değildi, çünkü bir silah olarak icat edildi. Bu şekilde her zaman bu negatiflik aurasına sahip olacak.”
O zaman bunu elde etmemiz beklenmiyordu. Bununla başa çıkamayacağımızı, onunla dünyayı yok edebileceğimizi biliyorlardı.
Evrendeki her şeyi kurallar ve düzenlemeler kullanarak gözeten konseyler var. Hiç bir şey tesadüf değil. Konseylere gidip sordular, “Ne yapacağız? Müdahale edemeyiz.” Bu parlak fikirle geldiler. “Pekala, dışarıdan müdahale edemeyiz, ama belki içerinden etki edebiliriz.” Gönüllülerin Dünya’ya yardım etmek için gelmesini istediler. “Dünya sıkıntıda – kim gelip yardım etmek ister?” Böylece karma çarkına hiç yakalanmamış olan tüm bu yeni, saf ruhlar bedene girdiler. 2 nci Dünya Savaşının bitişinden bu yana onların binlercesi geldi.
“Şimdi sonucu değiştirdik” dediler ve Dünya’yı kurtarabileceğimizi düşünüyorlar. Bu müdahale değil.
Gezegenin dönüşümü, titreşiminin yükseldiği, Yeni bir Dünya’nın ortaya çıktığı hakkında kapsamlı şeyler yazdınız. Yeni Dünya’nın parçası olmak için doğru yolda olup olmadıklarını birilerine söylemek için belirtebileceğiniz genel bir yönerge var mı?
Dolores: Konferanslarda insanlara eğer bu tür şeyler ile ilgileniyorlarsa, o zaman doğru yolda olduklarını söylüyorum. Negatifliğe o kadar derin girmiş çok fazla insan var, değişmek istemiyorlar. Negatifliği seviyorlar. Dramayı ve devam etmekte olan her şeyi seviyorlar. Bunlar gitmeyecek olanlar. Ama bu da tamamdır, hepimiz en sonunda yine de oraya gideceğiz.
Anahtar, bedenin frekansını ve titreşimini çok hızlı bir şekilde değiştirememenizdir, çünkü bu bedeni yok ederdi. Bu kademeli olarak yapılmalıdır.
Negatiflikte olanlar yarattıkları şey ile kalacaklar. Bunu çabucak değiştiremezler. Ama, bu pekaladır. Onlar olmaları beklenen yerdeler. Onlara üzülmeniz beklenmiyor. Şimdi kendinizi düşünmeniz ve geleceğe ilerlemeniz ve yapabildiğinizin en iyisini yapmanız bekleniyor. Eğer başkaları negatiflik içindeyse, bu onların halletmeleri gereken bir şey. Onlar için başkalarının problemlerini çözemeyiz.
Son zamanlarda Yeni Dünya hakkında daha önce bilmediğiniz ne öğrendiniz?
Dolores: Bu süregiden bir sorgulama süreci, çünkü konferanslarımda insanlar her zaman bir çok sorular soruyor. Seanslar sırasında bunu sorduğum zaman, “Sana her şeyi söyleyemeyiz, çünkü neler olacağını bilmiyoruz. Tüm sorularına yanıt veremeyiz, çünkü bilmiyoruz. Tüm gezegenin titreşim ve frekansını değiştirecek olması ve başka bir boyuta girecek olması evrende şimdiye kadar ilk kez olan bir şey” diyorlar.
Bu nedenle neler olup biteceğinden emin değiller, ama bu Dünya’daki en büyük şov. ET’lerin hepsi ve diğer gezegenlerden tüm varlıkların hepsi oradan bizi izliyorlar. Hepsi bunu başarıp başaramayacağımızı görmek istiyor. Bu çok önemli ve daha önce hiç yapılmadı. Yeni Dünya gerçekten bilmediğimiz bir kavram, çünkü bu daha önce hiç gerçekleşmemiş olan büyüleyici bir süreç. Son derece önemli.
The Edge röportajının son bölümünde, Dolores’e bilinçteki değişim ile ilgili insanlara vermek istediği son düşünceler olup olmadığı soruldu.
“Yeni bir frekansa, yeni bir boyuta geçiyoruz, bu Yeni Dünya olacak ve o son derece güzel olacak. Bunu kitaplarda tanımladılar – güzel renkler, her şeyin tümüyle sevgi olması.
Eski Dünya’nın negatifliğinden uzaklaşıyoruz ve bu tamamen bir geri dönüş olacak, inancın ötesinde ve hepimiz şimdi oraya gidiyoruz. Vahiyler Kitabında Yeni Cennet ve Yeni Dünyadan söz eder. Bu şimdi sahip olduğumuz aynı şey.
En önemli şey, Evren’in tarihinde en önemli zamanda yaşamakta olduğumuzdur ve şu anda burada olmak çok önemli. Bunu deneyimlemek için burada olmak isteyen binlerce ruh var – sadece bir kaç saat burada olabilseler bile. Doğup hemen ölseler bile, “Bu gerçekleştiği zaman oradaydım” diyebilirler. Bu bütün Evren için çok önemli. Bir daha hiç tekrarlanmayacak olan çok olağanüstü bir zamanda yaşıyorsunuz.”
Şu anda burada bu deneyimi en iyi şekilde yaşamaları için insanlara vereceğiniz spesifik talimatlar var mı, meditasyon, diyet veya diğer şeyler açısından?
Dolores: Meditasyon çok iyidir, çünkü bedeni gevşetir ve bedene büyük ölçüde yardımcı olur ve bize diyet hakkında bir çok kez anlattılar. Eğer diğer boyuta geçecekseniz, bedenin daha hafif olması gerekiyor, bu nedenle ağır etlerden uzak durun.
En iyi diyetin canlı yiyecekler olduğunu söylüyorlar – taze meyve ve sebzeler, mümkünse organik. Biraz balık veya tavuk alabilirsiniz, çünkü daha hafifler. Ama, şekerden uzak durun ve bol bol su için. Suyun değerinin inancın ötesinde olduğunu söylediler. Sıvı diyetler içecek olan daha fazla sayıda insan olacağını söylediler.
Bir süre Yeni Dünya’da yaşadıktan sonra hiç bir şey yemeye gereksinimimiz olmayacak. Konferanslarda bir çok insan soruyor, “Yeni Dünya’ya gitmek için ölmem mi gerekiyor?” Hayır. Fiziksel bedeninizi kendinizle götüreceksiniz. Bu kademeli bir süreçtir. Gerçekleştiği zaman fark etmeyeceksiniz bile. Işık varlıklarına dönüşeceğiz.
Konferanslarda en çok sorulan sorular nedir?
Dolores: Her zaman bilmek istiyorlar, “Aileme, kocama, çocuklarıma ne olacak, onlar da gidecekler mi? Onların gideceğinden nasıl emin olabilirim?” Emin olamazsınız. Ne kadar tanıdığınızı düşünseniz de, başka bir insan için asla bilemezsiniz. Bu dünyaya geldiklerinde planlarının ne olduğunu bilemezsiniz. Bunu başkası için biz yapamayız.



http://e-mistik.com/evrenin-tarihinde-en-onemli-zamanda-yasiyoruz/

Copyright © 2011 Tim Miejan. Tüm Hakları Saklıdır.

(Çeviri: Saffet Güler)

….http://www.kosulsuz-sevgi.com/yeni-eklenen-mesajlar/evrenin-tarihinde-en-onemli-zamanda-yasiyoruz/……

21 yorum:

En heyecan verici zaman olup olmadığı konusunda bir şey diyemeyiz ancak gerçekten hareketli bir dönemden geçtiğimiz kesin. Eğer bilinçli davranırsak bu süreci hem kendimiz hem de bizden sonrakiler için kazançlı bir şekilde tamamlayabiliriz. peki nasıl bilinçli olacağız? Eskilerin "İbret almayandan ibret alırlar" lafını hatırlayalım ve evrene gözlerimizi çevirelim. Elementler nasıl oluşur? Büyük patlama teorisine göre patlamanın hemen ardından en hafif elementler hidrojen ve helyum oluştu, eser miktarda ise lityum ve berilyum meydana geldi. Daha sonraları ise soğuyan kozmik toz ve gazlardan yıldızlar oluştu ve kısaca yıldızlar içinde elementler tepkimeye girerek diğer elementleri oluşturdu: örneğin: 3 adet helyum(4) karbonu (12) oluşturması, Karbon(12)+helyum(4)un oksijeni (16) oluşturması gibi. Şimdi bundan niye bahsettiğimize gelince hepimizin bildiği gibi her elementin tepkimeleri ve kullanılış amaçları birbirinden çok farklı. Biz insanlar da birbirimizden çok farklıyız. Bağlantıyı kuralım: bu olağanüstü süreç ve yaşadığımız acı tatlı hayatlar bizim ruhlarımızı dönüştürüyor, ve yeni hallere bürünüyoruz. Neden ruhlarımız? çünkü yanan beden iyileşir, eski haline döner; fakat yanan ruh eski haline dönmez, değişir. Bu değişim nasıl yönetilir? Tabii ki nefis terbiyesi ile. Bu sistem sufi derviş içinde budist rahip içinde değişmezdir; Yaradanın kendisinin buyurduğu gibi: "Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla değişme bulamazsın.(Ahzab 62)" Bu değişimimizi kendi elimize alalım üzüntü ve acılara takılmayalım nefsimizi terbiye edelim, Hak aşkına yanalım ve altına dönüşelim, gümüşe dönüşelim demire dönüşelim, bu dünya ve sonrası için; ne takılı kalıp hidrojen gibi hafif kalalım, ne de nefsimizi çok şişirip, azgınlaşıp uranyum gibi yakıt olalım Allah korusun. Teşbihte hata olmaz derler umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.

Farkında olmalıyız yaşananların, iyiliğin karşılığı sınırsız iyilik, kötülüğün karşılığı ise hesabınca kötülüktür. Ne der Yaratan hikmetli kitabında: "Yeryüzünde kibirlendiler ve kötü hile düzenlediler. Oysa kötü hileler, sahibinden başkasına isabet etmez (ulaşmaz). Öyleyse onlar, evvelkilerin sünnetinden başkasını mı gözlüyorlar (bekliyorlar)? Halbuki Allah’ın sünnetinde asla bir tebdil (değişiklik) bulamazsın. Ve Allah’ın sünnetinde asla bir tahvil (değişme) bulamazsın." Bunun farkında olarak ne korkalım ne de başımıza gelen acıların bizi yıldırmasına izin verelim. Öyle bilgiyi yükselişi de dünya dışında aramayalım, kendi kalbimizde ruhumuzda arayalım. Ne der Rahman: "Ve andolsun ki insanı Biz yarattık. Ve nefsinin ona ne vesveseler vereceğini biliriz. Ve Biz, ona şah damarından daha yakınız.(Kaf 16)" Cümle değişimin idarecisi bize bu kadar yakın iken dışarıda neyi arıyoruz? Hepimizin kurban bayramı mübarek olsun.

Sevgi ve saygı ile

Yazdiginiz her kelimeye katiliyorum Musa bey. Mukemmel aciklamissiniz. Tesekkur ederim! Iyiki varsiniz.

Başka bir dünyanın olduğunun bende kanatindeyim fakat bu dünyanın tahminen yörünğesi değişik olduğunu düşünüyorum velhasıl yaklaşmak üzere olduğunu farklı ruhlar tarafından algılanabildiğini hissediyorum buda bir çağrı gibi geliyor... çok karmaşık yazınız bu düşüncelerimi söylediğim arkadaşlarımla paylaşıldı ve yalnız olmadığımı anladılar ilginiz için teşekkürler.

insanın egoları hep varolmuştur , dünyanın merkezindeyiz, evrenin merkezindeyiz herşeyin merkezindeyiz vurgusu hep vardır , bence hiçbirşeyin merkezinde değiliz diğer herşey kadar , ve herşeyin merkezindeyiz diğer herşey kadar , egolarımızı törpülersek bunu görürüz .

İnsan neye inanmak istiyorsa ona inanır.

merhaba, 5-6 ay önce ilk paragrafınızla neredeyse birebir eş bir rüya gördüm. Az önce okuyunca çok şaşırdım. Rüyamda bizden daha üst varlıklar herşeyi ile birebir aynı paralel bir dünya yaratıyor ve kendi tükenmiş dünyamızdaki iyi ve saf insanları oraya kafalarına bir hortum bağlayarak ışınlıyorlardı.. diğer dünyaya geçmiştim bende. herşey bizim dünyamız ile birebirdi falat tertemiz bol oksijenli ve ışıl ışıldı. Bu arada kendi dünyamızda o sırada herşey yanıyor, herkes bi yerlere kaçışıyor. cinayetler, yağmalar, kıyamet gibi birşeydi. kıpkırmızıydı heryer..

rica ederim! sevgi ve isikla kalin.

Bence gorevliler benzer vizyonlar aliyor hazirlik icin..

Eskiden inaniyordum ama artik bu tarz gaybi şeylere inancim yok. Ne niburu var ne üst varliklar filan ne varsa bu geldiğimiz dünyada var. Zaten oldukça mucizevi biçimde var olmuşuz hala uçan kaçan ariyoz. Etrafimiza bakalim yetime mazluma yardim edelim karpuz kavun yiyelim. ☺ peace and love.

Eskiden inaniyordum ama artik bu tarz gaybi şeylere inancim yok. Ne niburu var ne üst varliklar filan ne varsa bu geldiğimiz dünyada var. Zaten oldukça mucizevi biçimde var olmuşuz hala uçan kaçan ariyoz. Etrafimiza bakalim yetime mazluma yardim edelim karpuz kavun yiyelim. ☺ peace and love.

Bu yorum yazar tarafından silindi.

Herşey big bang le başladıysa, bir noktadan tüm evren oluştuysa, dışarda ayrı bir Tanrımı var?? Sence kuranı yollayan kim??

Yaratici herseydir zaten. evrenler onun parcasi zaten. Bizde nun parcasiyiz. Hersey bir butundur ve eril ve disilin dengesiyle varolmustur hersey. Yaraticiyi farkli bir seymis gibi ayirmak bolmek zaten yanlis. Kendisi icinde bulundugumuz sistemin butun olarak ifadesidir.nKuran daki bilgiler dahil tum diger din kitaplarina yazilan bilgiler ayni yerden gonderilmis, kanallik bilgileridir. Farkli zamanalrda farkli kisiler araciligiyla. Ama insan oglunun karanlik tarafi, ayni noktadan gelen bu bilgileri, insanlari birlestirmek yerine ayirmayi saglayacak sekilde duzenlemislerdir. Tanrinin dini yoktur aslinda.

Yanılıyorsunuz! Yaradan yaratılanla aynı değildir. Yaradan Mutlak 'tır. Zama,mekan,hareket ve değişim dışıdır. Aşkındır,fizikdışıdır. Yaratılan varlıklar ise, tam aksine zaman,mekan, hareket,değişim ve dönüşüme Tabidir.fizikseldir (ruh dahil her tür varlık).. Kutsal kitaplar ve dinler Mutlak'ın işi olamaz, çünkü fiziksel, varlıksaldır. Büyük Ruhsal Organizasyonların işidir. Amaç ruhun evrimini ve Dünya İnsanlık Okul'undan,Kamil İnsanlığa tekamül edip mezuniyetine olanak hazırlamaktır. Kur'an defaten "Biz" ve "O" ayrımını vurgulayarak Ruhsal Hiyerarşik düzeni işaret eder... Saygılar

Yaradan tarafından yaratılan kusurlu mu ki bir başka yere gitmek istersiniz ey ademoğulları? Başka bir yere gitmek isteği nefsinizden kaynaklanır. Şirktir. Nefs-i raziye (teslimiyet-birlik-chakra5) makamına çıkmadan ademin cennet kapısı açılmaz. Açıldı mı artık gidecek bir yer kalmaz ve "şimdi ve burda" olmakla sürekli şükür haline gelirseniz anlarsınız ki iyi-kötü yoktur hayr vardır. Ve cennetin meyvelerini işte o zaman tatmaya başlar ve gerçek boyut değişimini tam şu anda şimdi bulunduğunuz yerde yaşarsınız, ve nefsi radiyete yükselişiniz başlayıp vahdeti vücut olma yolculuğunuz başlar.

Eskiden ne uzaylı ne de dünya dışı varlıklar olduğuna inanırdım ama bir ses kaydı ve elime geçen bir kitap herşeyi ama herşeyi değiştirdi dünyayı ziyaret eden 35 ten fazla uzaylı olduğu düşünülmekte ama 4 gerçek olarak kanıtlanmıştır ve ABD kabul etmiştir Zet reticululiler Siruslular andromedalılar... hepsini yazıcam

Dinlerde; muzik, dans, baris, kardeslik, doga sevgisi, hayvan sevgisi, cinsellik, ask, sanat, teknoloji yoktur. Neden acaba? Bir kitaba inaniyorsunuz ve bunu hic okumadan anlamadan inaniyorsunuz. Iste bu tam komedi :) , arkadas neye inaniyorsun? baslik var ici yok. dini buyuklerimiz boyle diyor :) .

Enerji bir bütündür,hepsi ana enerjinin kollarıdır,ana enerjiye Allah,İlah,Tanrı ismivs takılmıştır,esasında isme gerek yok,çünkü her madde bu sarmalın içindedir,bizi formlayanları bu saydıklarımlan adlandırmışlardır,yanlış olan Din olgusudur,zaten her tür dinler insanlığa çok kayıp verdirmiştir,çünkü kullanılmaya çok müsaittir,ilkel kabilelerde belki tercih olmuştur,ama sonra insanlık geliştikçe bunu kullanmıştır ve insanlığı yok etme derecesine kadar gelmiştir,ve hala daha çok yoğunlukta bunu yaşıyoruz,resmen bir silah haline gelmiştir,devamlı 2018 yılı üstüne basarım,sanırım çok ilginç bir yıl olacak,buradaki başlıkta anlamlı olmuş,zaten ileriyi görenler bunları belirtir !!!

Metafizik bilgi olmazsa, işte böyle zırvalar istila eder.Enerji - canlılık - şuur ve boyut ilişkilerini kapamayan, açıklamayan anlamsız yorumlar görüyoruz. Dinler ise, insanlığın tekamül aşamalarına yönelik tesis edilmiş - ettirilmiş kurumlardır.Zaman içerisinde dejenere oluşu ve yüzyıllar içinde tekamül etmiş ruhlara katkı yapmaması, din kurumlarının tarihsel / spiritüel gerekliliğini ve fonksiyonel katkılarını red etme sonucu doğurmaz. Tamamen bilgi dışı, anlamsız bir yazı..

Gördüğün yer BETA NOVA BİLGİ KİTABINDA AYRINTILARINI BULABİLİRSİN. SEVGİLER

Tesekkur ederim. Arastirayim onu.

Yorum Gönder