15 Şubat 2017 Çarşamba

Bizim Umutsuzlugumuz Karanligin Umutlarini Besler


Neden baskasinin yazdigi senaryoyu oynuyorsunuz? Siz kendi senaryonuzu yazin, birakin onlar oynasin. (Bana gelen mesaj)

Daha once de yazdigim gibi; dusuncelerimiz zihinden enerji halinde evrene yayiliyor ve bir projeksiyondan yansir gibi yasamimiza senaryo olarak geri donuyor. Yansima basladiginda bizler dusuncelerimizle yazdigimiz bu senaryoyu oynamaya baslariz. Kimisinde figuran, kimisinde bas rolde...Durum boyle iken yazilan senaryonun icerigi de buyuk onem tasiyor. Cunku en cok yayilan dusunce ne ise senaryoda ona gore sekilleniyor. Bu durumda negatif cogunluk dusuncesiyle negatif bir senaryoyu olusturmus ise, azinlikta kalan pozitifler o senaryoda figurana donusuyor. Basrolde negatif cogunluk ve belirleyici de onlar olmus oluyor. Eger pozitif cogunlukca senaryo yazilmissa bu sefer de basrolde pozitif cogunluk, figuranlik ise negatif azinliktadir. Sistem boyle devam edip gidiyor...

Madem yasayacagimiz her seyi kendimiz uretiyoruz. O zaman belirleyici olarak ne dusundugumuze dikkat edersek, planli ve programli sekilde dusunce yayarsak icinde bulundugumuz realiteyi degistirebiliriz. Kontrolu ele alabiliriz. En cok olmasini istedigimiz seyleri hayal ederek, olmus oldugunu dusunerek evrene enerjisini yayabilir ve bize senaryo olarak donusunu bekleyebiliriz. Bunun bilincine varirsak, hem hayat nehri istedigimiz yonde akar, hem de kurtulmak istediklerimizden kurtulmus oluruz. :) (Anladiniz siz..)


Son gunlerde, bikmadan usanmadan sikayet duyuyorum 'neden ulkemiz bu hale geldi?' diye. Hepimizin bunda payi var. Birileri yillardir merdiven altlarinda, bodrumlarda gizli sakli orgutlenip; simdiki durumun olmasi icin dusunce uretirken, o dusuncelerini besleyip evrene yansitirken; bizler gunumuzu gun ediyorduk. Icimizde gizlice buyuyen, beslenen karanligi goremedik. Cunku fazla isik gozlerimizi kamastirmisdi. Oysa en guzel anlarimizda en cok firsat varken o guzel gunlerin devami icin biraz dua, biraz sukurdu tek gerekli olan...Yapabildik mi? Kacimiz yapik? Bugunku durumda kacimizin payi var?

Simdi, durum bu haldeyken; 'neden bunlar basimiza geliyor' diye dusunmekle zaman kaybediyoruz. Cunku geldigimiz nokta sebep aramaktan cok cozum uretmek gerektiren bir noktadir. 1919'u yasamis bir millet olarak bize umutsuzluk yakismiyor. Biz umutsukluk icinde yasadikca, yaydigimiz negatif enerji, karanliga ait dusunceleri daha da besliyor ve onlarin yaydigi hain planlarin gerceklesmesine yardim ediyor. Yani biz farkina varmadan aslinda onlara yardim etmis oluyoruz. Bizim umutsuzlugumuz, karanligin umutlarini besliyor.

 Peki bu durumu degistirmek icin ne yapabiliriz?:

Hemen dusuncelerimizin kontrolunu ele alip, her ne olursa olsun pozitif yonde gelistirmeliyiz. Hizli sonuc almak icin dusuncelerimizi resimle, muzikle, sozle sesli olarak evrene yaymaliyiz. Isteyenler dua seklinde de yapabilir. Bu calismalari, inanarak yapmak cok onemlidir. Kisa bir meditasyonla zihni devreden cikarmaliyiz. Eger zihin susmazsa ikide bir olumsuz mudahalelerde bulunabilir. Bu yuzden guzel dusunceleri yayma calismalari yaparken; onlarin olacagina dair guclu bir inanc, yansimayi hizlandiracaktir. Diger bir avantajimiz ise; calismalarimizi sevgiyle yaptigimizda, sevginin hizli ve donusturucu enerjisinden de yararlanmis oluruz. Sevgi yuklenerek yapilan her calisma aninda karsilik bulup boyutumuza daha cabuk yansiyacaktir. Boyle bir gucumuzun var oldugunu bilip artik kullanmaya baslamaliyiz.

Su an Turkiye'nin yuzde altmisa yakin bir kesimi; 'mezhepcilik, boluculuk, insan, hayvan ve tabiat dusmanligi, din, dil ayrimciligi, kadin dusmanligi, cocuk tacizi, calma, yalan soyleme, kendisi gibi dusunmeyeni ve yasamayani oldurmek isteme' dusunce carkiyla besleniyor...Bu dusunceler surekli bilincli sekilde ayni kisiler tarafindan ele gecirilmis medyayla halka pompalaniyor. Dusuk bilincli insanlar bu dusunceleri alip, kendi enerjisiyle tum evrene yayiyorlar. Haliyle realiteyi bu yuzde altmislik bir negatif enerji ureticisi belirliyor. Bizde baskasinin yaydigi bu kotu dusuncelerin bizim realitemize donusunu yasiyoruz. Yani kisaca, baskasina ait kurgu bir senaryoyu izliyoruz, yasiyoruz. Onlar basrolde bizler figuraniz... Artik bu korku filmine ve figuranliga son vermenin zamani geldi. Onlara senaryo nasil yazilir nasil oynanir gosterelim...


Bizler isiga aitiz. Isik karanligi donusturur. Sevgi, evrendeki en yuksek, en hizli donusturen enerji olduguna gore; Negatif dusunce ve olay yaratan tarafi, sevgimizle, isigimizla temizleyebilir donusturebiliriz. Yarattigimiz umut dolu guzel dusuncelerle realiteyi belirler ve karanliga giden damarlari kesebiliriz. Sevgi, baris, birlik- beraberlik, yardimlasma, 'Bir' olma bilinciyle guzel gunlerin geldigini simdi su an gorelim ve yayalim..

Uyari: Lutfen imgelemlerde, dusuncelerde ve isteklerde 'me,ma' olumusuzluk eklerini kullanmayalim. Or:Cumhuriyetimiz yikilmasin' dersek, 'ma' olumsuzluk eki yuzunden 'yikilsin seklinde bir donusum olur. Bunun yerine soylememiz gereken dogru cumle: 'Cumhuriyetimiz sonsuza dek devam etsin, kurtulsun' seklinde olmalidir.


Sevgiler!
Aasmaestefan@gmail.com

3 yorum:

Bence ulke icin yapacak birsey yok. Yok sihirli sozler imgeleme vs. Aasma nasil inanirsin boyle seylere. Kendimizi kurtalmaliyiz once. Digerleri icin endiselenirsek bizde onlar gibi oluruz. Aydinlanirsak zaten toplumda bir isik yayicaz. Bu sadece endişe yaratir.

Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.
Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

Yorum Gönderme