13 Mayıs 2017 Cumartesi

19:27 - 12 comments

Zihinden Kalbe Iniyoruz

Bizler, egoya ve zihne hitap eden bir sistemin icine dogduk. Saf bir sevgi ve masumiyetle giris yaptigimiz bu hayatta, disardan bize ogretilenlerle bencillestik, egolarimizin kolesi olduk. Birakin birbirimizi sevmeyi, kendimizi bile sevmeyi unuttuk. Bize; gunahkar, sucluluk kompleksi, korku ve guvensizlik tohumlari ekildi. Gunluk yasamlarimiz para, guc, hirs ve cinsellik ekseninde gecmeye basladi. Egolarimizla yasamak kafamizin arkasindaki surungen beynimizi besledi ve yeniden surungenlestik. Istedigimizi almak icin dovduk, parcaladik, oldurduk, tecavuz ettik, caldik, yalan soyledik, aldattik...


Zihin bizi madde dunyayla mesgul eder ve egolarimizdan beslenir. Hayatimizi bugune kadar zihin yonetti. O kendisine disardan ne yuklendiyse, bize de onu yasatti. Gercekte var olmayan seyleri varmis gibi gosterdi. Bizi insan yapimi kurallarla ve dinlerle mesgul etti. Materyalist ve bencil yapti. Robotlastirip hissizlestirdi. Zenginligi, guzel kiyafetleri, gosterisi bize mutluluk olarak gosterdi. Hep konustu..Hic susmadi..Oyle ki zihnimizin sesinden, vicdanimizin (kalbimizin) sesini duyamaz hale geldik.

                                                                   
Bu durum artik degismeye basladi. Insanlar zihinlerini susturup kalplerini dinlemeye basladilar. Zihnini susturabilen insanlarin, sezgileri calismaya basladi ve yaraticiliklari artti. Disardan iceriye yonelmek, ordaki gizli kapilari acti. Insanlar, ilmi ve sevgiyi, ruhsal enerjiyle beslenen kalpten almaya basladilar. Bu da onlari; disardan ogrendiklerine karsi sorgulayici yapti. Ortulmus tum gercekler artik kendiliginden aciga cikiyor. Insanlarin maddi, manevi tum bagimliliklari bitiyor. Simdiye kadar cok onem verdikleri hersey, gercek degerine ulasiyor. Onlar ozgurlesiyorlar ve sevgiyi hissediyorlar. Ilk defa hayati kendisi icin degil baskasi icin yasamaya basliyorlar. Cunku artik yalnizlasmis 'ben' i degil, butunlesmis 'Biz'i kesfediyorlar. Yargisiz, kosulsuz sevginin huzurunu yasiyorlar.

Bugune kadar bize yaraticiyi hep disarda aramayi ogrettiler. Oysa O hep bizimleydi. Kalbimizde...
Kalp enerjisi saf sevgidir ve geldigimiz kaynaga aittir. Ona inenler, kosulsuz sevgiyi ve aski tanirlar. Kalbiyle yasayan bir insana, kimse bir daha korkuyu, egoyu, nefreti, onyargiyi ve bagimliligi ogretemez. Cunku orda bulduklari sevgiyi, huzuru bir daha asla terketmezler. Hayata bakis acilari degisir ve baskalarinin kendileri hakkinda ne dusunduklerine de aldirmazlar. Cocuklar boyledir. Bizler yeniden cocuk olmayi ogrenmeliyiz. Onlar; korkusuz, yargisiz, plansiz, egosuz, sevgi ve sefkat dolular. Cunku kucuk masum kalpleriyle yasarlar. Bizde kalbimizle yasayarak, frekansimizi yukseltebilirsek hem hayatimiz guzellesir hem de yaraticiligimiz artar.


                                  "Tertemiz duygularla sevin.. Çocuklar gibi sevin..
                                    Melekler gibi sevin.. Kar taneleri gibi sevin..
                                    Benim gördüğüm yerlere, bir tek sevenler gidiyor.."
                                                                 Mevlana




Kalbe inis sevmekle baslar. Eger sevgiyi hayatimiza cekmek istiyorsak once kendimizi sevmeliyiz. Kendimizi sevmezsek baskalarini sevemeyiz. Zihnimiz surekli bize insanlari yargilamayi, yanlislarini gormeyi telkin ederken; kalbimiz ise sevmeyi, affetmeyi ve hos gormeyi ogretir. En hizli sevgi ogrenimi, kendini ve baskalarini affetmekten gecer. Ayrica cocuklardan, hayvanlardan ve dogadan da sevgi ogrenilebilir. Dogada zaman gecirmek, bizi zihinden uzaklastirir ve kullanmadigimiz tum duyularimizin aktif olmasini saglar. Boylece sezgilerimiz artar ve diger canlilarla baglarimiz guclenir. Ayrica zihnimizi besleyen; televizyon, film, dizi, sarki, politika, haberler, din, dil, irk renk ayrimi gibi seylerden de uzak durmak zihni susturmamiza yardimci olur.

                                       "Insan tabiattan uzakalastikca kalbi katilasir."
                                       "Gozunle degil kalbinle karar ver."
                                                            Kizilderili atasozleri

Dunya annemize yukselisinde eslik etmek istiyorsak, onunla beraber gitmek istiyorsak; zihinden cikip kalbe inmeliyiz. Aksi halde bu buyuk firsati kacirabiliriz.




Yazimi gecen ay gelen bir mesajla bitirmek istiyorum:
"Disarida aradigin her cevap aslinda icerde..Sorulari baskasina degil, kendine sor. Hic kimse senden daha fazla bilge degildir. Gercek kendini gordugunde, sen disindaki hersey yok olacaktir. Varmak istedigin asil kaynak sensin! Gunes de, yildiz da Ay da sensin! Sen herseysin, gor artik!"


Sevgiler!
Aasmaestefan









12 yorum:

Işığı ilk kez görmek kelimelerle tarif edilemez bir huzur veriyor.. Kendinizi bulmuş olur ve yeni bir aydınlanma yaşarsınız. bütün korkularınızı bir an unutur ve sonsuz sevgiyi tadarsınız.

Korkacak bir şey olmadığını anlarsınız..

Bu ışık kalbimizin, sevgimizin ışığıdır.. Duygusal ve hissel gelişim yolculuğumuzda bize yöne veren ışık..

Bu yorum yazar tarafından silindi.

🙏🙏🙏 Tesekkur ederim!

Tolstoy'un ayakkabıcı hikayesinde şu üç soruya cevap aranır:

İnsanın kalbine hükmeden nedir?
İnsan ne ile yaşar?
İnsana ne bildirilmemiştir?

Bu üç soruyu şu şekilde yanıtlar: insanın kalbine hükmeden sevgidir, ne korku ne baskı ne açlık susuzluk yorgunluk hükmeder insanın kalbine; sadece sevgi açar kalbin kapısını sadece sevgi gönüle boyun eğdirir en azgın nefret ve öfkeleri bir damla sevgi yok eder. Tanrı bütün varlığı varoluşa olan sevgisi üzerine yaratmıştır derler.

İnsan ne ile yaşar? İnsan sevmek ile yaşar, Söyleyin küçük,zayıf veya zayıf düşmüş bir yavruyu, ya da yetişkini veya hayvanı, bitkiyi yaşatan nedir? Annesinin, arkadaşının, sahibinin, sürü arkadaşının sevmesi değil de nedir? İnsanı yaşatan sevmektir, ancak sevmek sadece insanı yaşatmazmış.

İnsana ne bildirilmemiştir?

Hikayede iri yarı zengin bir asil, pahalı bir deri parçası getirir ve senelerce dayanacak çizme yapmasını ister ayakkabicilardan. Ancak bilge olanı deriden ayakkabı değil ölü terliği yapar. Öbürü eyvah ederken Zenginin karısının habercisi gelir ve Asilzadenin yanlarindan ayrıldıktan sonra arabada can verdiğini dolayısıyla çizme değil ölüsü için terlik gerektiğini bildirir. Asilin ihtiyaci çizme değil ölü terligidir; ancak bilmemektedir. "Tanrı insanların ayrı ayrı değil, ağ gibi matriks gibi bir arada yaşamalarını istediği için herkesin ihtiyaçlarını ve yeteneklerini ayrı ve birbirini tamamlayıcı şekilde tasarlanmıştır." der Tolstoy hikayenin sonunda. Kimisi mucit, kimisi iyi bir gözlemci, kimisi kuvvetli, kimisi cesur. Biz ihtiyacımızı bilmiyoruz o yüzden arayıp duruyoruz yanlış yerlerde ve insanlarda. Aasma Hanım'ın da dediği gibi baksak ya kalbimize, söylese bize neye ihtiyacımız var?

Sevgi ve Saygı ile

Bu guzel ve tamamlayici oykunuz icin tesekkur ederim Musa bey! Bu yaziyi es gecemeyeceginizi biliyordum. Iyiki varsiniz! 🙏

Celia Fenn
2 Haziran 2016
İndigo Kristal Geçişi üzerine yazdığım makaleden bu yana 12 yıl geçmesini inanması zor buluyorum. 2004’te, bir çoğumuz daha sonra Spiritüel ve Fiziksel bedenlerimizde derin ve mükemmel değişimin göstergeleri olarak tanımladığımız garip semptomlardan ve yaşam olaylarından geçiyorduk. Buna İndigo Kristal geçişi deniyordu, çünkü bu terimler Bilincin İndigo seviyesine ve sonra Kristal seviyelere dönüşümünü tanımlıyordu ve ayrıca Dünyadaki evrimsel dönüşüme yardımcı olan İndigo ve sonra Kristal çocukların gelmekte olan dalgalarını tanımlıyordu.
Ama, 2012 den bu yana evrimin daha ileri seviyelerini aktive eden Kozmik enerjinin ve Işık Kodlarının yoğun dalgaları gelmekte, ben bunlara Elmas ve Zümrüt adını vereceğim, bu deneyimleri belirli şekilde “etiketlemek” istediğim için değil, bunlar Bilinçli Dönüşüm ve Evrimimizin sonraki seviyesi olarak düşündüğüm şeyi tanımlamanın ve açıklamanın faydalı yolları olduğu için.
İndigo Varlıklar Dönüşüm için yol açan Spiritüel Savaşçılardı ve Kristal Varlıklar Kalplerimizi ve Ruhlarımızı Yıldız Varlıklar olarak mirasımıza ve Dünyadaki enkarne varlıklar olarak doğuştan hakkımız olan İlahi Sevgiye, Güçlendirmeye ve Bolluğa açtılar. Elmas Işık Kodları bilincimizi Galaktik ve Kozmik bağlantıların ve Yıldız Ulusları arasındaki yerimizin tam farkındalığına yükseltti. Zümrüt Işık Kodları bizi Dünyaya ve Uzay Gemisi Dünya üzerindeki Zaman Hikayelerinin Birlikte Yaratıcıları olarak yeteneklerimize yeniden bağladı.
Ama son yıllarda ortaya çıkan şey yeni insan türüdür, bir çok şekillerde “eski versiyon” insana benzeyen, ama bilinçte, yönelimde ve fiziksel olarak da çok farkı olan. Dünyada ortaya çıkmakta olan bu yeni varlığın doğasını sizin için tanımlayacağım, ama önce kendimde bu Yeni Dünya Varlığının ortaya çıkan bilinci ile kendi deneyimimden kısaca bahsetmek istiyorum.
2013’te, temel olarak her şey hayatımda iyi gidiyordu, aniden hayatımı yaşama şeklimi değiştirmek zorunda olduğum derin içsel bilgisine sahip oldum. Yoğun şekilde seyahat ediyordum ve işimi yapıyordum, ama aniden bu aşamanın sona erdiğini ve eve gidip sessizce oturmam ve sadece bundan sonra gelecek olan şeyi anlamak için dinlemem gerektiğini bildim.
Böylece eve gittim ve dinledim ve dinledim ve dinledim. Ve, yeterince uzun dinlersem bir şeyler duyacağımın güvenine sahip olmama rağmen hiç bir şey gelmedi. Dinlemekte olduğum şeyin kendi Ruhumun sesi olduğunu anlamam ve anlamaya çalıştığım şeyin daha önce olmuş olduğum şeyden temel olarak ve derin bir şekilde değişmekte olduğumu anlamam neredeyse iki yıl sürdü.
Ve bir çok başka insanın da aynı tür süreçten geçtiğini fark etmeye başladım, yaşamlarının bir aşamasını sonra erdirmeyi ve ilerlemeyi hissetmek, ama nasıl veya neden olduğunu bilmemek, sadece inanç ve güven ile ilerlemek. Ve ayrıca aslında ne yapmakta olduklarından emin olmasalar da, bu süreçte desteklenmek.
Ortaya çıkan şey Yeni Dünya Varlığı idi, Yaşam ve Sevgi için tamamen var olan ve Kalpten yaratıcı bir şekilde yaşayan. Sevgiyi, Bolluğu ve kendi Yaratıcı ve Spiritüel Özlerinin keyfini çıkarırken, kendi Gerçekliklerini yaratmak için güçlendirilenler. Bu, Barışı, Uyumu ve Güzelliği seven ve İlahi Desteğe ve Hayatın süreçlerine tam güven ile İlahi Rahmetin Akışında yaşayan bir Varlıktır.
İki yıl boyunca “dinleme”min bu yeni Var Olma şekline “inisiyasyon” olduğunu kavradım. Burada Yeni Dünya Elmas Zümrüt

Kalbin veya Yeni Dünya Varlığının nitelikleri olarak algıladığım şeyi tanımlayacağım.
Ortaya Çıkan Yeni Dünya Varlığının Nitelikleri
Bu Yeni Dünya Varlığı Şimdiki Anda ve Şimdiki Zaman farkındalığında Tam Odağa sahip. Bu, içinizde ve etrafınızda neler olup bittiğinin ve bunların nasıl bağlantılı olduğunun tam farkında olmak anlamına geliyor. Şimdiki an her zaman İlahi Işığa bağlantınızın kuvvetinin ve gücünün ve bu enerjiyle nasıl aktığınızın ve bu enerjiyle nasıl tezahür ettirdiğinizin bir göstergesidir. Önünüzde ve içinizde ne olursa olsun, size İlahi Işık ile nasıl yaratmakta olduğunuzu ve deneyimlemekte olduğunuzu gösteriyor. Geçmişe ve geçmiş deneyimlere veya geleceğe ve neler olabileceğine çok fazla kaygılı olduğunuz zaman, Şimdinin “gözündeki” odağınızı ve bilincin tezahında dokuma ve tezahür ettirme yeteneğinizi kaybedersiniz. Şimdiki Anda pozitif odakta kalmak her zaman İlahi Sevginin Akışında tezahür ettirmenin anahtarıdır.
– Yeni Dünya Varlığı ayrıca Spiral Bilince evrimleşmiştir ve Lineer Bilinçten uzaklaşmıştır. Gerekli olduğunda hala 3B Lineer bilincinde işlev yapabilirken, aynı zamanda bilinçli ifade ve deneyimin yüksek seviyelerine götüren “doğal” organik zaman spiralinin tam olarak farkındadırlar. Işık Bedenlerinin her zaman açık olduğunu ve İlahi Sevgi ve Yaradılışın Spirallerinde onları nazikçe ileriye ve yukarıya doğru götüren Kozmik Işığın ve bilginin dalgalarını aldığını anlıyorlar. İlahi Sevginin akışına uyumlandığınızda bu doğal bir süreçtir ve evrimi “zorlamaya” gereksinim olmaz, çünkü bu, Kozmik Işığın akışında gerçekleşir.
 – Ruhun Dünyadaki bir ifadesi olarak, Yaratıcı olma ve Yaratıcı aktiviteye dahil olma yoğun arzusu vardır. Yaratıcılığın İlahi Sevginin en güçlü ifadesi olduğunu anlayarak (başlangıçta Tanrı Cenneti ve Dünyayı yarattı), ortaya çıkan Yeni Dünya Varlığı Dünyada Cenneti yaratmak ve yaşamını Güzellik ve Yaratıcı Enerji ile doldurmak için çabalar. Bu ruhunuzu ifadeye çeken herhangi bir formda deneyimlenebilir, sanat, resim, müzik, şarkı, dans, günlük yazma veya şiir… Ruhunuz Dünyada Yaratıcı İfadeye ve Tezahüre İlahi Sevgi ve Işık getirirken, Kalbinize ve Ruhunuza şarkı söyleten ve Ruhunuzun hareketini deneyimlemenizi sağlayan herhangi bir form. Bu, İlahi Işık ve Sevginin Akışı ile Gerçekliği Yaratmanın ve Bolluğu Yaratmanın prensiplerini anlamaya yardımcı olur.
 – Ortaya Çıkmakta Olan Yeni Dünya Varlığı Zihin veya Egoya dayalı bir varlık değil, Kalp merkezli bir varlıktır. Bu, Zihin ve Rasyonel yargılama yerine, onun Kalbini ve Sezgisini izlediği anlamına gelir. Bu, bilincin odak noktası veya “gözü” olarak Kalpteki Enerji akışına güvenmeyi öğrenmekte ve Zihin/Egonun ve onun rasyonel ve lineer var olma şeklinin geri plana geri çekilmesine ve her zaman olmasına niyet edilmiş şey olmasına – Dünyada Ruhun yaşamına destekleyici enerji – izin vermekte Ortaya Çıkan Varlığın yaptığı en büyük geçiştir. Zihin kendi rolünün yönlendirmek ve “hayatta kalmak” olmadığını, Dünyadaki ifadesinde Ruhu desteklemek olduğunu anladığı zaman, daha az endişeli ve daha az umutsuz hale gelir ve ulaşmak için tasarlanmış olmayan bir şeylere ulaşmaya çalışmaya son verir. Yeni Dünya Varlığı, Ruhun her şeye sahip olduğunu ve hayatta gereksinim duyulan şeyin doğru zamanda tezahür ettirileceğini bilerek rahatlar.

Elmas Zümrüt Kalp Varlığının Can, Ruh ve Melek Alemlerine yakın ve gerçek bir bağlantısı vardır. Ortaya çıkmakta olan Yeni Dünya Varlığı Yüksek Işığın ve Enerjinin Dünyadaki temsilcisi olarak rolünü tam olarak kabul etmiştir ve kendi Ruhuna ve onun Yüksek Boyutlardaki deneyimlerine yakın bağlantıda yaşar. Ruha ve Yüksek Benlik/Üstruha, ayrıca Ruh Ailesini ve Ruh Klanlarını oluşturan Spiritüel Varlıklara, İlahi Sevginin Galaktik ve Kozmik Ailelerine derin bir güven vardır. Yeni Dünya Varlığı bu enerjilere “kanal olma” yeteneğine sahiptir ve kendi Dünyasındaki yolunu İlahi Enerji ve Kozmik Dalgalarda ve Elmas Işık olarak Dünyaya aktarılan İlahi Işık Kodları ile Uyum ve Rezonans içinde yürümelerine yardımcı olmaları için onlara bağlanırlar.
– Ortaya Çıkmakta Olan Varlığın Dünyaya, Hayvanlara, Kuşlara, Balıklara, Böceklere, Yunuslara, Balinalara, Memelilere ve Primatlara, İnsanlığa, Bitki Krallıklarına ve Mineral Krallıklarına yakın ve gerçek bir bağlantısı vardır. Ayrıca dünyanın Yerli İnsanlarına derin bir sempati ve Şamanik bilgelikleri ve Doğa ve Dünya ile yakın yaşama yeteneklerini onurlandırma duygusu vardır. Bir çok ortaya çıkmakta olan Yeni Dünya insanları, Ruhu ve Dünyanın Kutsallığını onurlandırma gereksinimlerini ifade etmenin bir yolu olarak Şamanın yolunu izlemeyi seçer.
– Yeni Dünya İnsanının kendi Ruhu ile yakın ve derin bir ilişkisi vardır, bunu “Kutsal Birliğin, Cennetin ve Dünyanın evliliğinin ve kendi Kutsal Kalbinde Eril ve Dişil enerjilerin evliliğinin tezahürü olarak görür. Bu, bu yaşamda Ruhunun enkarnasyonunun nedeninin farkındalığını ve bu enkarnasyonda Ruhun misyonunun farkındalığını içerir. Işık Spirallerinde kendi içsel evriminin farkındadır ve yapabildikleri ölçüde İlahi Işığı tam olarak bedenleme gereksinimini hisseder.
– Elmas Zümrüt Kalplerin herhangi bir Dini, Spiritüel Yolu veya Spiritüel Lideri izleme gereksinimleri yoktur. Kendi Kalplerini ve Sezgilerini izlerler ve hissettikleri şey ile ve izlemek için çekildikleri yol ile rezonansta olduğunu hissettikleri kendi Ruh Grubundaki veya Ruh Klanındaki diğerlerine çekilirler. Bilinci yükselten ve Dünyada yaşamın yüksek ifadelerine götüren tüm yaklaşımlara açıktırlar ve başkalarının seçtikleri şey ile uyumlu olmasalar da başkalarının seçimlerini yargılamazlar.
 – Ayrıca Güzelliğin, Uyumun, Dinginliğin ve Huzurun derin sevgisi vardır. “Yuvanın” İlahi Sevgideki Spiritüel orijinlerinin ifadesi olduğu dünyasal ortamlarında “Yuvayı” yaratmak için çabalarlar. Ama, aynı zamanda Kaosun Enerji ve Yaradılışın bir yönü olduğunu ve var olma hali olarak çok yaratıcı olabileceğinin de farkındadırlar. Kaos ile çevrelendikleri zaman, denge halinde kendi “merkezlerinde” durmayı ararlar ve böylece kaos içinde bile düzen modeli yaratırlar. Bu da, Dünyada yaratmayı aradıkları Huzur, Uyum ve Güzellik için bir kalıp yaratır.

– Burada Dünyada “Yuvanın” büyük Sevgisi ve Dünyada yaşamın büyük keyfi vardır. “Yuvaya” gitmeyi aramazlar, çünkü yuvanın içlerinde olduğunu ve etraflarında tezahür ettiğini anlarlar. Doğadan, insanlardan, ilişkilerden, yaratıcılıktan, tutkudan, kahkahadan ve kim olduklarını ve nasıl evrimleştiklerini ve büyüdüklerini ifade etmekten keyif alırlar. Açık kalple, gereksinim duydukları şeyin ona gereksinim duyduklarında onlara akacağını bilerek, beklentisiz yaşarlar. Dünyadaki hayatlarına değer verirler ve her günü İlahi Sevginin bir ifadesi yapmak için gayret ederler.
– Bolluk Akışı, İlahi Sevgi olarak onlara ve onlar vasıtasıyla akar. Her zaman gereksinim duydukları şeye sahiptirler ve Ruhlarının yaşamın Spirallerinde onlara sunduğu şeylere izin verirken çoğu zaman gereksinim duyduklarından fazlasına sahiptirler. Sahip oldukları şeyi ve kim olduklarını paylaşmakta cömerttirler, yokluğun bir illüzyon olduğunu ve her zaman başkalarıyla paylaşacak yeteri kadar şey olduğunu bilirler. Yeterince sahip olmama korkusu veya maddi stres ve endişe içinde yaşamazlar. Sadece akışa güvenirler ve herhangi bir zamanda gereksinim duydukları şeyi yaratmak ve tezahür ettirmek için günlük hayatlarında buna uygun olarak hareket ederler.
– Tüm yaşamın deneyim ve yaratım olduğunu anlarlar ve bu süregiden süreçte öğrenirler ve yeteneklerini geliştirirler. Hayatı kendilerinin ve Dünyada İnsan Formunda olan Ruhlar olan özlerinin tüm yanlarını keşfetmek için bir fırsat olarak görürler. İlişkileri, aileyi, işi ve dostluğu genişlemek ve büyümek ve Dünyada bu yaşamda kim oldukları hakkında daha fazla öğrenmek için fırsatlar olarak görürler.
Elmas Zümrüt Kalpte Ortaya Çıkmanın “Semptomları” olan Hislerin ve Deneyimlerin Bazıları 
– Yeni Işık Kodlarının ve Işık Radyasyonunun dalgaları gezegeni süpürdüğü zaman “dengede” kalmakta zorluk. Bu dalgalar Işık Bedeninde “ışık fırtınasının” eşdeğerini yaratır ve merkezinizde kalmak ve etrafınızdaki fırtınanın kaosuna kapılmamak çok zor olabilir. Bu dalgalar sizi farklı gerçeklikler ve boyutlar arasında “sıçratabilir”, bu nedenle bazen nerede olduğunuzun fikrine sahip olmadığınızı hissedebilirsiniz. Bu periyotlar ile başa çıkmanın anahtarı sadece dinlenmek, huzurlu kalmak ve merkezinizde kalmaya çalışmaktır. Bu periyotların bilgi enerji alanlarının “güncellemeleri” olduğunu ve enerjileri bütünleştirdiğinizde hafifleyeceklerini bilin.
– Öfke, sinirlenme, endişe ve umutsuzluk gibi yoğun duygular hissedebilirsiniz. Hala yaşamın eski enerji yoluyla işlev yapanlar yeni enerjilerle başa çıkmaya çalışırken, sıklıkla bu duygular kollektif enerji alanında büyük miktarlarda mevcuttur. Onların size ait olmadıklarını ve onlara tutunmanız ve başkaları için hissetmeniz gerekmediğini fark edebilinceye kadar bu korkuya dayalı enerjiler bunaltıcı olabilir. Bunlarla rezonansa girmeyin. Sadece bunları salıverin ve bırakın gitsinler. Kendi Kalbinizdeki Ruh Özünüzü ve kim olduğunuzu temsil eden huzurlu ve uyumlu merkeze geri dönün.

– Ayrıca biraz rezonansta olduğunuz realite alanlarına girmek ve bunlarla baş etmek zorunda olduğunuz zaman, bu korkuya dayanan duyguları aldığınızı görebilirsiniz. Örneğin, iş ortamında veya sosyal ortamda, havada serbestçe dolaşan öfke ve endişeyi sık sık “yakalayabilirsiniz”. Yine onu üstlenmemeye çalışın veya tepkilerinizi ve yanıtlarınızı belirlemesine izin vermeyin. Kim olduğunuzun özünde merkezlenmiş kalmaya çalışın.
– Fiziksel açıdan, bu deneyimlerin Mide sisteminde ve Sinir Sisteminde etkisi olacaktır. Mide sistemi deneyimi “sindirme” veya ele alma şeklinizi temsil eder ve ayrıca yoğun Solar Pleksus odağınızdan bağlantınızı keserken, bu bölgeden yükselen ağrıyı veya yemek yediğiniz zaman rahatsızlığı deneyimlediğinizi görebilirsiniz. Sinir sistemi bilginin ışık impalslarını taşmak zorundadır ve çok fazla ahenksiz bilgi olduğu zaman, bu Sinir Sistemine çok fazla stres yükleyebilir, bu nedenle bazen uyumayı zor bulabilirsiniz veya kötü rüyalar görebilirsiniz ya da tükenme noktasına kadar yorgun olabilirsiniz, ama hala zamanın uzun periyotlarında uyuyamayabilirsiniz. Bu enerjileri dengelemeye çalışırken bedeniniz rahatsız hissedebilir.
– Ekinokslar ve Gündönümleri, Dolunaylar ve Tutulmalar gibi yoğun Işık aktivitesi zamanlarında veya Kozmik aktarımlar zirvedeyken aşırı tükenme deneyimlenebilir. Yine, sadece dinlenmenize ve bu enerjileri bütünleştirmenize izin verin. Işık aktarımları bütünleştirilir bütünleştirilmez, daha iyi hissetmeye başlarsınız.
– Siz Spiral evrime ilerlerken ve diğerleri evrimin Lineer yolunda kalırken, dostlukların ve ilişkilerin ve hatta aile bağlarının kaybını deneyimleyebilirsiniz. Bu çok aşırı olan bir gerilim üretir, bu ilişkiler hayatta kalamaz. Bunları sevgiyle salıvermek ve diğer kişinin/kişilerin onlar için en iyi olduğu görünen şekilde kendi büyüme yollarına devam etmelerine izin vermek en iyisidir.
– Yaşamınızı değiştirme ve Ruhunuz, Ruhsal Misyonunuz ve yaşam yolunuz ile rezonansa giren bir yol bulma ezici gereksinimini deneyimleyebilirsiniz. Bazı durumlarda bu sizi başkaları tarafından anlaşılabilmeyecek inanç sıçramasına ve yaşamınızı değiştirmeye yol açabilir. Bu durumda sadece kalbinizi ve sezginizi dinlemelisiniz ve eğer onunla uyumluysanız Ruhunuzun seçimlerinizi destekleyeceğini bilerek ileri doğru yönlendirilmenize izin vermelisiniz.
– Eski enerji paradigmasına bağlı herhangi bir şey için güçlü iştahsızlık hissebilirsiniz ve iş, diyet, dostlar ve Dünya ile ilişki ve yaşama şekliniz gibi hayatınızın veçhelerini değiştirme gereksinimi hissedebilirsiniz. Güce, açgözlülüğe ve manipülasyona dayanan Eski Enerji etkileşimleri sizin için çok tedirgin edici olabilir ve bunun yerine yaşam şekli olarak huzur ve uyum ve karşılıklı desteği paylaşanlarla bağlantı kurmayı ararsınız.
– Tüm etkileşimlerde ve ilişkilerde Netlik, Bütünlük ve Açıklığa kuvvetli bir gereksiniminiz olacak. Kalbe dayanan enerjiler ile akmayı arayacaksınız ve başkaları ile mücadele etmeyi ve çatışmayı istemeyeceksiniz. Fiziksel ve Işık bedenlerinizdeki derin değişimler nedeniyle, insanlar sizinle veya kendileriyle bütünlük içinde olmadıkları zaman çok net bir şekilde algılayabileceksiniz.
(Çeviri: Saffet Güler)
http://www.starchildglobal.com/channels-and-articles/diamond-emerald-heart-the-new-human-emerges

Kural 1: Asla kendinden şüphe etme… Sen ne hissediyorsan o her zaman doğrudur. Dünyadaki bütün insanlar toplansa ve sana aksini söylese bile senin hissettiklerin senin için doğrudur. Onlar farklı hissedebilir, farklı düşünebilir ama bu senin hissettiklerinin yanlış olduğunu göstermez, sadece onlardan farklı olduğunu gösterir.
 Kural 2: Asla farklı olduğun için utanma. Eğer çevrende senin gibi düşünen, seni anlayan insanlar yoksa, o zaman çirkin ördek yavrusu hikayesini hatırla… Muhtemelen sen yanlış yerde, yanlış insanlarla birlikte olduğun için seni anlamıyorlardır. O halde hedefin ait olduğun yeri bulmak olmalıdır. Asla muhteşem bir kuğu olduğun gerçeğini unutma ve ordek olmak için uğraşma.
 Kural 3: Geçmişte yaptıkların için pişmanlık duyma ve özür dileme…. Yaşadıklarının senin için önemli bir ders olduğunu kendine hatırlat. Bu tecrübe ile aldığın bilgiyi özenle incele, olayda yaptığın hataları ve yeniden ayni durumda olsan nasıl davranacağını iyice düşün ve gelecek olaylar için kendini hazırla. Kırılan vazo tamir edilemez ama gelecekte başka vazoların kırılması önlenebilir
 Kural 4: Mümkün olduğunca kimsenin senin adına karar vermesine izin verme ama başkalarının haklı olabileceğini de unutma. Bu hayat senin ve istediğin gibi yaşamaya hakkın var, fakat başkalarını dinle ve onların bakış açısını anlamaya çalış.
 Kural 5: İnsanlarla ilişkilerinde asla kendi ihtiyaçlarıniıikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırma. Her zaman ama her zaman önce sen gelmelisin. Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzmeyi tercih etme. Sen kaldırabiliyorsan, onlarda kaldırabilir. Karşındaki insan senin mutluluğunu düşümüyorsa ve senin üzülmene yol açıyorsa, o zaman o insan sana deger vermiyor demektir. Bu kişileri değiştireceğini yada sana zamanla önem vereceğini düşünme.
 Kural 6: Asla kaybetmekten korkarak, sırf inanmak istediğin için karşındaki insanın sevgi sözcüklerine inanma. Sevgi insanin kalbindedir, gözlerindedir, davranışlarındadır, ses tonundadır, sana verdiği önemde ve değerdedir, senin için yaptığı fedakarlıklardadır. İnsanlar çok kısa zamanda sevgi sözcüklerini umarsızca dağıtmaya başlarlar. Bunları dinle ama gerçek sevgiyi karşındakinin davranışlarina bakarak bul. İnanmak istediğin için değil gerçek olduğu için karşındaki insanın sözlerine inan…
 Kural 7: Her zaman ama her zaman, mutlaka kalbini dinle. Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısıyla içindeki sesle konusmayı öğren. Her gün kendinle kalmak icin zaman ayır ve kalbini dinle. Başka şekilde hissetmek için ikna etmeye değil, gerçekten ne hissettiğini bulabilmek için dinlemeye çalış. Bazen içindeki ses sana çok zor geleni yapmanı söyleyebilir yada duymak istemediklerini söyleyebilir… Korkma… ve içindeki sesi dinlemeye devam et…
 

Kural 8: Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran.
 Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme… Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Üzgün olduğunda, kığıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakım uygula. Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster.
 Kural 9: Hayatta her şeyin bir bedeli oldugunu asla unutma ve bedel ödemek istemediğin için kendini boşlukta bırakma. Örnegin bir insanı incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanın güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır. Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma. O halde yaşamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. Bir adım atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacaklarına değip değmedine bakarak kararlarını ver.
 Kural 10: İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insanı kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama.
 Kural 11: Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin. Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşmanı mi olacağına karar ver. Yaşamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını birakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Eğer kendinin dostu olabilirsen….
 Kural 12: Asla tecrübe kazanmaktan kaçma… Ne kadar zor olursa olsun, yeniden ayağa kalk ve yola devam et. Hayatı öğrenmek için o tecrübelere ihtiyacın var. Kalbin aşk acısı ile yaralanmış ise, sonsuza kadar kendini aşka kapatma. Ruhun insanların acımasızlığı ile incinmiş ise, hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yaşamaya zorlama. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma bilge insan hayatı yaşayandır.
Alinti

Yorum Gönder