2 Mart 2015 Pazartesi

Uzayli Ogretmenimiz Hermes ve Kadüse Sembolu

10.000 yil once Dunya uzerinde calismalar yapan bazi uzayli irklar vardi. Bu varliklar sonradan tanrilar diye anildi. Ilkel insanlar, onlarin teknolojisini ve bilgisini anlayamadigi icin onlari melekler veya tanrilar diye tanimladilar. Onlarin uctuklari uzay gemilerini anlamadiklari icin, resimlerde ve hikayelerinde kanatli sandik, kanatli at, kanatli insanlar seklinde anlattilar.
Bir grup uzayli Yunanistandaki Olimpus daginda us kurmuslardi. Liderleri Zeus'du ve elektromanyetik enerjiyle elde edilen teknolojiyi kullaniyorlardi. Poseidon 'da ayni teknolojiyi kullandi. Binlerce yil boyunca farkli gezegenlerden gelen bu dostlar yeryuzu uzerindeki insanlara yardim etmisler ve onlari egitmislerdir. Insanlara matematik, astronomi, fizik, kimya, resim ve ilac yapmayi ogretmislerdir. Fakat yuzlerce yil sonra, insanoglu kendilerine rehberlik eden bu dostlari yanlis anlamis ve sonraki kusaklara yanlis anlatmislardir. Cogu odaklar tarafindan, daha fazla guc ve para elde etmek icin bu bilgiler bilerek degistirilmistir. Dinler ve inanc sistemleri boyle dogmustur.
Bu uzayli atalarimiz, ogretmenlerimiz, insan DNA'si uzerinde degisiklikler yapmis ve Dunya'ya milyonlarca cesit canli tohumu ekerek yeryuzunu duzeltmeye calismislardir. Teknolojiyi kullanarak yaptiklari sifalandirmalari, oluyu canlandirma ve canli kopyalama gibi calismalari, yuzyillar sonra, yanlis anlasildigi icin tarihe 'buyuculuk' olarak gecmistir.

Islami kaynaklara 'buyu' veya 'sihir' olarak gecen bu teknoloji; Yunanlarda 'Kirykeion' , Misirlarda 'Ank' ( Hayat anahtari), Latin kaynaklarda ise 'Caduceus' diye tarif edilmistir.

Poseidon'un elindeki uc basli mizrak, Zeus'un elinde simsek ve Hint tanrisi Shiva'nin elindeki mizrak gibi aletler uzayli teknolojinin kullanildigi aletlerdir. Zamanla bunlar sembollesmistir. Bugun tum Dunya'da saglik sembolu olarak kullanilan 'kaduse' (yilan sarmali)cok eski bir semboldur. 'Hayatin malzemesi' veya 'Yasam degnegi' diye bilinen bu sembol; enerjiyle kendini iyilestirmeyi, yukseltmeyi ve aydinlanmayi anlatiyor.
             
                                                                  Shiva
  
                                                              Poseidon

                                                                  Zeus

                                                                  Hermes
                                              

Bu sembolu kullanan ilk uzayli ogretmenimiz; Yunanlarda 'Hermes', Italya'da 'Mercury' ve Misir'da 'Thoth' diye bilinen tanridir. Aslinda ucude ayni kisidir. Hermes uzay araciyla Olimpos dagindaki uzay ussunden Italya'ya, Misir'a, Afrika'ya ve Guney Amerika'ya ucarak, bilgi dagitmis ve insanlara rehberlik etmistir. Bu yuzden de 'Hermes'i anlatan heykellerde; uctugunu anlatmak icin, ayaklarina ve basindaki kaska kanat eklenmistir. Elinde ise bugun saglik sembolu olarak kullanilan 'Yasam kaynagi', 'Hayat tohumu' diye bilinen 'kaduse' vardir. 'Hermes' ve 'Apollo', Zeus'un ogullaridir. Apollo, bir yeryuzu kadiniyla evlenip 'Asclepius' adinda bir ogul sahibi olmustur. Babasi Apollo, uzayli-insan karisimi olan hybrid ogluna tum bilgisini aktarmistir. Boylece Asclepius cok unlu bir sifaciya donusmustur. Asclepius,Yunanistandaki yuksek enerji noktalari uzerine tapinaklar ve hastaneler yaparak, bu merkezlerde binlerce insana tedavi ve dinlenme imkani saglamistir.
Kadüse Sembolunun Anlami:
Tarihin en eski ve kutsal sembollerinden Kadüse; yılan, asa, kanat, spiral ve sonsuzluk imgelerini içinde barındırır. En güçlü şifa gücünün ve mucizelerin sembolü olan Kadüse, mitolojide tanrıların habercisi olan Hermes veya diğer adıyla akıl, zeka ve iletişimin yıldızı olan Merkür’ün sembolüdür. Merkür ve Hermes’in görevi ilahi bilgiyi evrene iletmektir. Kadüse günümüzde hala tıbbın evrensel sembolü olarak şifayı temsil eder.
Ateş, hava, su ve toprak elementi olmak üzere 4 elementi bir araya getiren Kadüse, bir asa etrafında birbirine dolanan, DNA çift sarmalını anımsatan iki yılan ile temsil edilir. Bilge, şifacı ve hükümdarların elinde gördüğümüz asa, güç ve otorite sembolüdür ve doğa üstü güçleri temsil eder. Asaya sarmalanarak yükselen iki yılan ise zıt enerjilerin bütünlüğünün, feminen ve maskülen dengenin sembolüdür. İçimizde ve evrende varolan tüm zıt kutupların dengesinden doğan ilahi döngüyü ve tekamülü dile getirir. Asanın tepesindeki kanatlar manevi yükselişi, düşüncelerimize ilham yolu ile ulaşan ruhsal bilgeliği ifade eder. Kanatlar bu bilgelik sayesinde sahip olunan hızı ve özgürlüğü simgeler. Sembolün tepesindeki çam kozalağı ise 3. göz çakrası ile ilişkilendirilir ve manevi bilinci simgeler. Sonsuzluğun, bütünlüğün ve birliğin sembolü Kadüse hayatımıza şifayı, gücü ve dengeyi davet eder.

Kaduse sembolunu, gunumuzde uzayli ogretmenlerimiz hala ekin tarlalarina cizerek bize mesaj veriyorlar. Aslinda tek anlatmak istedikleri sey; hayatin kaynagina ulasmak icin vucudumuzdaki 7 tane enerji merkezini aktiflestirmek ve olusacak vortex enerjisiyle frekansimizi yukseltmek ve ozgur olmaktir. Onlar bu sembolu ekinlere cizerek bize; 'Hey insanoglu, birbirinizi oldurmekten vazgecin, birlik olun, kendinizi enerjiyle yukseltip bize ulasmayi ogrenin. Sizi bekliyoruz..." diyorlar.

Enerji olan ruhumuz; binlerce defa degisik formlarda enkarne olarak kendini yetistiriyor. Once gaz halindeyken, minerale donusuyor, oradan bitki formuna, oradan hayvan formuna ve fizik dunyada en son olarak insan formuna donusuyor. Sonrasinda, birikimine gore kendi seviyesine uygun olan ust boyuta gecip orada ogrenmeye devam ediyor. Titresimi yuksekse eterik beden sekline donusuyor. Titresimi dusukse, fiziksel bedene donusuyor. Bizler evrendeki ruh evrimlesmesinin ilk basamagi olan fiziksel dunyadayiz. Daha onumuzde uzun bir yol var. Ruh, hem disi hem erkek, hem pozitif hem negatif olan zitliklari tasiyor. Sonrada bunlardan istedigini secerek deneyimler kazaniyor. ( Bazi karmasalarda "gay' diye tanimlanan cift cinsiyeti hissetme olayi oluyor. Aslinda ozumuzde hepimizin hamurunda disi ve erkek, iyi ve kotu genler var. Mesele secimlerde.) Iste hayat budur. Butun mesele ruhun evrimidir. Fiziki beden sadece bir elbisedir. Bu dunyadaki enerjiye gore hazirlanmis bir koruyucu tulumdur. Biz ruh icin variz. Ruh yoksa hiciz.


Hermes ve Kadüse ile ilgili guzel bilgi veren bu linki okumanizi tavsiye ederim.

http://blog.milliyet.com.tr/tibbin-simgesi-neden-kaduse--kanatli-asaya-dolanmis-yilan--dir-/Blog/?BlogNo=412583

Sevgiler!

Aasmaestefan@gmail.com

20 yorum:

Bir baska yazida uzaylilardan bahsederken kotu imaj veriyorsunuz. Bu yazidada iyi insanlar diyorsunuz. Celiskili konusmaya basladiniz.

hangi yazida? Ben reptilian irkini sadece kotu anlattim. Ayrica Tarih boyunca bize rehberlik eden iyi uzaylilar da var, aksine bizi kotu amaclarida alet eden, kullanan irk larda var.Zeus, Hermes ve Apollo ile hint tanrilari yardim ve rehberlik amacli gelmis dostlarimizdur. nasil insanlardan iyi ve kotuler varsa, gokten gelenlerinde iyi ve kotuleri var. Ayirt etmek onemli.

Ayrica, Uzaylilarin bizim onlara ulasmamiz gerektigini neye dayandirarak soyluyorsunuz ? Bir onceki yazinizda 2, 3 metre beyaz insanlardan bahsediyorsunuz. Bunlarin kaynagi nedir ?

beyaz derken isik beden, eterik beden seklindeler. zifiri karanlikta gorunen beyaz bit elbise seklinde mat bir beyazimsi eterik beden seklinde. Farkli boyuttan olduklari icin onlari fiziksel olarak goremiyoruz. aslinda hepimizin etrafindalar, ama insanlar ruhlar, cinler diye tanimliyor onlari. Dayanagim sudur ;trans halindeyken goruyorum ve telepatiyle duyuyorum. bizi bekliyorlar derken, titresimimizi yukselterek , onlari hissedebilmemizi istiyorlar. bizler dusuk frekansta kalarak, fizik bedene mahkum oluyoruz. Oysa esas gorevimiz ruhumuzun egitimine yardimci olup, Fiziksel hayattan kurtulup spirituel yasamaya baslayip, ust boyutlara gecis yapmaktir. Gecis yapanlar bizi bekleyen yakinlarimiz, dostlarimizdir. Onu kastettim .

Peki bu anlatiklariniz sizin kendi zihninizde yaratmis olamazmisiniz. medyumluk yeteginiz olabilir bilemiyorum. ama bu anlatiklariniz bana biraz garip geldi. Bilimin su anki son geldigi nokta. Paralel evrenlerin var oldugu. Bunun islam dininle bir celiski bulunmuyorda aksine oteki alemlerden bahsediyor olabilir.Sizin soylediginizin garip olani fiziksel hayattan kurtulup spirituel yasamaya baslayip ust boyutlara gecis yapmaktir dediginiz. Pararel evrene gecis yapmak baska bir olasiligida beraberinde getiriyor ve bilimin su anki vardigi nokta bu. Yani simdiki yasadigimiz hayatin bir baska versiyonunu yasicaz deniyor. Sizin anlattiginiz spirituel alemden bahsetmiyor bilim. bana bir delil gosterinde size inanayim.

Kim Osman, Spirituel alem diye bir sey yok. Ben oyle bir tanimlama kullanmadim. Spirituel yasamaktan bahsettim. O bu Dunya'da yasamamizin icinde oluyor.Burda yasarken, digger yerleride gorme ve hissetmek demektir.Farkindaligin artmasi demektir. Fizik bedene hapsolmamaktir.Icindeki mevcut gucu farkedip o bastirilmis enerjiyi aciga cikarmak demektir.Fiziksel enerji ile ruhsal enerjiyi birlestirip tek bir guc halinde kullanmak demektir. Bunu basardiginizda etrafinizdaki havayi enerji olarak gormeye baslarsiniz.Aslinda etrafinizdaki herseyin ve herkesin bir enerjisi oludugnu gormeye baslarsiniz.Ic ice olan digger boyutlari farkedersiniz.Etrafinizda yasayan baska boyuttaki varliklari farkedersiniz.Esasinda hala fizik bedende ve Dunya'dasiniz ama, ayni zamanda enerji boyutundaki digger formlari gorursunuz. Anlattiklarim Kuran'da tarif ediliyor aslinda. Mehmet Ali Bulut, Serhat Tan'in Kuran 'da verilen esas mesajlarla ilgili aciklamalarini takip edin. Aslinda Kuran hepsinden bahsediyor. Namazin amaci spiritual olmayi saglamak. Abdetsin amaci kanallari acmak, kendimizi topraklamak. Ozellikle kulak arkalari ve boyun araksi cok onemli noktalardir. Avuclarin, dizlerin alnimizin yere deymesinin amaci hep enerji akisini saglamaktir. Hepsinin bilimsel olarak aciklamasi vardir. Anlattiklarimin hepsi gercektir, Beynimin bir oyunu degildir.Uykuya tam dalacakken, ucuncu gozumden tv ekrani gibi acilan bir noktadan , yildizlari, gezegenleri izliyor olmam, hortum gibi bir enerji deliginden isik topu halinde gecip digger boyutlara ve evrenlere varmam beynimin oyunu degildir. Benim hicbir ozelligim yoktur.Herkesin yasayacagi bir deneyimdir ama mallesef; inanc, kultur, bilincli beyin tahribi,dini semboller, sekilcilik insanlari ne oldugunu anlamaktan uzaklastiriyor. Kendine gelecek her seyi bloke ediyor.Filtreliyor. Ruh bu durumda ogrenemedigi icin burden ayrilip bir daha donuyor. Hizli ogrendiginde digger boyuta geciyor. DIyebileceklerim bu kadar. Daha detayli konusmak isterseniz bana e-mail yazin, ordan daha acik yazabilirim.

Bedendeki bütün titreşimsel seviyeleri değiştirerek tek bir amaca konsantre ettiğimizde ne istiyorsak o olur. Bedenimizde ne istiyorsak onu yapabiliriz. Şeklimizi değiştirebiliriz. Varlığın tahayyülüne bağlı olduğu için kendi şeklimizi değiştirebiliriz. Yerimizi ve mekanımızı da değiştirebiliriz.
21. yy insanının öğreneceği şeylerden biri de, kendi bedenini istediği yere nakledebilmek, bedeni değiştirebilmektir. Bedenini değiştiren insanların ilk yapacağı şey, bedendeki dejenere edilmiş bölgelerin rejenere edilmesidir. Mide kanamalı değil, sağlam; kalp bozuk değil, o da sağlam. Varlık kendi kendisini iyileştirme özelliğine o zaman sahip olur.
Bunlar tamamen varlığın kendi spiritüalitesini tanıdığı zaman ortaya çıkacak olan beden üzerindeki avantajlarıdır. Şu an beden bize hakim olduğu için bedenin avantajları çok. Ruhsal avantajlar ise pek yok.
Büyük değişimle birlikte varlıkta kendi özü hakkındaki bilgisi genişlediği zaman, bedeni üzerindeki hakimiyeti de birdenbire artacaktır. Bir yaranın bir hafta sürmesi mümkün olmayacaktır. Filipinler'de yapılan ameliyatlar buna örnektir.
Bedensel yenilemeler ömür yenilemesi demektir. Vücudun sağlam hale getirilmesi, fonksiyonlarını tam olarak yerine getirmesidir. Örneğin 120 yaşındaki bir insanın 100 metreyi 10 saniyede koşması normal karşılanacaktır.

yaratmak ALLAHa mahsustur o ırk insanı diğerini yarattı diyor böyle diyen inanan kafir olur
bunlar cinlerdir evliyaullah marsta cin sultanlıgının olduğunu söyler ve islami kanunlarla yönetildiğini uzay gemilerinin olduğunu dünyayı ziyaret ettiklerini silahları inceledikleri dünya yok olmasındiye 3,dünya savaşında mehdi as. yardım edecekler nükleerlerin patlatılmasını engelleyecekler israil mescici aksayı patlatmak için bomba koyunca patlatınca mescidi aksayı koruyacaklar ve israilliler bu patlamada çok zarar görecekler abdullah gürbüz baba youtube izleyin ve süleyman tunahan marsta kuran eğitimi vermiş zattır

paralel evren işini yapan ya rahmanı ya şeytanidir rahmanı yapanlar evliyaullahlar ve onlarla beraber olanlar şeytani yapanlar ise cin şeytanlarına tapanlar siyonistler en etkili olanlar hatta şeytanı çağırıp şeytan zahirişekle girip karşılıklı konuşurlar ve direktif alırlar dikkat etmeklazım
birde büyü bozucular vardır cinlerle içli dışlı bunlarda normal müslümanlarla kafir olan cinciler var
uzaylı denilen varklıklar bunlar ve cinler değişik kılıklara girerler ve kendi ırkından değişik şekilde olanlar vardır
uzaylı diye ayrıyeten ırk varmı ALLAH bilir, olsaydı ALLAH cc.ve peyganberler veya evliyalar bildirirlerdi
mehdi as. zamanında cinler bizimle herkezle görüşecek ama ozaman çok az insan hayatta olacak

Kim Osman, aradiginiz tum cevaplari Kubilay Aktas'in Celcelutiyett kitabinda bulabilirsiniz. Hatta internetten videolarini izleseniz de olur.

Bir tane Yerde Şey Demişsiniz
Bunlar Peygamberleri Seçip Egitiyor Diye
Burası Bana Saçma Geldi Çünki
Peygamberleri Allah Seçip Eğitimini Veriyor zaten

Oyle birsey yazmadim. Bulun o yaziyi ve buraya ekleyin . Ben musa ve isa peygamberin pleades takim yildizindan gonderildigine inaniyorum dedim. Ataturk ve hz Muhammed in mu -lemuria-agarta diye bilinen 5.noyutta yer alan uygarliktan geldigine inaniyorum diye yazmistim. Sonucta hepsinin kaynagi Allah. Dikkatli okuyun.

Şuanda 300 Sayfa Falan Fotorafı var fotosunu şektim hep telefona şuan o kadar yazıdan onu bulmam baya zor .Söylediğin bazı şeyleri mantıklı
Ama Bir yerde lemurya ve Atlantis in savaşı sonucunda dünyanın ekseni nin kaydıgı bunların savaşı Yüzünden hayvan bitki ve insanların mutasyon Geçirip Dev Yaratıklar Olduğunu Yazmışsın aslında bu Düz Mantıkla bakınca mantıksız mış gibi gelir bir çok kişiye ama aslında lemurya ve Atlantis in bulunduğu Yere Bakarsak Çok Mantıklı Çünki Şuan amazon ve kongo ormanları dünyanın en büyük ve en önemli ormanları boyları normal ağaçların kat ve kat fazlası bu amazon ve kongo ormanlarının birisi lemurya nın olduğu yerde diye ise Atlantis in olduğu yerde Bu Bana Mantıklı Geldi Mesela Ama O Dediğim Yer Var Öyle Birşey Yazmıssın Bende Fotorafsı Bellek Var ve hafızam Çok Güçlü belki yanlışlıkla bilmeden yazmışsın ama var yani

Bide bir yerde lemurya ve Atlantis in savaşından yüzünden dünyanın ekseni kaydığını ve buzul Dönem Yaşandığını yazmışsın bitane yerdede ayın dünyaya çarpması sonucunda buzul dönemin ve jeolojik zamanların olduğunu yazmısısın bide bu bana biraz çelişkili geldi

Ayin carpmasiyla olusan buzul cagi benim yazim degil.Hoerbigerin teorisi o. Kitabindan alinti bir yazi ve onun anlattigi donemler milyonlarca yil onceki donemdir. Ondan sonra dunyada yasam bir kac defa daha yok olup yeniden baaladi. Benim alinti yaptigim yazilar,benim fikirlerim degil ama begendigim yazilar oldugu icin paylasiyorum ve alintidir diye ekliyorum. Yada kaynagi veriyorum. Kendi yazilarimda alinti kelimesi kullanmiyorum.. benim kendi yazdiklarimda celiski yok.

Savas sonucu aciga cikan radyoaktiften dolayi canlilarin mutasyon gecirmesi atlantis ve lemuria uygarliklarindan onceki yasamis ve birbirlerini yok etmis uygarliklarla ilgiliydi. Atlantis doneminde yapilan savas daha cok ses ve isin silahlariyla yapildigindan jeolojik zararlar olusmustur. Bunun en buyuk etkisini sedona, bemini ve Hawai dolaylarinda goruyoruz. Bu donemde kutupmasi olusunca bir.kac gun dunya gunes isini alamiyor ve kisa bir donem buzul cagi yasamiyor bu yuzden antartikada bulunan bazi dinazor iskeletlerinde bir cogunun agzinda hala yedikleri otlar var. Bedenlerinde bir hasar yok. Aniden donmuslar ve bu sekilde fosillesmisler. Radyasyon olsaydi yanmis ve yok olmus olurlardi. Kemiklerinde radyoaktif madde.bulunurdu. bir kac gun sonra gunes tekrar gorunmeye basliyor ama bu seferde buzlar eriyor ve buharlasan sular asiri bir yagmur olarak dusuyor. Bundanda tufan dedigimiz su yukselmesi olusuyor. Yuksek yerlere kacabilenler kurtuluyor. Avrupa ve ortadogu nufusu nuh la devam ediyor. Afrika ve amerika kitasindaki yerlilerde o alanlardan yasama ilkel olarak daglarda yeniden basliyor..sonra insanlik yeniden binlerce yildir cogalarak artiyor. Bu dusunceler bana ait. Kisaca yaziyorum cunku zaten yazilarimda farkli basliklar altinda yazmistim...baska sorunuz varsa sorabilirsiniz.

Kardeş Bitane yazıdada lemurya lılarda jüpiter ve Mars ın arasındaki bir bir gezegeni yok ettiği bu gezegenin ortadan ikiye ayrıldıgını Büyük Kısımın Ayı oluşturduğunu Yazmışsın Bu gezegenden Ay Oluşuyorsa Ay 4 Kez Dünyaya Çarpması ayın Tamamen Yok Olması Demek Ama Ay Hala Var
4 Değil 1 Kez Bile Çarpma ayın Yörüngesi değişir ve yok olurdu ama ...

Biraz fazla Soru sorduğumun Farkındayım Kulaktan Dolma Bilgilerde Pek İnanan birisi Değilim Bu Bilgilerin Nedenlerle Desteklediği Taktirde o Şeye İnanan Birisiyim Yazdığın Birkaç Şey Mantıklı Geliyor Bana Ama Bazı Soru İşaretleri var kafamda

Murat kardes, sen yazilarimi birbirine karistiriyorsun. Jupiter ve Mars arasinda bulunan Taimat adli gezegeni yok edenler Atlantis ve Lemuria uygarliklari degil, onlardan milyonlarca yil once yasamis ve yok olmus farkli irklardan olusan uygarliklardir. Taimattan kopan parcalar su an astreoitler olarak Jupiter ve Mars arasinda hala mevcut.

Bu yorumu yeni gordum. Kafaniza takilan sorulari bana yazin lutfen. E maille.

Yorum Gönderme