9 Aralık 2014 Salı

Zumrut Tabletteki Sırların Sırrı



Zumrut Tablet; Avrupa’lı okültist akımların düşüncelerini dayandırdıkları kısa bir metindir. Yazılı ilk kaydına 800 yılında Abdulkadir Geylani’nin “Kitab-ı Sirr Al Asrar” (Sırların Sırrı) kitabında rastlanmaktadır. 1140 yılında Johannes Hispalensis tarafından Latince’ye çevrilmiştir. 14. yüzyılda simyacı Ortolanus tarafından “Hermes’in Sırrı” adıyla şerhedilen metin, bundan sonra simyanın gelişimi üzerinde etkili olmuştur.

Zümrüt Tablet'deki Sirlar

1-Hiç yalan olmadan doğrudur , kesindir ve çok gerçektir.

2-Aşağıda olan yukarıda olan gibidir, yukarıda olan da aşağıda olan gibidir , ve birlikte tek bir şeyin mucizesini gerçekleştirirler.

3-Ve bütün her şey bir olandan geldiğinden , bir olanın düşüncesinden gelmiştir. Böylece her şey bu tek olandan uyum sağlayarak çıktı.

4-Güneş onun babasıdır, Ay annesidir. Rüzgar onu karnında taşımıştır, Toprak beslemiştir.
 
5-Dünyanın bütün gücünün babası budur. Onun gücü eğer toprağa dönerse her şeye yeter .

6-Toprağı ateşten ayıracaksın, sübtil olanı kalın olandan ; bu büyük bir maharetle olmalı.

7-Topraktan gökyüzüne çıkacak ve yeniden toprağa inecek , ve yukarıda ve aşağıda olanın gücünü alacak . Bununla bütün dünyanın zaferi senin olacak ; bunun için bütün karanlık senden uzaklaşacak.
 
8-Bu bütün kuvvetlerin en kuvvetlisi ; çünkü her sübtil şeyi yenecek, her katı şeyin içine girecek.

9-Dünya da böyle yaratıldı.

10-Hayranlık verici biçimler bundan çıktı , bunların ortamı buradadır.

11-Bu yüzden bana Üç Kere Büyük Hermes denir , çünkü bütün dünyanın felsefesinin üç bölümü de bana aittir. Güneş’in yaptıkları hakkındaki söylediklerim böylece bitiyor ve tamamlanıyor.

Degisik kaynaklardan; bu maddelere ait bir cok tercume okunabilir. Ancak ben kendi anladigimi yazmak istedim. Her yazilanin bir enerjisi olduguna ve bu enerjinin her frekansta degisik anlamlar kazandigina inandigim icin:

Bence bu tablette Evrenin, yaratilisimizin ve Tanri'nin ne oldugu anlatilmaya calisilmis. Tanri'dan 'Bir', 'Tek' olan diye bahsedilmis. Gokte ve yerdekilerin de ayni sekilde yaratildigi, birbirlerine benzedikleri ve hepsinin yaratilis sebebinin ayni oldugu aciklanmis. Bunlar, birlikte mucizevi bir amaci gerceklestiriyorlar. Bahsedilen mucize; iclerindeki Tanri'yi bulmaktir. Evrendeki her sey Bir'den yani Tanri'dan ortaya cikti ve Tanri'dan gelen yine geliserek yukselip,Tanriya geri donecektir. Tum varliklar  Bir'e yani kaynaga  Tanri olarak geri donus yapacaktir.

Gunes hayat verendir. Tanri  enerjisidir. Onun nurudur. Kisacasi hayatin basladigi kaynaktir. Bu yuzden Gunes enerjisi topraga degdigi zaman hayat baslar. Hersey var olur. Ay'da Tanri'nin (Gunes'in)bu enerjisini bir anne gibi icinde tasir. Boylece gece olsa bile tum varliklari, icindeki Gunes enerjisiyle  beslemeye devam eder. Ruzgarlar bu Tanri enerjisini yaniyasam tohumlarini tum evrene savurarak dagilmasini ve cogalmasini saglar. Toprak, ruzgarlarla puskurtulen bu enerjiyi icinde barindirdigi baska canlilara gecirerek, yayilmasini saglar. Topraktan dogan her varlik ise icindeki bu Tanri enerjisini kendinden yarattigi varliklara gecirir. Boylece Tanri enerjisi, isigi,nuru tum evreni sarar. Iste budur hayat.

Daha sonra olgunluk devresine giren bu enerji kati olan yani fizik olandan cikarak gokyuzune yukselir. Bunun icin spirituel olmayi ogrenmemiz lazim. Ruh enerjimiz birgun gokyuzune cikacak oradan yeniden yeryuzune donecek. ( Reenkarnasyon tarif ediliyor.) Bahsedilen bu her cikis ve iniste, gokyuzunden ve yeryuzunden daha fazla enerji alarak, deneyim alarak kendimizi gelistiririz ve daha spiritual yapariz. Boylece karanliktan kurtularak aydinlaniriz. Aydinlandikca kendimizdeki Tanri enerjisini ve gucumuzu gorerek zafer kazaniriz.

Bu zafere erisince, Tanri'ya geri doneriz ve onun gibi evrendeki en ust enerji oluruz. Kisacasi Tanrilasiriz. Sonra da her birimiz 'Bir' olarak evrendeki her seyde yeniden var oluruz. Iste Dunya boyle yaratildi.

Bu yuzden kendisine uc kere Buyuk Hermes denmesini istiyor. Cunku kendisi bu gorevini tamamlamis ve Tanrilasmistir. Gunes'in yaptiklari hakkindaki soylediklerim bu kadar derken aslinda bahsettigi Gunes,Tanri enerjisidir.

 Hayatin kaynagi olan Tanri'nin nuru olan Gunes.

Bu videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

https://www.youtube.com/watch?v=FYcA0rYkDnY


Sevgiler!
Aasma







Daha fazla okumak isteyene : Zumrut Tabletlerden  Alinti

Her ne varsa düşüncedir,
Yaratıcı’dan doğan düşünceler.

Mükemmel olmayanlar kavrayamazlar
sonsuza kadar mükemmelleşmiş olanı.
O gizlidir, yine de apaçıktır her yerde,
O’nun varlığı bilinir düşünce yoluyla ancak.
Yoktur O’nun mahrum olduğu
ve muhtaç olduğu bir şey.

***

“Bütün”, birçok parça değildir,
sadece kısımlardan oluşmuş bir “bütün”dür.
Onlara “ayrı ayrı baktığınız” zaman,
her şeyin çok olduğunu düşünürsünüz.
Ama “görebildiğiniz” zaman hepsinin “Bir”e ait olduğunu
ve Bir’den aktığını,
tüm parçaların bütünleşmiş olduğunu
ve birbiriyle bağlantılı olduğunu anlayacaksınız.

***
En yücesinden en alttakine kadar her şey
Bir varlık zinciriyle
O’nun iradesine bağlıdır.
Değişken her şeyin yaratıcısı O’dur.

***
Gözün görebildiği şeyler
fantomlar (hayal) ve illüzyonlardır ancak.
Göze görünmeyen o şeyler gerçektir yalnızca.
Hepsinin üstündedir güzellik ve iyilik fikirleri.
Göz O’nun varlığını göremediği gibi,
bu büyük fikirleri de göremez.

Zihin hapsolunamaz,
her yerde olabilir,
ve her şey içinde mevcut olmaktadır.
Ve onun kadar hızlı değildir hiçbir şey.
Deneyimle de gör;
kendini yabancı bir ülkede hayal et!
Okyanusu düşün ve işte oradasın.
(Bunu yaparken) cisimlerin hareket ettiği gibi hareket etmemişsindir,
Ama yolculuk etmişsindir mutlaka.
Göklere uç yüksel;
kanatlara ihtiyacın olmayacak.
Seni engelleyemez hiçbir şey;
ne Güneş’in yakıcı sıcaklığı
ne de dönüp duran gezegenler.
Tezahür ettirilmiş olanların sınırlarına ilerle!
Taşmak ister misin hiç
kozmosun sınırlarının ötesine?
Senin zihnin için o dahi mümkündür.
Hissedebiliyor musun şimdi
hangi güce sahip olduğunu?
Bütün bunları sen dahi yapabiliyorsan,
öyleyse seni Yaratan nelere kadirdir,
bir düşün!
***
Zihin nasıl biliniyorsa düşünceler vasıtasıyla
O da bilinir yarattıkları vasıtasıyla.
Bütünlüğün her şeyi kuşatan yazarıdır O,
her şeyi dokuyandır “hakikat kumaşı”na

***

O’nu görmek mi istiyorsun?
Bak hayatla dolup taşan maddeye,
içerdikleriyle birlikte kalp gibi çarpan.
Tefekkür et dev bir beden olan kozmosu!
Göklerin ruhsal ateşini gör,
Güneş’le ışığa dönüşen ve
Dünya’ya iyilik olarak saçılan.

***

Heykeller ve portreler öylece oluşmazlar,
bulunmadıkça bir heykeltıraş ya da ressam.
İnsan denilen böylesine yüce eserin yok mudur bir yapıcısı?
Kozmos hayattır, tümüyle.
Yoktur
ve hiç olmamıştır
ve hiç olmayacaktır
ölü/cansız olan bir şey kozmos içinde.

1 yorum:

Yanlış Adresten yollamışım rica etsem İrtibata facebook (Taner BÜTE) üzerinden irtibata geçebilirmiyiz geçebilirmiyiz. Çok teşekkür ederim

Yorum Gönderme